Yazıyı Gönderen: zeus
Gönderilme Tarihi: Mon, 16-Apr-2012
Okunma: 40959 kez
Yazı Boyutu: 9.94 KB

Reklamlar

Machu Picchu Antik Kenti


Dünyanın yeni yedi (7) harikası:
Machu Picchu (1460-1470) Machu Picchu, Peru


Inka İmparatoru Pachacutec 15. yüzyılda Manchu Picchu olarak bilinen dağda bulutlar içinde bir şehir inşa ettirmiştir. Bu muhteşem yerleşim merkezi And platosundan başlayarak balta girmemiş Amazon ormanlarının Urubamba Nehrine kadar uzanmaktadır. İnkalar tarafından çiçek hastalığı salgınından dolayı terkedilmiştir. İspanyolların İnka İmparatorluğu’nu ele geçirmelerinden sonra şehir 300 yıl boyunca “kayıp” olarak kalmış ve 1911 yılında Hiram Bingham tarafından tekrar bulunmuştur.


- - - - -

Cusco’dan dünyaca ünlü Machu Picchu’ya gitmek için bir kaç gün önce tren bileti almak gerekiyor. Oldukça fakir olan ülkenin en önemli gelirini İnkaların izlerini sürmeye gelen turistlerin bıraktığı dövizler oluşturuyor. Bu nedenle kayıp kente Machu Picchu’ya gitmek oldukça pahalı. (170 dolar ile 400 dolar arasında değişiyor.)

Andların yüksek dağlarında bulunan bu antik kente ulaşmak için önce Cusco’daki San Pedro İstasyonu' ndan kalkan turist trenine binmek gerekiyor. Fakat bir çok gezgin arkadaşla birlikte trende yer bulamadığımız için özel bir minbüsle iki saatlik bir yolculuğun ardından Urubamba Vadisi’ndeki tarihi İnka kentlerinden biri olan Ollantaytampo’ya varıyoruz. Burası 2.800 metre yüksekliğinde, taş bloklarla teraslamanın en güzel örneklerinin görülebileceği bir başka İnka kenti. Kısa bir mola’nın ardından Cusco’dan gelen Machu Picchu trenine biniyoruz.

Machu Picchu

Virajlı yollardan ilerleyerek karlı And Dağları manzarası eşliğinde bir saat daha gidip son durak olan termal kaplıcalarıyla ünlün Aguas Calientes’e ulaşıyoruz. Dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin kayıp kente bir an önce ulaşmak için duydukları heyecan yüzlerinden okunuyor. Ancak yolculuk henüz bitmedi. Etrafta mahşeri bir kalabalık var. Tüm rehberler kendi gruplarını bir köşede tamamlayıp çıkışa hazırlıyorlar. Machu Picchu’yu görmeye gelenlerin hepsi öncelikle buraya gelmek zorunda. Buradan sonra kayıp kente ulaşmanın iki yolu var. Bunlardan ilki “İnca Trail” denilen ve yerel bir acenteden alınan profesyonel destekle üç ile beş gün arasında değişen 88 km’lik bir yürüyüş yoluyla kamplar kurarak tepeler, dağlar, bayırlar çıkıp kayıp kente ulaşmak. İkincisi ise bizim de tercih ettiğimiz şekilde geri kalan yolu otobüslerle çıkıp Machu Picchu’yu günübirlik ziyaret etmek.

Gençlik Dağı anlamına gelen Machu Picchu, Urubamba Vadisi’nin yamaçlarında, 2 bin 430 metre yükseliğindeki bir tepenin tam sırtında bulunuyor. 1450 yılında inşasına kral Pachacuti zamanında başlanan kent 1493'te tamamlanmış. Anlatılanlara göre İspanyol işgali sonucu şehirlerini peş peşe kaybeden İnka liderleri 1536 yılında etraflarındaki az sayıda insanla birlikte bu gizemli kente yerleşir ve ülkeyi 30 yıl daha buradan idare eder. İnkalar, kaleleri 16. yüzyılda işgalci İspanyollardan korunmak amacıyla kullanırlar. Saklı kent adıyla da bilinen yapı, İnkalar tarafınan işgale direnmenin bir sembolü olarak da kabul ediliyor. Şehrin tam olarak hangi nedenle yapıldığı ise hâlâ bilinmiyor.

Rivayete göre Güneş Tanrısı İnti'ye daha yakın olabilmek için, ya da tanrılar ve seçkin insanlar için inşa edildiği ysöyleniyor. İşgalci İspanyollar bir efsane olarak duydukları bu büyülü şehri bulmak için çok uğraşmışlar ama başarılı olamazlar. 50 yılda binlerce işçi tarafından inşa edilen bu kentte güneşin çocukları sadece yüz yıl kadar yaşarlar. Son seçkin İnkalı'nın da ölümüyle şehir hala tam olarak bilinmeyen nedenle büyük bir sessizliğe gömülür. Yıllar, yüzyıllar birbirini kovalarken, bu arada saklı kentin üzeri, And Dağları'nın zirvelerinde yavaş ama sabırla gelişen orman tarafından sessizce örtülür. İnsanlık tarihinin gizemli medeniyetlerinden biri olan İnkaların en görkemli şehrinin bu sessiz bekleyişi tıpkı Mısır’ın gizemli piramitleri, Kaboçya’nın efsane Angkor’u, Java’ın ünlü Borabodur’u, Ege’nin Efes Antik Kenti, Batı Anadolu’nun Truvası gibi yüzyıllar süren bir yeraltı uykusuna yatar. Ta ki 1911 yılında bölgeye gelen Amerikalı tarihçi Profesör Hiram Bingham a kadar... Profesör Bingham, İnkaların İspanyollara karşı son savaşlarını verdikleri Vilcabamba kentini ararken Machu Picchu’yu tesadüfen bulur. Hem de 9 yaşındaki küçücük bir çocuğun yardımıyla.

Bingham; dünyanın en önemli arkeolojik keşiflerinden birini gerçekleştirdiğini hemen farkeder. Ancak yaklaşık 500 yıllık bitki örtüsünü temizleyecek ne malzemeye ne de adama sahip olmadığı için çevrenin fotoğraflarını çekip ABD'ye geri döner ve ertesi yıl tam teçhizat ve çok sayıda işçiyle gelerek arkeoloji tarihte yeni bir sayfa açmayı başarır ve tüm dünyaya İnkaları tanıtır. 1983’te UNESCO tarafından “Dünya Mirası” kapsamına
alınır ve çevre düzenlemesi yapılarak ziyarete açılır.

Bir dünya gezgini olarak geç de olsa nihayet Amerika kıtasının en gizemli mekanına ayak basıyorum. İnkalar’ın Güneş Tanrısı İnti’nin bir etkisi mi yoksa sadece 2430 metre yüksekliğinden mi olacak, müthiş bir sıcaklıkla karşılıyor bizi Machu Picchu. Her yerde olduğu gibi yine Japon turistler herkesten önce gelip makinalarındaki pozları yarılamışlar bile. (Sadece Yogyakarta’daki Prambanan Tapınağı’na onlardan önce girmeyi başarmıştım.)

İnsanların bir çoğu henüz gitmemiş olsa da fotoğraflardan ya da belgesellerden aşina olduğu Andların yüksek kesimlerindeki efsane kent Machu Picchu’nun bir lamanın yüküyle ancak sığabileceği şekilde yapılmış giriş kapısı İnti Punktu’dan (Güneş Kapısı) içeri giriyoruz. Hepimiz bu büyüleyici görüntüyü hafızalarımıza kazımak için bir süre dış dünyayla bağlantımızı kesiyoruz. Etrafı büyük taş bloklu sularla çevrili ve her birinin önünde kendi bahçesi bulunan yüze yakın saray ve tapınak kalıntılarıyla karşılaşıyoruz. Yapıların büyük bir bölümü tek tarafı açık, gökyüzüne doğru giderek daralan büyük taş bloklardan oluşuyor. Şimdilerde hepsinin çatısı açık olsa da eskiden göğe yükselen bu sivri çatıların bitkilerle kapatıldığı söyleniyor. Kral Pachacuti’nin yaptırdığı bu efsane kentte hanedan ailesi ile onun yakınları ile hizmetkarlarından oluşan bin kişiye yakın bir nüfusu barındırdığı söyleniyor. Hiç bir teknik kullanmadan sadece kas gücüyle bu kadar çetin ve ücra bir arazide böylesi bir saltanat malikanesi inşa etmenin olağanüstü bir ustalık gerektirdiği ilk bakışta anlaşılıyor.

Antik kenti çevreleyen surların dışındaki eğimli araziler saray çalışanları tarafından taş duvarlar örülerekteraslara dönüştürülmüş. Bu teraslarda küçük tarlalar oluşturularak kentin gıda ihtiyacını karşılamak amacıyla patates, mısır ve çeşitli şifalı bitkiler yetiştirilmiş. Bu terasların hiç brinde en ufak bir bozulma olmamış, hepsi hala kullanıma hazır bir şekilde sapa sağlam duruyor. Dağ başındaki bu kentin su ihtiyacını karşılamak için oyma taşlarla yapılmış su kanallarıyla daha yüksekteki dağlardan su getirmeyi başarmışlar. İnkaların burayı daha çok bir ibadet yeri olarak kullandığı düşüncesi hakim. Güneşe taptıkları için Yüksek kayalıklara yerleştirdikleri elips şeklinde altından yansıtıcılarla astronomik gözlemler yapmışlar ve önemli tarihleri kutlamayı ihmal etmemişler. Güneşin yıllık döngüsünü inceleyip, en büyük törenlerini yaz gündönümü olan 21 Haziran tarihlerinde büyük şenliklerle kutladıkları tespit edilmiş.

Kutsal kent Machu Picchu için öne sürülen en önemli teorilerden biride buranın Güneşin Bakireleri için inşa edildiğidir. İnkalar için kutsal olan Azize, bakire Morena anısına bu tapınaklarda da “Güneşin Bakireleri” adında kızlar bulunurmuş. Saraylarda, İnka hükümdarlığı altındaki dört bölgeden getirilen kızların kaldığı güzel döşenmiş birçok oda varmış. Güneş Tanrısının hizmetine seçilen bu güzel kızların bakireliklerinin bozulmaması için çok sıkı korunan bir yerde hep beraber yaşarlardı. Sadece iki kişi birlikte dışarı çıkabilirlerdi ve genellikle bekçiler tarafindan takip edilirlerdi.

Bu kızlar, kurban törenleri sırasında mayalanmış mısır içkisi chicha’yı hazırlar ve kumaş dokurlardı. Bunlar yeni bir imparatorun başa geçmesi, İnka’da salgın bir hastalığın olması, deprem gibi önemli olaylarda tanrılara kurban edilirdi. Sadece kızlar değil çocuklar ve savaş esirleri de bozulan evrensel düzenin yeniden kurulması için kurban edilirlerdi.

Dört bir yana açık olan ve kentin en yüksek noktasında yer alan güneş gözlemlerinin yapıldığı ve hala bir güneş saatinin bulunduğu İntivatana sırtına çkıp bir süre oturdum ve etrafı seyrettim. Bu sırada bir kaç lama biz misafirlerine karşı umursamaz bir halde antik kentin meydanındaki çimlerde otluyordu. Birden Pablo Neruda bu büyülü kent için yazdığı mısralarını bu kez kutsal sütunların arasından haykırdı:

Taş setlerin yüksek kenti,

insan uygarlığının yalçın kalesi,

çökmüş krallık işgallere ve asırlara rağmen hala dimdik ayakta...

Güneş Tanrısı İnti’nin öğle vakti kasıp kavuran sıcağından kendimi biraz olsun korumak için antik evlerden birinin göneş görmeyen odalarından birine sığınmak zorunda kaldım. Yılda beş milyona yakın turistin ziyaret ettiği Machu Picchu’nun bir grup Uzakdoğulu ziyaretçisi antik kentin tam ortasındaki çimlerin üzerine sırt üstü yatmışlar ve el ele tutuşarak bir birinden aldıkları doğu felsefesinin mistik enerjisini buradaki kutsal güneş enerjisiyle birleştirerek Nirvana’ya ulaşma telaşı içindeydiler. Diğerleri ise dünyada ulaşılması çok zor olan bu mekana gelebildikleri için kendilerini adeta hacı olmuşcasına mutlu sayıp bu kutsal mekandan ayrılmadan önce onlara burayı hatırlatacak küçük bir çakıl taşı, ve yahut bir bitki ya da toprak parçası almayı ihmal etmiyorlardı. Hatta çıkışta pasaportuna “Machu Picchu’yu gezmiştir” diye damga vurduranlar bile vardı.


semantik

semantik/anlambilim anlamları inceleyen bilim... semantik olarak da bilinir. anlambilim felsefi ya da mantıksal ve dilbilimsel olmak üzere iki farklı açıdan ele alınabilir. felsefi ya da mantıksal yaklaşım, göstergeler ya da sözcükler ile bunların göndergeleri arasındaki bağlantıya ağırlık verir ve adlandırma, düz anlam, yan anlam, doğruluk gibi özellikleri inceler. dilbilimsel yaklaşım ise, zama  » Devamini Oku

mantık

mantık; lojik: hegel’de, düşünceye, bilmeye ve dış dünyaya hükmetmede en önemli genel yaların arlarındaki bağıntıların bilimidir. mantık; düşüncenin çelişkilerini çözmek ve aşmak, tekiller halinde bölünmüş dünyayı bağıntılı bir bütün halinde, kavramlar ve kategoriler düzeyinde ele almak için bir araçtır. aristoteles mantığı: klasik mantık da denilmektedir. özdeşlik ilkesi üzerine kurulmuştur  » Devamini Oku

Klasik Müzikte Romantik Dönem

Müziğin kilise ve saraydan taşıp halka yayıldığı dönemdir. (1830 - 1900) Kalıpların ve düzenin yıkılıp yerine daha özgür, daha özgün olan romantizmin geldiği dönemdir. Kendi içinde 3 döneme ayrılır: Erken Romantik Dönem: Romantik anlatımın Klasik dönem içinde doğduğu, ilk dönemidir. Bu anlatımın öncüsü Ludwig van Beethoven olarak kabul edilir. Bu dönemin diğer ünlü bestecileri de Franz Schuber  » Devamini Oku

antikite

antikite : eski yunan ve roma sanatına verilen genel ad. antikite : fransızca antiqutié. “tarihte ilk çağ, antik devir” anlamıyla dilimizde yaygın olarak kullanılan bu kelime için kurulumuz da ilk çağ karşılığını kabul etmiştir. kelimenin soyut anlamındaki kullanımına karşılık olarak ise eskilik sözü uygundur. örnek: yüz yıldan beri orta doğu’da ve mısır’da yürütülen kaz  » Devamini Oku

otantik

otantik: geleneksel yada folklorik, gerçek olan, gerçeğe dayanan, orijinal, mevsuk

antik

antik: - ilk çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski yunan ve roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika. - fransızca tarih (antique)

machu picchu

machu picchu (1460-1470) machu picchu, peru ınka imparatoru pachacutec 15. yüzyılda manchu picchu olarak bilinen dağda bulutlar içinde bir şehir inşa ettirmiştir. bu muhteşem yerleşim merkezi and platosundan başlayarak balta girmemiş amazon ormanlarının urubamba nehrine kadar uzanmaktadır. inkalar tarafından çiçek hastalığı salgınından dolayı terkedilmiştir. ispanyolların inka imparatorluğu’  » Devamini Oku

Antik Çağ Felsefesi

Antik Çağ Felsefesi denildiğinde yaklaşık M.Ö. VUI'den M.S. V. yüzyıla kadar geçen 13 asırlık bir dönemde ortaya çıkıp gelişen felsefi düşünce ve akımlar söz konusu edilir. Bu 13 asırlık zaman dilimi fclsci'i düşüncenin ortaya çıkışı, oluşumu ve gelişimi bakımından yakınlıklar, benzerlikler, etkiler taşıdığı gibi, çatışmaları, aynı konu ve sorunların farklı, hatta karşıt açıklama ve yorumlarını da  » Devamini Oku

petra antik kenti

petra antik kenti: petra (yunanca: πέτρα, petra; arapça: البتراء, al-bitrā) ürdün'nün lut gölü ile akabe körfezi arasındaki toprakları üzerinde yer alan antik kenttir. m.ö. 400 ile m.s. 106 yılları arasında nebatiler'e başkentlik yapmıştır. roma imparatorluğu tarafından işgal edilene kadar başkent olarak varlığını sürdürmüştür  » Devamini Oku

antikide

antikide: felsefe’de grek ve latin kültürleriyle sinirli (groko-romen) klasik ilkçağ=antikçağ anlaminda kullanilmiştir. daha geniş anlamiyla m.ö. 5000 ile m.s. 1500 yillari arasinda kalan, eski kent devletlerinin kurulmasi-yikilmasiyla ilgili olarak bağlam oluşturan kavramdir.

Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
» Son Hareketler


  Puanı : 6.4 / 10 | Oy : 15 kişi | Toplam : 96

Bu yazıya puan ver..
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar
» Dış Bağlantılar
Bi soru sor
İletişim