Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: zeus
Gönderilme Tarihi: Tue, 29-Jun-2010
Okunma: 3882 kez
Yazı Boyutu: 6.74 KB

Paragraf - Çeşitleri ve Örnekleri

Paragraf - Çeşitleri ve Örnekler
Paragraf, bir duyguyu, bir düşünceyi, bir yargıyı, bir durumu, bir iste­ği belirten; bir fikrin, bir yardımcı fikrin anlatıldığı cümle ya da cümleler topluluğudur.
Paragraf yazıda düşünce birimidir. Şekilden hareketle paragrafı, \"yazının satır başlarıyla ayrılan bölümlerdir\" diye tanımlayabiliriz. Bir satır başından öteki satır başına kadar uzanan bölüm paragraftır.
Bir ana fikir çevresinde toplanan yardımcı fikirlerin hepsini tek bir paragrafta anlatmak doğru değildir. Bu, hem fikirlerin kavranmasını zorlaş­tırır, hem de okuyucuyu usandırır. Okuyucunun dikkatini diri tutmak, anla­masını kolaylaştırmak için yazıyı paragraflara ayırmak âdeta bir zorunluluktur. Her paragrafta bir yardımcı fikir işlenir.
Her paragrafta bir ana cümle vardır. Bu cümle yardımcı fikirle doğrudan bağlantılıdır. Paragrafın öteki cümleleri, ana cümledeki fikri açık­lamak için kullanılır.
Paragraflar tek cümleli de olabilir.
Yardımcı fikrin önemine, niteliğine göre paragraflar uzun veya kısa olurlar.
Yazıda uzun ve kısa paragrafların birbirini takip etmesi monotonluğu önler, okuyucuyu usandırmaz.
a) Paragraf içi bütünlük
Paragraf, yazının kolay okunmasını, rahat anlaşılmasını sağlar. Her paragraf ana fikri destekleyen, besleyen, geliştiren bir yardımcı fikri ifade eder. Paragraflar arasında anlam, fikir, dil ve üslûp bütünlüğü olmalıdır. Paragraflar okuyucunun dikkat ve ilgisini dağıtmayacak uzunlukta olmalıdır.
Yapı bakımından paragraflar, giriş, gelişme, sonuç cümlelerinden meydana gelir.
Giriş cümlesi, paragrafın anafikrini ortaya koyan, amacını, konusu­nu belli eden cümledir.
Gelişme cümleleri, giriş cümlesiyle ortaya konan hükmün, konu­nun, benzerlikler, zıtlıklar ve örneklerle geliştirildiği bölümdür.
Sonuç cümlesi, verilmek istenen duygu, düşünce veya hayâlin vurgulandığı son cümledir.

(Giriş) Genç yazarlarımızın çoğu, özen düzen düşünmeksizin, kalemle­rinin ucuna nasıl gelirse öylece yazıverip gidiyorlar. (Gelişme) Yazdıklarını önemli bulmuyorlar, bir günde unutulup geçeceğini biliyorlar da onun için mi özenmiyorlar? Onun için mi baştan savma ile yetiniyorlar? Hayır, hemen hepsi en büyük sorunlarla uğraştıklarına, o sorunları çözümleyecek doğrula­rı bildiklerine kanmışlar. Kendi kendilerini kandırmışlar. Tuttukları yolun bütün bir ülkeyi, ondan da öte, kişioğlunu kurtaracağına inanıyorlar. Getirdikleri, yaymak istedikleri doğruların yüceliği yanında biçim güzelliği, deyişin akıcılığı, bir sözün yerinde kullanılması nedir ki? (Sonuç) Öyle küçük şeylere bakar mı, öyle küçük şeyler üzerinde durur mu hiç onlar?
Nurullah Ataç[1]



[1]Nurullah Ataç, Karalama Defteri, Sözden Söze, Can Yayınları, İstanbul 1991.
Paragraf içi bütünlüğü sağlamak açısından olay paragraflarında kronolojik sıraya, fikir, tahlil, tasvir paragraflarında mantık sırasına dikkat etmeliyiz.

b) Paragraf çeşitleri
Paragraflar muhtevaları açısından olay, fikir, tahlil, tasvir parag­rafı olmak üzere dörde ayrılabilir.
Olay paragrafı, ilgi çekici bir olayı, daha çok kronolojik sıraya bağlı kalarak anlatan paragraftır. Duygu, düşünce ve görüşler de olay içerisinde verilebilir.
Fikir paragrafı, bir fikrin delillerle desteklenerek, inandırıcı, etkili, mantıklı bir biçimde anlatıldığı paragraftır.
Tahlil paragrafı, bir meseleyi, bir fikri, bir özelliği parçalarına ayır­ma (çözümleme) yoluyla inceleyen paragraftır.
Tasvir paragrafı, mekânı, varlıkları ayırıcı nitelikleriyle okuyucuya tanıtmak üzere kurulmuş paragraftır.

(Olay paragrafı)
- Bizimkiler! Bizimkiler!
diye bağırarak uyandı. Doğruldu. Üstündeki kertenkeleler kaçıştılar. Limana baktı. Hakikaten, kalenin karşısına bir donanma gelmişti. Kadırgaların, yelkenlerin, küreklerin biçimine dikkat etti. Sarardı. Gözlerini açtı. Kalbi hızla çarpmağa başladı. Ellerini göğsüne koydu. Bunlar Türk gemileriydi. Kenara yanaşıyorlardı. Gözlerine inanamadı. \"Acaba rüyam devam mı ediyor?\" şüphesine düştü. Fakat, uyanıkken rüya görülür müydü? Kanaat getirmek için elini ısırdı. Yerden sivri bir taş parçası aldı. Alnına vurdu. Evet, işte hissediyordu. Uyanıktı. Gördüğü rüya değildi. O uyurken, donanma, burnun arkasından birdenbire ortaya çıkmış olacaktı. Sevinçten, hayretten dizlerinin bağı çözüldü. Hemen çöktü. Kenara çıkan bölükler, elle­rinde al bayrak, kalenin etrafına doğru ilerliyorlardı. Birden kemikleri çatır-dadı. Badem ağaçlarının çiçekli gölgeleriyle örtülen yoldan yürüdü. Kenara doğru koştu, koştu... Karaya çıkan askerler, ak sakallı bir ihtiyarın kendile­rine doğru koştuğunu görünce:
- Dur!
diye bağırdılar, İhtiyar durmadı; bağırdı: -Ben Türk\'üm, oğullar, ben Türk\'üm!
(Ömer Seyfettin, Forsa)



(Fikir Paragrafı)
Eskiden dağlara işe yaramaz yerler olarak bakılırmış. Türkiye\'nin büyük bir kısmı dağlarla kaplıdır. Fakat dağlar da, bakılırsa bir gıda ve servet deposu hâline getirilebilir. Tabiat kendiliğinden dağları, ormanlar ve hayvanlarla süslemiştir. Dağlarda yaşayan vatandaşlarımız, kendi bildikle­rine göre orman ve hayvancılıktan geçimlerini sağlamaktadırlar. İlim, bitki ve hayvanların da verimlerini arttırmanın yolunu bulmuştur. Türkiye\'nin dağları bilgi ve kültür yoluyla, milyonlarca insanın çalışacağı ve mesut olacağı yerler hâline getirilebilir.
(Mehmet Kaplan, Kültür ve Dil)

(Tahlil Paragrafı)
Selim birdenbire durdu. Boşuna konuştuğu kanaatına varmış ve her zaman olduğu gibi melankolisine gömülmüştü. Artık konuşmuyor, baktığını görmüyor, söylenenleri işitmiyordu. Beyni iki nokta arasında gidip geliyor­du. Leylâ ve Güntülü... Leylâ\'yı niçin düşündüğünü bilmiyordu. Güntülü\'nün gözlerini, bu gözleri nerede gördüğünü düşünüyordu. Bu gözler Selim Pusat\'a bir şeyler söylüyor, bir şeyler hatırlatıyordu. Üzücü olan şey bu söyleyiş ve hatırlansın açık ve aydınlık değil de sisli ve dumanlı olmasıydı. Bir ara, acaba kızın güzelliğinin tesiri altında mı kaldım diye düşündü ve üçünü de dikkatle süzdü. Hayır, hayır!... Öyle olsa ilk önce Aydolu\'nun tesi­rinde kalması icâb ederdi. Çünkü bu kızın o kadar çarpıcı güzelliği, yüzünün o kadar düzgün çizgileri vardı ki, onu beğenmeyecek, tesirinde kalamayacak erkek düşünülemezdi. Ya Nurkan? Onda çarpıcı değil, işleyici bir güzellik gözleri kamaştırıyor, insan ona baktıkça daha güzel buluyor, güzel buldukça tesiri altında kalıyordu.
(Nihal Atsız, Ruh Adam)
(Tasvir Paragrafı)
Kış, Haliç etrafında, İstanbul\'dakinden daha sert, daha sisli olur. Bozuk kaldırımların üzerinde buz tutmuş çamur parçalarını kırarak erken­den işe gidenler, mektep hocaları, celepler ve kasaplar ve bazen fakir mektep talebeleri, kocaman fabrika duvarına sırtını verirler; üstüne rüyala­rının mabadi serpilmiş salepten yudum yudum içerlerdi.
(Sait Faik Abasıyanık, Semaver).




Atatürkün Spor ve Sporcular Hakkında Söylediği Sözler

1. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. 2. Spor yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler , zekâ kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben Sporcunun zeki çevik aynı zamanda ahlâklısını severim. 3. Her çeşit spor faaliyetini Türk gençliğinin milli terbiyesin  » Devamini Oku

Betimleme Örnekleri

Betimleme Örneği "Bulunduğumuz yer denizden bin beş yüz metre kadar yüksekte idi. Akcedil; ay iskelesinin önünde du­ran kayıklar, ağaçların arasındaki seyrek binalar iğne topuzu kadar ufaktı. Karşıda Burhaniye'nin arkasında yatan Madra dağları şekilsiz bir yığından ibaretti. Güneşin altında göz kamaştırıcı pırıltılarla yanan deniz, ta uzaklarda açıklı koyulu gölgelere bürünen Midilli Adası'na kad  » Devamini Oku

Amaç-Sonuç Cümleleri

Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiği vurgulanır. Bu tür cümlelerde de "için, diye, üzere" gibi edatlardan yararlanılır. Öznenin işi, hareketi gerçekleştirme amacı ve sonucu cümle içinde verilir. Bu tür cümleler de ise iki yargının bir tanesi işin yapılma amacını anlatır ki.; yargılardan bir tanesi hâlâ yapılmamıştır. Amaç-Sonuç Cümlelerine Örnekler - Borçlarından kurtulmak için ev  » Devamini Oku

Sebep - Sonuç İlişkili Cümleler

Sebep - Sonuç İlişkili Cümleler : Bir cümlede ifade edilen yargılardan birinin sebep, diğerinin sonuç olabilecek biçimde kullanılmasıyla ortaya çıkan cümleler, sebep sonuç anlamı taşır. Bir cümlede sebep sonuç ilişkisi genellikle "için, ile, den dolayı, den ötürü" ilgeçleriyle kurulabileceği gibi "den / dan" eki ya da kimi bağlaç ve sözcüklerle de kurulabilir. Böyle cümlelerde "sebep" bildiren kı  » Devamini Oku

Sıfat Çeşitleri

Sıfatlar görev ve anlam yönünden, yani kendilerinden sonra gelen isme kattıkları anlam yönünden önce ikiye, sonra daha alt başlıklara ayrılırlar: 1. Niteleme Sıfatları 2. Belirtme sıfatları a.İşaret sıfatları b. Sayı sıfatları - Asıl sayı sıfatları - Sıra sayı sıfatları - Kesir sayı sıfatları - Üleştirme sıfatları c. Belgisiz sıfatlar d. Soru sıfatları 1. Niteleme Sıfatları İsiml  » Devamini Oku

Soğuk ve Sıcak Renkler

Renkler, şiddetlerine ve insanlar üzerindeki ruhsal etkisine göre ikiye ayrılırlar. . A) Sıcak Renkler (Kımızı, Turuncu, Sarı) Kırmızıda ateşin sıcaklığını, turuncuda güneş ışığının etkisini, sarıda da ışık ve aydınlığı duyarız. Bu renkler, havadaki titreşimi kuvvetli olduğu için diğer renklere 'göre gözü daha önce etkiler. Çocukta renk anlayışı başladığı zaman kırmızıya bakıp ona atılması  » Devamini Oku

Mecaz Anlam Örnekleri

Mecaz Nedir ? (Özet) : Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söze mecaz, oluşan anlama da mecaz anlam denir. Mecaz Anlam Nedir ? (Detay) : Bir sözcüğün gerçek anlamından bütünüyle uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir. Başka bir deyişle bir kelimenin, gerçek anlamı dışında, başka bir kelimenin yerine kullanılması sonucu ortaya çıkan anlamdır. B  » Devamini Oku

Neden-Sonuç Cümleleri

Bir cümlede ifade edilen yargılardan birinin neden, diğerinin sonuç olabilecek biçimde kullanılmasıyla ortaya çıkan cümleler, neden sonuç anlamı taşır. Bir cümlede neden sonuç ilişkisi genellikle "için, ile, den dolayı, den ötürü" ilgeçleriyle kurulabileceği gibi "den / dan" eki ya da kimi bağlaç ve sözcüklerle de kurulabilir. Böyle cümlelerde "neden" bildiren kısım başta ya da sonda olabilir.   » Devamini Oku

Sesteş Kelime Örnekleri

* Yılanı gören at birden şaha kalktı. * Mutfaktaki pislikleri çöpe at. * Al bayrağıma sarılı cansız bedenimi al. * Gül: “Gül.” dedi, bülbüle. * Kalem böyle çalınmıştır yazıma Yazım kışıma uymaz, kışım yazıma * Kırda yaptığımız piknikte yanımıza kır saçlı bir ihtiyar geldi. * Adresimi hemen bir kenara yaz. Bu yaz yurtdışına çıkmayı düşünüyorum. * Depodaki bidonlar ağzına   » Devamini Oku

Ulama Örnekleri

Ulama Nedir ? (Özet) : Sessizle biten sözcükten sonra sesliyle başlayan bir sözcük gelirse, iki sözcük birbirine bağlanarak okunur. Buna ulama denir. Ulama Nedir ? (Detay) Dilimizde cümleler okunurken kelimelerin sonlarında bulunan sessizler, kendilerinden sonra gelen kelimelerin ilk harfi sesli ise bu sesliye bağlanarak okunurlar. Ulama Örnekleri Emanet_eşeğin yuları gevşek olur. > Eman  » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç