Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: dalimerie
Gönderilme Tarihi: Thu, 20-Sep-2007
Okunma: 54130 kez
Yazı Boyutu: 3.27 KB

GerçeküstücülükEdebi Akımlar (Part: 3)



1924 yılından sonra Dadaizmin yerine geçen, Fransa‘da Andre Breton ve arkadaşlarınca oluşturulan edebiyat akımı. Bu akım, düşünce ve duyguların aklın denetimine girmesine karşı çıkar. Her türlü töresel ve sanatsal baskıyı bir yana atıp düşgücünün alabildiğine özgürce kullanımını savunur. Bunun için de gerçeğin her türlüsünden sıyrılmaya uzaklaşmaya çalışır. Bilince sırt çevirip bilinçaltına yönelir. Bilinçaltının karmaşık dünyasını sanata aktarmaya yönelir. Bu akımın öncüsü ve kuramcısı Andre Breton (1896-1966) gerçeküstücülüğün yaslandığı ana düşünceyi şöyle açıklıyor: «Sürrealizm (gerçeküstücülük) sözle, yazıyla ya da başka bir biçimle düşüncenin gerçek işleyişini ortaya koymak için yararlanılan katıksız bir otomatizm. Aklın ve her türlü ahlaksal ve estetik kaygının denetimi dışında düşüncenin belirlenmesi. Sürrealizm, düşüncenin çıkar gözetmez oyununa, rüyanın sınırsız gücüne ve bugüne değin önemsenmemiş bulunan belli çağrışım biçimlerinin üstün bir gerçekliği olduğuna inanır.» Bilinçaltı dünyasını sanata aktarmak isteyen gerçeküstücüler, bu tutumlarında Freud’ün (1856-1939) görüşlerinden büyük ölçüde yarar­lanmışlardır. Nedir bilinçaltı? İnsanın bastırılmış istemlerinin, tutku, istek ve özlemlerinin, baskı altında tutulan yönlerinin depolandığı alandır bilinçaltı. Bunlar törelerin, toplumsal baskıların, gelenek ve göreneklerinin baskı sonucunda oraya itilmiş, orada saklı tutulmaktadır. Saklı tutulan bütün bu ruhsal malzeme sanata yansımalı, aklın denetimi dışında kalan tüm düşler, kendinden geçişler, sayıklama ve sabuklamalar girmelidir sanata. Öte yandan düşgücü, tüm özgürlüğüyle işletilmeli, değişik düşlem­ler (fantazyalar) sanatsal yaratıların dokusu içinde yer almalıdır. Bunun için de sanatçı, yaratısını düzenli ve planlı bir biçimde hazırlamayı bir yana bırakıp, rastlantılardan, çağrışımlardan yararlanma yollarını denemelidir. Nitekim bilinçaltına inmek, aklın egemenliğini sıfıra indirmek için değişik deneyler (hipnotizma ile uyutup konuşturma, belirli bir konu saptamadan dilinin ucuna geleni kâğıda dökme, soru-yanıt oyunları kurma vb.) yapmış, bunlardan yararlanmışlardır. Gerçeküstücülük, Fransa’da Andre Breton’un yanı sıra, Soupault, Aragon, Eluard vb. ozanlarca sürdürülmüştür. Bu akım Fransa’da oluşmuş, fakat dünyanın birçok ülkesinde izleyici bulmuştur. Türk edebiyatında tümüyle gerçeküstücü akıma bağlı kalıp bu doğrultuda ürün veren sanatçılar yok değildir. Ayrıca, gerçeküstücü nitelikler taşıyan tekerlemelerimiz, halk tasavvuf şiirinde yer alan kimi şathiyeler vardır. Özellikle Garipçilere karşı bir tutumla şiir yazan ve İkinci Yenici sayılan ozanların bir bölüğünün kimi şiirleri (Ece Ayhan, İlhan Berk, Oktay Rifat, Edip Cansever, Cemal Süreya vb.) gerçeküstücü şiirle sıkı bir kanbağı taşır. Yunus Emre’nin şu dizelerinde olduğu gibi:

Çıktım erik dalma
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıyıp
Der ne yersin kozumu

Cemal Süreya’nm şu dizeleri de anlamı boşlayan, çağrışımlardan alabildiğine yararlanan, imgelemin özgürce kullanımını içeren özellikler taşır:

Renklerinden dolayı okulsuz bırakılan
Zenciler zenciler iki okka zencefil
İntihar süsü verilerek
Güneşin linç edildiği bir akşam



Sayfalar: « 1 2 (3) 4 5 6 ... 12 »

Edebi Eser

Edebi Eser : Duygu, düşünce ve hayallerimizi sözle veya yazıyla etkili bir biçimde dile getiren esere edebi eser denir. Edebi Eser Nedir? Tanımı ve Özellikleri Yaşanan, görülen, duyulan, bir olayın ya da bir duygu veya düşüncenin estetik ölçüler içinde anlatıldığı eserlere, edebi eser denir. Edebi Eserlerin Özellikleri a-) Edebi eserin dili, dilin günlük kullanımından farklı olarak, okuy  » Devamini Oku

Edebi Sanatlar

1 - İNTAK (KONUŞTURMA) SANATI - Cansız varlıkları ve insan dışındaki canlıları insan konuşturmaya intak denir. - Mor menekşe:’’Bana dokunma;’’diye bağırdı. - Minik kuş:’’Anne beni rüyalar ülkesine götür.’’diye yalvarıyordu. - Not: İntak sanatının olduğu her yerde doğal olarak teşhis sanatı vardır. 2 - TEZAT SANATI - Aralarındaki bi  » Devamini Oku

Dil - Kültür - Edebiyat İlişkisi

Dil, edebiyatın temel taşı olduğu gibi kültürün de taşıyıcısıdır.Bir milletin yarattığı edebiyat, o milletin kültür birikiminin bir yansımasıdır. Dil olmadan ne kültür ne de edebiyat olur. Bu üç öğe birbirini tamamlar. Kültür, bir toplumun tarihi gelişme süreci içinde meydana getirdigi maddi ve manevi degerlerin bütününü ifade eder.Bir dil sanatı olan edebiyat da kültürün içinde yer alır.   » Devamini Oku

Türk Edebiyat Tarihi

Türk Edebiyatı, Türklerin dâhil oldukları üç medeniyet ve kültür dairesine paralel olarak üç safhada incelenmektedir. 1. İslâmiyet’ten Önceki Türk Edebiyatı, 2. İslâmî Devir Türk Edebiyatı, 3. Batı Tesirinde Gelişen Türk Edebiyatı. Bu tasnif Fuat Köprülü tarafından ortaya atılmış ve edebiyat araştırmacıları tarafından bugüne dek kullanılagelmiştir. Türk Edebiyatının Devirlere A  » Devamini Oku

Tanzimat Dönemi Edebiyatı

Tanzimat Dönemi Edebiyatı (1860-1869) Türk toplumunda, 1860-1896 yılları arasındaki edebiyat etkinlikleri, "Tanzimat edebiyatı" adı altında toplanır. "Batılılaşma" olgusunu gerek basın, gerek edebiyat yapıtları aracılığıyla yaygınlaştırmaya çalışan Tanzimat dönemi yazarları, Batı şiir, roman ve tiyatrosundan oldukça etkilendiler. Bu etkilenmeler, özellikle çeviri yoluyla gerçekleşti. Tanzimat   » Devamini Oku

Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı Türk Şiiri

Horasan’dan Ahmet Yesevi’ye bağlı erenlerin Anadolu’ya gelmeleriyle başlayan tasavvuf akımı, Anadolu’ daTasavvuf Edebiyatının doğup gelişmesini sağladı. İslam dininin ve yapılan ibadetlerin daha kolay anlaşılması amacıyla tekke çevrelerinde, halkın her kesiminin anlayabileceği şiirler söylenmeye başlandı. Zamanla bunlar gelişerek ”dini-tasavvufi Türk şiir” gelen  » Devamini Oku

Fecr-i Ati Şiiri ve Milli Edebiyat Şiirinin Benzerlikleri Farklılıkları

Benzerlikler: Milli edebiyat dönemi şairlerinin zaman zaman fecr i ati gibi modern şiirden faydalanmaları. Farklılıklar: SES VE AHENK Fecr-i Ati : Aruz ölçüsü ve sanatsal söyleyiş. Milli Edebiyat : Hece ölçüsü ve halk söyleyişi. TEMA Fecr-i Ati : Bireysel konular. Milli Edebiyat : Toplumsal ve milliyetçi konular. YAPI ÖZELLİKLERİ Fecr-i Ati : Temaya göre oluşturulan bir yapı.   » Devamini Oku

Tanzimat Döneminde Ortaya Çıkan Edebi Eserler

Soru : Tanzimatın ilanından sonra edebiyatımızda hangi edebi türlerin görülmeye başladığını söyleyiniz?Cevap : Gazete ile birlikte makale, fıkra gibi türlerle roman, hikaye ve tiyatro gibi türler de Tanzimatla birlikte ortaya çıkan edebi türlerdir. Bu türlerde hangi eserler verildiğini öğrenmek için yazımızın devamını okuyabilirsiniz.Tanzimat döneminde ortaya çıkan edebi türler İlk tiyatro dene  » Devamini Oku

Edebiyat Tarihinin Kapsamı

Bir milletin meydana getirmiş olduğu edebi eserleri ve bu edebi eserlerin yazarlarını kronolojik olarak inceleyen eserlere edebiyat tarihi denir. Edebiyat Tarihinin Kapsamı NedirEdebiyat tarihi, milletlerin yüzyıllar boyunca oluşturduğu edebî eserlerini inceler, ait olduğu milletin duygu ve düşüncede aldığı yolu nesnel olarak değerlendirir. Bunu yaparken de bilimsel araştırma yöntemlerini kullanır  » Devamini Oku

Türk Edebiyat Tarihi Bölüm 2

Türk Edebiyat Tarihi (bölüm 2) Refik Halit Karay (1888-1965) Fecr-i Âtî’den sonra Millî edebiyat hareketine katılmıştır. Eserlerini de bağımsız bir şahsiyet olarak vermiştir. Edebî hayatı köşe yazarlığı ile başlamıştır. Sonra da sırayla hikâyeciliği ve romancılığı gelir. İlk yazılarında günlük hayatı ele almış, sosyal hayattaki çarpıklıkları, zekî ve nükteli bir üslûpla dile getir  » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç