Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: dalimerie
Gönderilme Tarihi: Fri, 31-Aug-2007
Okunma: 1563 kez
Yazı Boyutu: 2.69 KB

Arkesilaos

Arkesilaos ( ya da Arkesilas) (316-241) Aeolia bölgesinde Pitane’de ( Bugünkü Çandarli) dogmus. Önce Aristoteles’in en yakin dostu , is arkadasi ve ardili Theophrastos’un ögrencisi olmus, sonra da Akademia’ya girmis ve Pyrrhon’un da çok etkisi altinda kalmis.
Pyrrhon’un ögretisini degistirmeden bütünü ile benimseyen Arkesilaos, bir Akademiali olarak Platon felsefesi üzerinde durup, bu felsefenin, özellikle de Sokrates’in yönteminin süpheci yönlerini belirtmeye çalisir. Arkesilaos’un kendisi tartismalarinda Sokrates’n yöntemini kullanirmis; yalniz, Sokrates gibi, karsisindakini kendi üzerinde bir düsünmeye zorlamak, sonuçlari kendisinin bulmasina yol açmak için degil de, onu süpheci görüse geçirmek için bu yöntemi kullanirmis. Arkesilaos’un bilgi anlayisi asil niteligini, baslica karsiti Stoa ile daha dogrusu Zenon ile olan savasmasinda kazanmistir. Stoa’ya göre, gerçek üzerine olan bilgimiz duyu algilarina dayanir, bu bilginin kaynagi burasidir. Yalniz, bütün duyu tasavvurlari degil de, ancak kataleptik tasavvurlar dogru’yu saglarlar, ancak “kavranmis”, ruhumuzda saglam kök salarak “saklanmis” olan tasavvur (katalepsis) besbellidir, apaçiktir, dolayisiyla kesindir, sarsilmazdir; katalepsis dogru bilginin ölçüsüdür. Stoa’nin bu anlayisini Arkesilaos söyle elestirir: Bir tasavvurun dogru mu, yanlis mi oldugunu, yani bu tasavvurun varolan bir seyle mi, yoksa varolmayan bir seyle mi iliskili oldugunu bize güvenle bildirecek böyle bir dogruluk ölçüsü yoktur. Duyu yanilmalarinda, rüyalarda, delilikte de tasavvur mutlak bir apaçiklik niteligi tasirlar ve bizi kendilerini onamaya zorlarlar, oysa bunlar yanlis tasavvurlardir. Bu da gösteriyor ki, tasavvurumuzun yanlis mi, dogru mu oldugunu hiçbir zaman kesin olarak bilemeyiz. Ayrica: kataleptik olan ve olmayan tasavvurlar arasinda dereceli geçitler vardir, apaçiklik ile bilginin güvenilir olmasinin da dereceleri vardir. Arkesilaos’un bilgi teorisi hemen hemen, dogmatizmin bas temsilcisi Stoa’ya karsi yaptigi bu elestirmede sona erer.
Ahlak ögretisinde Arkesilaos’un daha olumlu bir görüsü var. Burada Sokrates –Platon gelenegine de dayandigindan, yargi ve eylemden kaçinmayi (epokhe’yi) ögütleyen Pyrrhon gibi pratik hayattaki davranisa tam bir ilgisizlik göstermez; epokhe bir deger, ama en yüksek deger degil; insanin eylemde de bulunmasi gerek. Burada karsisina su soru çikar: Amaçlar ve ilkeler açik olarak bilinmeden eyleme olabilir mi? Sirf algi ve buna dayanan aliskanlik ile Arkesilaos yetinmek istemediginden, eyleme kilavuz olarak “akillilik ( phronesis) ve “iyice temellendirmeyi” (enlogia) ileri sürer.



 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç