Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: giesran
Gönderilme Tarihi: Mon, 09-Jun-2008
Okunma: 3285 kez
Yazı Boyutu: 10.3 KB

Sosyal Psikoloji

( Sosyal Duygunun Gelişiminde Bireysel Psikoloji )

New York’taki Medical College’i tarafından “Psikoloji Doktorluğu” kürsüsüne layık görülen Alfred Adler, bireysel psikoloji üzerine kalıcı araştırmalar yapmıştır. Yazar kitabında, “Sosyal Duygunun Gelişiminde Bireysel Psikolojiyi” ana başlıklar altında ele alarak genellemelere ulaşmaya çalışıyor.
Kitapta, çocukluk döneminin hayat stilinin oluşmasında önemli bir dönemeç olduğunu vurgulayan yazar, bu dönemin sorunları olarak tespit ettiği aşk, çalışma ve sosyal hayatın, insan yaşamının anlam kazanmasında ne derece etkili olduğunu tespit etmeye çalışmıştır.
Şimdi hayat tarzımızı şekillendiren belli başlı sorunları “Bireysel Psikoloji” ışığı etrafında inceleyelim
İnsan ruhunun zaferi; insan ruhunun amacı zaferdir, mükemmelliktir, güvenliktir. Bireyin düşüncelerini anlamaya, hayatta karşılaştığı problemler karşısında aldığı tavrı öğrenmeye, kısacası hayatın bize bildirdiği manayı araştırmaya yardımcı olacak hiçbir aracı ve yolu ihmal etmememiz gerekir.
Hayatın manasını anlamada en etkili yol; bireyin kendi psikolojisini çözmesi ve sosyal hayatta kendine ait yeri almasıdır. Hayatın gerçek manası; bireyin kendini bilmesi ve karşılaştığı olaylar karşısında gösterdiği sağlıklı tavırla belli olur.
Sosyal duygunun gelişmesi ne zaman ve nasıl önlendi; bu sorunun yanıtını verirken, ilk çocukluk evresine ve olağan gelişmeyi bozan durumlarla karşılaşırız. Çocuğun ahengi, mizacı, faaliyeti ve herşeyden önce sosyal duygusu beşinci yılının sonuna doğru daha da belirginleşerek dinamik bir kanuna uyarlanır.
Çocuğun dünya hakkında ulaştığı düşünce; insan, hayat problemleri karşısında, zamanla yaşam tarzını oluşturmaya başlar. Bu problemlerin çözümü için sosyal duygu gerekir. Sosyal duygu, insanın sosyalleşmesini sağlayan katılımcı, toplumcu bir olgudur. Sosyal duygunun edinilmesinde en önemli faktör bireyin kendisidir. Çocukluk döneminden itibaren kendisini kalabalığa hazırlayan birey, toplum içinde hak ettiği statüyü alacaktır.
Kendimiz ve dünya hakkındaki görüşümüz; hayatın temel ve olumlu oluşu hakkındaki görüşümüz hayat tarzımıza bağlıdır. Ancak yaşamımızda iyi ve kötü durumlar hayat tarzımızı yeniden düzenlememize neden olur.
İnsanlar vardır, mükemmellik ideallerini başkalarının karşısındaki zaferlerinde arar. İnsan olaylardan değil, olaylar hakkındaki düşüncelerimizden etkilenir. Herkes kendisi ve hayatın sorunlarıyla ilgili bir görüşe, bir hayat çizgisine sahiptir.
Bir insanın kendisi ve hayat problemleri hakkındaki yanlış görüşü er geç, sosyal duygu yönünde çözüm isteyen, gerçekliğin yumuşamaz mukavemetiyle karşılaşır. Bu karşılaşma esnasında meydana gelen sonuç bir şokla karşılaştırılabilir. Bütün bu hallerde “görüş” bir bireyin dünya hakkında tasarımına uyarak bireyin düşüncesini, duygularını, iradesini ve aksiyonunu değerlendirir.
Yaşam tarzı ve kişilik; bu iş, ancak hayat problemlerine ait esaslı bir bilginin varlığı ve sosyal duygunun yetersizlik derecesinin anlaşılması ile yapılabilir. Bundan başka, çocuklukta sosyal duygunun gelişmesini önlemeye elverişli olaylar ve durumlar hakkında büyük bir deney gerekmektedir. Deneyime nazaran, kişiliğin araştırılmasında en iyi sonuçlar veren tanıma yolları ilk çocukluğa ait hatıralar, çocuğun aile ve bireyleri arasındaki yeri, hayaller, rüyalar ve marazi arazlar doğuran dış faktörler gibi geniş bir yelpazededir. Böyle bir incelemeden elde edilen bütün bilgiler, büyük bir dikkatle değerlendirilmelidir.
• Bireyin hayat karşısındaki tavrı: Bireyin karşılaştığı problemi ve düşünceyi çözmede bize sunulmuş olan aracın ve yolun ihmal edilmemesi gerekir. Hayatın gerçek manası, bireyin yersiz davranışında karşılaştığı dayanıklılıkta belli olur. Bir hayat stilinin çizgilerini en iyi belirtenler şüphesiz yazarlar olmuştur. Hayatı ele alan yazarların, olup bitenleri hareket ettirme hünerleri onlara duyduğumuz hayranlığın sebebidir. Karşılaştığımız küçük ya da büyük her problem insana farklı bir şekilde görünür.
• Şımartılmış çocuklarda suni hınç: Bireysel psikolojinin açıkça belirttiği gibi şımartılmış çocuklarda yapay şekilde oluşmuş bir hınç olabilir. Bireysel psikoloji, sağlam bir oluş zemini üzerinde kalır ve bu zemin üzerinde bir tamlık eğilimiyle karşılaşır.
Çocuklardaki yapay hınç, bir nevi dikkatleri üzerine çekmektir. Şımartılmış çocuklardaki bu hınç genelde kıskançlık ve üstünlük eğilimlerine dayanmaktadır. Annesini kardeşinden kıskanan bir çocuk, kardeşine şiddet yoluyla zarar vererek kendince intikam alacaktır. Suni hıncın önüne geçmenin yolu, çocuğu sosyal ortama iterek sosyalleşmesini sağlamakla olacaktır.
• Psikolojik araştırma temelleri; Çocuk yetersizlik duygusunu, hayati isteklerini aralıksız olarak gerçekleştirme ve iyileştirme eğilimini hareketleriyle açığa vurur. İnsanlık tarihini de bir aşağılık duygusu ve bunu gidermek için yapılan teşebbüslerin tarihi gibi düşünmek yerinde olur.
Çocuğun her isteğinin karşılanması, sağlıksız bir birey psikolojisi doğurur. Ödümlenmeye yönelik kanalize edilen çocuk, korunmasız hallerde dış dünyaya devamlı yenik düşer.
Sosyal duygunun yetersizliği halinde izlenen davranış, sosyal bir problem karşısında daima yetersizlik gösterir.
Kişiliğin anlaşılmasına yol açması gereken bütün bireysel psikolojik vasıtalar, bireyin üstünlük araştırmasına ait düşüncesini, aşağılık duygusunun önemini ve sosyal derecesini bir yana bırakmaktadır.
• Hayat tarzının araştırılması; bu araştırmada, bireysel psikoloji ilk önce hayat problemleri ve bu problemlerin bireyden isteklerini öngörmektedir. Yaşam tarzında görülen başarısızlık belirtilerinin nedenlerini, ilk çocukluk çağında başlayan yetersiz bir hazırlanmada aramak gerekir.
Hayat problemleri; bireyin karşılaştığı ana sorunlar; sosyal hayat, aşk ve meslek (çalışma hayatı) dir.
Bireyin hayatta karşılaştığı değişik sorunlar, bireysel psikolojiyi sosyal psikolojiye yaklaştırır. Sosyal hayat, aşk ve çalışma bireyin sürekli karşısına çıkan kaçınılmaz problemlerdir. Bu üç soruna karşı tavrımız, hayat tarzımıza göre verdiğimiz bir cevaptır. Bu sorunların çözümü, yeterli bir sosyal duyguyu zorunlu kılarken, şüphesiz insanın bu dünyanın “eseri” olduğu unutulmamalıdır.
Çocuklar üzerindeki sosyal duygunun engellenmesi; çocuklar üzerindeki sosyal duygunun sağlıklı bir şekilde gelişmesini engelleyen en önemli faktör, “Beceriksiz annelerdir.” Çocuğun ihmal edilmesi ve özürlü olması gibi faktörler de sosyal duygunun gelişmesini güçleştirir.
Şımartılmış çocuk; şımartılmış olarak annesine bağlı kalan bir çocuk, bütün ihtiyaçlarının hatta bazen “cinsel ihtiyaçlarının da” annesi tarafından karşılanmasını bekler ve parazit gibi gelişir. Çocuklarda cinsellik, sosyal duygunun yerleşmesinde etkili olan önemli bir faktördür. Cinsel eğitim alan çocuğun sosyal ortama uyum sağlaması daha kolay olacaktır. Aksi bir durumda cinsel saplantıya uğrayan çocuğun, özellikle karşı cinsle uyumu mümkün olmayacaktır. Çocuğun cinsel eğitiminde kendisine en yakın olan aileye önemli görev düşmektedir.
Sosyal duygudan yoksun insan; bu nitelikteki birey, kolaylıkla uyuşturucu ve içki bağımlısı olabilir. Bu durumun ortaya çıkmasında eğitim yetersizliğini de ekleyebiliriz.
Vücut ve ruh problemleri; sürekli bir dinamizm içinde olan vücut, ruh hali ile bütünleşerek dış dünya sorunlarına karşı çabalamaktadır. Bilgelik vücut ile ruh arasında denge oluşturmaktadır. İnsan olmak sürekli olarak ödümlenmeyi isteyen, aşağılık duygusuna sahip olmaktır. Fiziksel durum ve ruh halinin etkili bileşimi bireyin dış dünyaya olan gücünü artırır. Bireyin etrafındaki üç ana problem olan aşk, sosyal hayat ve meslek, bu sorunların muhatabı olan fiziksel durum ve ruh halinin etkili birleşimi ile aşılacaktır.
Morfoloji, dinamizma ve karakter; bakış, dinlenme, konuşma, hareket etme ve iş yapma şekli hakkındaki yargımızın bütün bu ifade araçlarını değerlendirmemiz ve ayırt etmemizin amacı, kişinin sosyal hayatta yararlı olma gücünü bulmaktır. İnsan organlarının şekli, morfolojisi ve hayat şekli arasında uyumlu bir ahenk vardır. Bireysel psikoloji, ifade araçlarının anlamını bilimsel bir şekilde geliştirmeye çalışır.
Aşağılık kompleksi; İnsan olmak, aşağılık duygusuna kapılmaktır. Sürekli olarak ilerleyen ve bizi kuşatan medeniyet, bu güvenlik eğilimini bir aşağılık duygusu hali içinde bize göstermektedir.
Aşağılık duygusu, ruhsal hayata egemen olur. Hayatın karşısına çıkarmış olduğu sayısız problem, insanı saldırıya geçirir. Bireyin ve topluluğun gelişmesi için izlenecek davranış çizgisi sosyal duygu tarafından tayin edilir.
Üstünlük kompleksi; üstünlük eğilimi, sosyal duygunun yetersizliği yüzünden başarısızlıkla karşılaşan bireyi, tehlikeli bölgeden uzaklaştırır.
Başarılı ve başarısız çocuk tipleri; Her başarısızlıkta mutlaka bir ya da birkaç dış faktörün payı vardır.
• Çetin çocuk; bu tip çocuk kavramını belirtirken, bu tip çocukların sosyal duygudan yoksun olduğunun altını çizmek gerekecektir. Birçok bakımdan topluma yararlı olan çocuklardır. Aile bütçesine katkıda bulunabilmek için çalışan çocuklar gibi.
• Pasif çocuk; genellikle, sinir hastası, tembel, gevşek, itaatkar, utangaç ve yalancıdırlar.
• Aktif çocuk; otoriter, sabırsız, heyecanlı, duygusal krizlere elverişli, gürültücü, övünen ve zalimdir.
Bireyin çocukluk döneminde kazanmış olduğu psikolojik durum, onun gerçekte hayat stilini teşkil eder. Sağlıklı bir çocukluk evresi, hayata uyum sağlama ve başarının kaçınılmaz koşuludur. Her hayatın babası tabir edilen evren, türlü sorunları bireye sunarken, çoğu zaman bireyi yalnız bırakmaktadır.
Bu dış dünya döngüsünden kurtulmak isteyen birey, türlü yollara başvururken, bunun sonucunda sosyal psikolojiye yaklaşmaktadır. Bu durumda çevresindekilerden kendisine en yakın olarak gördüğü anneyi bir koruyucu duvar yapmaktadır.
Bireysel psikoloji, bir kimsenin ancak kendisiyle İlgili hayat problemlerini çözerek, kabul ettiği davranış çizgisini izlemek suretiyle anlaşılabileceğini bildirmektedir. İnsanın ayrıcalığını ancak yaptığı işlerle anlayabiliriz.
Sosyalleşmenin birinci koşulu, ferdin önce kendini kazanmasıdır. Bu da sağlıklı bir “bireysel psikoloji” anlamına gelmektedir. Hayatın manası, insan-evren arasındaki ilişki göz önünde bulundurulduğunda bir değer ve anlam kazanır.





Sosyal Grup

SOSYAL GRUPLAR: A. Tanımı: Belli amaçlar ve bunları gerçekleştirme çabası çerçevesinde toplanmış, belli kurallara göre. belirli süre karşılıklı sosyal ilişkide bulunan,en az iki kişiden oluşan, göreli bir sürekliliği olan bireyler topluluğuna sosyal grup denir. B. Özellikleri ve Fonksiyonları 1 - Grup üyelerin ortak bir amaca sahip olması 2 - İki veya daha fazla kişiden oluşması 3 - Üyel  » Devamini Oku

Sosyal Bilimler

Sosyal Bilimler: (İnsan bilimleri) İnsanları ve toplumu ilgilendiren konuları içeren dallar. Örn: Sosyoloji, psikoloji, tarih, coğrafya, yurttaşlık bilgisi. Sosyal Bilimlerin Tanımı I İnsanın, çeşitli etkileşimlerle oluşturduğu toplumsal ve doğal olmak üzere iki çevresi vardır. Bu sebeple temelde bilimi iki ana başlık altında toplamak mümkündür: İnsanın, doğa ve fizikî dünya ile olan ilişk  » Devamini Oku

Atatürk'ün Sosyal Bilimlerin Gelişmesine Yönelik Yaptığı Çalışmalar

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bilime ve bilimsel araştırmalara büyük önem verdiği herkesçe bilinmektedir. Atatürk’ün en büyük amaçlarından biri de Türkiye’yi çağdaş bir ülke hâline getirmek ve Avrupalı devletler seviyesine çıkarmaktır. Bunu yaparken en büyük yol gösterici olarak bilimi kabul etmiştir. Atatürk’ün yaptığı inkılaplar incelend  » Devamini Oku

Sosyal Statü ve Roller

Statü Nedir İnsanların toplum içindeki yerini ifade eden bir kavramdır. Statü, kişilerin çocuk, doktor, müslüman, öğretmen, işveren, örneklerindeki gibi kim olduklarını belirtir, ona bir takım haklar sağlar ve yükümlülükler yükler. Statü Çeşitleri 1. Verilmiş (edinilmiş) Statü: Kişilerin yetenek ve becerilerine bakmadan ve onların bir çabası olmadan, kendileri dışındaki faktörler tarafından s  » Devamini Oku

Sosyal Alanda Yapılan İnkılaplar

Sosyal Alanda Yapılan İnkılaplar 1)Kılık kıyafette yapılan değişiklik 2)tekke zaviye ve türbelerin kapatılması 3)Takvim, saat, ölçüler ve rakamlarda değişiklik 4)Soyadı Kanunun kabulü 5)Milli bayramlar ve tatil günlerinin belirlenmesi 6)Kadın haklarının kabulü

Renklerin Psikolojik Özellikleri

RENKLERİN PSİKOLOJİK ÖZELLİKLERİ : Ateşin sarı - kırmızı rengi sıcak renk çağrışımını; buzun mavi - yeşil rengi soğuk renk çağrışımını oluşturması, rengin sıcakve soğuk renkler olarak ikiye ayrılmasına neden olmaktadır. SICAK RENKLER : Kırmızı, sarı, turuncu SOĞUK RENKLER : Yeşil, mor, mavi Ara renklerden mor ve yeşil kendilerini oluşturan sıcak vesoğuk renklerin miktarına bağlı olarak   » Devamini Oku

Sosyal Etkileşim

İnsanların, toplumların birbirlerinden etkilenmesi, birbirlerine bilgi, kültür, vs. aktarması. Sosyal etkileşim genellikle iletişim yoluyla insanların ve grupların hareketlerinin karşılıklı etkileşimini de ifade eder. Bu tanım kişinin kendisiyle etkileşimini İçine alır.Terim üç farklı anlamda kullanılmaktadır.İlk anlamda insana uygulandığında en basit sosyal etkileşim, aşağıdaki örneklerde görüleb  » Devamini Oku

Sosyal Haklar

Sosyal devletin temel amacı herkese insan onuruna yaraşan asgari bir yaşam düzeyi sağlamaktır. Eğer devlet kendini sosyal devlet olarak tanımlıyorsa şu hakları da vatandaşlarına sağlamalıdır: a. Çalışma hakkı b. Adil ücret hakkı c. Sosyal güvenlik hakkı d. Konut hakkı e. Sağlık hakkı f. Eğitim hakkı a. Çalışma hakkı : 1982 anayasamızın 49. maddesi çalışma hakkını tanımıştır. Bu maddeye gö  » Devamini Oku

Sosyal Yapı

Tanımı: Sosyal yapı, içinde sosyal ilişkilerin, sosyal olayların meydana geldiği, ses yol grupların, kurumların yer aldığı, nüfus ile yerleşim tarzının şekillendirdiği, toplumun şekil ve çerçevesi ile ilgii dış görünüşe sahip olan bir sosyal varlıktır. Sosyal yapının iki yönü vardır: A - Kültürel (Manevi) Yapı: Toplumun sosyal ilişkiler ağı dediğimiz sosyal statüler, roller ve değer yargıların  » Devamini Oku

Sosyal Olgu

Sosyal Olgu: Genellikle başlangıç ve bitiş zamanı bilinmeyen, nerede başlayıp nerede bitebileceği kesin olarak tesbit edilemeyen bir sosyal oluşum ve değişimi ifade eder.Tek tek meydana gelen sosyal olayların genel bir ifade tarzıdır. Sosyal Olguların Özellikleri 1. Aynı alanda gerçekleşen birçok toplumsal olayın genel adıdır. 2. Tek bir topluma yada kişiye özgü değil , bütün toplumlara yada  » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç