Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: Angellica
Gönderilme Tarihi: Tue, 06-Nov-2007
Okunma: 3696 kez
Yazı Boyutu: 7.93 KB

Ioanna Kuçuradi - Trajik Olan

Ioanna Kuçuradi Trajik Olan’ da Max Scheler ve Friedrich Nietzche’nin görüşlerini yazmıştır. Onlara göre trajik olan nedir, her durum trajik midir, trajedi insanlarda yarattığı duygulara göre ne ölçüde tartışılabilirdir v.b.g. sorulara cevap alırız .Max Scheler trajediyi temelde dünyanın özündeki bir unsur olarak görürken Nietzche ise apollonik ve dionizik olarak ele almıştır.



MAX SCHELER’ E GÖRE TRAJİK OLAN
Max Scheler hayatta ya da sanatta “bir fenomen olarak trajik olan” üzerinde durur. Scheler’ e göre trajik olan var olan bir şeydir; “ daha çok evrenin kendisinin temel bir unsurudur.” Bu yüzden bir sanat eserinin ya da bir durumun"> trajik olması için evrenin temelinde bulunan trajik olandan pay alması gerekmektedir. Scheler’ in bahsettiği bu dünya; fizik – kimya dünyası değil, insanın kendi dünyasıdır. Scheler’ e göre trajik olan bir durum özünde trajiktir zaten, var olması ölçütü insanlarda uyandırdıklarına bağlı değildir. Trajik olan insanla ilgilidir. İnsanların dünyasında, trajik olanların etkileşim içinde bulundukları ortaya çıkar. Bir durumun trajik olması için bir değerin yok olması, bu değerin yok olmasına da başka bir değerin var olması şartı sebep olur. Fakat daha fazlası çatışan bu iki değerin de yüksek ve aynı zamanda pozitiv iki değer olması ya da üstün bir değeri aşağı bir değerin yok etmesi gerekir. Yapılan bir eylem bir hata ya da suç olsa bile bir bütünü ya da bir topluluğu kurtarıcı nedenleri olduğunda trajik olabilir. Başka bir şekilde de trajik olan karşımıza çıkabilir. Öyle ki başka başka iki durum aynı kişide karşı karşıya kalabilir. Bu trajik olan durumu bütünlüğünü de sağlar. Örneğin; Brutus’ un Cesear’ı öldürmesi. Roma2nın kölelikten kurtulması Cesear’ın ölümüne bağlıydı. Ama Roma’yı çok seven Brutus öldürdüğü Cesear’ı da çok seviyordu. Sebepler sonucuna dayanan bu trajedi önlenemezdi. Sceheler trajedinin önelemezliğinden bahsederken bunu anlatmak istemiştir. Bir trajedi de kişinin davranışı var olma sebebiyken aynı zamanda da yok olmasına neden olabilir. Antigone’ nin ağabeyini gömmeyi istemesi onun hep yaşama nedenidir ama aynı zaman da yok olmasına neden olur. Bazen de pozitiv bir değerler doğrultusunda tutum ve davranış içerisinde olan biri, negativ değerler doğrultusunda tutum ve davranış içerisinde olan biriyle karşı karşıya kalabilir, ona karşı yenik duruma düşebilir. “Güneş hem kötü hem de iyi insanların üzerine doğar.” Bu trajik olanın ana şartı, belki de ortaya çıkma nedenidir.
Trajik olan olay bir gerekliliktir. Fakat bu insanın biopsişik yapısında bulunan bir iç gerekliliktir. Bu trajik gereklilikte kişi yine de hür davranır. Fakat karar kıldığı eylemin sonucunun bir felaket olması halinde bile, kişi hür iradesiyle başka bir karar almaz. Çünkü bu iç gereklilik yüce bir amaca hizmet eder ve hürriyeti aşar. Bu gereklilik de trajik olanı doğurur. Trajik olan determinist ya da rasyonalist bir dünyada da barınamaz. Schopenhaur’ e göre kişinin karakteri değişmez ama Scheler’ e göre değişir ve asıl trajik olan da budur. Kişinin değerlerinin değişmesi trajik bir durumdur. Fakat bu her durum için geçerli değildir çünkü pozitiv bir değerin var olurken, başka bir pozitiv değerin yok olması gerekir. Trajik olaylardaki suç her zaman haklı bir suçtur ama yine de suçtur. Suçla suçsuzlukla ilgili görüşlerimiz birbirine karışır, onları ayıran çizgi silinir. Trajik bir durumda suç işlenirken o şartlarda başka türlü davranılmayacağı bilinir. Zamana göre değerlerin değişmesiyle geçmiş zamanda trajik olan bir olayın bu gün geçerliliğini korumaması söz konusu olamaz. Çünkü trajik olandaki zamana bağlı bir sonuç değil, değer çatışmasıyla ilgili bir sonuçtur.

NIETZCHE’ DE TRAJİK OLAN
Nietzche özellikle bir sanat olarak trajik olanın üzerinde durur. Bu sanat ona göre en üstün hayat biçimidir. Nietzche’ de sanat-hayat ayrımı yoktur. Nietzche trajik olanı apollonik-dionizik bir ikilik olarak dile getirir. Bu ikiliğe iki tanrı adını vermekle sanata, özellikle de trajik olana karşı tutumunu belirtir. Dionizik müzik sanatıyla, apollonik heykeltıraşlık arasında hedef ve kaynak bakımından büyük bir zıtlık vardır. Eski Yunan Dünyasında iki tanrıyla objektivleşen bu zıtlık, Nietzche için dünyanın özünde bulunan ana bir zıtlıktır. Kendilerini gerçekleştirmek için sürekli bir çatışmada bulunan bu iki kuvvet yalnız arada sırada barışır, bu barışmayla da trajedi ortaya çıkar.
Apollon plastik sanatların ustasıdır. Apollonun hedefi ne olursa olsun biçimli, güzel görünüşleri kurtarmaktır, şeylerin sınırlarını çizmektir. Plastik sanatlar doğrudan gözle ilgilidir; oratya koydukları görünür şeylerdir, phainomenadır. Söz sanatları arasında apollonik olanı, görünüşleri veren epos’tur. Destan şairi olayları şekillendirir, gördüğü şeylerin sınırlarını çizer. Etik alanda apollonik olanın gerçekleşmesi insanın ölçülülüğüyle olur. İnsanın kendisiyle kendisi olmayan şeyler arasında sınır çizerek, kendisinin olanı başkalarınkinden ayırmakla, kendi kendine sınır koymakla kendini bilebilir, kendisi olabilir. Bu sınır, insanın kendisi olması v.b. apollonik olanın kendisidir.
Dionizik olanın saf olarak gerçekleştiğini sanat alanı müziktir. Dionizik insan görünenlere bakmaz, görünenlere dalar, temelde bulunanı konuşturur. Dionizik durumda kişilerarası, kişiyle şeyler arası, kişiyle tabiat arasındaki sınır yok olur. Bir an olsun her şey bir olmak
‘Ana Bir’ olmak ister. Dionizik durumdaki insan, yaratan kişi değil, yaratılmış ‘Ana Bir’ den kopmuş ve yeniden ‘Ana Bir’e, varlığa dönmek isteyen, ona yeniden kavuşmak isteyen varlıktır.
Dionizik ve apollonik olanın bu ikiliği, ‘Ana Bir’in, var olanın yapısında vardır. ‘Ana Bir’ daha çok Dionizik olanın cinsindendir ama kendini ancak apollonik olanla birleştirir, gerçekleştirir. Apollonik olan Dionizik olan aracılığıyla ‘Ana Bir’le bağlantı kurar ve bu yüzden aralarında karşılıklı bir bağın bulunması, birbirlerine dayanmaları gerekir.
Trajedi, dionizik ve apollonik olana bir çift sağlar. Trajedi de manalar görüntülere, sözlere bürünür. Bu “Dionysos’un Apollon’un, Apollon’un da Dionysos’un diliyle konuştuğu” anlamına gelir. Görünüşlerle varlık arasında bağ kurucu ödevini gören trajik kahramanda ve sanatçıda kişi kendini bulur.


Disharmoni, kişilerin başka başka değerler görmelerinin, başka başka değerler ön planda bulundurmalarının bir sonucu olarak, belli bir durumda yan yana duramyacak iki değerin, olayların olup bitmesinde yan yana gelmesiyle, kişide ortaya çıkan çeşitli değer çatışmalarıdır.İnsanın disharmonik bir yapısı olduğundan ve yapması gerekeni değil, istediklerini yaptıkları için çatışmalar meydana çıkar.
Nietzche ve Scheler’ in bu alandaki en büyük başarıları, trajik olanı insanın yapısında bulunan bir şey olarak görmeleridir. Var olan çatışmalar, insanların ön gördükleri değerlere bağlıdır. Her insanda çatışma olmaz, her çatışma da her insanda olmaz. Trajik olan Nietzche ve Scheler için bu çatışmadadır. İki pozitiv değerin çatışması sonucu birinin yok olması şartına bağlı olarak diğerinin var olması trajik olandır.
Scheler’ e göre trajik olan karşısında seyirci kederlenir. Büyük bir değerin var olması durumunda başka büyük bir değerin yok oluşunu görür. Nietzche ise trajedinin seyircisi olmadığını, trajediye katılan kişilerin görünüşlerin arka planını –Dionysıs’u- arayanlar olduğunu söyler. Trajik olana kapalı olan bir insanda ise hiçbir şey uyanmaz.




Amaç-Sonuç Cümleleri

Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiği vurgulanır. Bu tür cümlelerde de "için, diye, üzere" gibi edatlardan yararlanılır. Öznenin işi, hareketi gerçekleştirme amacı ve sonucu cümle içinde verilir. Bu tür cümleler de ise iki yargının bir tanesi işin yapılma amacını anlatır ki.; yargılardan bir tanesi hâlâ yapılmamıştır. Amaç-Sonuç Cümlelerine Örnekler - Borçlarından kurtulmak için ev  » Devamini Oku

Sebep - Sonuç İlişkili Cümleler

Sebep - Sonuç İlişkili Cümleler : Bir cümlede ifade edilen yargılardan birinin sebep, diğerinin sonuç olabilecek biçimde kullanılmasıyla ortaya çıkan cümleler, sebep sonuç anlamı taşır. Bir cümlede sebep sonuç ilişkisi genellikle "için, ile, den dolayı, den ötürü" ilgeçleriyle kurulabileceği gibi "den / dan" eki ya da kimi bağlaç ve sözcüklerle de kurulabilir. Böyle cümlelerde "sebep" bildiren kı  » Devamini Oku

Neden-Sonuç Cümleleri

Bir cümlede ifade edilen yargılardan birinin neden, diğerinin sonuç olabilecek biçimde kullanılmasıyla ortaya çıkan cümleler, neden sonuç anlamı taşır. Bir cümlede neden sonuç ilişkisi genellikle "için, ile, den dolayı, den ötürü" ilgeçleriyle kurulabileceği gibi "den / dan" eki ya da kimi bağlaç ve sözcüklerle de kurulabilir. Böyle cümlelerde "neden" bildiren kısım başta ya da sonda olabilir.   » Devamini Oku

Dil - Kültür - Edebiyat İlişkisi

Dil, edebiyatın temel taşı olduğu gibi kültürün de taşıyıcısıdır.Bir milletin yarattığı edebiyat, o milletin kültür birikiminin bir yansımasıdır. Dil olmadan ne kültür ne de edebiyat olur. Bu üç öğe birbirini tamamlar. Kültür, bir toplumun tarihi gelişme süreci içinde meydana getirdigi maddi ve manevi degerlerin bütününü ifade eder.Bir dil sanatı olan edebiyat da kültürün içinde yer alır.   » Devamini Oku

Divan-ı Hümayun Görevleri / İşlevi

Divân-ı Hümâyun devlete ait siyasî idarî malî ve zamanla askerî işlerin görüşüldüğü incelenerek karara bağlandığı devletin en yüksek mercidir. Divân-ı Hümâyunda yetkiler şu şekilde temsil edilmektedir: 1. Vezir-i âzamın padişahın vekili olarak devletin egemenlik hakkını, 2. Kadıasker yargıyı, 3. Defterdarların maliyeyi, 4. Nişancının ise örfî hukuku temsil ettiğini görmekteyiz. Yine yür  » Devamini Oku

Servet-i Fünun

Edebiyat-ı Cedide Nedir ? (Servet-i Fünun) : Edebiyat-ı Cedide 1896’da Servet-i Fünun dergisini çıkaran şair ve yazarların meydana getirdiği canlı bir akımdır. İmparatorluğun baskıları sonucu dağılan bu şair ve yazarlar ayrı ayrı bağlı bulundukları fikirleri yaymaya devam etmişlerdir. Edebiyat-ı Cedide şairleri, yalnız aydınlara seslenmişler, (sanat için sanat) ilkesini benimsemişlerdir. Fra  » Devamini Oku

Mecaz-ı Mürsel

Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması) : Benzetme amaç güdülmeden bir sözün ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanılmasıdır. --- İşe alınman için dün şirketle görüştüm.(insan) --- Yarın sınıfı 9/H sınıfı yapacak.(öğrenci) --- Toplantıya milliyet gazetesinin güçlü kalemleri de geldi.(yazar) --- Nihatın golüyle tüm stat ayağa kalktı.(seyirci) --- O evine çok bağlı bir insandır.(ailesi) --- Bu olay  » Devamini Oku

Fecr-i Ati Şiiri ve Milli Edebiyat Şiirinin Benzerlikleri Farklılıkları

Benzerlikler: Milli edebiyat dönemi şairlerinin zaman zaman fecr i ati gibi modern şiirden faydalanmaları. Farklılıklar: SES VE AHENK Fecr-i Ati : Aruz ölçüsü ve sanatsal söyleyiş. Milli Edebiyat : Hece ölçüsü ve halk söyleyişi. TEMA Fecr-i Ati : Bireysel konular. Milli Edebiyat : Toplumsal ve milliyetçi konular. YAPI ÖZELLİKLERİ Fecr-i Ati : Temaya göre oluşturulan bir yapı.   » Devamini Oku

Paydaları Eşit Olan Kesirleri Sıralama

Paydası Eşit Olan Kesirleri Sıralama Paydaları Eşit Olan Kesirleri Sıralama Pay ve Paydaları Eşit Olamayan Kesirleri Sıralama

formel-enformel

formel-enformel : fransızcadan dilimize giren ve genellikle eğitim alanında kullanılan bu kelimelerden formel, "resmî, usule uygun; biçimsel, şeklî" anlamını taşımaktadır. kurulumuz bu söz için biçimsel veya şeklî karşılığının uygun olacağı görüşündedir. “en-" ön ekiyle kurulmuş olan "enformel" içinse biçimsel (veya şeklî) olmayan ve eğitim alanındaki kullanımı için de resmî olmayan eğitim k  » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç