Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: absu
Gönderilme Tarihi: Fri, 13-Oct-2006
Okunma: 7180 kez
Yazı Boyutu: 290 Bytes

Seni Düşünmek

Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

Nazım Hikmet





arsenik

arsenik: atom numarası 33,atom ağırlığı 74,91 ve yoğunluğu 5,7 olan,atmosfer basıncı altında 4500 C’de süblimleşen,maden filizlerinde çok yaygın bulunan,metal görünümünde basit element.

Simetri Ekseni

Herhangi bir şekli ortadan ikiye böldüğümüzde iki ayrı birbirinin aynısı şekil elde edebiliyorsak buna simetrik şekil denir. Bu simetrik şekli tam ortadan ikiye bölersek bu çizgiye simetri ekseni denir. Simetri ekseninin böldüğü şeklin her iki yanı birbirine tamamen eşit olmalıdır. Yoksa bu şekile simetrik diyemeyiz. Simetri ekseni örneklerini ve resimlerini sol tarafta görebilirsiniz.

jansenius

janseniusculuk descartes usçuluğuyla augustinus tanrıcılığını uzlaştırmaya çalışan piskopos jansenius’un öğretisi... hollandalı piskopos cornelis jansenius’a göre insan günahlarla yüklü bir yaratıktır ve ancak tanrı bağışıyla kurtulabilir. tanrının kendini bağışlamasını dilemek ve beklemekten başka yapacak hiçbir şeyi yoktur. jansenisme tümüyle agustinius anlayışına dayanır ve insa  » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
querulous
Tarih: 18:25:16 10.18.2006  Güncelleme: 18:25:16 10.18.2006
Statik Üye
Tarih: 10.07.2006
Nereden: istanbul
Gönderiler: 2

İstanbul'dan Mektup

Canım,
uzandığım yerde yazıyorum,
yorgunum pek,
aynada yüzümü gördüm,adeta yeşil.
Havalar soğuk yaz gelmeyecek.
Haftada otuz liralık odun lazım,
başa çıkılır gibi değil.
Demin sofada iş görürken
battaniyemi aldım sırtıma.
Camlar,çerçeveler kırık,
kapılar kapanmıyor,
burda barınmamaız imkansız artık,
taşınmalı,
ev yıkılacak üstümüze.
Kiralarsa dehşetli pahalı.
Sana bunları ne diye anlatırım?
Üzüleceksin.
Derdimi kime dökeyim?
Kusura bakma.
Isınsa, iyice ısınsa ortalık ama,
hele geceler.
Bıktım usandım üşümekten.
Rüyalarımda Afrika'ya gidiyorum.
Cezayir'deydim bir sefer.
Sıcaktı.
Alnımı bir kurşun deldi.
Bütün kanım aktı,
ama ölmedim.
Bana bir hal geldi,
çok ihtiyarladığımı hissediyorum,
-halbuki biliyorusun
henüz kırkıma basmadım-
çok ihtiyarladığımı hissediyorum,
söylüyorum da,
söyleyince kızıyorlar,
konferans dinliyorum herkesten,
Her neyse bu bahsi kapat.

Filme alınmış Çehofun Ağustosböceği.
Pariste de göstermişler.Beğenilmiş.
O zavallı hoppa kadında mı bütün kabahat?
Ben doktoru hem severim,
hem de affetmem eşeği.
Eninde sonunda kim daha bedbaht?
Kim kimin yüzünden?

Paraguvay halk türkülerini çaldı radyo.
Bunlar dikenli bir yaprağın üzerine
aşkla,güneşle,insan teriyle yazılmış,
acı da, umutlu da.
Bayıldım Paraguvay türkülerine.

Adviyeden mektup aldım,
Beni çok göresi gelmiş,
beni hiç unutamıyormuş...
Şaştım da kaldım.
Yıllardır, sen memleketten kaçıp gittin gideli,
ne kapımı çaldı,
ne bir haber yolladı hatta,
hatta sokakta karşılaştık,
bir bayram sabahı,
başını çevirip geçti.
En yakın arkadaştık.
Ama arkadaşlık ağaca benzer
kurudu mu
yeşermez artık.
Ben cevap yazmadım.
Neye yarar?
Evime bile gelse şimdi,
söyleyecek lakırdım yok.
Düşmanlığım da yok elbet.
Otursun güle güle,
Zengin bir koca bulmuş.
Hastalıklı bir şeymiş adam,
manyağın biri.
Halbuki Adviye ne canlı kadındır.

Gidip baktım oğlumuza,
pembe,kumral,uyuyor mışıl mışıl.
Yorganı açılmış.Örttüm.
Bir kara haber de verdi bu akşam radyo:
İren Jölio Kuri ölmüş.
Daha gençti.
Yıllar var
bir kitap okudumdu
ölenin anası üstüne yazılmış.
Bir yerinde iki kız çocuğundan bahseder,
-satırlar gözümün önüne geldi-
sarışın iki yunan heykeli gibi, der.
İşte bu çokcuklardan biri öldü.
Bilmem ki nasıl anlatsam,
büyük bilgin,büyük adam, ama şimdi lösemiden ölen o sarışın tek kız çocuğu da.
Bu ölüm bana çok dokundu,
İren Jölio Küri için
ağladım bu akşam.

Ne tuhaf,
İren deselerdi, İren,
öldüğün zaman
deselerdi,
İstanbullu bir kadın,
hem de hiç tanımadığın,
ağlıyacak arkandan,
deselerdi,
şaşardı.
Kocası geldi aklıma,
bir mektup yazsam,
baş sağlığı dilesem
diye düşündüm.
Adresini bilmiyorum ama.
Paris. Frederik Jölio Küri, desem,
gider miydi?

Bir de Fransız yazarı öldü,
gazetede okudum.
Asını bile duymamışımdır.
Çok ihtiyardı zaten,
üstelik de egoist,
sinik
cenabet herifin biri.
Herşeyle alay etmiş ömrü boyunca,
hiçbir şeyi, hiç kimseyi sevmemiş,
bir köpeklerle kedileri,
ama yalnız kendininkileri.
mülakat vermiş ölmeden bir kaç gün önce,
ama belli dehşetli de korkuyor.
Resmi de var,
büyük annemizi erkek yap,
tepesine bir takke koy,
işte herif.
Korkunç bir yalnızlık içinde
sıska bir ihtiyar.
Ona da acıdım.
Belki büyük annemize benzediğinden
belki de yalnızlığına.
Acıdım
ama aynı acıma değil elbet
acıyorsun İren Küri'ye,
çocuklarını düşünüyorsun kocasını,
ama daha çok dünyaya acıyorsun
büyük bir insan öldü diye.

Sana müjdem var:
okumayı öğreniyor tembel oğlun,
epeyi söktü kereta:
tut,koş,kitap,kalem,çanta...
Mükemmel değil mi?
Her harfi birşeye benzetiyor:
A bir evmiş,
B göbekli bir adam,
T bir keser.
Ödüm kopuyor tembel olacak diye.
Hep ona iş yaptırmak istiyorum.
Kız olsaydı kolaydı.
Kadınların her yaşta her iş gelir elinden.
Ama beş yaşında bir oğlan
ne becerebilir?

Ah bir ısınsa havalar...
Isınacak.
Uzadıkça uzadı mektubum.
Kendine iyibak,
bana hemen cevap ver,
beni unutma.
Bana hemen cevap ver.
Akıllıdır Münevver,
nasıl olsa ne yapıp eder,
falan filan diye kendini avuta.
Sensiz perişanım.
Beni unutma.
Kendine iyi bak.
Gözlerinden öperim canım.
Güzel geceler.
Kendine iyi bak.
Bana hemen cevap ver,
Dertlerimi aklında tutma,
unut,
beni unutma...

Nazım Hikmet RAN
Cevapla

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç