Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: ela
Gönderilme Tarihi: Fri, 08-Dec-2006
Okunma: 7572 kez
Yazı Boyutu: 15.52 KB

Roma Tanrıları

Apollon:
mitolojide müziğin, sanatların ve şiirin tanrısıdır. Zeus ve Leto'nun oğlu, Artemis'in ikiz kardeşidir.
Altın bir lir çalar. Gümüş bir yayı en uzağa o atabilir; okların tanrısıdır. Tıbbı insanlara o öğretmiştir; hekimliğin tanrısıdır. Asla yalan söylemez; ışığın ve gerçeğin tanrısıdır. Kutsal ağacı defne, hayvanları yunus ve kargadır.Lakabı Vulturus'dur. Olymposluları altın liriyle eğlendiren, çok uzaklara ok atabilen, hastaları iyileştiren, iğleştirme sanatını hastalara ilk öğreten gümüş yayın efendisi okçu Tanrı olarak Yunan şiirlerine geçmiştir.


Bacchanalia:
Roma'nın M.ö. 496 yılında yaşadığı kıtlık sonucu Sibylla kitaplarına danışılarak Roma'ya getirdikleri kutsal üçlü den tanrı Bacchus (gr.Dionysos) adına yapılan dinsel ayin ve bayramlara verilen ad,(gr.orgia).

"Uzaklardan, yosunlardan Minos'un kızı hüzünlü gözlerle, Bacchus şenliğinde taş kesilmiş bir heykel gibi , ona bakar.."

Damascius(123 vd), Zeus'un öldürdüğü Titanların küllerinden insan ırkı doğar. Titanlar kötülüğün temsilidir. Ama tanrı soyludur.Titan'ların külünden yaratılan insan Hem tanrısallıktan hem de kötülükten pay aldığı için ikili bir doğaya sahiptir.Ruhunda hem iyilik hem kötülük barındırır.

Orpheus'çu öğretinin de temeli sayılabilecek bu öğretide; günahlarının kefareti için dünyaya gelen insan, kötü(Titan) yanından kurtulabilirse, özgürlüğüne kavuşacak, tanrı ile bir olma şansını elde edecektir. Bu şans Bacchus'çu ayinlere katılıp ruhu arındırarak mümkün olacaktır.


Bacchus adına düzenlenen her kutlamada ; bacchus'un etrafında ki doğanın ruhları kabul edilen dostları canlandırılır.Tanrıdan esinlenip mistik bir delilik halinde çığlıklar atarak kırlarda dolaşan bacchalar(mainaslar) ,törenlere katılan kadınlar tarafından canlandırılırdı .Kadınlar çıplak bedenlerini Nebris ile örtüp başlarına sarmaşıktan taçlar takarlardı. Bir ellerinde thyrsos öteki ellerinde kantharoslarla dolaşırlardı. Çift borulu flütlerin ezgileri ve teflerden yayılan seslerle dans ederlerdi.

Roma'da önceleri gizli kutlanan Bacchanalia törenlerinde genellikle et ve şaraptan oluşan ziyafetle başlanır , şarabın etkisiyle her çeşitten ilkel kötülükler ve aşırılıklar gün ışığına çıkardı . Genç kızlar ve genç erkekler alkolün de etkisiyle kendilerinden geçerek, davulların ve zillerin çıkardığı garip müzikle birlikte tüm ahlaki değerlerini bir yana bırakırdı.

Livius'a göre (39,8 vd.) Roma'daki Bacchusçu ayinler ilk önceleri kadınlar için düzenlenirdi. Zamanla ritüeller erkekleri de cezbetti. Erkekler de taraftar toplamaya başladı./(25,1,6-8). Kamu yerlerinde, Forumda , Capitolium'da, ataların töresine hiç uygun olmayan tarzda dualar eden ve kurbanlar kesen kadınlardan oluşan kalabalık gruplar görülmüştür. Rahipler ve kahinler, kadınların ve erkeklerin kafasını bulandırmıştı.

Başlangıçta bu törenlere sadece kadınlar katılabiliyordu. Campanialı bir kadın olan Pacula Anna bu geleneği bozarak erkeklerinde dine katılmasını ve törenlerin gündüzden geceye alınmasını sağladı.Böylece yaşanan ahlaksızlıklar iki katına çıktı(Liv. 39.13). Livius'a göre: Bu törenlere engel olmak isteyen kişiler hedef olarak seçildiler. Törenlere katılanların soysuz davranışları, taşkınlıkları arttı. Sahte tanıklıklar , kalpazanlıklar, sahte mühürler çığırdan çıktı. Artarak yayılan bacchanalia ritüellerine; cinayetler, çocuk tecavüzleri vb. olaylarında eklenmesi üzerine; M.ö 186 yılında alınan Senatus kararı(Senatus Consultum De Bacchanalibus) ile Bacchanalia yasaklandı. Kararın latince aslı ve çevirisi şöyledir:


"Q. MARCIUS L.F.,SP.POSTUMIUS L.F.COS. SENATUM CONSOLUERUNT NONIS OCTOB. APUD AEDEM DUELONAI. SCRIBENDO ADFUERUNT* M.CLAUDIUS M.F., L. VALERIUS P.F., Q. MINUCIUS C.F. DE BACCHANALIBUS* QUI* FOEDERATI* ESSENT*,ITA EXDICENDUM* CENSUERE: NEQUIS* EORUM BACCHANAL* HABUISSE* VELLET*; SI* QUES ESSENT*, QUI* SIBI* DICERENT* NECESUS ESSE* BACCHANAL* HABERE, EIS* UTI* AD PRAETOREM* URBANUM ROMAM VENIRENT, DEQUE EIS* REBUS, UBI* EORUM VERBA AUDITA ESSENT*, UTI* SENATUS NOSTER DECERNERET, DUM NE MINUS SENATORIBUS C ADESSENT* QUOM EA RES COSOLORETUR*. BACAS VIR NEQUIS ADISSE* VELLET* CIVIS* ROMANUS NEVE NOMINIS LATINI NEVE SOCIUM QUISQUAM, NISI* PRAETOREM* URBANUM ADISSENT*, ISQUE DE SENATUS* SENTENTIA*, DUM NE MINUS SENATORIBUS C ADESSENT* QUOM EA RES COSOLORETUR, IUSSISSENT*. CENSUERE. SACERDOS NEQUIS VIR ESSET*; MAGISTER NEQUE VIR NEQUE MULIER QUISQUAM ESSET*. NEVE PECUNIAM QUISQUAM EORUM COMMUNEM* HABUISSE* VELLET*; NEVE MAGISTRATUM NEVE PRO MAGISTRATU*, NEQUE VIRUM NEQUE MULIEREM QUIQUAM FECISSE* VELLET*. NEVE POST HAC INTER SED CONIURASSE* NEVE COMMOVISSE* NEVE CONSPONDISSE* NEVE COMPROMISISSE* VELLET*. NEVE QUISQUAM FIDEM INTER SED DEDISSE* VELLET*. SACRA IN OQUOLDOT NE QUISQUAM FECISSE* VELLET*; NEVE IN PUBLICO* NEVE IN PRIVATO* NEVE EXTRA* URBEM SACRA QUISQUAM FECISSE* VELLET* NISI* PRAETOREM* URBANUM ADIESET, ISQUE DE SENATUS* SENTENTIA*, DUM NE MINUS SENATORIBUS C ADESSENT* QUOM EA RES COSOLORETUR, IUSSISSENT*. CENSUERE. HOMINES PLUS* V OINUORSI* VIRI* ATQUE MULIERES SACRA NE QUISQUAM FECISSE* VELLET*, NEVE INTER IBI* VIRI* PLUS* DUOBUS, MULIERIBUS PLUS* TRIBUS ADFUISE* VELLET* NISI* DE PRAETORIS* URBANI SENATUSQUE* SENTENTIA*, UTI* SUPRA* SCRIPTUM EST. HAICE UTI* IN CONVENTIONI* EXDICATIS* NE MINUS TRINUM NUNDIUM*, SENATUSQUE* SENTENTIAM UTI* SCIENTES ESSETIS*, -EORUM SENTENTIA ITA FUIT: 'SI* QUES ESSENT*, QUI* ADVERSUM* EAD FECISSENT*, QUAM SUPRA* SCRIPTUM EST, IIS* REM CAPITALEM* FACIENDAM CENSUERE' -ATQUE UTI* HOCE IN TABULAM* AHENAM INCIDERETIS*, ITA SENATUS AIQUOM CENSUIT, UTIQUE* EAM FIGER IUBEATIS*, UBI* FACILUMED GNOSCIER POTISIT ATQUE UTI* EA BACCHANALIA*, SI* QUA SUNT, EXTRA* QUAM SI* QUID IBI* SACRI EST, ITA UTI* SUPRA* SCRIPTUM EST, IN DIEBUS X, QUIBUS VOBIS* TABULAE* DATAE* ERUNT, FACIATIS UTI * DISMOTA SIENT. -IN AGRO TEURANO."


"Consullar Lucius oğlu Quintus Marcius ve Lucius oğlu Spurius Postumius Bellona tapınağında 7 Ekim'de , Senatus'la bir toplantı yaptılar.Aşağıdaki bildirinin kaydedilmesinde, Marcus oğlu Marcus Cladius, Publius oğlu Lucius Valerius ve Gaius oğlu Quintus Minucius da hazır bulundular. Bacchanalia'ya ilişkin olarak, Senatorlar Roma'nın müttefiki konumunda olanlara ilişkin yasaklama kararını aldılar:

Onların hiçbiri evinde Bacchusçu tören düzenlemeye kalkışmayacaklardır. Biri çıkıp onlar için Bacchanalia düzenlenmesinin zorunlu olduğunu ileri sürerse, Romadaki Praetor Urbanus'un huzuruna çıkmalıdır.Bu kişinin önerileri dinlendikten sonra, Senatusumuz bu konulara ilişkin son kararını verecektir. Bu konunun tartışılması sırasında en aza yüz Senatorun hazır bulunması gerekir.Hiç kimse ister Roma yurttaşı olsun, ister Latin ya da müttefiklerden biri, Praetor Urbanus'un huzuruna çıkmadan bir Bacchus tapınıcısı kadınla temasa geçmeyecektir. Praetor Urbanus Senatus'un önerisi doğrultusunda bu konuya ilişkin kararını bildirecektir.Bu konunun tartışılması sırasında en az yüz Senator hazır bulunması gerekir. Senatus bu kararı almıştır.

Hiçbir erkek rahip olmasın. Hiç bir erkeğin ya da kadının rahip yardımcısı olmasına izin verilmesin. Hiçkimse kamu hazinesinden harcama yapmasın. Hiçkimse ne bir erkeği ne de bir kadını rahiip yardımcısı ya da vekili kılmasın. Karşılıklı yeminler, adaklar, ciddi vaatler ya da birbirine söz vermeler konusunda ant içmeye kalkışmasınlar ya da aralarında bir inanç birliği yaratmay çalışmasınlar. Hiçkimse kült törenlerini gizlice uygulamaya girişmesin. Hiçkimse kamuya açık , özel ya da kent dışında, Praetor Urbanus'un huzuruna çıkmadıkça, bu kült törenlerini gerçekleştirmeye kalkışmasın. Praetor Urbanus Senatus'un önerisi doğrultusunda bu knuya ilişkin kararını bildirecektir.Bu konunun tartışılması sırasında en az yüz Senator'un hazır bulunması gerekir. Senatus bu kararı almıştır.

Hiçkimse bu kült törenlerini kadınlı erkekli beş katılımcıdan daha fazla kişiyle kutlamasın. Katılımcılar olarak tören yapmak isteyenlerin sayısı, yukarıda belirtildiği gibi , Praetor Urbanus ve Senatus'un izni olmadıkça, iki erkek ve üç kadından daha fazla olmamalıdır.

Yürürlüğe girmeden en az üç gün önce bu kararlar kamuya açık olarak yapılan bir toplantıda beyan edilmelidir. Senatus'un kararından tam anlamıyla heberdar olunmak istenirse, Senatus'un kararı aşağıdaki gibidir: 'Yukarıda bildirilen kısıtlamalara karşı hareket edecekler varsa , kendilerine en ağır cezaların verileceğini bilsinler.' Bu bronz bir levhaya kaydedilecektir; çünkü Senatus bunun böyle olmasını uygun görmüştür. Bu levha da kolayca okunabilecek bir yere asılmalıdır. Bu bildirinin size ulaşmasından sonra on gün içinde Bacchusçu tapım yerlerini belirlemelisiniz. Eğer yaşadığınız bölgelerde bunlardan biri varsa, yukarıda kaydedildiği gibi, içlerinde kendi dinimize ilişkin kutsal birşey yoksa, yok edilmelidir."


Kararın ardından Romalı yetkililerin başarılı çalışmaları ile yedi bine yakın kişi yakalanmıştır. Davaları bir ay kadar sürdükten sonra bir kısmı mahkûm edilmiş, bir kısmı öldürülmüştür.


Clitunno:
Roma mitolojisinde bir okeanid. Clitunno Nehri'nin tanrısıydı.


Eventus Bonus: ("iyi son")
Roma mitolojisinde hem ticaret hem de tarımda başarının
tanrısıdır. İyi hasatları ve kârı o getirirdi.

Fabulinus: (fabulari yani "konuşmak"tan)
Roma mitolojisinde çocuklara konuşmayı öğreten tanrıydı. Çocuk ilk sözcüklerini söylediğinde ona çeşitli adaklarda bulunulurdu.

Faustitas:
Roma mitolojisinde çiftlik hayvanlarını ve sürüyü koruyan tanrı.

Herulus veya Erulus:
Roma mitolojisinde tanrıça Feronia'nın oğludur. Üç yaşamı olsa da Evander tarafından öldürülmüştür. Hades'in saf karanlığının tanrısı ve tecessümüydü.

Honos:
Roma mitolojisinde onur, askeri adalet ve şövalyelik tanrısıydı. Sanatta bir mızrak ve kornukopiya ile tasvir edilmiştir.

Inuus:
Roma mitolojisinde çiftlik hayvanlarının antik koruyucularından biridir. Di indigetes`tendir.

Janus:
Roma mitolojisinde kapı, giriş, başlangıç ve bitişlerin tanrısıdır.

Jüpiter:
Roma mitolojisinde, Yunan mitolojisindeki Zeus ile denktir. Jupiter Optimus Maximus (Jüpiter, En Yüce, En Büyük) olarak anılırdı. Roma devletinin baş tanrısıydı, kanun ve toplumsal düzenden sorumluydu.

Liberalitas:
Roma mitolojisinde cömertliğin tanrısıdır.

Mantus ve karısı Mania:
Roma ve Etrüsk mitolojilerinde yer altı dünyasının yani ahiretin tanrılarıdır. Ayrıca Mantua şehriyle de ilişkilendirilmişlerdir.

Mars:
Roma mitolojisindeki savaş tanrısıdır. Juno ile ya Jüpiter ya da sihirli bir çiçeğin oğludur. Mars sözcüğünün herhangi bir Hint-Avrupalı türevi olmadığına göre, büyük ihtimalle Etrüsk ziraat tanrısı Maris'in Latinize edilmiş bir biçimidir. Başlarda Romalı bereket ve bitki tanrısı, çiftlik hayvanlarının, ekin alanlarının koruyucusuyken daha sonraları savaşla özdeşleştirilmiştir; sonunda Yunan mitolojisindeki Ares'in Roma mitolojisindeki dengi olmuştur.
Mars, Roma'nın kurucusu Romulus'un efsanevi babasıydı ve bu nedenle Romalılar atalarının Mars olduğuna inanırdı.


Nemestrinus:
Roma mitolojisinde ormanların tanrısıydı.


Picumnus:
Roma mitolojisinde bereket, tarım, çocuk ve düğün tanrısı. Sterquilinus ile aynı olduğu da söylenmiştir.


Pilumnus:
Roma mitolojisinde bir doğa tanrısıdır ve Picumnus'un erkek kardeşidir. Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.


Jupiter Pluvius:
Roma mitolojisi kuraklıkların kurtarıcısı, insanlığı kuraklıklardan kurtaran tanrı anlamında Jüpiter'in isimlerinden. Ayrıca isim Hyades'i tanımlamakta da kullanılmıştır.


Quirinus:
Roma mitolojisindeki büyük tanrılardan biri. Durumu biraz mistiktir.
İsminin Etimolojisi ve Konumu
İsmi co-viri yani "birlik(te) adamlar"dan türemiştir; burada kast edilen onun Roma halkının, devletinin, askeri ve ekonomik gücünün tecessümü, kişileşmiş hali olduğudur. Nitekim Quirinus başlarda sadece Roma devletinin tanrısı olarak bir tür devlet tanrısı olarak gözükmüş daha sonra Roma'nın kurucusu ve ilk kralı Romulus ile karışmış olsa da Roma devletini sembolize eden bir tanrı olarak kalmıştır. Ayrıca Quirinus curia yani "senato (binası)" ve comitia curiata yani "kabile meclisi"ni korurdu. Zaten bu yerlerin isimleri de, görüldüğü gibi, Quirinus'un ismiyle akrabadır.
Kökeni
Kökeni Sabinlere dayanır; Quirinus aslında bir Sabin tanrısıdır. Hatta Quirinus'a bir tapınak diktikleri bir bölgeyi Collis Quirinalis yani "Quirinel Tepe" diye anmışlardır. Bu alan daha sonra Roma'nın yedi tepesinden biri olarak sayılmıştır. Romalıların yükselişiyle, Roma'nın ilk kralı ve kurucusu Romulus'un tanrılaştırılmış hali olarak, Roma mitolojisinde önemli bir yer edinmiştir. Her ne kadar Roma mitolojisinde diğer iki önemli eril tanrı olan Jüpiter ve Mars ile önemli bir yere sahip olsa da, bu iki tanrıya oranla Quirinus hakkında pek az şey bilinir. Quirinus'un eşi Hora'ydı. Bazı kaynaklar Quirinus'un tanrılaştırılmış Aeneas olduğunu iddia etmişlerdir. Aeneas'ın Romalıların atası olduğuna inanılırdı ve Quirinus'a tapınma ata-tapımı ile yakından ilişkilidir.
Kültür
Quirinus'a adanmış olan festival (bayram) 17 Şubat'ta kutlanan Quirinalia, rahibi ise Flamen Quirinalis idi. Roma vatandaşları bazen Quirinus'un isminden türemiş bir isimle, Quirites (tekili: quiris) olarak anılırlardı. Bu unvan bir onur sayılırdı (Livius). Sanatsal açıdan Quirinus genellikle sakallı bir adam olarak, dini veya askeri resmi kıyafetler içinde tasvir edilmiştir.


Terminus:
Roma mitolojisinde sınırların tanrısıdır. Sınırları belirtmekte kullanılan taşlar onun adına kutsaldı. 23 Şubat'ta onun onuruna Terminalia isimli bir bayram kutlanırdı.


Volturnus:
Roma mitolojisinde suların tanrılarından biri. Büyük bir ihtimalle yerel bir Samnit kültünden türemiştir. Adına yapılan bayram, Volturnalia, 27 Ağustos'ta kutlanırdı.



Vulcanus (ayrıca Vulcan veya Vulkan):
Roma mitolojisinde Jüpiter'in ve Juno'nun oğlu, Maia ve Venüs'ün kocası ve Caeculus'un babasıdır. Ateşin ve yanardağların tanrısıdır, sanatın, silahların, demirin ve tanrılarla kahramanların zırhlarının üreticisidir. Yunan mitolojisinde Vulcan'ın karşılığı olan tanrı Hephaestus'dur. Ayrıca Roma mitolojisinde Mulciber ("yumuşatıcı") olarak ve Etrüsk mitolojisinde ise Sethlans olarak bilinir.
Vulcanus hakkında
Vulcanus'un demirci dükkânının Sicilya'da Etna Dağı'nın altında bulunduğu düşünülmektedir. Her yıl 23 Ağustos'ta gerçekleştirilen Vulcanalia festivalinde balıklar ve küçük hayvanlar ateşe atılırdı.
Vulcanus'un Roma Forumu'nda bulunan tapınağı Volcanal olarak adlandırılır, eski Roma Krallığı zamanında şehirle ilgili törenlerde önemli bir rol oynadığı görülmektedir.
Bugün, Birmingham, Alabama'da yer alan Vulcanus heykeli dünyanın en büyük dökme demir heykelidir.
Mitoloji'de Vulcanus
Ateşin gizlerini çalmaları nedeniyle Jüpiter insanlığı cezalandırmak istemiş ve diğer tanrılardan, insanlar için zehirli bir hediye olan Pandora'yı yapmalarını istemiştir.
Vulcanus'un güzel ve aptal Pandora'ya katkısı, onu balçıktan şekillendirmek ve ona biçim vermek olmuştur. Ayrıca Olympus Dağı'nda bulunan diğer tanrıların tahtlarını da yapmaktadır.



Romantizm

Klasik edebiyat akımına tepki olarak 18. yüzyılın sonlarında doğan ve Victor Hugo'yla birlikte büyük ün kazanan Romantizm, insanın yaratma özgürlüğü önündeki her şeye karşı durur. "En iyi kural, kuralsızlıktır" diyen romantikler, insanın duygularını, düş gücünü hayata geçimesini ve insanı düzeltmenin toplumu düzeltmekle olabileceğini savunurlar. 18. yüzyılın sonunda başlar ve 19. yüzyılın ortal  » Devamini Oku

Roman Çeşitleri

ROMAN ÇEŞİTLERİ a.Tarihi Roman : Tarihteki olay ya da kişileri konu alan romanlardır. Yazar tarihi gerçek­leri kendi hayal gücüyle birleştirerek anlatır. b. Macera Romanı: Günlük hayatta her zaman rastlanmayan, şaşırtıcı, sürükleyici, esra­rengiz olayları anlatan romanlardır "Serüven Romanları" da denir. Bir araştırma ve izlemeyi anlatan "Polisiye Roman ", alışılmışın dışında uzak yerleri v  » Devamini Oku

Mektup Türünde Yazılmış Romanlar

Edebiyatımızda mektup tarzında ilk romanı, "Hüseyin Rahmi Gürpınar denemiş ve karı koca geçimsizliğini ele aldığı Mutallaka'yı yazmıştır. Daha sonra yazdığı Sevda Peşinde'nin ikinci bölümü, Ömer Seyfettin'in Bahar ve Kelebekler, Tarih Ezeli Bir Tekerrürdür, Aşk ve Ayak Parmaklan, Sivrisinek, Lokantanın Esrarı, Memlekete Mektup hikâyeleri; Halide Edip Adıvar'ın Handan romanı, Harap Mabetler'deki im  » Devamini Oku

Roman

insanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî türe ve bu türde yazılmış eserlere roman denir. türkçe'ye fransızca'dan geçmiştir. belli bir tarihsel ya da coğrafi çevre içindeki belli bir kişi ya da bir grup insanın başından geçenleri, bu insan ya da insanların iç ve dış yaşan  » Devamini Oku

Çalıkuşu Romanı İncelemesi Konusu Yapısı Anafikri Kişileri

Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin tarafından 1922 yılında yazılmış bir romandır. Türk edebiyatının en çok sevilen klasik eserleri arasında yer alır. Ağırlıklı olarak Anadolu'da geçen ve arka planda Osmanlı'nın son yıllarını anlatan bir romandır. Kitabın son kısmı hariç, ki bu bölüm dışarıdan bir gözlemcinin anlattıklarıdır, romanın ana kahramanı Feride'nin hatıra defteri şeklinde yazılmıştır. Reşa  » Devamini Oku

Klasik Müzikte Romantik Dönem

Müziğin kilise ve saraydan taşıp halka yayıldığı dönemdir. (1830 - 1900) Kalıpların ve düzenin yıkılıp yerine daha özgür, daha özgün olan romantizmin geldiği dönemdir. Kendi içinde 3 döneme ayrılır: Erken Romantik Dönem: Romantik anlatımın Klasik dönem içinde doğduğu, ilk dönemidir. Bu anlatımın öncüsü Ludwig van Beethoven olarak kabul edilir. Bu dönemin diğer ünlü bestecileri de Franz Schuber  » Devamini Oku

Milli Mücadele Döneminde Roman ve Hikaye

Hikaye : Bu sahada aklımıza hemen Halide Edib ve Yakup Kadri gelir. Halide Edib kanlı mücade­lenin canlı şahididir; olayları bizzat yerinde görmüş ve o ruh durumu içinde yazmıştır. Dağa Çıkan Kurt, Efenin Hikâyesi, Üzeyr'in Karısı, Kırmızı Tepe, Dua Tepe, Seyit Onbaşı bu dönemin ürünleridir. Yakup Kadri hikâyelerini daha çok tenkit edici bir gözle yazmıştır. Anadolu insanının var oluş mü­cadele  » Devamini Oku

Romanın Unsurları

1. Konu Roman, hayatı veya hayatın ana olaylarını hikaye eden edebi tür olduğundan romanlarda konu bir olaylar bileşkesidir. Ancak bu olaylar dizi halinde değil iç içe bulunurlar. Anlatılmak istenen husus da bu olaylar içine dağılmış haldedir. Roman konularının en önemli özelliği olmuş veya olabilir nitelikte olmasıdır. Bu bakımdan olağan dışı, masalımsı vakalar romanda hoş karşılanmaz. Romanlar  » Devamini Oku

Servet-i Fünun Romanının Dil ve Anlatım Özellikleri

Tanzimat'la başlayan Türk romanı, Servet-i Fünûn döneminde Namık Kemal'in açtığı sanatkârane üslup ile gelişimini devam ettirmiştir. Bu dönemde roman, gerek üslup gerekse teknik bakımdan önceki döneme göre büyük gelişim göstermiştir. Romanda Tanzimatçılarda görülen kurgu hataları, üslup eksiklikleri, acemilikler Servet-i Fünûn döneminde kaybolmuştur. Roman tekniği modern ve sağlamdır. Olayların ör  » Devamini Oku

Servet-i Fünun Romancılarının Etkilendiği Akımlar

Roman, temsil ettiği akıma göre romantik roman, natüralist roman, realist roman; konusuna göre aşk romanı, toplumsal roman, polisiye roman, macera romanı gibi isimler alır. Servet-i Fünûn yazarları, yakından takip ettikleri Fransız yazarların etkisiyle realist roman anlayışını benimsemişlerdir. Realist romanlar olayları kişi ve çevreyi gerçekçi bir şekilde anlatır. Yazarlar kendi duygu ve düşüncel  » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç