Yazıyı Gönderen: arpia
Gönderilme Tarihi: Sat, 14-Oct-2006
Okunma: 34526 kez
Yazı Boyutu: 8.71 KB

AZİZ NESİN

Aziz Nesin Hayatı

Tolstoy
Aziz Nesin, asıl adı Mehmet Nusret, 1915 yılında İstanbul’da doğdu.
Türk gülmece yazarı. Gazetecilik, yayıncılık yaptı. Toplumun kimi tiplerini olağanüstü bir ustalıkla karikatürleştiren, bürokrasiyle alay eden, devlet çarkının işleyişindeki bozuklukları gülünçleştiren yapıtları, adının yurt sınırlarını aşarak başka ülkelerde de tanınmasını sağladı. Buna karşılık, savunduğu görüşlerden dolayı sık sık kovuşturmaya uğradı; yargılandı; hapis ve sürgün cezaları çekti. Toplumun her kesiminde, her gün yaşanan olayların çelişkili yanlarını, bunların doğurduğu gülünç durumları, her çevrede rastlanan tipleri konu edinen gülmece, romanlar yazdı.



Yapıtlarında toplumsal bozuklukları, haksızlıkları, fırsatçılığı, bürokrasiyi, yanlış değer yargılarını kıyasıya eleştirdi. Çok geniş toplulukların kolayca sevebileceği canlı, hareketli, dolambaçsız bir anlatım yolu izledi. Bir yandan güldürürken, bir yandan da duygulandıran ve düşündüren bir yazar oldu. Onun anlattıklarına benzer terslikler, güldürücü olaylar, küçük insanı, ilerici aydını ezen bozukluklar geniş topluluklarca "Aziz Nesinlik olay" diye adlandırılmaya başlandı. Günlük olaylardan, gazete haberlerinden, politikadan esinlenen A. Nesin'e zaman zaman masallar ve halk hikâyeleri de çıkış noktası oldu. Hikâye ve romanlarındaki bu tür konular ve somut insan ilişkilerine karşılık, oyunlarında insanın kişiliği, ahlaksal, toplumsal konumu gibi temaları yer yer somutlamalara yönelerek işledi. Ancak alışılmış yapıtlarının çizgisini sürdüren oyunlar da yazdı; kimi yapıtları sahneye aktarıldı. Yapıtlarının geliriyle, kimsesiz ve yoksul çocukları meslek edininceye kadar yetiştirmek üzere Nesin Vakfı'nı (Çatalca) kurdu (1972). Mayıs 1993'te Aydınlık gazetesini çıkaran Aziz Nesin gazetenin başyazarlığını da üstlenmişti. 5 Temmuz 1995’de Çeşme'deki imza günü sonrası, saat 01.05'te öldü.



YILLARLA AZİZ NESİN



1915 (20 Aralık) İstanbul, Heybeliada'da doğdu.

1925 İstanbul'da Süleymaniye'de 'Kanuni Sultan Süleyman
İptidai Mektebi'nin 3.sınıfına girdi. (Sonradan
okulun adı, İstanbul 7. ilkokul oldu.)

1935 Kuleli Askeri Lisesi'ni bitirip Harp Okuluna geçti.

1937 Ankara'da Harp Okulunu bitirip asteğmen oldu.

1941 2.Dünya Savaşı yıllarında 2 yıl Trakya'da çadırlı
ordugahta görev yaptı.

1942 Erzurum Mustahkem Mevkii İstihkam Tb.Bölük
Komutanlığına atandı. Bir bomba kazasında
yaralandı. Erzincan'da depremde yıkılmış olan ordu
cephaneliğinin boşaltılmasıyla görevlendirildi.

1944 Ankara'da Harp Okulu'nda açılan ilk tank kursuna
katıldı.

1944 Zonguldak'ta uçaksavar top mevzileri yaptırmakla
görevlendirildi.

1945 Askerlikten ayrıldıktan sonra Karagöz Gazetesinde
ve Yedigün Dergisinde redaktörlük ve yazarlık
yaptı, profesyonel olarak yazarlığa başladı.

1945 Tan Gazetesi'nde köşe yazarlığına başladı. (4
Aralık'ta tek parti iktidarı üniversite gençlerine
Tan Gazetesi'ni yaktırdı.)

1945 Yayınlanmış ilk bağımsız yapıtı 'Parti Kurmak Parti
Vurmak' adlı 16 sayfalık broşürü çıktı.

1946 Sabahattin Ali ile birlikte Markopaşa ve süreği
olan gülmece gazetelerini çıkardı.

1947 Bursa'ya sürgün edilerek güvenlikte gözaltında
tutuldu.

1948 İkinci kitabı olan 'Azizname' adlı taşlama kitabını
çıkardı. Bu kitap için İstanbul 2.Ağır Ceza
Mahkemesinde dava açıldı. 4 ay tutuklu olarak süren
dava sonunda aklandı.

1949 İngiltere Prensesi Elizabeth, İran Şahı Rıza
Pehlevi, Mısır Kralı Faruk her üçü birden
Ankara'daki elçilikleri aracılığıyla Türkiye
Dışişleri Bakanlığı'na resmen başvurarak, bir
yazısında kendilerini aşağıladığı savıyla aleyhine
dava açtılar. 6 ay hapse mahkum edildi ve ceza
infaz edildi.

1952 İstanbul'da yeni kurulmaya başlanan Levent'te bir
dükkan kiralayarak Oluş Kitabevi'ni açtı. Sabahları
Levent'teki evlere gazete dağıtıyordu.

1953 İki küçük çocuğuyla birlikte Levent'teki
kitabevinden geçimini sağlayamayınca Beyoğlu'nda
Bursa Sokağı'ndaki yeni yapılmış hanın bir
odasında 'Paradi Fotoğraf Stüdyosu'nu bir ortağı
ile birlikte kurdu.

1955 6-7 Eylül faciası olarak tarihimize gelen
İstanbul'daki azınlıkların ev ve dükkanlarının
korkunç yıkımına suçlu aranmaya başlanmıştı. Aziz
Nesin'de suçlu olarak Sıkıyönetimce tutuklandı.

1955 Halil Lütfü Dördüncü'nün 'Yeni Gazetesi'nde köşe
yazarlığına başladı.

1956 İtalya'da (Bordighera'da) yapılan uluslararası
(yirmi iki ulus) gülmece yarışmasında birincilik
ödülü olan Altın Palmiye'yi 'Kazan Töreni' adlı
öyküsüyle kazandı.

1957 Yine İtalya'daki aynı uluslararası yarışmada 'Fil
Hamdi' adlı Öyküsüyle ikinci kez birincilik ödülü
olan Altın Palmiye'yi kazandı.

1960 İtalya'da kazandığı ilk Altın Palmiye'yi devlet
hazinesine bağışladı.

1961 Tanin Gazetesi'nde köşe yazarlığına başladı.

1961 Zübük adlı haftalık bir gülmece gazetesi çıkarmaya
başladı.

1962 Sahibi bulunduğu Düşün Yayınevi anlaşılamayan bir
nedenle bir gece yandı. Üst fiyatları 3 milyon lira
olan (bugünkü para değeriyle en az yarım milyar
lira) depodaki kitapları yandı.

1965 Elli yaşındayken ilk kez pasaport alabildi ve
yurtdışına çıktı. Çağrılı olduğu Berlin ve
Weimar'daki Antifaşist Yazarlar Toplantısı'na
katıldı. Altı ay süren bu ilk yurtdışı gezisinde,
Polonya, Sovyetler Birliği, Romanya ve
Bulgaristan'a gitti.

1966 Bulgaristan'da yapılan uluslararası gülmece
yarışmasında birincilik ödülü olan Altın
Kirpi'yi 'Vatani Vazife' adlı öyküsüyle kazandı.

1968 Milliyet Gazetesi'nin açtığı Karagöz oyunu
yarışmasında 'Üç Karagöz' oyunuyla birincilik ödülü
aldı.

1969 Moskova'da yapılan uluslararası gülmece
yarışmasında 'İnsanlar Uyanıyor' adlı öyküsüyle
Krokodil birincilik ödülü kazandı.

1970 Türk Dil Kurumu'nun oyun ödülünü 'Çiçu' adlı
oyunuyla kazandı.

1972 Kimsesiz çocukları yetiştirmek için Nesin Vakfı'nı
kurdu.

1974 Asya-Afrika Yazarlar Birliği'nin Lotus ödülünü
kazandı.

1975 Lotus ödülünü almak için Filipinler'in başkenti
Manila'da yapılan törene katıldı.

1976 Bulgaristan'da Gabrovo kentinde düzenlenen gülmece
kitabı uluslararası yarışmasında birinciliği elde
ederek Hitar Petar ödülünü kazandı.

1977 TürkiyeYazarlar Sendikası Başkanı seçildi.

1978 'Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz' adlı romanıyla Madaralı
Roman Ödülünü kazandı.

1982 Vietnam'daki Asya-Afrika Yazarlar Birliği
toplantısından dönüşte Moskova'da kalp
hastalığından hastaneye kaldırıldı. 'Kalp
Hastalıkları Araştırma Merkezi'nde bir ay kalarak
tedavi gördü.

1983 ABD'de Indiana Üniversitesi'nin düzenlediği
uluslararası toplantıya çağrıldı. Pasaportu geri
alındığı için bu toplantıya katılamadı.

1984 (20 Aralık) Şan Sinema Salonu'nda 70. Doğumgünü
töreni yapıldı.

1984 Aydınlar Dilekçesi girişiminde bulundu.

1985 Ekin A.Ş'nin kurulması girişiminde bulundu.

1985 İngitere'de PEN Kulüp onur üyeliğine seçildi.

1985 TÜYAP'ın düzenlediği 'Halkın Seçtiği Yılın Yazarı'
ödülünü kazandı.

1989 'Demokrasi Kurultayı'nın toplanmasında etkin görev
aldı. Oluşturulan 'Demokrasi izleme Komitesi'nin
iki başkanından biri oldu.

1989 Sovyet Çocuk Fonu'nun ilk kez verilen 'Tolstoy
Altın Madalyası'na değer görüldü.

1990 (19 Mart) Ankara'da Sanat Kurumu'nda 75.Yaşı
kutlandı.

1995 5 Temmuz Çeşme'deki imza günü sonrası, saat
01.05'te öldü.





Atatürkün Hayatını Anlatan Şiirler

Bir Önder Doğuyor Yıl 1881, pembe boyalı bir ev. O evde bir önder doğuyor. O evde bir milletin kaderi değişiyor. Mustafa doğuyor. Mahalle mektebini ister mi Mustafa? Şemsi Efendi İlkokuluna gidiyor. Sonra hep asker, hep asker, Mustafa asker olmak istiyor. Mustafa Kemal Çanakkale' de, Mustafa Kemal Samsun' da, Erzurum'da, Sivas' ta, Ankara'da, Mustafa Kemal cumhuriyete koşuyor. M  » Devamini Oku

Toplum Hayatı ve İşbölümü

Toplum hayatı aslında grup hayatıdır. Grup ise birden fazla insandan meydana gelir. Grup hayatı, insanın doğumuyla ailede başlayan, sonra da okulda ve toplumsal çevrede (sokak, işyeri, eğitimsel, kültürel ve politik ortamlar vs.) çeşitlenen örnekleri ile insan için son derece gerekli bir hayat alanıdır. İşbölümü hayatı kolaylaştırdığı gibi insanın ihtiyaç duyduğu ürünlerde de kaliteyi artırır.   » Devamini Oku

Toplum Hayatını Düzenleyen Ahlak Kuralları

Ahlak kuralları, iyiliğe, vicdani ödevlere ilişkin kurallar bütünüdür. Yoksullara yardım etmek, verdiği sözü tutmak, başkalarının canına, malına, namusuna saygılı olmak gibi kurallar ahlak kurallarıdır. Ahlak kurallarına uygun hareket edilmediği takdirde kişi toplumsal çevre tarafından kınanır. Örneğin, belediye otobüsünde oturmakta olan genç; yerini, ayakta duran yaşlı bir insanı vermezse çevresi  » Devamini Oku

Suyun İnsan Hayatındaki Yeri ve Önemi

SUYUN İNSAN HAYATINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ Suyun vücudumuzdaki bulunma yerleri ve oranları şöyledir: Vücut hücreleri %55 Lenf %20 Kan plazması %7.5 Kemikler %7.5 Vücut organlarını ayıran, koruyan Destek doku %7.5 Beyin, omurilik sıvısı %2.5 Vücudumuzda lazım olan suyun büyük bir kısmı yiyecek içeceklerle alınır.Bundan başka organik maddelerin vücudumuzda yanması ile de bir miktar su mey  » Devamini Oku

Öznesine Göre Fiil Çatıları

ÖZNESİNE GÖRE ÇATI (ÖZNE-YÜKLEM İLİŞKİSİ): Öznenin yüklemle ilişkisi 4 grupta incelenir. 1)Etken Fiil ve Edilgen Fiiller: Yüklem durumundaki fiilin gösterdiği işi doğrudan doğruya öznenin kendisi yapıyorsa fiil etken çatılı demektir.Yani fiilin gerçek öznesi varsa ve “l,n” çatı ekini almamışsa fiil etkendir.Bir fiil “l,n” çatı ekini almışsa ve eylemin kim tarafınd  » Devamini Oku

Kişisel Hayatı Konu Alan Metinler

Hatıra (Anı) Yaşanmış olayların kaleme alındığı yazı türüne anı (hatıra) denir. Anılar, insan belleğinde kalan olayların yorum katılarak aktarılmasıdır. Tarihi olaylara ışık tutması bakımından anılar belge niteliği taşır. Batıda 18. yy’dan sonra önem kazanan anılar pek çok sanatçı ve devlet adamı tarafından kaleme alınmıştır. Türk edebiyatında Köktürk Kitabeleri, Babürnâme, Şecere-i Türk  » Devamini Oku

Kaynama Erime ve Donma Noktalarını Bilmenin Günlük Hayatımızdaki Yararları

Kaynama, Erime ve Donma Noktalarını Bilmenin Günlük Hayatımızdaki Yararları Nelerdir ? Cevap : Günlük hayatta; 1. suyu kaynattığımızda buharlaşıp bir süre sonra ısınan gereçte su kalmayacağını 2. Suyu yeterince soğuttuğumuzda donacağını buz olacağını. Bu buzla diğer içeceklerimizi soğutabilceğimi veya buz elde ederek mesela yaralanmalarda tampon yapabilceğimizi. 3. Veya kar yada buz parçasını  » Devamini Oku

Fotokopi Makinesinin İcadı

1903′te George C. Beidler Rektigraf adlı ilk fotokopi makinesini icat etti, ama bu işlem aslında belgelerin baskısını yapmaktan ibaretti ve tutulmadı. 19038′de Carlson elektron fotoğrafçılığı adını verdiği yöntemi bulana dek belgeler elektrostatik olarak çoğaltılamıyordu. Carlson, Amerika’da yaşanan Büyük bunalımdan sonra işini kaybedinceye dek, Bell Telephone Labratories̵  » Devamini Oku

Atatürkün Öğrenim Hayatı

Mustafa Kemal, Şemsi Efendi Mektebi'nden mezun olduktan sonra Selanik Mülkiye Rüştiyesi'ne devam etti. 1894 yılının Temmuz-Ağustos aylarında kendi kararı ile Askeri Rüştiye'ye başladı. Okul döneminde Selanik'te, yaz aylarında ise çiftliğe giderek dayısı Hüseyin Efendi'nin yanında kalıyordu. Öğretmenleri Mustafa Kemal'in zeki ve yetenekli bir genç olduğunu hemen fark ettiler ve ona büyük bir sevgi   » Devamini Oku

Stoa felsefesinin gelişmesinde içinde bulunduğu sosyo politik hayatın etkisi

Seneca İmparatorluk Stoa’sının ilk filozofu olduğu gibi en çok yazılı eser bırakmış filozofudur. “Önde gidenlerin adımına bağlanmak bizim için tehlikedir. Halbuki insanlar inanmayı, muhakeme etmekten çok seviyor, düşüneceği yerde inanmakla yetiniyor” der. “En iyi olan çoğunluğun hoşuna gitmez, kötünün en büyük delili halktır. O halde çok kullanılanı değil iyi olanı, halkın   » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık


  Puanı : 5.6 / 10 | Oy : 29 kişi | Toplam : 163

Bu yazıya puan ver..
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar
Sorun Yanıtlayalım İletişim