Anasayfa > Sözlük > S > Sözlük


bir dilin veya dillerin kelime haznesini (sözvarlığını), söyleyiş ve yazılış şekilleriyle veren, kelimenin kökünü esas alarak, bunların başka unsurlarla kurdukları sözleri ve anlamlarını, değişik kullanışlarını gösteren eser. sözlükler tek dilli veya çok dilli olabilir. madde başlarını a-be-ce sırası takip eder. genel veya özel alanlarla ilgili sözlükler hazırlanabilir. arap harfli eski sözlüklerde madde başı arapça kelimenin üç harfli kökünün son harfi esas alınarak sıralanırdı. XIV.-XV.yüzyıllar arasında yaşamış olan el-kamûsü-ı-muhît (okyanus sözlüğü) adlı eseri türkçeye çeviren mütercim asım bu sistemi kullandı. ilk sözlük olarak iskenderiye müzesi kütüphanecisi bizanslı aristophanes’in hazırladığı eser kabul edilir. islam dünyasında en önemli sözlük X. yüzyılda yaşayan fârâblı ismail cevheri’nin sihâh adlı arapça eseri. yankulu lügatı diye bilinen müteferrika’nın bastığı ilk kitap da bir sihâh çevirisidir. türk kültüründe ilk sözlük ise kaşgarlı mahmud’un türkçe’den arapça’ya divanü lügati’t-türk’üdür.

Sözlük | Ekleyen: | Tarih: 02-Sep-2007 13:13. | Bu yazı 11679 kez okundu..

Sözlük ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

İlk Türkçe sözlük

Devamini Oku
İlk Türkçe sözlük:Şemsettin Sami:Kamus-ı Türki...

türküler sözlük - n

Devamini Oku
n naciler: kurtulmuşlar, esenlik ve saadete kavuşanlar. naçar: çaresiz, umarsız. naçaram: çaresizim, umarsızım. naçarımı: çaresizliğimi. nadan: cahil, bilmez, haddini bilmez, kaba, terbiyesiz. nail olmak: erişmek. kavuşmak, ulaşmak. nail: erişme, ulaşma. nakkaş: süsleme sanatkarı, usta. nale: inilti. name: mektup, kitap, mecmua. namert: mert olmayan, alçak. nan: ekmek, yiyecek. nar: ateş, tamu. [mec.] meme. nara çalmak: ateşe atmak. nara salmak: ateşe atmak. narh: fiyat. nar-ı hicran: ayrılık ateşi. nar-ı mi...

türküler sözlük - s

Devamini Oku
s saba: gün doğusunda esen hoş ve latif rüzgar. saba: yazın kuzeydoğudan esen hafif rüzgar, tanyeli. sabbah: sabah. sadağa: sadaka. sadr: her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi, kalp, göğüs, ön. safi: katışıksız, temiz, süzülmüş. sağ: sağlam, canlı, diri. sağalmadı: iyileşmedi. sağalmak: iyileşmek. sağalmıştır: iyileşmiştir, iyileşti. sağınnan: sağndan, sağ yanından. sağolmaz: sağalmaz, iyileşmez. sahat çukuru: çukur sa'd-saat çukuru. doğusu erivan, güneyi ığdır olan çukur bölge. adını xıv. yüzyılda yaşamış olan t...

türküler sözlük - m

Devamini Oku
m mağrib: mağrip, batı. mah: ay. mahbup: sevilen, sevgili. mahı: balık. mahıtaban: parlayıcı, parlak ay. mahi göz: mahveden göz. mahi: mahveden. mahim: ay yüzlü sevgilim. mahpara: mahpare, ay parçası, ay benzeri. mah-pare: ay parçası gibi olan sevgili. mahraba: büyük mendil, erkek mendili. mahrama: mendil. mahzun: üzgün, üzüntülü. mahzun: üzüntülü, kederli, tasalı. mail olmak: meyli olmak, ehli olmak. mail: ehil, meyil. malamat: ortaya çıkarma, açıklama. malı: çapı, yağlık, başa sarılan örtü. mamur: bayınd...

türküler sözlük - a

Devamini Oku
a a'da : düşmanlar a'lem : daha iyi bilir, bilirim ab: su ab-ı efsun : göz yaşı ab-ı hayvan : dirilik suyu, bengisu ab-ı kevser : kevser suyu ab-ı mutahhar : temiz su ab-ı nisan : nisan yağmuru, söylenceye göre, nisan ayında sedefler, deniz dibinden su yüzüne çıkıp, yağmur danelerini içine alıp. sedef yaparmış.'' abad : zengin olma, varlıklı olma, bayındır. abı-puş : aba giyen, derviş, fakir abd : kul, köle abdal : gezgin derviş. derviş, tanrı sevgilisi, kırk din ulusundan biri. saçlarını, kaşlarını, bıyıklarını ve sakallarını u...

türküler sözlük - ş

Devamini Oku
ş şad olmak: sevinçli olmak, neşelenmek. şad: sevinçli, şen. şadda: kuşak. şadlığ deryası: sevinç denizi. şadlığ-şadlık: sevinç, sevinçlilik. şadlık ünü: sevinç sesi, sevincin sesi. şahanterlan: şahin kuşu. şahan-terlan: şahin kuşu. şahbaz: iri bir tür akdoğan. şakkü'l - kamer: ayın ikiye bölünmesi. şamama: güzel kokulu, yuvarlak, sarı kırmızı ya da sarı kahverengi çizgili bir tür küçük kavun. saz şairlerinin şiirlerinde genç kız memesi kimi kez şamamaya benzetilir. şana: tarak. şar: şehir, kent, pazar. şaşarsız: ş...

türküler sözlük - k

Devamini Oku
k kable en temüti: ölmeden evvel ölünüz.(hadis-i şerif),(alevi-bektaşi yolunda bir ön koşul). kad: boy. kada: kaza, kötülük, yıkım, ilenç. kadem basmak: ayak basmak, varmak. kadem: ayak. adım. metrenin üçte biri kadar olan uzunluk. oniki parmak uzunluğu, yarım arşın. uğur. kadim: ayak basan. ulaşan, varan. devamlı. kadir mevla: gücü sonsuz tanrı. kaf ü nun: kün. tanrı'nın yaratma eylemini başlatan ''kon'' (ol) buyruğunu anlatan ''k'' (kaf) ve ''n'' (nun) harflerinin birlikte söylenişi. kaf: söylence ve masallara göre yerkü...

türküler sözlük - ç

Devamini Oku
ç çağrışmak: bir ağızdan bağırmak, yaygara etmek. çal : ala renk. çalhandı : çalkandı çalhanmah : çalkanmak. çallı-çapraz: çapraz çizgili bir şal deseni. çalma: 1.başa sarık gibi bağlanan düz ya da işlemeli kumaş. 2.çember de denilen baş örtüsü, çetme. çalmak: doğmak, vurmak, atmak çapraz: eğik olarak birbiriyle kesişen. çar anasır: dört unsur , dört temel unsur .(toprak-su-hava-güneş) çar hisar: dört kale burcu. çar köşe: dört köşe. çar: dört. çarh: çark, felek, gök, devreden, dönen. çar-havuz: büyük havuz. çarh-...

türküler sözlük - r

Devamini Oku
r rah: yol, tarz, usul. rah-ı halık: allah yolu. rahim şah: emrah ile selbihan hikayesinin bir erciş kolunda selbihan'ın babası rahm eylemek: acımak, esirgemek. rahm: acıma, koruma, esirgeme. rah-nüma: kılavuz. raz: gizli sır, sır gibi saklı şey. ref: kaldırma, yüceltme. reftar: yürüme, salınma. regib: rakip, karşıt. rengin almak: rengini almak, renklenmek. revan : erivan kenti. revan: yürüyen, giden, akan. reyhan: fesleğen. rıza: memnunluk, istek, arzu. rikab: huzur, makam. rişte rişte: tel tel. rişte: tel....

türküler sözlük - l

Devamini Oku
l la: olmaz, olumsuzluk eki. laçın-laçin: benekli doğan, benekli boz-gök-doğan. lain ü gümrah: lanetlenmiş ve yolunu şaşırmış. lain: kovulmuş, nefret kazanmış, istenilmeyen. lal: dilsiz, söz söylemeyen. lasi: leş. lat: arapların islam öncesi putlarından biri. lat-ı mehatı: putlar. lavaş: yufka ekmek. leb: dudak. leblerinnen: dudaklarından. lengi har: topal eşek. lengi: topallık, aksaklık. lenterani: (sen) beni göremeyeceksin. leşker: asker levh: üstüne yazı yazılan düz taş veya tahta, levha. levh-i mahfuz: bu ...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık


Bu yazıya henuz resim eklenmemiş..
» sözlük resimleri

  Puanı : 4.4 / 10 | Oy : 16 kişi | Toplam : 71

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım İletişim