Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: artemi
Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007
Okunma: 6982 kez
Yazı Boyutu: 5.79 KB

Ahmet Kabaklı ve Türk Edebiyatı

AHMET KABAKLI VE TÜRK EDEBİYATI

Ahmet Kabaklı ‘nın Hayatı :


1924 yılında Harput’da doğdu. İstanbul’a gelen Kabaklı, yüksek öğrenimini Edebiyat Fakültesi’nde yapmıştır (1948). Diyarbakır Lisesi’nde (1948-1950) Edebiyat okutarak öğretmenlik hayatına başlayan Kabaklı, daha sonra Aydın Lisesi’nde (1951-1956) öğretmenlik yapmış, bir yıl (1956-1957) Paris’te eğitim stajı gördükten sonra Çapa Eğitim Enstitüsü (1957-1969) ve İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nda (1969-1972) öğretmenlik görevini sürdürmüştür. Kabaklı 1959 ‘da Ankara Hukuk Fakültesi’ne yazılarak bu fakülteyi de bitirmiştir.

1968 ‘de “Son saat” gazetesinde çıkan “Yunus Emre” yazısı ve daha sonra “Hareket”, “Bizim Türkiye”, “Hisar” dergilerinde yayınlanan şiir ve edebiyat araştırmaları ile yazı hayatına giren Kabaklı, 1956 ‘dan bu yana “Tercüman” gazetesinde fıkra yazarı olarak devam etti.

Başlıca eserleri şunlardır; Picwik’in Maceraları (1962), Türk Edebiyatı (3 Cilt, 1962-1966), Müslüman Türkiye (1970), Mabed ve Millet 81970), Mehmed Âkif (1970), Kültür Emperyalizmi (1971), Yunus Emre (1971), Mevlâna (1972).

Türk Edebiyatı :

Yazar kitabın yazılışı amacını şöyle açıklıyor: son otuz yıl, Türk toplumunun en çok değiştiği en hareketli bir devrine rastlar. O nispette bol renkli düşünce ve sanat akımlarıyla, etki ve tepkilerle, yeniliklerle doludur. Yetişen sanatçılar (genel kanaatin tersine) birbirlerine çok az benzerler. Üstelik bu otuz beş yıl içinde, en az iki kuşak değişmiş ve bunlar “nesil kavgası” yapmışlardır. Ama bütün bu sanatçıların ne demek istedikleri, biçimde, üslûpta, mecazda neler yaptıkları iyi anlatılmamış, belirtilmemiştir. Yapılan incelemeler varsa dergilerde kalmıştır.

İşte bu kitap “öncekiler” gibi, 1940 tan sonra gelişen “bugünkü” edebiyatımıza da geniş yer ayırıyor. Yetişen şair ve yazıcıları, fikir ve sanat akımlarını tanıtıyor. Gençler ve yaşlılar, eski ve yeni edebiyatlar arasındaki kavşak noktalarını ve ayrılma yerlerini, sebep ve ilkeleriyle bulup göstermeğe çalışıyor.

Nihayet bu kitap, ne sırf tarihi bilgiler ve lüzumsuz hayat hikâyeleriyle doldurulmuş, ne de yalnız metin açıklamalarına harcanmıştır. Yazar ve şairleri, onlardan seçilmiş metinlerle birlikte ele almış ve kişileri anlatmak için sunduğu görüşleri metinlerle desteklemiştir. Kişilerin “hayat”ları, kısaca ve ancak eserlerini açıklayan ölçüde verilmiş, (daha önemli olan) karakterleri, fikirleri, üslûpları üzerinde durulmuştur.

Büyük sanatçılara (tabii olarak) daha geniş yer ayrılmış ve onlardan, fazla metin seçilmiştir. Bir edibin, kişiliğini ve fikirlerini tanımadan eserlerinin ve eserleri bilinmeden kendisinin anlaşılamayacağı görüşü, esas tutulmuştur.

Eser üç cilt halinde düzenlenmiştir. Şu konuları ihtiva etmektedir.

I. Cilt :

Yeni bir bakış ve anlayış içinde folklor verimlerini, manzum ve nesir edebiyat tür ve şekillerini bir de üslup ve anlatım konularını içine almaktadır. Bu bahisler hakkında genel bilgiler verildikten sonra, onları yaratan Türk ve dünya sanatçıları Edebiyat Tarihi sırasınca ele alınmıştır. Söz gelişi “destan” türüne bakmak isteyenler, bu türün kural ve özelliklerini, teşekkül ve amaçlarını vb. gördükten sonra ilk çağlardan günümüze kadar yazılı ve sözlü Türk ve Dünya destanlarını zaman esprisi içinde tanımak imkânı bulacaklardır. “Roman, hikâye, deneme...vb.” başka türler, “üslûp” gibi konular, “Romantizm, Sürrealizm vb.” gibi edebi akımlar da böyle incelenmiştir. Hepsinde tarih sırası gözetilmiş, Doğu ve Batı örnekleriyle Milî Edebiyat verimleri karşılaştırılmıştır. Bu ciltteki “Türk Nesrinin Safhaları” bölümü ise, Orhun Yazıtları’ndan bugüne kadar nesrimizin gelişmesini göstermektedir.

II. Cilt:

Destanlar çağından servetifûnun devrinin sonuna kadar (aşağı yukarı 1908) Türk edebiyatını içine almaktadır. İslâmlık öncesi edebiyat – İslâmlık etkisinde: Divan, Halk ve Tekke Edebiyatları – Batı etkisinde : Tanzimat ve Servetifûnun devirleri bu “eski” edebiyatın bölümlerini teşkil ediyor. Ancak her bölüm, birbirleriyle ilişkileri ve ayrılıkları gösterilmiş olmakla birlikte bağımsız kitapçıklar gibi düşünülebilir. Sözgelişi;

Divan Edebiyatı, başlı başına bir “ünite” olarak alınmıştır. Divan şiirini Doğu kaynakları (Arap ve İran Edebiyatları) biçim ve muhteva özellikleri: nazım şekli, kafiye anlayışı, dili, mecaz örgütleri, başlıca temaları, dünya görüşü, mitologya ve ilham kaynakları, ünlü timsal ve meseleleri vb. tetkik edilmiştir.

Daha sonra, yüzyıllar boyunca yetişen Divan şairleri, kendi asırları içinde incelenmiş ve bunların en büyükleri geniş ölçülerde tanıtılmıştır. Bu metot, Halk, Tanzimat, Servetifûnun.... vb. bölümlerde de aynen uygulanmıştır.

III. Cilt :

1908 yılından 1940 ‘a kadar “Millî Edebiyat” ve 1940-1965 arası “Yeni Edebiyat” dönemlerini içine almaktadır. Her iki dönem bağımsızca incelenmiştir. Fakat, bu yeni sanatların batı kaynaklarıyla, eski edebiyatlarla ve birbirleriyle olan benzerlik ve ayrılıkları da gösterilmiştir. Özellikle bu dönemlerin politik ve sosyal olaylarınca, batıdan gelen ve bizde doğan sanat akımlarına, fikir hareketlerine ve sanatçıların bu akımlar, değişmeler, fikirler karşısındaki tutumlarına önem verilmiştir.

1908 ‘den bu yana büyük ün yapmış şair ve yazıcılara ve onlardan seçilmiş parçalara bu ciltte hayli geniş yer ayrılmıştır. 1950 ‘den sonra beliren henüz taze şöhretler ise daha kısa olarak söz konusu edilmiştir.



Atatürkün Spor ve Sporcular Hakkında Söylediği Sözler

1. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. 2. Spor yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler , zekâ kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben Sporcunun zeki çevik aynı zamanda ahlâklısını severim. 3. Her çeşit spor faaliyetini Türk gençliğinin milli terbiyesin  » Devamini Oku

Soğuk ve Sıcak Renkler

Renkler, şiddetlerine ve insanlar üzerindeki ruhsal etkisine göre ikiye ayrılırlar. . A) Sıcak Renkler (Kımızı, Turuncu, Sarı) Kırmızıda ateşin sıcaklığını, turuncuda güneş ışığının etkisini, sarıda da ışık ve aydınlığı duyarız. Bu renkler, havadaki titreşimi kuvvetli olduğu için diğer renklere 'göre gözü daha önce etkiler. Çocukta renk anlayışı başladığı zaman kırmızıya bakıp ona atılması  » Devamini Oku

Türkiye Nüfus Özellikleri

—Nüfus artışı yüksektir —Genç nüfus fazladır. —Aktif nüfus fazladır.(çalışabilecek nüfus). Çalışma çağındaki nüfustur. Çalışan nüfus ya da faal nüfus da denir. —İşsizlik oranı fazladır. —Sağlık, eğitim ulaşım sorunları yaşanmaktadır. —Nüfusun büyük bir kısmı tarım sektöründe çalışmaktadır. —Bağımlı nüfus fazladır. —Ortalama yaşam süresi azdır. —Kırsal kesimde kadın nüfusu fazladır.(göç ned  » Devamini Oku

Kavimler Göçünün Sebepleri ve Sonuçları

Kavimler göçü milattan sonra 375 senesinde Hunların karadenizin kuzey bölümünden Avrupaya giderken karşılarına çıkan barbar kavimler olan ostrogot, vizigot, süev, sakson, angıl, frank ve vandal kavimlerini yerlerinden etmesiyle sonuçlanan bir olaydır. Kavimler Göçünün Sebepleri: a) Büyük Hun Devleti'nin dağılmasından sonra As­ya'nın batısında (Hazar ve Aral Gölü arası) Hunlara katılımların ol  » Devamini Oku

Atatürk İlkeleri

A) Temel İlkeler : 1 - Cumhuriyetçilik 2 - Milliyetçilik 3 - Halkçılık 4 - Laiklik 5 - Devletçilik 6 - İnkilapçılık B) Bütünleyici İlkeler : 1 - Ulusal egemenlik (Cumhuriyetçilik – Egemenligi milletin kullanmasi) 2 - Ulusal birlik, beraberlik ve ülke bütünlügü (Milliyetçilik) 3 - Ulusal bagimsizlik 4 - Yurtta baris, dünyada baris (Dis siyaset, kalkinma amaçli) 5 - Bilimsellik v  » Devamini Oku

Soyut ve Somut Anlam

Somut anlam ve soyut anlam konusu hem Öss’de hem de Oks’de, sözcükte anlam ana başlığı altında işlenen bir konudur. Bu sebeple hem Öss’ye hazırlanan öğrencileri hem de Oks’ye hazırlanan öğrencileri yakından ilgilendirmektedir. Sözcükte anlamın zor konularından -daha doğrusu karışık- konularından birisi olan soyut ve somut anlamı dilimiz döndüğünce kolay ifade etmeye çalı  » Devamini Oku

Haçlı Seferlerinin Nedenleri ve Sonuçları

Hıristiyanlık dininin peygamberi olan Hz. İsa Kudüs’te yaşamıştır. Bu yüzden Kudüs ve çevresi Hıristiyanlık için kutsal topraklardır. Kudüs, aynı zamanda Müslümanlar ve Yahudiler için de kutsaldır. Ancak, bu topraklar, 636 yılında Halife Hz. Ömer döneminde, ünlü komutan Halid bin Velid tarafından İslam devleti topraklarına katıldı. Avrupalı Hıristiyanlar, Müslümanların elinde bulunan bu kuts  » Devamini Oku

Türk Edebiyat Tarihi

Türk Edebiyatı, Türklerin dâhil oldukları üç medeniyet ve kültür dairesine paralel olarak üç safhada incelenmektedir. 1. İslâmiyet’ten Önceki Türk Edebiyatı, 2. İslâmî Devir Türk Edebiyatı, 3. Batı Tesirinde Gelişen Türk Edebiyatı. Bu tasnif Fuat Köprülü tarafından ortaya atılmış ve edebiyat araştırmacıları tarafından bugüne dek kullanılagelmiştir. Türk Edebiyatının Devirlere A  » Devamini Oku

Homojen ve Hetorejen Karışımlara Örnekler

HOMOJEN KARIŞIMLARA ÖRNEKLER : • Çözeltiler • Şekerli Su • Tuzlu Su • Asitli Su • Bazlı Su • Alkol – İyot • Hava • Çay • Kola • Soda • Gazoz • Kolonya • Ter • Tükürük • Gözyaşı • Ham petrol • Cam (Si, Na2O) • Alaşımlar (Çelik, Lehim, Bronz, Pirinç) •  » Devamini Oku

Vehim

1. Kesinliği belli olmayan ancak gerçek olma olasılığı düşük olan düşünce-bilgi. 2. Evham, şüphe, kuruntu anlamına gelir. 3. Sözlükte şüphe ve tereddüt edilen nesnenin kendisine tercih olunan tarafına denir. Çoğulu evhamdır. 4. Bir bilgiye “zan” diyebilmemiz için bu bilginin gerçek olma ihtimalinin, zıddının gerçek olma ihtimalinden fazla olduğuna inanmamız gerekir. Gerçekleşme ihti  » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç