Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: zeus
Gönderilme Tarihi: Sat, 12-Dec-2009
Okunma: 2586 kez
Yazı Boyutu: 6.77 KB

Fecr-i Ati


Fecr-i Ati Dönemi Edebiyatı (1909-1912)



Servet-i Fünun\'dan sonra yetişen genç kuşak edebiyatçılar, 1909\'da bir araya gelerek Fecr-i Ati topluluğunu oluşturdular. Topluluk üyesi olan Ahmet Haşim, Ahmet Samim, Tahsin Nahit, Celâl Sahir, Hamdullah Suphi, Refik Halit, Şehabettin Süleyman, Yakup Kadri ile öteki şair ve yazarlar bir beyanname hazırlayarak, kendilerini kamuoyuna tanıttılar.

Fecr-i Ati topluluğunun 24 Şubat 1910\'da, Servet-i Fünun dergisinde yayımladıkları beyanname, Türkiye\'de bir ebedî toplulukça yayımlanmış ilk bildiridir.

Bu bildiride Fecr-i Ati topluluğunun amaçları dil ve edebiyatın gelişmesine çalışmak, konferanslar düzenlemek, kamuoyunu aydınlatmak, Batının önemli eserlerini çevirtmek, Batı\'daki benzer oluşumlarla ilişki kurmaktır. Fakat topluluğun ömrü kısa sürer. Fecr-i Ati, 1912\'de dağılır.


1. Fecr-i Ati Döneminde Şiir



Fecr-i Ati şiirinin konusu, dili, ölçüsü Servet-i Fünundan farklıdeğildir. Yalnız Fecri Ati şairleri sembolizmi tanımaya ve uygulamaya çalışmalarıyla Servet-i Fünun\'culardan ayrılırlar.

Fecr-i Ati şiirinin en önde gelen şairi Ahmet Haşim (1884-1933)\'dir.

A. Haşim, şiirin dilinin müzik ile söz arasında ve sözden çok müziğe yakın olduğunu öne sürer. Ona göre, sözcükler şiire anlamdan çok müzik değerleri ile girer. Konu, ise bir araç olmaktan öteye gitmez.

Haşim, şiirlerinde çocukluk anılarını, aşk ve doğayıkonu etmiştir. Dili önceleri Servet-i Fünun şiiri gibidir. Ancak sonra konuşma Türkçesine yönelir. Müzik yönünden yetersiz bulduğu için heceyi değil, hep aruzu kullanmıştır.


Hilâl-i Semen
Daha pek yavru, pek küçükken ben,

Büyük-annem tutardı alınımdan,

\"Bana bak, böyle dil-berimin!\" derdi.

Sonra, mâh-ı nev-incilâya bakar,

Leb-i mağmûmu bir bükâ saklar,

Bir hitâb-î semâyı dinlerdi.

Ey, hayâtımda her doğan derdi

Kalb eden bir ziyâ-yı hissîye,

Bu duâsıydı eski bir rûhun

Sis ve zulmette gizli âtiye.

Leyle-î gayb, sırr-ı müstakbel

Çeşm-i sâfında hasta bir çocuğun

Gizli fecrin ziyâsında emel,

Bir tesellî-i mihribân alacak,

O harâbât-ı târ ü sâkiteye

Doğacak belki bir ziyâ-yı şafak.

Böyle bir nev-hilâli seyr etti

O soluk göz ki şimdi topraktan

Seyr eder başka bir hilâl-i semen.

Ben ki efsâne-î tahayyülden

Hep hayâtımda bir emel taşıdım,

O solan şi\'r-i sâf ü mağmûmu

hep o mâzîyle duymak isterdim

Gözünün samt-ı pür-sükûnunda.

Gel, bu şâmın gümüş sükûtunda

Bu sedeften hilâle karşı senin

Bir yeşil bûse saklayan gözünün

Göreyim cennetinde âtîmi.

Ahmed Hâşim


Fecr-i Ati\'nin öteki şairleri Emin Bülent (1886-1942) Tahsin Nahit (1887-1919) ve Mehmet Behçet (1890-1980)\'tir.


2. Fecr-i Ati Döneminde Roman ve Öykü



Çok kısa süren Fecr-i Ati döneminde ilk göze çapan yazarlar Yakup Kadrive Refik Halit\'tir. Ancak her ikisi de daha sonra Fecr-i Ati\'den ayrılıp, Millî Edebiyat Hareketine katılmışlardır.

Fecr-i Ati\'ye bağlıkalmışroman ve öykü yazarlarıolarak Süleyman Cemil Alyanakoğlu (1886-1940) ile İzzet Melih Devrim (1887-1966)\'i sayabiliriz.


3. Fecr-i Ati Döneminde Tiyatro ve Öteki Türler



Fecr-i Ati, II. Meşrutiyetin ilânından sonraki yıllara rastladığıiçin tiyatro çalışmalarının yoğunlaştığıbir dönemdir. Yurtseverlik, istibdat aleyhtarlığıgibi konuların işlendiği oyunlar sahneleri kaplamıştır. Namık Kemal\'in oyunları, özelilkle Vatan yahut Silistre ve Akif Bey çok ilgi görmüş, çok oynanmıştır. Ancak Fecr-i Ati üyeleri pek başarılı değildir. Şehabettin Süleyman (1885-1921) ve Tahsin Nahit bunların önde gelenleridir. Teknik olarak daha iyi bir tiyatro yazarı olan Müfit Ratip (1887-1917) ise genç yaşta öldüğü için az sayıda eser verebilmiştir.

Fecr-i Ati edebiyatında gülmecenin en başarılı örneklerini (Harman Sonu, Kırpıntı, Şeytan Diyor ki) Fazıl Ahmet Aykaç (1884-1967) vermiştir. Ebedî eleştiride ise Yakup Kadri, Ahmet Haşim, Hamdullah Suphi, Mehmet Fuat, Şehabettin Süleyman ve Müfit Ratip öne çıkmıştır.


Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar



Akyüz, Kenan. Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri I, Ankara: 1979.

Akyüz, Kenan. Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi, Ankara: 1970.

Kurdakul, Şükran. Çağdaş Türk Edebiyatı 1, Ankara: 1992.

Mutluay, Rauf. 100 Soruda Türk Edebiyatı, İstanbul: 1978.

Nabi, Yaşar, Tevfik Fikret (Hayatı, Sanatı, Şiirleri), İstanbul, 1967.

Nabizâde, Nazım. Düzenleyen Mustafa Nihat Özün, Zehra, İstanbul: 1954, S. 65-66.

Recaizade, Ekrem. Mustafa Nihat Özön, Çok Bilen Çok Yanılır, İstanbul: S. 126-128.

Nabi, Yaşar. Tevfik Fikret, İstanbul: 1967.




Dolaylı Anlatım

Başkalarına ait sözleri değiştirerek, sadece içerik olarak aktarmaktır. Herhangi bir konuda başkasından öğrendimiz bir haberi başkasına aktarmamıza dolaylı anlatım denir. Bir kişinin sözünü, anlamını değiştirmeyecek şekilde, kendi ifadelerimizle aktarmamızdır. Örnek: 1 - Ali, bana bu kitabı iki kez okuduğunu söyledi. 2 - Yazar, roman kahramanının gerçek hayatta da yaşadığını söyledi. 3 - A  » Devamini Oku

Klasik Batı Müziği

Klasik batı müziği, genelde yüksek kültür seviyesi ile bağdaştırılan, halk müziklerinden net çizgilerle ayrılmış, Avrupa kökenli ve ağırlıklı müzik türüdür. Klasik batı müziği dönemleri 1. Rönesans Dönemi 1450–1600 yılları arasında, enstrüman ağırlıklı ve çoklu seslerin kullanıldığı dönem : org, klavsen, arp en çok kullanılan çalgılar 2. Barok Dönemi 1600–1750 yılları arasında  » Devamini Oku

Anlatım Türleri

Her anlatımın; gerçekleştiği bağlam içinde ayrı bir bütündür. Anlatım, dil bilgisi kuralları ve anlam ilişkisi ile birbirine bağlanan cümle ve paragraf adlı birimlerden oluşur. Edebî türler veya metin türleri olarak bilinen yazılarda farklı anlatım birlikleri bir araya gelir. Bir hi­kâyede betimleme, açıklama, tanıtma amacıyla yazılmış parçalar öyküleme (hikâye etme) çevresinde birleştirilir. M  » Devamini Oku

İnisiyatif

İnisiyatif : (isim Fransızca initiative) Bir konu hakkinda karar verilmesi gerektiginde, belirli karar verme kaliplari icinde kalmayip, icinde bulunulan duruma göre, esnek karar verebilme gucu veya yetkisi. 1 . Öncecilik, üstünlük. 2 . Karar verme yetkisi. 3 . Gerekli kararları almayı bilen kişinin niteliği. Tdk'nın inisiyatif için teklif ettiği karşılıklar: Öncelik, üstünlük. Örnekler:  » Devamini Oku

Nesnel Anlatım

Nesnel: Objektif. Nesnel Anlatım (Tanım 1) : Gerçekliği kanıtlanabilir, bilimsel, ölçülebilir, herkese göre aynı olan; göreceli olmayan; kişilerin duygularına dayanmayan anlatım nesnel anlatımdır. Nesnel Anlatım (Tanım 2) : Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmeyen, deney ve gözleme dayanan tarafsız yargılara nesnel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da nesnel anlatım den  » Devamini Oku

Doğrudan Anlatım

DOĞRUDAN ANLATIM: Başkalarına ait sözleri söylendiği gibi aktarmaktır. Ali: "Bu kitabı iki kez okudum." dedi. Öğretmen:" Bu test sorularını evde çözeceksiniz." dedi. Dersten sonra etüt yapacağız, dediler. Başbakan: "Kıbrıs, bizim toprağımızdır." dedi. Öğretmen, Ali'ye: "Arkadaşına söyle, yarın ödevini mutlaka getirsin!" dedi.

Anlatım Bozukluğu

Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olmalıdır bu cümle. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur. Bu konu ile ilgili, ÖSS’de 5 ya da 6 soru çıkmaktadır. Sadece anlamla ilgili olmayıp dilbilgi  » Devamini Oku

Öznel Anlatım

Öznel: İzafî, sübjektif, göreli, göreceli... Öznel Anlatım : Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişen, doğruluğu tartışılan düşüncelerin anlatıldığı yargılara öznel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da öznel anlatım denir. Bu cümlelerde (yargılarda) bence ifadesi vardır. Anlatıma duyguların katılması demektir. Bu şekilde anlatılan düşünceleri okuyucu, dinleyici kabul etmek,  » Devamini Oku

Pragmatizm

Pragmatizm, James'in deyişine göre; bir felsefe olmaktan çok bir metod; düşünceyi, doğurduğu eyleme göre ölçen bir yöntemdir. Charles Peirce, 1878'de Popular Science Monthly Dergisi'nde yayınladığı 'Fikirlerimizi Aydınlığa Kavuşturmanın Yolu' başlıklı yazısında şöyle diyordu: 'Bir düşüncenin anlamını açıklamak için onun hangi davranışı doğurduğunu bilmek gerekir. İşte o davranış, o eylem bizim  » Devamini Oku

Betimleyici Anlatım

Betimleyici Anlatım Nedir ? (Özet) Canlı ve cansız varlıkları en ince ayrıntılarına kadar anlatma sanatına tasvir (betimleme) denir. Çevremizde gördüğümüz her şey betimlenebilir. Betimleyici anlatımın genel özelliklerinden bazıları şunlardır: - Betimlemelerde görsellik vardır. Genellikle görülen varlıklar betimlenir. - Betimlemelerde görmenin dışında koklama, tatma, duyma, dokunma gibi diğer   » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç