Yazıyı Gönderen: Aias
Gönderilme Tarihi: Mon, 19-Mar-2007
Okunma: 15054 kez
Yazı Boyutu: 5.94 KB

Reklamlar

Pir Sultan Abdal

Halkın gönlündeki Pir Sultan

Aslı Yemenli olan, Ali'nin torunu dördüncü imam Zeynel-Abidin soyundan gelen, ailesi Sıvas'ın Banaz köyüne göçüp yerleşmiş bulunan Haydar adında, yedi yaşında bir çocuk vardı. Bu çocuk bir gün babasının koyunlarını Yıldızdağı'nda otlatırken uyuyakaldı. Düşünde ak sakallı bir ihtiyar gördü. İhtiyar bir elinde içki, öbür elinde bir elma tutuyordu. Haydar ilkin içkiyi alıp içti, sonra elmayı alırken ihtiyarın avucunun içinde parıldayan yeşil beni görünce karşısındakinin Hacı Bektaş Veli olduğunu anladı. Sarılıp elini öptü. Hacı Bektaş ona "Pir Sultan" adını verdi, ününün dört bir yana yayılmasını, sazının üstüne saz, sözünün üstüne söz gelmemesini, Muhammed soyundan olanların hakkını almak için çalışmasını diledi. Düşten silindi. Böylece küçük Haydar'ın gözü açıldı, erenlerin arasına karıştı, saz çalıp söylediği şiirlerini Pir Sultan adına bağladı. Ünü yayıldıkça yayıldı. Tekke kurdu, nasip verdi.

Sıvas'la Hafik arasındaki Sofular köyünde yaşayan Hızır adlı biri, Pir Sultan'ın ününü duyup Banaz'a geldi. Nasip alıp kapısında yedi yıl hizmet ettikten sonra, bir gün pirine :

- Bana himmet et de bir makama geçeyim, dedi.

Pir Sultan ise şöyle karşılık verdi :

- Hızır, sana himmet ederim, büyük adam olursun, sonunda gelip beni asarsın!

İzin alıp İstanbul'a giden Hızır, Pir Sultan'ın himmetiyle orada ilerledi, Paşa oldu. Sonunda Sıvas'a vali geldi. Yoksul halkı ezdi, haram yedi, namus gözetmedi.

Bu sırada Sıvas'ta, ikisi de haram yiyen, bir Kara Kadı, bir de Sarı Kadı vardı. Pir Sultan köpeklerine Kara kadı, Sarı Kadı adlarını koydu. Bunu duyan kadılar Pir Sultan'ı Sıvas'a getirtip sorguya çektiler. Pir Sultan :

- Benim köpeklerim sizden iyidir, siz haram yersiniz, onlar yemez. İsterseniz deneyelim, dedi.

Kentin hacıları, hocaları bir kap helal, bir kap haram yemek hazırladılar. Kadılar oturup haram yemeği yediler. Köpeklerinse haram yemeğe hiç yanaşmayıp doğruca helal yemeğe gittikleri görüldü. Bunu gözleriyle gören hacılarla hocalar :

- İyi köpek kötü kadıdan üstündür, dediler.

Pir Sultan da haram yiyen kadıları yeren şiirini söyledi.

Bu arada koca başlı kör Müftü, Şah'ın adını anmayı yasaklayan, ananların dilinin kesileceğini, Ali'yi sevenlerin öldürüleceğini bildiren bir fetva vermişti. Pir Sultan bu fetvaya karşı çıkan, ölümü göze aldığını, ne olursa olsun ala gözlü Şah'ından vazgeçmeyeceğini belirten bir şiir söyledi. Hızır Paşa bunu duyunca, Pir Sultan'ı Sıvas'a çağırdı. Önce eski şeyhine saygı gösterdi, güzel yemekler sundu, ama Pir Sultan'ın bunları yemediğini görünce nedenini sordu. Pir Sultan :

- Sen yoldan çıktın, haram yedin, yetimlerin ahını aldın, bu haram yemekleri ben değil, köpeklerim bile yemez, dedi.

Pencereden seslenip Banaz'daki köpeklerini çağırdı. Pir Sultan'ın haram yemeyen köpekleri yemeklerin yanına bile sokulmadılar.

Hızır Paşa öfkelendi, eski şeyhini Sıvas'ın Toprakkale'sine, zindana attırdı. Ama içi de bir türlü rahat etmedi. Bir süre sonra onu huzuruna getirtip Şah'ın adını anmadan üç şiir söylerse kendisini bağışlayacağını bildirdi. Pir Sultan gerçi üç şiir söyledi, ama üçünü de baştan sona Şah'ın adıyla ördü. Hızır Paşa çaresiz kalarak büsbütün öfkelendi, Pir Sultan'ın asılmasını buyurdu. Sıvas'ta, Keçibulan denen yerde darağacı kuruldu. Pir Sultan darağacına giderken ellerinin bağlanmamasını, çoluk çocuğunun düşmanlara karşı arkasından ağlamamasını dileyen şiirini söyledi. Hızır Paşa onun ölümü hiçe sayan, verilen cezayı önemsemeyen tavrını görünce daha da ileri gitti, asılırken taşlanmasını, taşlamayanların öldürülmesini buyurdu. Pir Sultan'ın tarikata birlikte girdiği, en yakın dostu Ali Baba bu buyruğa uymak zorunda kalınca, taş atar gibi yapıp ona bir gül attı. Bunun üzerine, Pir Sultan yabancıların attığı taşların kendisine değmediğini, ama dostun gülüyle yaralandığını bildiren şiirini söyledi.

Ertesi sabah halk kahvede otururken biri :

- Hızır Paşa Pir Sultan'ı astırmış, dedi.

Bir başkası :

- Olamaz, diye karşılık verdi. Ben onu bu sabah Koçhisar yolunda, Seyfebeli'nde gördüm.

Bir başkası atıldı :

- Nasıl olur, ben onu bu sabah Malatya yolunda, Kardeşler Gediği'nde gördüm.

Bir başkası :

- Yanlışınız var. Ben onu bu sabah Yenihan yolunda, Şahna Gediği'nde gördüm.

Bir başkası :

- Ben onu bu sabah Tavra Boğazı'nda gördüm.

Kalkıp hep birlikte darağacının bulunduğu yere gittiler. Baktılar ki darağacında Pir Sultan'ın hırkası asılı, kendisi yok.

Meğer asıldıktan sonra Pir Sultan darağacından inip yola düzülmüş. Arkasına asesler, Hızır Paşa'nın adamları düşüp onu yakalamak istemişler. Ama o sırada Pir Sultan Kızılırmak üstündeki köprünün öte yanına geçmişmiş. Arkasından aseslerin geldiğini görünce :

- Eğil köprü, demiş.

Köprü eğilip suya batmış, asesler ırmağın öbür yanında kalakalmışlar.

Pir Sultan doğruca Horasan'a gitmiş, Şah'ının yanına varıp iki şiir söylemiş. Oradan Erdebil'e geçerek yatmış, ölmüş, oraya gömülmüş.

Alevi, Şii, Caferi, Bektaşi olan, Osmanlı yönetiminin yetersizlikler içinde bocaladığı, Anadolu'nun çok karışık bir döneminde yaşayan, İran şahlarını yoksul halkın kurtarıcısı, Mehdi diye gören bir inancın propagandacılığını yapan, bu yüzden asılarak ölen Pir Sultan'ın yaşamı üzerine bu tür menkıbeler anlatılması doğaldır. Nitekim yukarda özetlediğimiz Pir Sultan destanında, Hallac-ı Mansur'la, Nesimi'yle ilgili menkıbelerin izleri açıkça görülüyor. Pir Sultan da, onlar gibi, dinsel hoşgörüsüzlüğün yarattığı unutulmaz acıların, etkisi yüzyıllar boyunca süren bir kaynağı olmuştur.

Memet Fuat: Pir Sultan Abdal. Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1999: 32-35.



Sayfalar: (1) 2 3 4 ... 11 »

Papirüs

Papirüs Nedir ? (Özet) : Papirüs bir bitki ve bu bitkiden yapılmış kağıdın adıdır. Mısırda nil kıyısında yetişen bir çeşit kamış. Bu kamış, hem eski mısır sanatında üsluplaştırılıp bezeme motifi olarak, hem de yazı malzemesi olarak kullanılmıştır. İlk kez 4. bin yılda bu bitkinin gövde katmanları düzgün bir yüzey oluşturacak biçimde üst üste yapıştırılarak preslenmiştir. İcadı, daha önceki tüm ya  » Devamini Oku

Empirizm Nedir ve Empiristler Kimlerdir

Doğru ve genel geçer bilginin duyumlar yoluyla oluşan deneylerle kazanılabileceğini öne süren felsefe görüşüdür. Empirist anlayışa göre insan zihninde doğuştan getirilen hiçbir bilgi yoktur. İnsan zihni, bu nedenle boş bir levha gibidir. Empirist görüş, 17. ve 18. yüzyıllarda sistemli bir düşünce olarak felsefe tarihinde yerini almıştır. Empirizmi geliştirerek sistemli bir felsefe görüşü haline  » Devamini Oku

Epirojenez

Epirojenez : Karaların toptan alçalması ya da yükselmesi olayına epirojenez denir. Epirojenez (Kıta Oluşumu) Kara ve denizlerde düşey doğrultudaki alçalma yükselme hareketlerine epirojenez denir. Başka bir ifade ile, yer kabuğunun geniş alanlı yaylanma hareketleridir. Farklı yoğunluktaki yer kabuğu parçaları manto üzerinde dengeli bir biçimde dururlar. Bu olaya izostazi, dengeye ise izostatik   » Devamini Oku

ampirizm

[b]ampirizm[/b] bilginin tek kaynağının deney olduğunu ileri süren öğreti... bu öğreti bilginin sadece duyumlardan geldiğini ve deney dışında hiçbir yoldan bilgi edinilemeyeceğini savunur. bilginin duyumlara dayandığı savı, ustan ve doğuştan bilgi olmadığı anlamını içerir. ampirizm, duyumdan ayrı bilgi prensipleri olarak aksiyomların, akli prensiplerin, doğuştan fikirlerin ve kategorilerin varlığ  » Devamini Oku

abdal

abdal : gezgin derviş. derviş, tanrı sevgilisi, kırk din ulusundan biri. saçlarını, kaşlarını, bıyıklarını ve sakallarını usturayla tıraş ettiren, davul ve dümbeleklerle, sancaklarla toplu halde gezen şii -batıni bir derviş topluluğu, doğrudan doğruya derviş anlamına da gelir.

spiral

spiral: rahim içine yerleştirilen, kıvrıntılı, ince ufak plastikten yapılmış ve rahim içini tahriş etmeden gebeliği önleyen araç.

Piri Reis

Piri Reis (1470? - 1554) Osmanlı denizcilik tarihinde derin izler bırakmış olmasının yanısıra Piri Reis eşsiz bir Kartoğraf ve deniz bilginidir. Tam olarak doğum tarihi bilinememekle beraber 1456-1470 arası diye kabul edilir. Osmanlının ünlü bir deniz üssü ve tersanesi olan Gelibolu’da doğdu, babası Karamanlı Hacı Mehmet ona Muhiddin Piri ismini koydu. Akdenizde nam salmış ünlü bir korsan o  » Devamini Oku

Yerin Epirojenik Hareketleri

Yerin Epirojenik Hareketleri Yerkuğunun geniş alanlar kaplayan bu hareketleri karşılıklı tabakaların durumu bozulmadan geniş sahalarda meydana gelen yükselme veya alçalma olayıdır. Kıta oluşumu da denilir. Geniş yerkabuğu parçalarının yükselme alçalma çanaklaşma ve kubbeleşme şeklindeki hareketlerine epirojenik hareketler denir. Bu olayda geniş sahalar alçalır veya yükselir. Bu  » Devamini Oku

kelepir

değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon

Fatih Sultan Mehmet Döneminde Balkanlardaki Gelişmeler

İstanbul’un fethinden sonra Fatih, Hristiyan dünyasının birleşmesini engellemek ve Bal­kanlardaki Osmanlı egemenliğini kalıcı hâle getir­mek için fetih hareketlerine başladı. 1459′da Belgrad hariç Sırbistan fethedildi. 1460′da Mora Yarımadası alındı. 1462′de Eflâk, 1476′da Boğdan fethedildi. 1463′te Bosna, 1465′te Hersek fethedildi. 1479′da Ar  » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık


  Puanı : 4.8 / 10 | Oy : 13 kişi | Toplam : 62

Bu yazıya puan ver..
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar
Sorun Yanıtlayalım İletişim