Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: BESTE
Gönderilme Tarihi: Wed, 27-Jun-2007
Okunma: 5793 kez
Yazı Boyutu: 3.2 KB

Tunç Çağı’nın Gizemli Kadınları

Tunç Çağı’nın Gizemli Kadınları

Kalınkaya’dan İdol, İTÇ II-III

Bir süre önce, günümüzden 5 bin yıl öncesinin besleyen, doğuran, üreyen, kutsal, küçük kadınlarının davetine kayıtsız kalamamıştım. Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’ne, göreceklerim karşısında nasıl büyüleneceğimi kurgulayarak gittim.. Çünkü Ana Tanrıça benim için önemliydi.. Çatalhöyük ile ilgili ilk gördüğüm resim ortaokul yıllarıma dayanır ki; bu resim iri göğüslü, şişman bir kadındı.. O zaman ki aklımla ne düşündüğümü hatırlayamıyorum ama şu an çok şey ifade ediyor bana o resimdeki Ana Tanrıça..

Sonra Efes Artemis’iyle tanıştım.. Bol göğüslü olarak yontulmuş bu Artemis, hemen bolluğu ve bereketi gözler önüne seriyordu. Zaten Ana Tanrıça denilince akla doğurganlık, çoğalma gelir. Peki, bu iki karakter arasındaki zamanda Ana Tanrıça kültü kesintiye mi uğramıştı? Tabi ki hayır.. Bu sergi aradaki boşluğu kısmen kapatan bir belgeseldi benim için..

Afyon Çıkrık Köyü doğusundaki höyükten oturan figürin İTÇ I-II

Ana Tanrıça kültünün ortaya çıkışı, M.Ö. 40.000–30.000’lere rastlar. Bu dönemde yaşam mücadelesiyle uğraşan insanoğlu, yaradılışını sorgulamış ve bir hayat dünyaya getiren, onu koruyan, kendinde var olan sütüyle besleyip, büyüten bir varlığın bu doğal özellikleri, Ana Tanrıça kültünün çıkış sebebi olmuştur.

Kent yaşamına geçilen Tunç Çağı’nda (M.Ö. 3200-2000) değişen yaşam koşulları gibi, Ana Tanrıça figürlerinin de değiştiğini gördüm bu sergide.. Öyle Neolitik Dönem Ana Tanrıçaları gibi abartılı uzuvları yok, incelmiş; baş, boyun ve vücuttan oluşan idollerle karşılaştım.. Göğüsleri belirtilmiş ve genelde, besleyici uzuvları olan bu göğüsleri elleriyle kapatır şekilde betimlenmişler.. Bazılarının sadece gözleri belirtilmiş, iri delikler halinde.. Aklıma o an Tanrıların Tanrısı Zeus’un çift yüzlü baltası (labrys) ile birlikte bazen bir göz bazen de bir kulağın betimlendiği, tapınak duvarları geldi. Böyle bir betimleme, “Tanrı sizi görüyor” ya da “Tanrı sizi duyuyor” anlamına gelirdi. Bazı Tanrıça figürinlerinde yalnızca gözlerin gösterilmesi aynı yönde bir inanış mıydı acaba? Kim bilir, belki de “ben her şeyi görüyorum” diyordu sessizce..

Bu kadar çok kadın figürinlerinin yapılması için ise, söylenecek tek bir şey var; onun yaratma gücüne kayıtsız kalamayan insanoğlunun ona tapması..

Çalışma: Bilun Şen parkeoloji.com



Tunç Kafiye

Kafiyedeki kelimelerden birinin, diğerini içinde aynen bulunması yani tekrar edilmesiyle oluşan kafiyeler tunç kafiye denir. Yani kısaca kafiyeyi oluşturan sözcüklerden biri diğerinin içinde geçiyorsa buna “tunç kafiye” denir. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım (“-aşarım“: Tunç Kafiye) Bursa’da bir eski cami avlusu Mermer şadırvanda   » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç