Toplumdusmani.Net *
Yeni
Türk Edebiyatı Türk Edebiyatı


Bölüm Seç
Edebiyat : Türk Edebiyatı

Diğer Yazılar

Gösterilen Yazılar: 1 - 50 Toplam Yazı: 94

Sayfalar: (1) 2 »


Sırala:  Başlık  Tarih  Puanı  Populariteye Göre    Weight
Yazıyı bunagöre sırala: Tarihe Göre (Eskiler Önce)

Yazıyı Gönderen: berguzar Gönderilme Tarihi: Tue, 04-Sep-2007 (Okunma: 2991)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: Ziyaretçi Gönderilme Tarihi: Thu, 20-Sep-2007 (Okunma: 42034)
Bu edebiyat o dönemin siyasi durumu, anlatırken d belirtildiği gibi, hürriyetsizlik anlayışının o dönem gençlerince bir bunalım olarak görüldüğü devrede kuruldu.Bu dönem, batının sadece edebiyat kaynağı olarak görüldüğü gibi, hürriyet kaynağı olarak ta görüldüğü devredir. Bu dönemde batıya olan hayranlık had safhaya ulaşmıştır. Bu siyasi dönemde yetişip edebiyat yapmaya çalıştırlar.Böyle bir durum bütün millette doğurduğu hastalık, melankoli, hayattan bezginlik ve kaygısızlık şüphesiz onlarında ruhunda aynı tesiri uyandıracaktı.
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: Ziyaretçi Gönderilme Tarihi: Thu, 20-Sep-2007 (Okunma: 9576)
II. Meşrutiyet'ten sonra başlayan ulusçuluk akımı her alanda olduğu gibi edebiyatta da kendisini göstermiş ve "Milli Edebiyat" akımı ile ulusal kaynaklara dönülme ilkesini benimsemiştir. 1911'de Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp'in yayımladıkları " Genç Kalemler" dergisiyle başlayan akım, kısa sürede değişik sanat anlayışlarını savunan sanatçılar tarafından da benimsenmiştir. Sade ve arı bir Türkçe ile yazılan eserler yurt sorunları ve ulusal değerleri ortaya çıkarma amacını gütmüşlerdir.
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: Ziyaretçi Gönderilme Tarihi: Fri, 21-Sep-2007 (Okunma: 24096)
Türk Edebiyatı, Türklerin dâhil oldukları üç medeniyet ve kültür dairesine paralel olarak üç safhada incelenmektedir.

1. İslamiyet’ten Önceki Türk Edebiyatı,
2. İslâmî Devir Türk Edebiyatı,
3. Batı Tesirinde Gelişen Türk Edebiyatı.
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: Ziyaretçi Gönderilme Tarihi: Fri, 21-Sep-2007 (Okunma: 11287)
Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünun) (1896-1901)

Servet-i Fünun, daha önce Ahmet İhsan tarafından çıkarılan bir fen dergisidir. Recaizade, 1895 sonlarında derginin başına Tevfik Fikret’i getirir.
Tanzimat’la birlikte başlayan edebiyatı Avrupa ruhu ve tekniği içinde yenileştirme hareketi, 1896-1901 yılları arasında, Servet-i Fünun dergisi etrafında, Recaizade önderliğinde toplanan yeni nesille ikinci bir hamle yapmıştır.
Dosya: 0 Yorumlar: 1
Yazıyı Gönderen: apollon Gönderilme Tarihi: Sat, 09-Jul-2011 (Okunma: 174744)
1- Gazel : Beyit sayısı 5 ile 15 arasında değişir. Kafiye düzeni aa – xa – xa – xa … dır. Gazelin ilk beytine MATLA son beytine MAKTA en güzel beytine BEYTÜ-L GAZEL denir. Konu bütünlüğü yoktur. Her beyitte ayrı bir konu vardır. Konu olarak aşk, şarap ve güzellik işlenir. FUZULİ – BAKİ – NEDİM – TAŞLICALI YAHYA.

2- Kaside : 33 ile 99 beyit arasında değişir. Kafiye düzeni aa – xa – xa – xa … dır. Kasideler genelde övgü şiirleridir. Dini konular ve övgü işlenir. TEVHİD : Allah’ ın birliği ile ilgili şiirler. MÜNACAAT : Allah’ a yalvarı yakarış şiirleridir. NAAT : Hz. Muhammed’ in büyüklüğü ile ilgili şiirlerdir. MEDHİYE : Devrin ileri gelenleri övülür. NEF-İ …
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: apollon Gönderilme Tarihi: Fri, 21-Sep-2007 (Okunma: 11609)
1- Kaynağını Arap ve İran kültürlerinden alır. Yazılı geleneğe dayanır.
2- Sanatçı yazdıklarını ve söylediklerini değiştirebilir. Bunun için işlenmiş ve incelenmiş ürünler verir. Ürünlerin hepsi DİVAN denilen defterde toplanır.
3- Şiir ağırlıklıdır ve zamanla asla değişikliğe uğramaz.
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: apollon Gönderilme Tarihi: Fri, 21-Sep-2007 (Okunma: 12613)
İlk Çeviri : Yusuf Kamil Paşa = Fenelon dan Telemak
İlk Tiyatro : Şinasi = Şair Evlenmesi. Batılı anlamda ilk Namık Kemal = Vatan Piyesi
İlk Roman : Şemsettin Sami = Taaşuk – ı Talat ve Fitnat
İlk Öykü : Ahmet Mithat Efendi = Kıssadan Hisse, Letaf – i Rivayet
İlk Köy Romanı : Nabizade Nazım = Karabibik, Mahmet Rauf = Peyani Safa
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: apollon Gönderilme Tarihi: Fri, 21-Sep-2007 (Okunma: 7686)
Şiirlerini 1941 yılında Garip adlı kitapta toplayan Orhan Veli Kanık ve onunla aynı tarzı paylaşan Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfat, Garipçiler adıyla anıldılar ve Türk şiirinde yeni bir akım meydana getirdiler.
Bu adı almalarında Orhan Veli’nin “Kitabe-i Seng-i Mezar” adlı şiirinin garip tepkilere sebep olasının ve garip bulunmasının etkisi olmuştur.
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: chacharon Gönderilme Tarihi: Thu, 27-Sep-2007 (Okunma: 2018)
Cinsellik,edebiyat için kimi zaman araç kimi zaman da amaç olmuş bir hayat gerçeği.Sözcüklerin büyüsü ile varlığın özü ya da aşkın meyvesi kıvamı tutturulunca doyumsuz tatlar,ucu açık sorular,bazen de yapıtın oluşturulduğu toplumun yapısı hakkında son derece çarpıcı ipuçalrı bırakmış veya bırakmaya devam edecek dimağlarımızda.
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Sun, 23-Sep-2007 (Okunma: 9538)
Cumhuriyetin ilanından sonra edebiyatımız, çağdaş anlayışlar doğrultusunda gelişmesini başarıyla sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında “Beş Hececiler” olarak adlandırılan şairler topluluğu, en parlak dönemlerini yaşamaktaydı. Yine bu yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın etkisiyle edebiyatta genel olarak Anadolu’ya bir yönelim başlar.
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: BESTE Gönderilme Tarihi: Sun, 23-Sep-2007 (Okunma: 18292)
Cümle, yargı bildiren sözcük ya da söz öbeğidir. Bir sözün yargı bildirmesi, şahıs ve kip bildirecek biçimde çekimlenmesine bağlıdır. Bu özelliği gösteren tek bir sözcük cümle olabileceği gibi birbirini tamamlayan birçok sözcük de cümle özelliği gösterebilir. Yani “geliyorum”, “hastayım” sözleri de cümledir; “Dün seni okulun bahçesinde arkadaşlarınla gezerken görmüştüm.” de cümledir. Daha uzun cümleler de kurulabilir.
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: BESTE Gönderilme Tarihi: Sun, 23-Sep-2007 (Okunma: 35029)
Özellikle sıralı cümlelerde tümleç (dolaylı tümleç, nesne, zarf tümleci) kullanılması gereken yerde kullanılmamışsa anlatım bozulur.Bir tümlecin birden çok yüklem için ortak kullanımı mümkündür.Ancak bu ortak tümleç yüklemlerden birine dahi uymazsa cümlede anlatım bozukluğu doğar.
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: BESTE Gönderilme Tarihi: Sun, 23-Sep-2007 (Okunma: 93697)
Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle denir. Şimdi birbirini tamamlayan öğeleri inceleyeceğiz.

Bir cümlenin oluşması için en önemli şart, kip ve şahıs bildiren bir unsurun bulunmasıdır.
Dosya: 0 Yorumlar: 8
Yazıyı Gönderen: BESTE Gönderilme Tarihi: Sun, 23-Sep-2007 (Okunma: 13541)
Cümleler, kendini oluşturan sözcüklerin anlamlarına, cümlede bulundukları yerlere, türlerine göre değişik özellikler gösterir. İşte bu özelliklere göre cümleler değişik gruplar altında incelenir. Bu grupları biz dörde ayırabiliriz.

Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: BESTE Gönderilme Tarihi: Mon, 26-Oct-2009 (Okunma: 25294)
Türkçe kurallara göre bir sözcükte iki ünlü yan yana gelmez. Araya kaynaştırma harfi girer. Türkçe’de dört tane kaynaştırma harfi vardır: ş, s, n, y. Bunların her birinin özel kullanım yerleri vardır.

Dosya: 0 Yorumlar: 3
Yazıyı Gönderen: BESTE Gönderilme Tarihi: Sun, 23-Sep-2007 (Okunma: 2166)
Türkiye Cumhuriyeti`nde bugün kullanılmakta olan alfabeye gelinceye kadar Türklerin alfabelerini birkaç kez değiştirdikleri bilinmekte ve bu konuda şöyle dörtlü bir dizi yapılmaktadır: Göktürk, Uygur, Arap, Latin.

Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: BESTE Gönderilme Tarihi: Sun, 23-Sep-2007 (Okunma: 48518)
» İlk yerli tiyatro eseri: Şinasi / Şair Evlenmesi /1859
» İlk yerli roman: Şemsettin Sami / Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat
» Batılı tekniği uygun ilk roman: Halit Ziya Uşaklıgil/Aşk-ı memnu
» İlk çeviri roman: Yusuf Kamil Paşa/ Fenelon’dan Telemak /1859

Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: BESTE Gönderilme Tarihi: Mon, 15-Oct-2007 (Okunma: 7029)
tanzimat'tan önce sözlü edebiyat türü hakimdi. bunlardan masal, bilmece, tekerleme, atasözleri, nasreddin hoca fıkraları daha çok evlerde, karagöz ve meddah biçimleri de kamusal alanlarda çocukların eğitim ve eğlencesine sunulurdu.
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Mon, 17-Oct-2011 (Okunma: 14497)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 11008)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 4158)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 2163)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 10756)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 6562)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 3513)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 10845)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 7097)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 3005)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 4778)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Sun, 28-Oct-2007 (Okunma: 2535)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Fri, 02-Nov-2007 (Okunma: 3482)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Mon, 31-Mar-2008 (Okunma: 5194)
Dosya: 0 Yorumlar: 1
Yazıyı Gönderen: artemi Gönderilme Tarihi: Mon, 28-Apr-2008 (Okunma: 5053)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: playmaker Gönderilme Tarihi: Wed, 23-Jul-2008 (Okunma: 1960)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Mon, 26-Oct-2009 (Okunma: 3617)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Mon, 26-Oct-2009 (Okunma: 1519)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Mon, 16-Nov-2009 (Okunma: 2293)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Wed, 18-Nov-2009 (Okunma: 7770)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Wed, 18-Nov-2009 (Okunma: 1414)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Wed, 18-Nov-2009 (Okunma: 1240)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Wed, 18-Nov-2009 (Okunma: 11634)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Wed, 18-Nov-2009 (Okunma: 2244)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Wed, 18-Nov-2009 (Okunma: 2331)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Wed, 18-Nov-2009 (Okunma: 2498)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Sat, 04-Jan-2014 (Okunma: 1651)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Fri, 17-Jan-2014 (Okunma: 2194)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Sat, 25-Jan-2014 (Okunma: 1264)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Thu, 19-Nov-2009 (Okunma: 2109)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Yazıyı Gönderen: zeus Gönderilme Tarihi: Sat, 26-Nov-2011 (Okunma: 20749)
Dosya: 0 Yorumlar: 0
Sayfalar: (1) 2 »

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç