Yazıyı Gönderen: artemi
Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007
Okunma: 10443 kez
Yazı Boyutu: 3.39 KB

Reklamlar

Mehmet Fuat Köprülü ve Türk Edebiyat Tarihi

M. FUAD KÖPRÜLÜ VE TÜRK EDEBİYATI TARİHİ

Fuad Köprülü ‘nün Hayatı :


Türkiye’nin xx. Yüzyılda sosyal ilimler sahasında yetiştirdiği en büyük ilim adamı olan Fuad Köprülü, 4 Aralık 1890 ‘da İstanbul’da dünyaya geldi. Fuad Köprülü Tanzimat devri ileri gelenlerinden Divan-ı Hümâyûn Beylikçisi Köprülüzâde Ârif Bey’in oğlu olan eski Bükreş sefirlerinden Ahmed Ziya Bey’in torunudur.

Köprülüzâde Fuad, Mercan İdadisi’ni bitirdikten sonra bir süre Mercan, Kabataş, Galatasaray ve İstanbul Liselerinde Türkçe ve Edebiyat hocalıklarında bulunmuş, 1913 yılında ise Hâlid Ziya (Uşaklıgil)’ dan boşalan İstanbul Dârülfünunu (üniversitesi) Türk Edebiyatı Tarihi müderris (Profesör)’liğine getirildi. Bu güne kadar hiç kimseye nasip olmayan bir şekilde 23 yaşında profesör oldu.

Müderris olduktan sonra, kendini tamamiyle ilmi çalışmalarına hasreden Köprülüzâde, Türk Edebiyatı Tarihinde Usûl (1913) adlı makalesiyle Türk Edebiyatı Tarihinin ilmi bir görüşle nasıl yazılabileceğinin esaslarını ortaya koymuş, 1926’da, 386 sayfalık kalın bir cilt halinde yayımlanan Türk Edebiyatı Tarihi, Köprülüzâde’yi gerek içte gerek dışta Türkoloji sahasının en büyük otoritesi haline getirmiştir. 76 yıllık ömrünün hemen 60 seneye yakın bir zamanının devamlı olarak yazmakla geçiren F. Köprülü, arkasında 1500’ün üzerinde kitap ve makale bırakmış.

Türk Edebiyatı Tarihi :

Profesör Fuad Köprülü’nün bundan 54 yıl önce yayımlanmış ve uzun senelerden beri mevcudu tükenmiş olan Türk Edebiyatı Tarihi (İstanbul 1926), sâhasında yeni bir çığır açmış, temel eserlerden biridir.

Köprülü, daha 1913’ de neşrettiği Türk Edebiyatı Tarihinde Usûl (Bilgi mecmuası, I, İstanbul 1913, s. 3-52) adlı uzun makalesiyle Türk Edebiyatı Tarihinin nasıl incelenmesi gerektiğini uzun uzadıya izah etmiş. O, bu işin ancak Avrupa ilim ve metotlarının, bizim bünyemize uygun bir şekilde tatbikiyle tahakkuk ettirilebileceğini kesin ve cerh edilemez bir şekilde ortaya koymuştur. Köprülü kendi koyduğu usûle göre, Edebiyat Tarihimizi tedkike girişerek, daha 1920-21 ‘de iki fasikül halinde Türk Edebiyatı Tarihi’ni neşre başlamıştır. Nihayet 1926’da bu eser 386 sayfalık büyük bir cilt halinde ilim âleminin gözleri önüne serilmiştir.

Eser 13 bölümden meydana gelmektedir.

Birinci Bölümde;
İslâmiyetten önceki Türk Tarihine umumi bir bakış
İslâmiyetten önce Türk Medeniyeti

İkinci Bölümde;
İslâmiyetten önceki Türk Lehçe ve Alfabesi

Üçüncü Bölümde;
Millî Türk Destanı

Dördüncü Bölümde;
İlk şiirler ve Şairler

Beşinci Bölümde;
İslâm Medeniyeti ve Türkler

Altıncı Bölümde;
İslâmi Edebiyata umumî bir bakış

Yedinci Bölümde;
İslâmi Edebiyatta Tasavvuf Tesirleri

Sekizinci Bölümde;
İslâmi Edebiyatta vezin ve şekil

Dokuzuncu Bölümde;
İslâmi Türk Edebiyatının Başlangıcı
Karahanlılar devrinde Türk Edebiyatı

Onuncu Bölümde;
Selçuklular devrinde Türk Edebiyatı

Onbirinci Bölümde;
Moğollar devrinde Türk Edebiyatı

Onikinci Bölümde;
XIII. Yüzyılda Anadolu’da Türk Edebiyatı

Onüçüncü Bölümde;
XIV. Asırda Çağatay Edebiyatı’nın inkişâfı ele alınmıştır.


Soğuk ve Sıcak Renkler

Renkler, şiddetlerine ve insanlar üzerindeki ruhsal etkisine göre ikiye ayrılırlar. . A) Sıcak Renkler (Kımızı, Turuncu, Sarı) Kırmızıda ateşin sıcaklığını, turuncuda güneş ışığının etkisini, sarıda da ışık ve aydınlığı duyarız. Bu renkler, havadaki titreşimi kuvvetli olduğu için diğer renklere 'göre gözü daha önce etkiler. Çocukta renk anlayışı başladığı zaman kırmızıya bakıp ona atılması  » Devamini Oku

Atatürkün Spor ve Sporcular Hakkında Söylediği Sözler

1. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. 2. Spor yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler , zekâ kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben Sporcunun zeki çevik aynı zamanda ahlâklısını severim. 3. Her çeşit spor faaliyetini Türk gençliğinin milli terbiyesin  » Devamini Oku

Dil - Kültür - Edebiyat İlişkisi

Dil, edebiyatın temel taşı olduğu gibi kültürün de taşıyıcısıdır.Bir milletin yarattığı edebiyat, o milletin kültür birikiminin bir yansımasıdır. Dil olmadan ne kültür ne de edebiyat olur. Bu üç öğe birbirini tamamlar. Kültür, bir toplumun tarihi gelişme süreci içinde meydana getirdigi maddi ve manevi degerlerin bütününü ifade eder.Bir dil sanatı olan edebiyat da kültürün içinde yer alır.   » Devamini Oku

Atatürk İlkeleri

A) Temel İlkeler : 1 - Cumhuriyetçilik 2 - Milliyetçilik 3 - Halkçılık 4 - Laiklik 5 - Devletçilik 6 - İnkilapçılık B) Bütünleyici İlkeler : 1 - Ulusal egemenlik (Cumhuriyetçilik – Egemenligi milletin kullanmasi) 2 - Ulusal birlik, beraberlik ve ülke bütünlügü (Milliyetçilik) 3 - Ulusal bagimsizlik 4 - Yurtta baris, dünyada baris (Dis siyaset, kalkinma amaçli) 5 - Bilimsellik v  » Devamini Oku

Türk Edebiyat Tarihi

Türk Edebiyatı, Türklerin dâhil oldukları üç medeniyet ve kültür dairesine paralel olarak üç safhada incelenmektedir. 1. İslâmiyet’ten Önceki Türk Edebiyatı, 2. İslâmî Devir Türk Edebiyatı, 3. Batı Tesirinde Gelişen Türk Edebiyatı. Bu tasnif Fuat Köprülü tarafından ortaya atılmış ve edebiyat araştırmacıları tarafından bugüne dek kullanılagelmiştir. Türk Edebiyatının Devirlere A  » Devamini Oku

Haçlı Seferlerinin Nedenleri ve Sonuçları

Hıristiyanlık dininin peygamberi olan Hz. İsa Kudüs’te yaşamıştır. Bu yüzden Kudüs ve çevresi Hıristiyanlık için kutsal topraklardır. Kudüs, aynı zamanda Müslümanlar ve Yahudiler için de kutsaldır. Ancak, bu topraklar, 636 yılında Halife Hz. Ömer döneminde, ünlü komutan Halid bin Velid tarafından İslam devleti topraklarına katıldı. Avrupalı Hıristiyanlar, Müslümanların elinde bulunan bu kuts  » Devamini Oku

Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı Türk Şiiri

Horasan’dan Ahmet Yesevi’ye bağlı erenlerin Anadolu’ya gelmeleriyle başlayan tasavvuf akımı, Anadolu’ daTasavvuf Edebiyatının doğup gelişmesini sağladı. İslam dininin ve yapılan ibadetlerin daha kolay anlaşılması amacıyla tekke çevrelerinde, halkın her kesiminin anlayabileceği şiirler söylenmeye başlandı. Zamanla bunlar gelişerek ”dini-tasavvufi Türk şiir” gelen  » Devamini Oku

Atatürk'ün Sosyal Bilimlerin Gelişmesine Yönelik Yaptığı Çalışmalar

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bilime ve bilimsel araştırmalara büyük önem verdiği herkesçe bilinmektedir. Atatürk’ün en büyük amaçlarından biri de Türkiye’yi çağdaş bir ülke hâline getirmek ve Avrupalı devletler seviyesine çıkarmaktır. Bunu yaparken en büyük yol gösterici olarak bilimi kabul etmiştir. Atatürk’ün yaptığı inkılaplar incelend  » Devamini Oku

Tanzimat Dönemi Edebiyatı

Tanzimat Dönemi Edebiyatı (1860-1869) Türk toplumunda, 1860-1896 yılları arasındaki edebiyat etkinlikleri, "Tanzimat edebiyatı" adı altında toplanır. "Batılılaşma" olgusunu gerek basın, gerek edebiyat yapıtları aracılığıyla yaygınlaştırmaya çalışan Tanzimat dönemi yazarları, Batı şiir, roman ve tiyatrosundan oldukça etkilendiler. Bu etkilenmeler, özellikle çeviri yoluyla gerçekleşti. Tanzimat   » Devamini Oku

Türkiye Nüfus Özellikleri

—Nüfus artışı yüksektir —Genç nüfus fazladır. —Aktif nüfus fazladır.(çalışabilecek nüfus). Çalışma çağındaki nüfustur. Çalışan nüfus ya da faal nüfus da denir. —İşsizlik oranı fazladır. —Sağlık, eğitim ulaşım sorunları yaşanmaktadır. —Nüfusun büyük bir kısmı tarım sektöründe çalışmaktadır. —Bağımlı nüfus fazladır. —Ortalama yaşam süresi azdır. —Kırsal kesimde kadın nüfusu fazladır.(göç ned  » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık


  Puanı : 6.0 / 10 | Oy : 11 kişi | Toplam : 66

Bu yazıya puan ver..
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar
Sorun Yanıtlayalım İletişim