Anasayfa > Sözlük > T > Tanzimat


Tanzimat : İdari işlerin düzenli bir hale konulması ve bunun için alınan tedbirler ve yapılan işler, ıslahat, reform.

Ayrıca Bakınız:
1 - Tanzimat Fermanı
2 - Tanzimat Dönemi
3 - Tanzimat Dönemi Edebiyatı

Tanzimat, (Osmanlıca: تنظيمات) Osmanlı İmparatorluğu'nda 1839 yılında Gülhane Hatt-ı Şerif'inin okunmasıyla başlayan modernleşme ve yenileşme döneminin adıdır. Sözcük anlamı "düzenlemeler, reformlar" demektir. Batı dillerinde genellikle Osmanlı Reformu (İng: the Ottoman Reform) deyimi kullanılmaktadır.

Müfredatımızda Tanzimat Dönemi 1876'da II. Abdülhamit'in tahta çıkması ve Meşrutiyet'in ilanıyla sona ermiş kabul edilir. Ancak genel anlamda Osmanlı Reformunun 1922'de Osmanlı Devletinin sona ermesine dek sürdüğü de söylenebilir.

Tanzimat çağının önde gelen siyasi liderleri 1839-1855 döneminde Mustafa Reşit Paşa, 1850'lerin başından 1871'e kadar da Âli Paşa ve Keçecizade Fuat Paşa'dır. Fuat Paşa'nın 1868'de, Âli Paşa'nın 1871'de ölümünden sonra reform süreci krize girmiş ve uzun süren bir siyasi istikrarsızlık dönemi yaşanmıştır.

Tanzimat'ın başlangıcı III. Selim (1789-1807) veya II. Mahmut (1808-1839) dönemine indirilebilir. Birçok tarihçiye göre Yeniçeri Ocağı'nın 1826'da lağvı reform hamlesinin asıl başlangıç noktasıdır.

Reformun ana gerekçesi, Avrupa'nın askeri, teknik ve ekonomik alanlardaki gelişimi karşısında çaresiz kalan Osmanlı Devleti'ni yeni düzenlemelerle ayağa kaldırmaktır. Napolyon'un Mısır'ı işgalinden (1798-1799) sonra bu ülkede Mehmet Ali Paşa tarafından başlatılan reform hamlesi, Osmanlı yönetimine örnek olmuştur.

Bunun yanı sıra gayrimüslim tebaanın Balkanlar'da Sırp ve Yunan ayaklanmalarına yol açan hoşnutsuzluğuna karşı, Osmanlı toplum dokusunun yeni bir adalet ve eşitlik anlayışıyla onarılması, "Osmanlı vatandaşlığı"nın ön plana çıkarılması hedeflenmiştir. Osmanlıcılık fikri bu bakımdan Tanzimat'ın yönlendirici düşüncesi olarak kabul edilebilir.

Tanzimat | Ekleyen: | Tarih: 30-Oct-2011 14:18. | Bu yazı 62775 kez okundu..

Tanzimat ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Tanzimat Fermanı

Devamini Oku
Tanzimat Fermanı (3 KASIM 1839) Padişah: Abdülmecid Sadrazam: Mustafa Reşid Paşa II. Mahmut'un 1839'da vefatı üzerine yerine oğlu Abdülmecit geçti. Bu sırada Osmanlı Devleti'nin du­rumu hiç iç açıcı değildi. Osmanlı ordusu Nizip'te Mehmet Ali Paşa'ya yenilmiş, donanma Mısır'a götü­rülmüştü. Mısır sorunu bir Avrupa sorunu haline gelmişti. Bu durumda devlet ya Mehmet Ali Paşa'nın eline geçecek, ya da Rusya Hünkâr İskelesi Antlaşması'na göre Osmanlı Devleti'ni himaye altına alacaktı. Abdülmecit, Mustafa Reşit Paşa'yı II. Mahmut za­manında...

Tanzimat Dönemi Edebiyatı

Devamini Oku
Tanzimat Dönemi Edebiyatı (1860-1869) Türk toplumunda, 1860-1896 yılları arasındaki edebiyat etkinlikleri, "Tanzimat edebiyatı" adı altında toplanır. "Batılılaşma" olgusunu gerek basın, gerek edebiyat yapıtları aracılığıyla yaygınlaştırmaya çalışan Tanzimat dönemi yazarları, Batı şiir, roman ve tiyatrosundan oldukça etkilendiler. Bu etkilenmeler, özellikle çeviri yoluyla gerçekleşti. Tanzimat yazarları sanat anlayışları bakımından ikiye ayrılabilir: 1 - Namık Kemal, Şinasi, Ahmet Mithat Efendi, ve Ziya Paşa'yı kapsayan birinci kuşak (1860...

Tanzimat Fermanının Getirdiği Yenilikler

Devamini Oku
Tanzimat Fermanı'nda Hukuk alanındaki yenilikler Tüm vatandaşlar "Osmanlı vatandaşı" sayılarak din farkılıklarına bağlı ayrıcalıklar kısmen kaldırıldı. 1840'ta bazı maddeleri Fransız Ceza Yasasından alınan yeni Ceza Kanunnamesi hazırlandı. 1858'de tümüyle Batı kaynaklarından esinlenen ikinci Ceza Kanunnamesi kabul edildi. 1850'de Fransız Ticaret Kanunu esas alınarak hazırlanan Ticaret Kanunnamesi yürürlüğe girdi. Bu kanunla faiz, anonim şirket ve kambiyo senedi kavramları ilk kez Osmanlı hukukunda yer aldı. 1840'tan itibaren ceza ve tica...

Tanzimat Döneminde Ortaya Çıkan Edebi Eserler

Devamini Oku
Soru : Tanzimatın ilanından sonra edebiyatımızda hangi edebi türlerin görülmeye başladığını söyleyiniz?Cevap : Gazete ile birlikte makale, fıkra gibi türlerle roman, hikaye ve tiyatro gibi türler de Tanzimatla birlikte ortaya çıkan edebi türlerdir. Bu türlerde hangi eserler verildiğini öğrenmek için yazımızın devamını okuyabilirsiniz.Tanzimat döneminde ortaya çıkan edebi türler İlk tiyatro denemesi bu dönemde yapıldı. İlk düz yazı bu dönemde yazıldı. İlk anı bu dönemde yazıldı. İlk çeviri roman yine bu dönemde yazıldı. Bu ilklerin det...

Tanzimat Dönemi

Devamini Oku
Osmanlı siyasi tarihinde 1839'da Tanzimat Fermanı'nın ilanından, 1876'da I. Meşrutiyetin ilanına kadar geçen döneme verilen isimdir. Tarihimizde dönüm noktası olarak kabul edilen olaylardan biri de tanzimatın ilanıdır. Hem bir sonuç ve hem de sonrası için bir başlangıç olan Tanzimat, bugünleri anlamada çok önemli ipuçları taşıyan bir dönemdir. Milletlerin hayatında her dönemin öncesi ve sonrasıyla köklü bağlantıları olduğu kabul ediliyorsa, Tanzimat Dönemi’ni anlamamız gerekiyor. Bir cihan devletini tarihten silen hataları görmek için ve ...

Tanzimat Fermanı ile Islahat Fermanı Arasındaki Farklar

Devamini Oku
Tanzimat Fermanı ile Islahat Fermanı Arasındaki Farklar Nelerdir ? Fermanı’ndan farklı yönü, yalnızca azınlıklar için bir takım haklar öngörmesidir. Ferman’a göre; Müslüman olmayanları küçük düşürücü sözler kullanılamayacak,azınlıklar devlet memuru olabilecek ve her tür okula girebilecek, mahkemeler açık olacak ve herkes kendi dininde yemin edebilecek, işkence, dayak ve angarya yasak olacak; Hıristiyanlar yerel yönetim meclislerine üye olabilecek, yabancı uyruklular mal ve mülk edinebilecek, gayrimüslimlerden alınan baş vergisi...

Tanzimat Fermanının İlan Nedenleri

Devamini Oku
II. Mahmut'un 1839'da vefatı üzerine yerine oğlu Abdülmecit geçti. Bu sırada Osmanlı Devleti'nin du­rumu hiç iç açıcı değildi. Osmanlı ordusu Nizip'te Mehmet Ali Paşa'ya yenilmiş, donanma Mısır'a götü­rülmüştü. Mısır sorunu bir Avrupa sorunu haline gelmişti. Bu durumda devlet ya Mehmet Ali Paşa'nın eline geçecek, ya da Rusya Hünkâr İskelesi Antlaşması'na göre Osmanlı Devleti'ni himaye altına alacaktı. Abdülmecit, Mustafa Reşit Paşa'yı II. Mahmut za­manında kararlaştırılan Tanzimat Fermanı'nı hazırlamakla görevlendirdi. Tanzimat Fermanı 3 Kas...

Servet-i Fünun ve Tanzimat Edebiyatı Karşılaştırması

Devamini Oku
Benzerlikler: Batı kaynaklı edebi akımlardan etkilenilmesi ve edebi türlerin kullanılması. Farklılıklar: Edebi Tür ve Tema Tanzimat Edebiyatı: Roman hikaye ve şiirde toplumsal ve siyasi konuların işlenmesi. Servet-i Fünun Edebiyatı: Roman hikaye ve şiirde bireysel konuların işlenmesi. Edebi Akımlar Tanzimat Edebiyatı: Klasisizm ve romantizm. Servet-i Fünun Edebiyatı: Eealizm parnazim ve sembolizm. Dil ve Anlatım Tanzimat Edebiyatı: Sade ve edebi sanatlar bakımından zayıf bir dil. Servet-i Fünun Edebiyatı: ağır süslü ve edebi s...

Tanzimatla birlikte ortaya çıkan edebi türler

Devamini Oku
Soru : Tanzimatın ilanından sonra edebiyatımızda hangi edebi türlerin görülmeye başladığını söyleyiniz? Cevap : Gazete ile birlikte makale, fıkra gibi türlerle roman, hikaye ve tiyatro gibi türler de Tanzimatla birlikte ortaya çıkan edebi türlerdir. * Bu türlerde verilen eserleri incelemek için aşağıdaki linke tıklayın: » Tanzimat Döneminde Ortaya Çıkan Edebi Eserler...

Tanzimat Tiyatrosu ile Geleneksel Türk Tiyatrosu Arasındaki Farklar

Devamini Oku
GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU ÖZELLİKLERİ Çağlar boyunca sürüp geldiği ve doğrudan doğruya Türk kültürünün ürünü olduğu için geleneksel Türk tiyatrosu adı verilen tiyatro türleri şunlardır: Karagöz Bir beyaz perdenin arkasına konulan bir ışıkla ve bu ışığın önünden geçirilerek perdeye yansıtılan şekillerle oynanan bir perde oyunudur. Oyunun kahramanlarından Karagöz, saf ve temiz ruhlu, olayların gülünç taraflarını büyük ustalıkla yakalayan, zeki, okumamış fakat irfan sahibi Türk halkını temsil etmektedir. Hacivat ise medrese tahsili görm...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 12:00:12 03.25.2008  Güncelleme: 12:00:12 03.25.2008
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Tanzimat Nedir

Tanzimat, (Osmanlıca: تنظيمات) Osmanlı İmparatorluğu'nda 1839 yılında Gülhane Hatt-ı Şerif'inin okunmasıyla başlayan modernleşme ve yenileşme döneminin adıdır. Sözcük anlamı "düzenlemeler, reformlar" demektir. Batı dillerinde genellikle Osmanlı Reformu (İng: the Ottoman Reform) deyimi kullanılmaktadır.

Müfredatımızda Tanzimat Dönemi 1876'da II. Abdülhamit'in tahta çıkması ve Meşrutiyet'in ilanıyla sona ermiş kabul edilir. Ancak genel anlamda Osmanlı Reformunun 1922'de Osmanlı Devletinin sona ermesine dek sürdüğü de söylenebilir.

Tanzimat çağının önde gelen siyasi liderleri 1839-1855 döneminde Mustafa Reşit Paşa, 1850'lerin başından 1871'e kadar da Âli Paşa ve Keçecizade Fuat Paşa'dır. Fuat Paşa'nın 1868'de, Âli Paşa'nın 1871'de ölümünden sonra reform süreci krize girmiş ve uzun süren bir siyasi istikrarsızlık dönemi yaşanmıştır.
Cevapla
zeus
Tarih: 16:46:26 06.02.2010  Güncelleme: 16:45:14 11.05.2012
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Cevaben: tanzimat

Tanzimat'ın başlangıcı III. Selim (1789-1807) veya II. Mahmut (1808-1839) dönemine indirilebilir. Birçok tarihçiye göre Yeniçeri Ocağı'nın 1826'da lağvı reform hamlesinin asıl başlangıç noktasıdır.

Reformun ana gerekçesi, Avrupa'nın askeri, teknik ve ekonomik alanlardaki gelişimi karşısında çaresiz kalan Osmanlı Devleti'ni yeni düzenlemelerle ayağa kaldırmaktır. Napolyon'un Mısır'ı işgalinden (1798-1799) sonra bu ülkede Mehmet Ali Paşa tarafından başlatılan reform hamlesi, Osmanlı yönetimine örnek olmuştur.

Bunun yanı sıra gayrimüslim tebaanın Balkanlar'da Sırp ve Yunan ayaklanmalarına yol açan hoşnutsuzluğuna karşı, Osmanlı toplum dokusunun yeni bir adalet ve eşitlik anlayışıyla onarılması, "Osmanlı vatandaşlığı"nın ön plana çıkarılması hedeflenmiştir. Osmanlıcılık fikri bu bakımdan Tanzimat'ın yönlendirici düşüncesi olarak kabul edilebilir.
Cevapla
zeus
Tarih: 16:50:54 06.02.2010  Güncelleme: 16:50:54 06.02.2010
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Tanzimat Nedir ? Tanzimat Dönemi Özellikleri

Tanzimat Fermanı

Mustafa Reşit PaşaII. Mahmut'un saltanatının ikinci döneminde yoğunlaşan reformlara resmi bir bildiriyle hukuki biçim verme talebi sık sık dile getirildi. Ancak iç siyasi dengeler nedeniyle bu işlem uzun süre ertelendi.

1 Temmuz 1839'da II. Mahmut'un ölümü ve Abdülmecit'in tahta çıkmasından hemen sonra sadrazamlığa reform taraftarı Mehmet Hüsrev Paşa getirildi. Ağustos ayında yurda dönen Londra büyükelçisi ve Hariciye Nazırı Mustafa Reşit Paşa, 17 yaşındaki padişahı ikna ederek Tanzimat deklarasyonunun kabulünü sağladı. 3 Kasım 1839 günü Saray müştemilatı içerisinde yer alan Gülhane bahçesinde okunan bir Hatt-ı Şerif ("padişah yazısı") ile Tanzimat-ı Hayriye ("hayırlı düzenlemeler") ilan edildi. Osmanlı tarihinin en önemli belgelerinden biri olan bu metin, okunduğu yerden ötürü Gülhane Fermanı ve içeriğinden ötürü Tanzimat Fermanı adıyla da anılır.

Yaklaşık üç sayfalık bir metin olan fermanda, devletin bir gerileme döneminde olduğu vurgulanmış, ama yapılacak yeniliklerle ve çıkarılacak yeni yasalarla (kavanin-i cedide) bu durumdan kurtulunacağı müjdelenmiştir. Daha sonra din ve mezhep ayrımı gözetmeksizin tüm Osmanlı ahalisinin can ve mal ve "ırz-ü namus" güvenliğinin güvence altına alınması gereği, Kur'an ve şeriate dayanarak ilan edilmiştir. Haksız ve dengesiz vergilerin zararından söz edilerek herkesten "emlak ve kudretine göre" vergi alınacağı, asker almanın nüfusla orantılı ve azami "dört veyahut beş sene müddet"le sınırlı olacağı, kimsenin yargısız idam edilmeyeceği ve malının müsadere edilmeyeceği, özel mülkiyete sınır getirilmeyeceği, Meclis-i Ahkâm-ı Adliye'nin güçlendirileceği, vükelanın serbestçe söz söylemesine sınır getirilmeyeceği, yeni Ceza kanunnamesi düzenleneceği, memurin maaşlarının adalete uygun olarak düzenleneceği, rüşvetin güçlü yasalarla önleneceği bildirilmiştir.

Fikir ve yapı bakımından ferman, Fransız Devrimi'nin İnsan ve Vatandaş Hakları bildirgesinden esinlenmiştir. Osmanlı hukuku tarihinde ilk kez "vatandaşlık" kavramı ve vatandaşlıktan doğan haklar tanımlanmış, bu hakların korunması için yapılması gereken bazı işler sayılmıştır. Buna karşılık Ferman, getirdiği yenilikleri Kuran'a ve Şer-i şerife ve Osmanlı Devletinin eski töre ve kanunlarına dayandırmaya özen göstermiştir.

Uygulamalar ve gelişmeler

Sultan AbdülmecidFerman ilan edildikten sonra ayrıntılı bir şekilde devletin resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi'de yer almış, daha sonra her şehrin meydanında okunması, sancak ve kazalarda halka anlatılması emredilmiştir. Babıali, yeni bir sürecin başladığını göstermek için her yerde donanma alayları tertip etmiş, sürecin bir şölen havasında başlamasını istemiştir.

Yeni yasa ve düzenlemelerin eskileriyle çatışmamasına özellikle dikkat edilmiştir, yeni kurumlar açılırken eski kurumlar kapatılmamış, kurumlar bir süre birlikte işletilmiştir. Yeni yasalar önce merkezi otoritenin güçlü olduğu Bursa, Edirne gibi bölgelerde denenmiştir. yeni yasa sonucunda ise çatışmalar ortaya çıkar Tanzimat fermanını izleyen ilk yirmi yılda devlet bir dizi önemli yeniliğe kapılarını açmıştır:

Hukuk alanındaki yenilikler
Tüm vatandaşlar "Osmanlı vatandaşı" sayılarak din farkılıklarına bağlı ayrıcalıklar kısmen kaldırıldı.
1840'ta bazı maddeleri Fransız Ceza Yasasından alınan yeni Ceza Kanunnamesi hazırlandı. 1858'de tümüyle Batı kaynaklarından esinlenen ikinci Ceza Kanunnamesi kabul edildi.
1850'de Fransız Ticaret Kanunu esas alınarak hazırlanan Ticaret Kanunnamesi yürürlüğe girdi. Bu kanunla faiz, anonim şirket ve kambiyo senedi kavramları ilk kez Osmanlı hukukunda yer aldı.
1840'tan itibaren ceza ve ticaret davalarına bakmak üzere, laik ilkelere göre işleyen nizamiye mahkemeleri kuruldu; bu mahkemelere müslümanların yanı sıra gayrimüslim hakimler atandı. 1853'te cinayet davalarında gayrimüslimlerin de şahitlik yapabileceği kabul edildi. 1851'de ticaret mahkemeleri kuruldu.
1867'de Devlet görevlilerine karşı açılan davaları görmek için Şurayı Devlet (Danıştay) kuruldu.

Mali alandaki gelişmeler
.1841-1842 yılında ilk bütçe hazırlandı, 1846-1847 yılında ise ilk modern bütçeye geçildi.

Vergilerin mükellefler arasında düzgün ve gelirlere göre dağıtılması amaçlandı.
Devlet görevlilerinin halktan resmi vergiler dışında aldıkları vergiler yasaklandı.
1840'ta Kaime-i Nakdiye ismiyle ilk kâğıt para dolaşıma sokuldu.
1855'te Kırım Savaşı'nın maddi yükünü karşılamak için tarihte ilk kez dış borç alındı.Borç ingiltereden alınmıştır.


Askeri yenilikler

Donanma seferberliği başlatan Sultan Abdülaziz.Askerlik hizmetinin vatani bir vazife olduğu ilan edilerek zorunlu askerlik başlatıldı.1843'te ilan edilen bir yasayla askerlik yaşı 20, zorunlu askerlik süresi 4 yıl olarak kabul edildi.
1847'de gayrimüslimlerin de orduya girip albay rütbesine kadar yükselmesi kararlaştırıldı.
Avrupa gezisinde Avrupa ülkelerin donanmalarına hayran kalan Sultan Abdülaziz yeni bir donanma kurulması için emir verdi, çok güçlü bir donanma kuruldu.
1867'de Bahriye Nezareti kuruldu.
1869'da Serasker Hüseyin Avni Paşa'nın öncülüğünde Bahriye Nezareti kuruldu, askeri yapı yenilendi, terfi sistemi düzenlendi.
Eğitim alanındaki gelişmeler

Kışın Galatasaray Lisesi1846'da Mekatib-i Umumiye Nezareti kuruldu.1848 de Darülmuallim (öğretmen okulu) açıldı. Harbiye, Bahriye ve Tıbbiye dışındaki okulların kontrolü bu nezarete verildi.
Rüştiyelerin açılmasına hız verildi.
1868'de Fransızca eğitim ve batılı anlamda ilk eğitim verecek olan lise ile üniversite arasında bir kurum olan Galatasaray Sultanisi açıldı.
1869'da Fransız eğitim sistemini örnek alan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi yayınlandı.
1870'te Dârülmuallimât adında kız öğretmen okulu açıldı.
İlk kez yurt dışına öğrenci gönderildi.
Devlet memuru yetiştirmek amacıyla,Mekteb-i Maarif-i Adliye kuruldu.(II. Mahmut)


Sanayileşme hamlesi
Devlet eliyle atölye ve tesis kurulmasını amaçlayan sanayileşme başladı.Önce Yedikule-Küçükçekmece arasında 130 metre uzunluğunda bir tür sanayi parkı kuruldu.
Zeytinburnu'nda demir işleme ve makine imalathanesi, kumaş ve pamuklu çorap üretim tesisi, buradaki fabrikalar için teknik eleman yetiştirecek bir okul açıldı.
Bakırköy'de baruthanenin yanına bir iplik bükme, dokuma ve pamuklu basma fabrikası, Hereke'de bir pamuklu dokuma fabrikası kuruldu.
Yol yapımına önem verilmiştir.
Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.
Ancak İngiltere ile yapılan 1838 Balta Limanı Ticaret Anlaşması, bu dönemde Osmanlı'nın zararına gelişmiş,dışa bağımlılığı artırmıştır.
Bu gelişmelere rağmen sanayi makinelerinin Avrupa'dan ithal ediliyor olması ve nitelikli eleman eksikliği yüzünden yeterli bir sanayi pazarı oluşturulamadı.[2]

Tepkiler

Mehmet Ali PaşaTanzimat Müslüman toplum tarafından olumsuz tepki gördü; "frenkleşme" ve "gâvurlaşma" olarak nitelendirildi, Tanzimatçıların hedeflediği merkeziyetçi yapı ise başıbozuk bölgelerin valilerini rahatsız etti.Halep, Bosna, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kimi aileler çocuklarının mecburi askerlik uygulamasıyla askere alınmasına karşı çıktı.[2]

Tanzimat'ın müslüman-gayrimüslim eşitliği ile birlikte Hristiyan mezhepler arasında da eşitlik getirmesi, diğer mezheplere göre daha güçlü ve ayrıcalıklı olan Ortodoks tebaayı rahatsız etti.[2]

Dış dünyada ise İngiltere ve Fransa Tanzimat'ı olumlu karşılarken, Rusya bunun Osmanlı üzerindeki Batılı etkiyi arttıracağını düşünüp fermanı olumsuz karşıladı, Avusturya'da iktidardaki mutlakiyet yanlısı Prens Metternich fermanı olumsuz karşılarken Kavalalı Mehmet Ali Paşa fermanın amacını sezdi ve bunu kendisine karşı yapılan bir "şah hamlesi" olarak nitelendirdi.[2]

Abdülaziz döneminde güçlenen Yeni Osmanlılar ise Tanzimat'ın bazı uygulamalarına karşı çıktılar ve bir çoğu sürgüne gönderildi veya yurtdışına kaçtı.
Cevapla
zeus
Tarih: 16:51:58 06.02.2010  Güncelleme: 16:51:58 06.02.2010
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Tanzimat Edebiyatı - Önemi ve Genel Özellikleri

TANZİMAT EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ

Tanzimat Fermanı sonrası Batı'ya, özellikle Fransa'ya öğrenim görmek için gönderilen ve Batı kültürüyle yetişen aydınlar, Türk edebiyatı yolunda yeni eserler vermeye çalıştılar.1860 yılında agah Efendi ve Şinasi'nin çıkarmaya başladıkları Tercüman-ı Ahval gazetesi ile Batı'ya yönelen edebiyatımız başlamış oldu.

Tercüman-ı Ahval gazetesiyle başlayan bu edebiyata "Tanzimat Edebiyatı" adı verilmiştir. Sanatçıların özellikle Fransız edebiyatından etkilenerek getirdikleri yenilikler ve sanat anlayışları bakımından Tanzimat Edebiyatı üçe ayrılır:

-Tanzimat Edebiyatı Hazırlık Dönemi

-Tanzimat Edebiyatı Birinci Dönem

-Tanzimat Edebiyatı İkinci Dönem
Tanzimat Edebiyatı Hazırlık Dönemi:
Bu dönem Batı edebiyatı ile Türk aydınının çe­viriler yoluyla ilk kez yüz yüze geldiği dönemdir. Şinasi, Fransızcadan manzum olarak Türkçeye çevirdiği bazı şiirleri, asıllarıyla birlikte "Tercü-me-i Manzume" adlı eserinde toplamıştır. Yusuf Kamil Paşa, Fenelon'dan "Telemak" adlı romanı çevirmiştir. Böylece edebiyatımıza çeviri yoluyla ilk roman kazandırılmıştır (1859).

İlk gazeteler de bu dönemde çıkarılmıştır. İlk resmi Türkçe gazete olan Takvim-i Vakayi (1831), yarı resmi Türkçe gazete olan Ceride-i Havadis (1840) bu dönemin ürünleridir.
İlk yeril tiyatro eseri olan "Şair Evlenmesi" bu dönemde Şlnasl tarafından 1859'da yazılmıştır.

2. Tanzimat Edebiyatı Birinci Dönem Genel Özellikleri:

- Bu dönemde Türk edebiyatına yön veren önemli sanatçılar yetişmiştir. Şinasl, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Vefik Paşa ve Şemsettin Sami gibi değerli şahsiyetler bu dönemde yetişmiş ve Türk edebiiyatına pek çok ölümsüz eser ka­zandırmışlardır.

- Toplumsal konular olan yurt, ulus, özgürlük, hak, adalet, devlet, eşitlik gibi konular ilk kez işlenmiştir.

- "Toplum için sanat" anlayışı benimsenmiştir. Edebiyat, toplumu eğitmede bir araç olarak kullanılmıştır.
- Yazı dilinde konuşma dilinin kullanılması ilk kez bu dönemde amaçlanmıştır. Ancak bu alanda yeterince başarılı olunamamış, bu fikir ancak Milli Edebiyat döneminde gerçekleşmiştir.

- Hece ölçüsünün ulusal nazım ölçüsü olduğu görüşünde fikir birliğine ulaşılmış; ancak aruz ölçüsü bir türlü terk edilememiştir. Hece ölçüsü amaçlansa da daha çok aruz ölçüsüyle şiirler yazılmıştır.

- Makale, anı, eleştiri, tiyatro, hikâye, roman gibi yazı türleri edebiyatımıza bu dönemde , girmiştir. Bu türlerin Batılı anlamdaki ilk örnekleri bu dönemde verilmiştir.

- Divan Edebiyatı'nda önemli yer tutan söz sanatlarının süs olarak değil, gerektiği yerde kul­lanılmasına önem verilmiş, bu söz oyunları büyük ölçüde terk edilmiştir.

- Parça güzelliği yerine bütün güzelliğine önem verilerek şiire İlk kez bağımsız adlar verilmiştir.

— Şinasi ile Ahmet Vefik Paşa'da klasisizmin: Namık Kemal ile Ahmet Mithat Efendi'de
ise romantizmin özellikleri görülür. Böylece Batı edebiyatındaki akımların izleri de bu dönemde görülmeye başlanmıştır.


3. Tanzimat Edebiyatı İkinci Dönem Genel Özellikleri

— "Sanat için sanat" görüşü benimsenmiştir.

— Sanatçılar, toplumu ilgilendiren konulardan
uzaklaşarak bireysel konulara yönelmişlerdir. Bunda devlet yönetiminin aydınlar üzerindeki yoğun baskısının etkisi olmuştur.

— Dilde sadeleşme düşüncesi terk edilmiş, bi­rinci dönem sanatçılarına göre daha ağır bir dil kullanılmıştır.

— Şiirin konusu bu dönemde daha da genişletilmiştir.

— Recaizade Mahmut Ekrem, Abdulhak Hamit Tarhan, Samipaşazade Sezai, Nabi-zade Nazım ve Muallim Naci bu döneme damgasını vuran sanatçılardır.

— Bu dönem sanatçılarında romantizm, realizm ve natüralizmin etkileri görülür.

TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK ŞİİRİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

— Divan şiirinin soyut özellikleri bırakılmış; ancak biçim özelliklerine bağlı kalınmıştır. Yani Tanzimat şiirinde yeni düşünceler eski biçimlerle verilmiştir.

— Gazel, kaside, murabba, terkib-i bent, terci-i bent gibi nazım biçimlerinin yanında yeni nazım biçimleri de kullanılmıştır.

— Dil ve anlatımda genel olarak sadelik ilkesine bağlı kalınmamıştır.

— Hece ölçüsüyle yazma isteğine karşın genel­likle aruz ölçüsü kullanılmıştır.

— Nazım birimi olarak genel anlamda beyit kul­lanılmıştır.

— Divan şiirindeki parça güzelliği yerine bütün güzelliği benimsenmiş, anlam şiirin bütününe sindirilmiştir.

— Fransız İhtilali ile dünyaya yayılan kanun, adalet, vatan, millet, hak, hukuk gibi kavramlar şiire konu olmuştur.

— Divan şiirindeki göz için kafiye anlayışı yerine kulak için kafiye anlayışı benimsenmiştir.

— Birinci dönem şiiri dışa, topluma; ikinci dönem şiiri içe, bireye yöneliktir.

— Fransız edebiyatının etkisiyle yeni mecazlar kullanılmıştır.

— ikinci dönem şiirinde beyit birimi ve Divan Edebiyatı nazım biçimleri terk edilmeye baş­lanmıştır.

— Şiirin konusu genişletilerek her konuda şiirler yazılmaya başlanmıştır.


TANZİMAT DÖNEMİNDE NESİR VE ÖZELLİKLERİ

— Tanzimat nesrinde, Divan nesrinin aksine an­latım süsten ve yapmacıktan giderek uzak­laşmış yerini düşüncenin Önemine bırakmıştır.

— Konuşmaları gösteren çizgiler ve noktalama işaretleri kullanılır. Böylece Divan nesrinde sayfalarca süren cümleler kısaltılmış, sözcük­lerin cümle içindeki işlevi önemsenmiştir.

— Divan nesrindeki iç kafiye olan secilere pek yer verilmemiştir.

— Basmakalıp giriş cümleleri bırakılmış, konuya doğrudan girme ilkesi önemsenmiştir.

— Toplumu tümüyle kuşatan sosyal konular iş­lenmiş, edebiyat toplumun içine indirilmiştir.

— Gazeteciliğin etkisiyle yeni nesir türleri olan roman, makale, hikâye, fıkra, eleştiri gibi yazılar edebiyatımızda yerini almıştır.



TANZİMAT DÖNEMİNDE HİKÂYE VE ROMANIN GENEL ÖZELLİKLERİ

— Olaylar genellikle günlük yaşamdan ya da tarihten seçilmiştir. Olayların yaşanmış ya da yaşanabilir olması önemsenmiştir.

— Olayların çoğunda rastlantıların yardım ettiği aşklar yer alır.

— Kahramanlar sosyal hayatın getirdiği zorunlu­luklar yüzünden aile çevrelerinden seçilmiştir.

— Bu dönem hikâye ve romanları teknik ve kompozisyon yönünden ilk örnek olmanın eksikliklerini taşırlar.

— Yazarlar, eserlerinde kişiliklerini giziememiş hatta yer yer olayın akışını keserek okura bilgi ve öğüt vermişlerdir.

— Tasvirler, olayın akışı içinde eritilmemiş, bir süs öğesi olarak uzun uzadıya kullanılmıştır.

— Roman ve hikâyede aydınlara ve halka sesle­nen iki tutum kendini gösterir. Örneğin Namık Kemal aydınlara, Ahmet Mithat Efendi halka seslenir.

— Kişiler çoğu zaman tek yönlü olarak ele alınır. İyiler hep iyi, kötüler de hep kötüdür. Eserin sonunda iyiler mükâfatlandırırken kötüler ce­zalandırılır.

— Cariyelik kurumu ve alafrangalık özentisi sık sık işlenir.

— Birinci dönem romanlarında daha çok romantizmin etkisi görülür. Romantizmin etkisiyle Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi yer yer olayın akışını keserek okura bilgi vermiş ve eserde kişiliklerini gizlememişlerdir.

— İkinci dönem sanatçıları realizmin etkisiyle "gözlem"e önem vermişler, nedenlerle sonuçlar arasında ilgi aramışlar, olağanüstü kişi ve olaylar yerine olabilir olaylara, kişilere yönelmişlerdir.

— Eserler genel olarak duygusal, acıklı konüfar üzerine temellenir.


TANZİMAT DÖNEMİNDE TİYATRO

Tanzimat Dönemi'ne gelinceye kadar Türk okuru, tiyatro türüne yabancı değildi. Halkın eğ­lence ihtiyacını karşılayan karagöz, meddah ve ortaoyunu vardı. Batılı anlamda yazılı bir metne dayanan, oyuncuların bu metindeki rollerini ezberleyip olayı sahnede seyirci önünde canlandırabilecekleri ilk yerli eser Şinasi'nin "Şair Evlenmesi" adlı komedisidir.

"Tiyatro bir eğlencedir; fakat eğlencelerin en faydalısıdır." diyen Namık Kemal bu dönemin önemli tiyatro sanatçılarındandır. Tiyatrolarını halkı eğitmek için yazan Namık Kemal, romantizmin etkisinde kalmıştır. Tanzimat Dönemi tiyatro yazarlarından Abdulhak Hamit Tarhan bu dönemde en çok tiyatro eseri veren sanatçıları-mızdandır. Çok farklı bir milli tiyatro anlayışına sahip olan yazara göre "Asıl milli tiyatro seyircilere herkesten iyi bildikleri kendi hayatlarını değil, tanımadıkları toplulukların veya azınlıkla­rın hayatlarını, İslâm ve Osmanlı tarihinin muh­teşem olaylarını tanıtan eserlerdir." Ahmet Vefik Paşa, Moliere'den çeviriler yaparak Tanzimat tiyatrosuna büyük hizmetler yapmıştır.


TANZİMAT DÖNEMİ TİYATROSUNUN ÖZELLİKLERİ

— Tanzimat'a kadar geleneksel halk tiyatrosu (karagöz, meddah ve ortaoyunu) dışında ürün verilmemiştir.

— Batılı anlamda tiyatronun gelişimi Tanzimat'la başlar. Şinasi'nin 1859'da yazdığı Şair Evlenmesi Batılı tiyatronun ilk örneğini oluşturur.

— Tanzimat tiyarosunda çoğunlukla aile, gelenek, görenek, vatan sevgisi konulan işlenir.

— Tanzimat tiyatro yazarları halkı eğitme amacı gütmüşlerdir.
— Bütün Tanzimat yazarları, tiyatronun eğlence aracı olduğu kadar, eğitim aracı olduğunda da birleşmişlerdir.

— Komedilerde klasisizmin, dramlarda ise romantizmin etkileri görülür.

_Tiyatro, doğrudan halka seslenen ve konuş­maya dayanan bir tür olduğu için yapıtlar genellikle konuşma diliyle yazılmıştır. Tiyatroda dil, diğer türlere oranla daha sade ve konuşma diline yakındır.

— Tanzimat Edebiyatı'nda tiyatro eserleri oynanmaktan çok okunmak için yazılmıştır.

— Tanzimat Edebiyatı'nda şiirden sonra tiyatro önemli bir yere sahiptir.
TANZİMAT EDEBİYATINDA GAZETECİLİK


Tanzimat Edebiyatı'nın yazar ve şairlerinin pek çoğu gazete çıkarma işiyle de uğraşmıştır. Edebiyat çalışmalarıyla gazeteciliği yan yana yürütmüşlerdir. Edebiyat dergileri Türk1 basın hayatında daha sonraki dönemlerde ortaya çıktığı için edebiyat konulu yazılar, bu dönemde çıkarılan gazetelerde ya­yımlanmıştır. Bu dönemde çıkarılan başlıca gazeteler şunlardır:

Takvim-i Vakâyi: 1831 yılında Saray'ın çıkar­dığı ilk resmi Türkçe gazetedir.

Ceride-i Havadis: 1840'ta İngilizlerle ortak çıkarılan yarı resmi gazetedir.

Tercüman-ı Ahval: 1860'ta Agâh Efendi ile Şinasi'nin birlikte çıkardıkları ilk özel Türkçe gazetedir. Tanzimat Edebiyatı bu gazete ile başlamıştır.

Tasvir-i Efkâr: 1862'de Şinasi'nin tek başına çıkardığı gazetedir. Aynı gazeteyi 1865'ten sonra iki yıi Namık Kemal çıkarır.

Muhbir: 1866 yılında Ali Suavi çıkarır. Avrupa'ya gittikten sonra bu gazeteyi Avrupa'da çıkarmaya devam eder.

Hürriyet: 1869'da Londra'da Ziya Paşa ve Namık Kemal birlikte çıkarmışlardır. Daha sonra Ziya Paşa Cenevre'de tek başına çıkarmaya devam eder.

İbret: Avrupa'dan dönen Namık Kemal, 1871'de çıkarır.


Devir: 1872'de Ahmet Mithat Efendi çıkarır.


Bedir: 1872'de Ahmet Mithat Efendi çıkarır.


Tercüman-ı Hakikat: 1878'de Ahmet Mithat Efendi çıkarır.



TANZİMAT EDEBİYATINDA ELEŞTİRİ

Tanzimat döneminden önceki edebiyatımızda batılı anlamda eleştiri yoktu. Bu alandaki eserler Tanzimat Edebiyatı'yla verilmeye başlanmıştır. 1860'tan sonra edebiyatımızı modernleştirmeyi amaçlayan sanatçılar, eski edebiyatı yıkmaya ve yerine yeni bir edebiyat kurmaya çalışmışlardır. Eleştiriler de bu yönde yoğunlaşır. Böylece bu türün öncülüğünü Ziya Paşa ve Namık Kemal yapar.

Ziya Paşa, Hürriyet gazetesinde çıkan "Şiir ve İnşa" (1868) makalesinde Divan şiirini eleştirir. Bu şiirin ulusallıktan uzak, yapay bir edebiyat oldu­ğunu belirtir. Ona göre gerçek edebiyat Halk Edebiyatadır. Halk Edebiyatı'na aydınlar ilgi göstermediği için bu edebiyat gelişmemiştir. Ne var ki, Ziya Paşa daha sonra bu düşüncesini değiştirir. "Harabat Mukaddimesi (1874)" nde bu görüşlerin tersini savunur. Yani Halk Edebiyatı'nı kötüler, Divan Edebiyatı'nı över.

Namık Kemal ise Divan Edebiyatı'na daha ka­rarlı ve sistemli saldırır. 1866'da Tasvir-i Efkâr'da yayımlanan "Lisan-ı Osmaninin Edebiyatı Hak­kında Bazı Mülâhazatı Şamildir" adlı yazısında Divan Edebiyatı'nı eleştirir. Namık Kemal, Ziya Pa-şa'nın Divan Edebiyatı'yla ilgili görüşlerini "Tah-rib-i Harabat" ve "Takip" adlı eserlerinde eleştirir, Divan Edebiyatı'na karşı çıkar.

Tanzimat Dönemi'nde eleştiri yazıları Recai-zade Mahmut Ekrem'in "Talim-i Edebiyat" adlı eserinin çıkışından sonra yaygınlaşır. Recaizade Mahmut Ekrem'le Muallim Naci arasında tartışma­lar olur. Recaizade Mahmut Ekrem "Zemzeme" adlı eserinin önsözünde ve "Takdir-i Elhan" da Muallim Naci'nin düşüncelerini eleştirir, eski edebiyata karşı çıkar. Muallim Naci de bu eleştirileri karşılıksız bırakmaz. Bu tür eleştirilerini "Dem-deme" adlı bir kitabında toplar.

Tanzimat Dönemi eleştirisinin temelini "eski -yeni" mücadelesi oluşturur. Eleştiri türündeki yazılar, Servet-i Fünun Dönemi'nde daha modern bir çizgiye ulaşır.


TANZİMAT EDEBİYATINDA MİZAH VE YERGİ

Tanzimat sanatçıları gerçek anlamda mizah ve yergilerin örneklerini de verirler. Ziya Paşa'nın "Za-fernâme" adlı eseri yergi türünün başarılı bir örneğidir.

İlk Türk mizah dergisi olan "Diyojen" bu dönemde çıkarılır. Dergiyi Teodor Kasap ve arkadaşları çıkarırlar (1869).
TANZİMAT EDEBİYATINDA İLKLER


İlk yerli roman: Şemsettin Sami'nin "Taaş-şuk-ı Talat ve Fitnat" adlı eseridir.

İlk çeviri roman: Yusuf Kâmil Paşa'nın Fene-lon'dan çevirdiği "Telemak" adlı eserdir.

İlk tarihi roman: Namık Kemal'in "Cezmi" adlı eseridir.

İlk edebi roman: Namık Kemal'in "İntibah" adlı eseridir.

İlk tarihi roman denemesi: Ahmet Mithat Efendi'nin "Yeniçeriler" adlı eseridir.

İlk realist roman: Recaizade Mahmut Ek­rem'in "Araba Sevdası" adlı eseridir.

İlk köy romanı: Nabizade Nazım'ın "Karabibik" adlı eseridir.

İlk psikolojik roman: Mehmet Rauf'un "Eylül" adlı eseridir.

İlk natüralist roman: Nabizade Nazım'ın "Zehra" adlı eseridir.

İlk köy şiiri: Muallim Naci'nin "Köylü Kızların Şarkısı" adlı şiiridir.

İlk pastoral şiir: Abdulhak Hamit'in "Sahra" adlı şiiridir.


Kafiyesiz şiirin ilk yazarı: Abdulhak Hamit Tarhan'dır. Şiiri ise "Validem"dir.


İlk yerli tiyatro eseri: Şinasi'nin "Şair Evlenmesi" adlı yapıtıdır.


İlk uyarlama tiyatro eserinin yazarı: Ahmet Vefik Paşa'dır.


Aruz ölçüsüyle yazılan ilk tiyatro eseri: Abdulhak Hamit Tarhan'ın "Eşber" adlı eseridir.


Hece ölçüsüyle yazılan ilk tiyatro eseri: Abdulhak Hamit Tarhan'ın "Nesteren" adlı eseridir.


Sahnelenen ilk tiyatro eseri: Namık Kemal'in "Vatan Yahut Silistre" adlı eseridir.

İlk resmi Türkçe gazete: Takvim-i Vakayi'dir.

İlk yarı resmi gazete: Ceride-i Havadis'tir.

İlk özel Türkçe gazete: Tercüman-ı Ahval'dir.

İlk şiir çevirisi yapan şair: Şinasi'dir. (Tercüme-i Manzume)

İlk Makale: Şinasi'nin "Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi'dir.


Noktalama işaretlerini kullanan ilk yazar: Şinasi'dir.

İlk antoloji: Ziya Paşa'nın "Harabat" adlı eseridir.

İlk röportaj örneği: Ziya Paşa'nın "Rüya" adlı eseridir.

İlk edebi bilgiler kitabı: Recaizade Mahmut Ekrem'in "Talim-i Edebiyat" adlı eseridir.

İlk atasözleri kitabı: Şinasi'nin "Durub-i Emsal-ı Osmaniye" adlı sözlüğüdür.

İlk hikâye eseri: Ahmet Mithat Efendi'nin "Letâif-i Rivayat" adlı yapıtıdır

Batılı anlamda ilk eleştiri yazarı: Namık Kemal'dir.

İlk mizah dergisi: Teodor Kasap'ın çıkardığı Diyojen adlı dergidir.

Batılı anlamda ilk öykü örnekleri: Samipa-şazade Sezai'nin "Küçük Şeyler" adlı eseridir.

İlk dergi örneği: Münif Paşa'nın çıkardığı "Mecmua-ı Fünun"dur.
Cevapla
zeus
Tarih: 16:45:38 11.05.2012  Güncelleme: 16:45:38 11.05.2012
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

2. abdülhamit tanzimatın sürdürücüsü müdür yoksa mezar kazıcısı mıdır?

Soru: 2. abdülhamit tanzimatın sürdürücüsü müdür yoksa mezar kazıcısı mıdır?
Mesaj: 2. abdül hamit tanzimatın devamı için neler yapmış veyahut yapmamış
Cevap: Genel kanının aksine, II. Abdülhamid Tanzimat reformlarına muhalif olmamıştır: son yılllardaki tarih litaratürü bu konuda mutabakat gösterir (örn. Shaw & Shaw, Hisfory of the Ottoman Empire and Modern Turkey, c. 2 s. 221 ff; Zürcher, Modernleşen Türkiye’nin Tarihi, s. 117). Türkiye’nin modernleşme yönündeki en ciddi ve kalıcı adımlarından bazıları, bu padişah zamanında atılmıştır. Eğitim reformunun imparatorluk sathına yayılması, üniversite kurulması, demiryolları yapımına hız verilmesi, posta ve telgrafın gelişmesi, basının yaygınlaşması, sanayi ve bankacılığın gelişme göstermesi, tarımsal modernizasyon yönündeki ilk adımlar bunlar arasındadır.

Abdülhamid’in ilk dönem atamaları arasında, Ahmet Vefik, Ibrahim Edhem, Safvet, Tunuslu Hayreddin, Münif ve Karatodori Paşalar gibi son derece reformist, “Avrupai” isimler göze çarpar. Ancak padişahın gitgide artan vehminin doğurduğu baskı ve yılgınlık ortamı, 1890’lara doğru ülkeye hakim olarak reform hamlesini tüketmiş görünür. Artan baskılarla beraber atalet ve yozlaşma yönetime damgasını vurur; önceki dönemde kurulan modern kurumların bazıları çürümeye terkedilir.

Bundan ötürü 1908 devrimiyle başa gelen genç kuşak, Abdülhamid dönemini topyekün reform karşıtlığıyla özdeşleştirmiştir. Bir önceki kuşağın başarıları unutulmuş veya gözardı edilmiştir. 1908 kuşağının ‘Tanzimat” dönemine ilişkin unutkanlığı, neredeyse Cumhuriyet kuşaklarının 1920 öncesine ilişkin bilgisizliği kadar çarpıcıdır.
Cevapla


Tanzimat
» Tanzimat resimleri

  Puanı : 5.0 / 10 | Oy : 34 kişi | Toplam : 171

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım İletişim