<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.1.2" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
	<title>Biyografi için yorumlar</title>
	<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir</link>
	<description>Biyografiler,Yaşam Öyküleri,Hayatı,Yaşamı,Kimdir,Biyografisi</description>
	<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:57:06 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.1.2</generator>

	<item>
		<title>Jürgen Habermas yazısına hepburning tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/jurgen-habermas/kimdir-biyografisi/#comment-1671</link>
		<author>hepburning</author>
		<pubDate>Sat, 06 Oct 2007 19:08:03 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/jurgen-habermas/kimdir-biyografisi/#comment-1671</guid>
					<description>merhabalar "halk alanı" altbaşlığı altında, "Avrupa halk alanındaki laiklik ve dinle ilgili görüşleri ise..." biçiminde başlayan paragrafta ciddi bir tercüme hatası yapılmış.

Makalenin Wikipedia'da geçen ingilizce tercümesi şöyledir:
..."Christianity, and nothing else, is the ultimate foundation of liberty, conscience, human rights, and democracy, the benchmarks of Western civilization. According to Habermas, we continue to nourish ourselves from this source - there are no other options; everything else is just postmodern chatter."

doğru tercüme şöyle bir şey olmalıydı:

"Batı uygarlığının dayandığı özgürlük, vicdan, insan hakları ve demokrasi kavramlarının temelinde Hıristiyanlık ve yalnızca Hıristiyanlık yatar. Habermas'a göre "bugün hâlâ bu temelden faydalanıyoruz - başka bir seçeneğimiz yoktur; geri kalan her şey postmodern zırvalamalardan ibarettir"

kanımca önemli bir tercüme hatası. wikipedia'da bu alıntıdan önce şu ibare yer alır: "Jürgen Habermas stunned his admirers not long ago by proclaiming..."

Yani "Jürgen Habermas yakın zamanda yaptığı şu çıkışla birçok hayranını (takipçisini) şaşırttı..." 

sanırım sayfanızda yer verdiğiniz tercümeye imza atan beyefendi/hanımefendi de şaşırmış...

iyi çalışmalar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>merhabalar &#8220;halk alanı&#8221; altbaşlığı altında, &#8220;Avrupa halk alanındaki laiklik ve dinle ilgili görüşleri ise&#8230;&#8221; biçiminde başlayan paragrafta ciddi bir tercüme hatası yapılmış.</p>
<p>Makalenin Wikipedia&#8217;da geçen ingilizce tercümesi şöyledir:<br />
&#8230;&#8221;Christianity, and nothing else, is the ultimate foundation of liberty, conscience, human rights, and democracy, the benchmarks of Western civilization. According to Habermas, we continue to nourish ourselves from this source - there are no other options; everything else is just postmodern chatter.&#8221;</p>
<p>doğru tercüme şöyle bir şey olmalıydı:</p>
<p>&#8220;Batı uygarlığının dayandığı özgürlük, vicdan, insan hakları ve demokrasi kavramlarının temelinde Hıristiyanlık ve yalnızca Hıristiyanlık yatar. Habermas&#8217;a göre &#8220;bugün hâlâ bu temelden faydalanıyoruz - başka bir seçeneğimiz yoktur; geri kalan her şey postmodern zırvalamalardan ibarettir&#8221;</p>
<p>kanımca önemli bir tercüme hatası. wikipedia&#8217;da bu alıntıdan önce şu ibare yer alır: &#8220;Jürgen Habermas stunned his admirers not long ago by proclaiming&#8230;&#8221;</p>
<p>Yani &#8220;Jürgen Habermas yakın zamanda yaptığı şu çıkışla birçok hayranını (takipçisini) şaşırttı&#8230;&#8221; </p>
<p>sanırım sayfanızda yer verdiğiniz tercümeye imza atan beyefendi/hanımefendi de şaşırmış&#8230;</p>
<p>iyi çalışmalar</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Jürgen Habermas yazısına hepburning tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/jurgen-habermas/kimdir-biyografisi/#comment-1670</link>
		<author>hepburning</author>
		<pubDate>Sat, 06 Oct 2007 18:48:05 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/jurgen-habermas/kimdir-biyografisi/#comment-1670</guid>
					<description>merhabalar, "halk alanı" altbaşlığı altındaki son paragrafta, yani "Avrupa halk alanındaki laiklik ve dinle ilgili görüşleri ise..." şeklinde başlayan paragrafta ciddi bir tercüme hatası yapılmış. 

söz konusu makalenin wikipedia'da geçen ingilizce tercümesi şöyledir:

Jürgen Habermas stunned his admirers not long ago by proclaiming that: "Christianity, and nothing else, is the ultimate foundation of liberty, conscience, human rights, and democracy, the benchmarks of Western civilization. According to Habermas, we continue to nourish ourselves from this source - there are no other options; everything else is just postmodern chatter."

doğru tercüme şuna benzer bir şey olmalıydı:

"Batı uygarlığının temel taşları olan özgürlük, vicdan, insan hakları ve demokrasi kavramları Hıristiyanlık'tan ve yalnızca Hıristiyanlık'tan kaynaklanmıştır


“Hristiyanlık ya da başka hiçbir şey, özgürlük, vicdan, insan hakları ve demokrasi gibi Batı uygarlığını ölçülerinin kurucu kuvveti değildir.” Ayrıca “bizim yahudi-hristiyan köklerimizi daha açıkca kabul etmek yalnızca entelektüel anlayışımızı bozmaz, olanaksız da kılar” der.

Tarihçilerin Tartışması</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>merhabalar, &#8220;halk alanı&#8221; altbaşlığı altındaki son paragrafta, yani &#8220;Avrupa halk alanındaki laiklik ve dinle ilgili görüşleri ise&#8230;&#8221; şeklinde başlayan paragrafta ciddi bir tercüme hatası yapılmış. </p>
<p>söz konusu makalenin wikipedia&#8217;da geçen ingilizce tercümesi şöyledir:</p>
<p>Jürgen Habermas stunned his admirers not long ago by proclaiming that: &#8220;Christianity, and nothing else, is the ultimate foundation of liberty, conscience, human rights, and democracy, the benchmarks of Western civilization. According to Habermas, we continue to nourish ourselves from this source - there are no other options; everything else is just postmodern chatter.&#8221;</p>
<p>doğru tercüme şuna benzer bir şey olmalıydı:</p>
<p>&#8220;Batı uygarlığının temel taşları olan özgürlük, vicdan, insan hakları ve demokrasi kavramları Hıristiyanlık&#8217;tan ve yalnızca Hıristiyanlık&#8217;tan kaynaklanmıştır</p>
<p>“Hristiyanlık ya da başka hiçbir şey, özgürlük, vicdan, insan hakları ve demokrasi gibi Batı uygarlığını ölçülerinin kurucu kuvveti değildir.” Ayrıca “bizim yahudi-hristiyan köklerimizi daha açıkca kabul etmek yalnızca entelektüel anlayışımızı bozmaz, olanaksız da kılar” der.</p>
<p>Tarihçilerin Tartışması</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Francisco de Goya yazısına ela tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/francisco-de-goya/kimdir-biyografisi/#comment-1258</link>
		<author>ela</author>
		<pubDate>Sat, 04 Aug 2007 14:21:37 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/francisco-de-goya/kimdir-biyografisi/#comment-1258</guid>
					<description>carlos saura’nın yönetmenliğini yaptığı “goya” adlı filmde şöyle der goya, diago velazguez’in yaptığı bir tabloyu izler iken:

“işte ben böyle bir resim yapmak isterim. açık ve net. bir vahiy gibi. bitmemiş görünürdü. büyük bir zevk etkisi bırakacak. fiziki ve hissedilir gerçekliğin ötesinde başka bir boyut. sadece resimle açıklanabilir. hayatı çirkinleştiren bir ayna. hızlı bir yansıtıcı. her şeyin mümkün olduğu sihirli bir gerçeklik. hiçbir zaman velazguez’in sessizliğini bulamayacağım. çünkü ben daha tutkuluyum. 

üç ustam var: rembrand, velazguez ve doğa yani hayal gücü”


sanatçıların yaşamlarını konu alan filmleri izlemeyi görev bilenler için ispanyol yönetmen carlos saura’nın “goya” adlı filmi, ressamın kırk altı yaşında sağır oluşundan sonra içine kapanmasını, resimlerini eve kapanarak duvarlara çizmesini ve büyük bir aşkla tutkun olduğu kadın olan alba düşesini ve o dönemin politik koşullarını anlamak için iyi bir örnek.

“itiraf etmeliyim ki dünyayı seviyorum ama bana göre değil” diyen bir goya’yı anlamaya çalıştığımız filmin son sahnesinde goya ölmek üzere iken şunları söyler:

“hayatım bir toz bulutu gibi geçti. bir çocuk olarak nasıl olduğumu unuttum ve gençliğimi. peki şimdi ben kimim!”</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>carlos saura’nın yönetmenliğini yaptığı “goya” adlı filmde şöyle der goya, diago velazguez’in yaptığı bir tabloyu izler iken:</p>
<p>“işte ben böyle bir resim yapmak isterim. açık ve net. bir vahiy gibi. bitmemiş görünürdü. büyük bir zevk etkisi bırakacak. fiziki ve hissedilir gerçekliğin ötesinde başka bir boyut. sadece resimle açıklanabilir. hayatı çirkinleştiren bir ayna. hızlı bir yansıtıcı. her şeyin mümkün olduğu sihirli bir gerçeklik. hiçbir zaman velazguez’in sessizliğini bulamayacağım. çünkü ben daha tutkuluyum. </p>
<p>üç ustam var: rembrand, velazguez ve doğa yani hayal gücü”</p>
<p>sanatçıların yaşamlarını konu alan filmleri izlemeyi görev bilenler için ispanyol yönetmen carlos saura’nın “goya” adlı filmi, ressamın kırk altı yaşında sağır oluşundan sonra içine kapanmasını, resimlerini eve kapanarak duvarlara çizmesini ve büyük bir aşkla tutkun olduğu kadın olan alba düşesini ve o dönemin politik koşullarını anlamak için iyi bir örnek.</p>
<p>“itiraf etmeliyim ki dünyayı seviyorum ama bana göre değil” diyen bir goya’yı anlamaya çalıştığımız filmin son sahnesinde goya ölmek üzere iken şunları söyler:</p>
<p>“hayatım bir toz bulutu gibi geçti. bir çocuk olarak nasıl olduğumu unuttum ve gençliğimi. peki şimdi ben kimim!”</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Jose Marti yazısına admin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/jose-marti/kimdir-biyografisi/#comment-1006</link>
		<author>admin</author>
		<pubDate>Wed, 13 Jun 2007 19:04:18 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/jose-marti/kimdir-biyografisi/#comment-1006</guid>
					<description>BENİM SAKİM

Şarap, arkadaş
Sunma bana:
Yok dünyada
Hiçbir mahzende
Öyle bir şarap
Dindirebilecek
Susuzluğumu benim.
Ve yok
Kadehler arasında
O kadeh
Dudaklarıma
İçine düşeyim.
Sakim benim
Unutur muyum seni?
Başka bir şarap
İçmeyeceğim.

Jose MARTI</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>BENİM SAKİM</p>
<p>Şarap, arkadaş<br />
Sunma bana:<br />
Yok dünyada<br />
Hiçbir mahzende<br />
Öyle bir şarap<br />
Dindirebilecek<br />
Susuzluğumu benim.<br />
Ve yok<br />
Kadehler arasında<br />
O kadeh<br />
Dudaklarıma<br />
İçine düşeyim.<br />
Sakim benim<br />
Unutur muyum seni?<br />
Başka bir şarap<br />
İçmeyeceğim.</p>
<p>Jose MARTI</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Jose Marti yazısına admin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/jose-marti/kimdir-biyografisi/#comment-1005</link>
		<author>admin</author>
		<pubDate>Wed, 13 Jun 2007 19:03:47 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/jose-marti/kimdir-biyografisi/#comment-1005</guid>
					<description>UYANIK DÜŞ

Açık gözle düş görüyorum,
Gece ve gündüz düş görüyorum,
Kah bir okyanus var karşımda
Sonsuz ve isyancı,
Kah sonsuz kumlar.
Ve bir aslan, çöllerin hakimi
Üstünde kumların.
Ve boynunda aslanın
Mutlulukla şakıyarak
Ruhumun hakimi
Yüzüyor uykumda,
Ve çağırıyor beni,
Çağırıyor durmaksızın!

Jose MARTI
Çeviren : Ataol BEHRAMOĞLU</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>UYANIK DÜŞ</p>
<p>Açık gözle düş görüyorum,<br />
Gece ve gündüz düş görüyorum,<br />
Kah bir okyanus var karşımda<br />
Sonsuz ve isyancı,<br />
Kah sonsuz kumlar.<br />
Ve bir aslan, çöllerin hakimi<br />
Üstünde kumların.<br />
Ve boynunda aslanın<br />
Mutlulukla şakıyarak<br />
Ruhumun hakimi<br />
Yüzüyor uykumda,<br />
Ve çağırıyor beni,<br />
Çağırıyor durmaksızın!</p>
<p>Jose MARTI<br />
Çeviren : Ataol BEHRAMOĞLU</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Tezer Özlü yazısına admin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/tezer-ozlu/kimdir-biyografisi/#comment-103</link>
		<author>admin</author>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2007 11:23:13 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/tezer-ozlu/kimdir-biyografisi/#comment-103</guid>
					<description>“Yaşamımın annemin ve babamın yaşamıyla bir ilintisi olmadığını düşünüyorum. Bir ana ve babadan olma değilim. Bir yaban otu gibi Anadolu yaylasında bittim. Doğumum bile bir kökünden kopma idi. Köklerimi hiç aramadım. İçerisinde severek yaşayabileceğim arka dünyalardan kopma köklerim olabilirdi. Annem ve babam gibi, tüm kentler, ülkeler, günler, geceler, her gökyüzü de yabancı kaldı bana. İnsanlara daha fazla yaklaştıkça bu saydıklarımdan daha fazla uzaklaşıyorum. Gökyüzünden, onun ışıklarından, gün batımlarından, karanlıklardan ve bulutlardan, kendi çıktığım karanlığa ulaşıncaya kadar onlardan uzaklaşacağım. “(Batı Günlüğü, sayfa: 16)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>“Yaşamımın annemin ve babamın yaşamıyla bir ilintisi olmadığını düşünüyorum. Bir ana ve babadan olma değilim. Bir yaban otu gibi Anadolu yaylasında bittim. Doğumum bile bir kökünden kopma idi. Köklerimi hiç aramadım. İçerisinde severek yaşayabileceğim arka dünyalardan kopma köklerim olabilirdi. Annem ve babam gibi, tüm kentler, ülkeler, günler, geceler, her gökyüzü de yabancı kaldı bana. İnsanlara daha fazla yaklaştıkça bu saydıklarımdan daha fazla uzaklaşıyorum. Gökyüzünden, onun ışıklarından, gün batımlarından, karanlıklardan ve bulutlardan, kendi çıktığım karanlığa ulaşıncaya kadar onlardan uzaklaşacağım. “(Batı Günlüğü, sayfa: 16)</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Tezer Özlü yazısına admin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/tezer-ozlu/kimdir-biyografisi/#comment-102</link>
		<author>admin</author>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2007 11:21:48 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/tezer-ozlu/kimdir-biyografisi/#comment-102</guid>
					<description>Elektroşokun başlangıcı ve bitişi vardır.Ve ortası yoktur.İnsan için, hasta insan için.Ama ben o ölüm ortasını yaşadım.Ve işte şokun tam ortasındayım.Elektroşok verilirken düşünüyorum ve duyuyorum : 

“….İşte şimdi olaylar o denli ileri gitti ki, bana elektroşok veriyorlar/belki de beni elektroşokla konuşturma yöntemine gidiyorlar/doktor eve gelmiş olmalı/üstelik elindeki şok gereci garip bir gereç/tahta bir boyacı sandığı gibi/kimbilir belki de elektriği iyi ayarlayamadı/ya da kent ceryanı işte/yükselir alçalır/ve öldürür insanı/ve işte beni şimdi evimde şok komasına soktular/konuşturmak mı istiyorlar/kocam gerçekten aldatılıp aldatılmadığını öğrenmek mi istiyor/aldatılsa ne olur aldatılmasa ne olur/konuşturuyorlar mı/konuşuyor muyum/bana bunu yapmamalıydılar/bir gizlim yok ki/hepsine her zaman hastayken de iyi davrandım/kimseye bağırmadım/kimseye saldırmadım/acıları kendim çektim her zaman/öleceğim de ne olacak/ölsem ne olur/ama şokun derecesini çok kaçırdılar/işte elektriğin dişlerimdeki metal dolgulardaki titreşimini duyuyorum/dayanılır gibi değil/böyle şoklar altında ölenler olduğunu biliyorum/bunları bana anlatmışlardı/hastanelerde dersleri dinlerken duymuştum/öğrenmiştim/başımda Süm var mı/olamaz/annem erkek kardeşim kocam/şok içinde onların başımda olduğunu anlıyorum/doktorun da kim olduğunu biliyorum/biraz sonra gözlerimi kapayınca öleceğim/artık uğraşacak kimseleri kalmayacak/istedikleri ne/yaşamımı elektrikle bitirecek kadar/kızmıyorum/salt iyiliğimi istiyorlar/doğal bir olay mı bu/yaşayarak düşünerek yaşanacak olay mı bu/belki de doğal “

-Ölüyorum, devrimci mücadeleyi bensiz sürdürün, diyorum. (Ne 12 Mart döneminde, ne öncesi ne de sonrası devrimci mücadele içinde kendime bir yer vermiş değilim.Düşünce ve davranışlarım küçük burjuva özgürlüklerinin sıkıcı sınırlarını yıkmaktan öte bir anlam taşımaz.) ( Leo Ferre’nin konseri, sayfa : 47 )</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Elektroşokun başlangıcı ve bitişi vardır.Ve ortası yoktur.İnsan için, hasta insan için.Ama ben o ölüm ortasını yaşadım.Ve işte şokun tam ortasındayım.Elektroşok verilirken düşünüyorum ve duyuyorum : </p>
<p>“….İşte şimdi olaylar o denli ileri gitti ki, bana elektroşok veriyorlar/belki de beni elektroşokla konuşturma yöntemine gidiyorlar/doktor eve gelmiş olmalı/üstelik elindeki şok gereci garip bir gereç/tahta bir boyacı sandığı gibi/kimbilir belki de elektriği iyi ayarlayamadı/ya da kent ceryanı işte/yükselir alçalır/ve öldürür insanı/ve işte beni şimdi evimde şok komasına soktular/konuşturmak mı istiyorlar/kocam gerçekten aldatılıp aldatılmadığını öğrenmek mi istiyor/aldatılsa ne olur aldatılmasa ne olur/konuşturuyorlar mı/konuşuyor muyum/bana bunu yapmamalıydılar/bir gizlim yok ki/hepsine her zaman hastayken de iyi davrandım/kimseye bağırmadım/kimseye saldırmadım/acıları kendim çektim her zaman/öleceğim de ne olacak/ölsem ne olur/ama şokun derecesini çok kaçırdılar/işte elektriğin dişlerimdeki metal dolgulardaki titreşimini duyuyorum/dayanılır gibi değil/böyle şoklar altında ölenler olduğunu biliyorum/bunları bana anlatmışlardı/hastanelerde dersleri dinlerken duymuştum/öğrenmiştim/başımda Süm var mı/olamaz/annem erkek kardeşim kocam/şok içinde onların başımda olduğunu anlıyorum/doktorun da kim olduğunu biliyorum/biraz sonra gözlerimi kapayınca öleceğim/artık uğraşacak kimseleri kalmayacak/istedikleri ne/yaşamımı elektrikle bitirecek kadar/kızmıyorum/salt iyiliğimi istiyorlar/doğal bir olay mı bu/yaşayarak düşünerek yaşanacak olay mı bu/belki de doğal “</p>
<p>-Ölüyorum, devrimci mücadeleyi bensiz sürdürün, diyorum. (Ne 12 Mart döneminde, ne öncesi ne de sonrası devrimci mücadele içinde kendime bir yer vermiş değilim.Düşünce ve davranışlarım küçük burjuva özgürlüklerinin sıkıcı sınırlarını yıkmaktan öte bir anlam taşımaz.) ( Leo Ferre’nin konseri, sayfa : 47 )</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Tezer Özlü yazısına admin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/tezer-ozlu/kimdir-biyografisi/#comment-101</link>
		<author>admin</author>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2007 11:21:15 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/tezer-ozlu/kimdir-biyografisi/#comment-101</guid>
					<description>“ Saplantıların acıları ,burada da sürüyor.Uyandığım an başlayan,uykunun derinliklerinde ancak biraz azalan acı.Arkadaşlarıma belli etmemeye çalışıyorum.Onlar şakacı,özgür “beni” arıyor.Bulamıyor.Onların dünyasında iniş çıkışlar bu denli büyük değil.Onların dünyasında çoşku delilik derecesine varmıyor.Onların dünyasında bunalım ölüm korkusuna,belki de ölüm isteğine dönüşmüyor.Onlar yemek yemeyi her zaman seviyor.Düzenli yemek yiyorlar.Duygusal coşkular yemek gibi beslemiyor onları.Onlar işlerine inanmış.Onlar “başkaldırmayı” savunurken,belli bir düzenin akışındaki yerlerini korumaya çalışıyorlar.Onlar, dolmuşa biner gibi evlenip, iner gibi boşanmıyor.” ( Leo Ferre’nin konseri, sayfa : 41 )</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>“ Saplantıların acıları ,burada da sürüyor.Uyandığım an başlayan,uykunun derinliklerinde ancak biraz azalan acı.Arkadaşlarıma belli etmemeye çalışıyorum.Onlar şakacı,özgür “beni” arıyor.Bulamıyor.Onların dünyasında iniş çıkışlar bu denli büyük değil.Onların dünyasında çoşku delilik derecesine varmıyor.Onların dünyasında bunalım ölüm korkusuna,belki de ölüm isteğine dönüşmüyor.Onlar yemek yemeyi her zaman seviyor.Düzenli yemek yiyorlar.Duygusal coşkular yemek gibi beslemiyor onları.Onlar işlerine inanmış.Onlar “başkaldırmayı” savunurken,belli bir düzenin akışındaki yerlerini korumaya çalışıyorlar.Onlar, dolmuşa biner gibi evlenip, iner gibi boşanmıyor.” ( Leo Ferre’nin konseri, sayfa : 41 )</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Tezer Özlü yazısına admin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/tezer-ozlu/kimdir-biyografisi/#comment-100</link>
		<author>admin</author>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2007 11:20:41 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/tezer-ozlu/kimdir-biyografisi/#comment-100</guid>
					<description>“Ölüm düşüncesi izliyor beni.Gece gündüz kendimi öldürmeyi düşünüyorum.Bunun belli bir nedeni yok.Yaşansa da olur, yaşanmasa da.Bir kaygı yalnız.Beni, kendimi öldürmeye iten bir kaygı.

Karanlık bir gecenin geç vaktinde kalkıyorum.Herkes her geceki uykusunu uyuyor.Ev soğuk.Çok sessiz davranmaya özen gösteriyorum.Günlerdir biriktirdiğim ilaçları avuç avuç yutuyorum.Kusmamak için üstüne reçelli ekmek yiyiyorum.Genç bir kızım.Ölü gövdemin güzel görünmesi için gün boyu hazırlık yapıyorum.Sanki güzel bir ölü gövdeyle öç almak istediğim insanlar var.Karşı çıkmak istediğim evler,koltuklar,halılar,müzikler,öğretmenler var.Karşı çıkmak istediğim kurallar var.Bir haykırış! Küçük dünyanız sizin olsun.Bir haykırış! Sessizce yatağa dönüyorum.Ölümü ve yokluğu üzerine uzun süre düşünmeye zaman kalmıyor.Şimdi gözümün önündeki görüntüler renkli kırları andırıyor.Korkacak birşey yok.Kırlarda koşuyorum.Sanki bir deniz kentinde yaşamıyorum.Hep kırlar.Esintiyle birlikte eğilen otlar arasında bir başımayım.Birazdan ölüm beni alacak.“ ( Ev, sayfa : 12 )</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>“Ölüm düşüncesi izliyor beni.Gece gündüz kendimi öldürmeyi düşünüyorum.Bunun belli bir nedeni yok.Yaşansa da olur, yaşanmasa da.Bir kaygı yalnız.Beni, kendimi öldürmeye iten bir kaygı.</p>
<p>Karanlık bir gecenin geç vaktinde kalkıyorum.Herkes her geceki uykusunu uyuyor.Ev soğuk.Çok sessiz davranmaya özen gösteriyorum.Günlerdir biriktirdiğim ilaçları avuç avuç yutuyorum.Kusmamak için üstüne reçelli ekmek yiyiyorum.Genç bir kızım.Ölü gövdemin güzel görünmesi için gün boyu hazırlık yapıyorum.Sanki güzel bir ölü gövdeyle öç almak istediğim insanlar var.Karşı çıkmak istediğim evler,koltuklar,halılar,müzikler,öğretmenler var.Karşı çıkmak istediğim kurallar var.Bir haykırış! Küçük dünyanız sizin olsun.Bir haykırış! Sessizce yatağa dönüyorum.Ölümü ve yokluğu üzerine uzun süre düşünmeye zaman kalmıyor.Şimdi gözümün önündeki görüntüler renkli kırları andırıyor.Korkacak birşey yok.Kırlarda koşuyorum.Sanki bir deniz kentinde yaşamıyorum.Hep kırlar.Esintiyle birlikte eğilen otlar arasında bir başımayım.Birazdan ölüm beni alacak.“ ( Ev, sayfa : 12 )</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Tezer Özlü yazısına admin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/tezer-ozlu/kimdir-biyografisi/#comment-99</link>
		<author>admin</author>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2007 11:20:05 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.toplumdusmani.net/kimdir/tezer-ozlu/kimdir-biyografisi/#comment-99</guid>
					<description>mum ışığında güzel gözlü bir delikanlıyla yemek yiyiyorum.Kırmızı şarap içiyoruz.Kapı çalıyor.Neden onunla yaşamayı istemediğimi yazdığım an çıkıp geldi.İşte karşımda.Üzerime atlıyor.Beni odaya,yatağın üzerine sürüklüyor…

-Yapma!
-Sana ne oldu? Sensiz yaşayamam.
-Yaşarsın.Herkes herkessiz yaşayabilir.Bizim ilişkimiz bitti.Seninle ilk yattığımız gecelerde bile,sanki sevişmenin sonunda kollarımda bir ölü kalıyordu.Birbirimizi boşluğa sürüklüyoruz, öldürüyoruz.
-Birlikte ölelim!
-Ne farkı var.İstersen bahçeye bir çukur kazıp, ikimizi gömsünler.
-Gömsünler, isterim.
-Gömmesinler.Gel otur, getirdiğin konyaktan içelim.Sevdiğin kenti anlat.
” ( Leo Ferre’nin konseri, sayfa : 33 )</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>mum ışığında güzel gözlü bir delikanlıyla yemek yiyiyorum.Kırmızı şarap içiyoruz.Kapı çalıyor.Neden onunla yaşamayı istemediğimi yazdığım an çıkıp geldi.İşte karşımda.Üzerime atlıyor.Beni odaya,yatağın üzerine sürüklüyor…</p>
<p>-Yapma!<br />
-Sana ne oldu? Sensiz yaşayamam.<br />
-Yaşarsın.Herkes herkessiz yaşayabilir.Bizim ilişkimiz bitti.Seninle ilk yattığımız gecelerde bile,sanki sevişmenin sonunda kollarımda bir ölü kalıyordu.Birbirimizi boşluğa sürüklüyoruz, öldürüyoruz.<br />
-Birlikte ölelim!<br />
-Ne farkı var.İstersen bahçeye bir çukur kazıp, ikimizi gömsünler.<br />
-Gömsünler, isterim.<br />
-Gömmesinler.Gel otur, getirdiğin konyaktan içelim.Sevdiğin kenti anlat.<br />
” ( Leo Ferre’nin konseri, sayfa : 33 )</p>
]]></content:encoded>
				</item>
</channel>
</rss>
