Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: giesran
Gönderilme Tarihi: Thu, 15-May-2008
Okunma: 2603 kez
Yazı Boyutu: 5.1 KB

Mahlon B.Hoagland - Hayatın Kökleri

HAYATIN KÖKLERİ , Mahlon B.HOAGLAND
Kitabı üç ana bölüme ayırmak mümkündür. Bunlardan ilki; canlıların oluşması ve yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli olan dünya koşullarının oluşturulması sürecidir. İkinci bölümde ise canlıların meydana gelmeleri, çoğalmaları ve gereksinimlerinden bahsedilmektedir. Bu bölümün en önemli özelliği canlıların bir bütün olarak değil organize olmuş en küçük yapı olan hücre incelenmektedir. Hücrenin oluşumu, çoğalması ve bilgi aktarımı hakkında bilgi veriliyor. Bunlara bir açıklama getirdikten sonra hücrenin geçirdiği değişimler ve karşılaştığı olumsuzluklardır. Olumsuzluklardan olan kanserden bahsediliyor. Kitabın son bölümünde ise bu tip araştırma konularının amaçları ve yöntemleri ile ilgili bilgi verilmektedir.
Kitapta canlıların varoluşları ile ilgili olarak dünyanın bir ateş topu iken zamanla soğumasıyla birlikte dünya üzerinde bir gaz tabakası olan atmosfer meydana gelmiştir. Atmosferin oluşması ile birlikte canlıların yaşam süreçlerinde başlamıştır. Yer yüzündeki ilk canlıların tek hücreli oldukları ileri sürülüyor.Bu tek hücreli canlılar zaman içerisinde bölünebilme yetisi kazanmışlardır. Bölünme ile birlikte kalıtım yolu ile kendi özellikleri taşıyan yeni hücreler meydana getirmişlerdir. Bir hücrenin sahip olduğu genler kalıtım yolu ile diğer hücrelere aktarılır. Genler DNA, DNA ise bilgi demektir. Hücrenin sahip olduğu bilgi DNA’lar vasıtası ile diğer hücrelere aktarılır. Hücreler bölünürken bu yolla içlerindeki bilgiyi, canlıyı oluşturacak olan kopyalarına aktarırlar.Hücre bu yolla üremesine devam ederken bazı gereksinimleri vardır. Bunların en önemlisi enerji ihtiyacıdır. Canlıların en önemli enerji kaynağı güneştir. Hayvanlar direk olarak güneşi enerjiye çeviremezler. Bunun için bitkilere ihtiyacı vardır. Bu konu kitapta şöyle anlatılmaktadır.
Konunun başında denildiği gibi, dünya üzerinde yaşamın başlayabilmesi için atmosfer tabakasının oluşması gerekmektedir. Bu tabakayı oluşturan gözlerden biri de karbondioksittir. Bitkiler klorofil denen bir sistem geliştirerek güneş ışınlarını muhafaza etmeyi başarmışlardır. Muhafaza ettikleri elektrik enerjisini daha yakarak hayvanların yaşamasına olanak sağlayan enerji olan şekeri meydana getirir. Atık olarak çıkardığı oksijen ile hayvanların yaşamı için vazgeçilmez bir unsurdur.Hayvanlar ise aldıkları oksijeni kullanarak bitkilerin ihtiyacı olan karbondioksiti açığa çıkarırlar.
Yukarıda belirtildiği gibi; yaşamlarını idame ettiren canlar zamanla değişen çevre koşullarına ayak uydurabilmek ve hayatta kalabilmek için mutasyana (değişim) uğradıklarından bahsediliyor. Başlangıçta tek hücreli olan canlılar değişen dünya koşulları ile birlikte bölünerek ve başka beceriler geliştirerek günlerinden gelen özellikleri kopyalarına aktarırken meydana gelen küçük değişimler ile çok hücreli yeni türlerin meydana gelmesine sebebiyet verirler.
Hücreler belirli konularda uzmanlaşmışlardır. Hücreler bölündükten sonra birbirlerine sıkıca yapışırlar. Hücreler birbirlerine benzemeyen ve değişik davranan guruplar oluştururlar. Hücrelerin artık iki özelliği vardır. Bunlar hücre yapışması ve hücre uzmanlaşmasıdır. Hücreler uzmanlaştıkları alanlarda kas hücresi,deri hücresi,sinir hücresi v.b. gibi dokuları meydana getirirler. Fakat bu farklılığa ne zaman karar verirler sorusuna cevap bulunamamıştır.
Kanser ise vücuttaki kötü hücreler konumundadır. Kanserli hücreler normal hücreler gibi yapışkanlık ve belirli bir yerden sonra bölünmeyi durdurabilme özelliğini yitirmiş anormal davranışlar gösteren hücrelerdir. Kanserli hücreler basım kaynağı bulduğu sürece bölünmeye devam ederler ve kan dolaşımı yolu ile bedenin başka bölümlerine giderek organın veya bedenin ölümüne neden olacaktır. Kanserli hücrelerin belli tipleri yapılan deneyler sonrasında normal hücrelere döndüğü kanıtlanmıştır. Bu da diğer kanser türleri için bilime bir ışık tutmaktadır.
Doğal seçme adı verilen bölümde ise, kitabın başında denize atılan şişeler ile ilgili bir öykü anlatılmaktadır. Öykü de; babası ile kumsalda dolaşan bir çocuk sahile vurmuş birkaç şişeden bahsediyor. Burada dikkat çeken hepsinin de ağzında kapaklarının olması belki de bunlar gibi daha birçok şişe atıldı. Fakat belki de tesadüfen kapatılan kapakları bunlara batmazlık özelliği kazandırdılar ve sahile kadar gelmelerini sağladı. Diğerleri ise denizin dibine battı.Bu öyküden yola çıkarak bu gün yaşamını sürdüren canlıların bu şişeler gibi tamamen tesadüfler sebebi ile halen yaşamaya devam ettiklerini ve doğal seçmenin ürünü olduklarını savunmaktadır.
Kitap Charles DARVİN’in evrim teorisi ve bunları destekleyenleri teorilerinde olduğu gibi canlıların tek bir hücreden meydana geldiği ve geliştirdikleri, bölüne bilme özelliği ile kendi kopyalarını yaparak uzmanlaştıkları alanlarda daha karmaşık yapıları meydana getirdiklerini savunuyor. Bu oluşan karmaşık yapılı hücrelerinin de tamamın rastlantısal değişimler ile çevrelerine en iyi uyum sağlayan bilenlerinin hayatta kaldıklarını ve doğanın yaptığı doğal seçmenin birer ürünü olduklarını savunmakta ve bu tezlerinin kitabın içerisinde anlatılan öyküler, yapılan deneyler vb. ile iyi bir biçimde desteklenmektedir.



Amaç-Sonuç Cümleleri

Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiği vurgulanır. Bu tür cümlelerde de "için, diye, üzere" gibi edatlardan yararlanılır. Öznenin işi, hareketi gerçekleştirme amacı ve sonucu cümle içinde verilir. Bu tür cümleler de ise iki yargının bir tanesi işin yapılma amacını anlatır ki.; yargılardan bir tanesi hâlâ yapılmamıştır. Amaç-Sonuç Cümlelerine Örnekler - Borçlarından kurtulmak için ev  » Devamini Oku

Sebep - Sonuç İlişkili Cümleler

Sebep - Sonuç İlişkili Cümleler : Bir cümlede ifade edilen yargılardan birinin sebep, diğerinin sonuç olabilecek biçimde kullanılmasıyla ortaya çıkan cümleler, sebep sonuç anlamı taşır. Bir cümlede sebep sonuç ilişkisi genellikle "için, ile, den dolayı, den ötürü" ilgeçleriyle kurulabileceği gibi "den / dan" eki ya da kimi bağlaç ve sözcüklerle de kurulabilir. Böyle cümlelerde "sebep" bildiren kı  » Devamini Oku

Neden-Sonuç Cümleleri

Bir cümlede ifade edilen yargılardan birinin neden, diğerinin sonuç olabilecek biçimde kullanılmasıyla ortaya çıkan cümleler, neden sonuç anlamı taşır. Bir cümlede neden sonuç ilişkisi genellikle "için, ile, den dolayı, den ötürü" ilgeçleriyle kurulabileceği gibi "den / dan" eki ya da kimi bağlaç ve sözcüklerle de kurulabilir. Böyle cümlelerde "neden" bildiren kısım başta ya da sonda olabilir.   » Devamini Oku

Dil - Kültür - Edebiyat İlişkisi

Dil, edebiyatın temel taşı olduğu gibi kültürün de taşıyıcısıdır.Bir milletin yarattığı edebiyat, o milletin kültür birikiminin bir yansımasıdır. Dil olmadan ne kültür ne de edebiyat olur. Bu üç öğe birbirini tamamlar. Kültür, bir toplumun tarihi gelişme süreci içinde meydana getirdigi maddi ve manevi degerlerin bütününü ifade eder.Bir dil sanatı olan edebiyat da kültürün içinde yer alır.   » Devamini Oku

Divan-ı Hümayun Görevleri / İşlevi

Divân-ı Hümâyun devlete ait siyasî idarî malî ve zamanla askerî işlerin görüşüldüğü incelenerek karara bağlandığı devletin en yüksek mercidir. Divân-ı Hümâyunda yetkiler şu şekilde temsil edilmektedir: 1. Vezir-i âzamın padişahın vekili olarak devletin egemenlik hakkını, 2. Kadıasker yargıyı, 3. Defterdarların maliyeyi, 4. Nişancının ise örfî hukuku temsil ettiğini görmekteyiz. Yine yür  » Devamini Oku

Servet-i Fünun

Edebiyat-ı Cedide Nedir ? (Servet-i Fünun) : Edebiyat-ı Cedide 1896’da Servet-i Fünun dergisini çıkaran şair ve yazarların meydana getirdiği canlı bir akımdır. İmparatorluğun baskıları sonucu dağılan bu şair ve yazarlar ayrı ayrı bağlı bulundukları fikirleri yaymaya devam etmişlerdir. Edebiyat-ı Cedide şairleri, yalnız aydınlara seslenmişler, (sanat için sanat) ilkesini benimsemişlerdir. Fra  » Devamini Oku

Mecaz-ı Mürsel

Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması) : Benzetme amaç güdülmeden bir sözün ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanılmasıdır. --- İşe alınman için dün şirketle görüştüm.(insan) --- Yarın sınıfı 9/H sınıfı yapacak.(öğrenci) --- Toplantıya milliyet gazetesinin güçlü kalemleri de geldi.(yazar) --- Nihatın golüyle tüm stat ayağa kalktı.(seyirci) --- O evine çok bağlı bir insandır.(ailesi) --- Bu olay  » Devamini Oku

Atatürkün Hayatını Anlatan Şiirler

Bir Önder Doğuyor Yıl 1881, pembe boyalı bir ev. O evde bir önder doğuyor. O evde bir milletin kaderi değişiyor. Mustafa doğuyor. Mahalle mektebini ister mi Mustafa? Şemsi Efendi İlkokuluna gidiyor. Sonra hep asker, hep asker, Mustafa asker olmak istiyor. Mustafa Kemal Çanakkale' de, Mustafa Kemal Samsun' da, Erzurum'da, Sivas' ta, Ankara'da, Mustafa Kemal cumhuriyete koşuyor. M  » Devamini Oku

Fecr-i Ati Şiiri ve Milli Edebiyat Şiirinin Benzerlikleri Farklılıkları

Benzerlikler: Milli edebiyat dönemi şairlerinin zaman zaman fecr i ati gibi modern şiirden faydalanmaları. Farklılıklar: SES VE AHENK Fecr-i Ati : Aruz ölçüsü ve sanatsal söyleyiş. Milli Edebiyat : Hece ölçüsü ve halk söyleyişi. TEMA Fecr-i Ati : Bireysel konular. Milli Edebiyat : Toplumsal ve milliyetçi konular. YAPI ÖZELLİKLERİ Fecr-i Ati : Temaya göre oluşturulan bir yapı.   » Devamini Oku

formel-enformel

formel-enformel : fransızcadan dilimize giren ve genellikle eğitim alanında kullanılan bu kelimelerden formel, "resmî, usule uygun; biçimsel, şeklî" anlamını taşımaktadır. kurulumuz bu söz için biçimsel veya şeklî karşılığının uygun olacağı görüşündedir. “en-" ön ekiyle kurulmuş olan "enformel" içinse biçimsel (veya şeklî) olmayan ve eğitim alanındaki kullanımı için de resmî olmayan eğitim k  » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç