Anasayfa > Sözlük > Y > Yazım kuralları


yazım kuralları ve kullanılan dilin etkinliği


rapor metinleri, mantıklı bir sıra ile, zengin kelime hazinesine dayalı, açık ve sade ifadelerin kullanıldığı, imla kurallarına büyük özen gösterildiği bir yazı olmalıdır. kolay okuma ve anlaşılabilir olma raporun etkinliğini arttırır. fikirlerin akıcılığı, noktalama işaretleri, yazı düzeni, cümle yapıları okuma etkinliğini büyük ölçüde belirler.

araştırmacı, okuyucu kitlesinin özelliklerini de dikkate alarak yazı stilinde değişiklik yapabilir. görüşler bir mantık silsilesi takip etmelidir. kısa cümleler kullanmak açıklanmak istenen fikirleri daha kolay bir şekilde anlatır. uzun cümleler kurmaktan sakınılmalıdır. fakat sadece kısa cümlelerden oluşan metinler de okuyucuları sıkabilir.

kelime dağarcığının zenginliği ve kelimelerin yerli yerinde kullanılması da bir araştırma için önemlidir. sık sık kelime tekrarlarından kaçınılmalıdır. teknik kavram ve terimlerde kullanılmalıdır.

her paragrafın bir anafikri olmalıdır. anafikir cümlesi paragrafın başında ya da sonunda olmalıdır. raporda paragraflar satır başından başlanarak yazılır. paragraflar kendi başlarına birlik ve bütünlük göstermelidir. raporun bir bölümü yazılırken paragraflar düzenli bir biçimde sıralanmalıdır. birinci paragraf giriş niteliğinde, son paragraf o bölümle ilgili ana düşüncenin belirtildiği bir yazıdır. giriş ve sonuç arasındaki paragraflar o bölümü açıklamaya yöneliktir.

araştırma yazımında diğer bir önemli nokta da anlatımın hangi şahıs ve zaman kipiyle yapılacağıdır.

araştırmacı hazırlanan rapordaki yazım hatalarından direkt kendisi sorumludur. geçerli dilbilgisi kurallarına uyulmalı, türk dil kurumu’nun türkçe sözlük ve türkçe imla kılavuzu gibi yayınlarından yararlanılabilir. büyük harfleri yerli yerinde kullanmalı, yabancı kelimeler ve terimleri doğru bir şekilde yazmalı. kısaltma, bağlaç ve eklerin bitişik veya ayrı yazılma
kurallarına büyük özen göstermelidir. noktalama işaretlerini yerli yerinde ve doğru olarak kullanmalıdır.

Yazım kuralları | Ekleyen: | Tarih: 02-Sep-2007 13:29. | Bu yazı 25531 kez okundu..

Yazım kuralları ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Sayıların Yazımı

Devamini Oku
Sayıların Yazımı : Sayılar rakamla yazılabildikleri gibi harfle de yazılabilir. Küçük sayılar, yüz ile bin sayıları ve daha çok edebî karakter taşıyan metinlerde geçen sayılar harfle gösterilir. İki hafta sonra, haftanın beşinci günü, üç ayda bir, dört kardeş, üçüncü sınıf, yüz yıllık tarih, bin yıldan beri... Yaş otuz beş, yolun yarısı eder. Buna karşılık saat, para tutarı, ölçü, istatistik verilere ilişkin sayılar ile büyük sayılarda rakam kullanılır. Öğleden sonra saat 17.30’da, 1.500.000 lira, 25 kilometre, 150 kg, 15 met...

Kısaltmaların Yazımı

Devamini Oku
Kısaltma; bir kelime, terim veya özel adın içerdiği harflerden biri veya birkaçı ile daha kısa olarak ifade edilmesi ve sembolleştirilmesidir. Yapılan kısaltmaların benimsenmesi, yaygınlaşması ve herkes tarafından anlaşılması gerekir. AA, AB, ABD, age., AGİK, AIDS, aids, AKM, Alb., Alm., anat., AOÇ, AP, APS, Apt., Ar., Ar. Gör., ark., Asb., ASELSAN, Asist., ASKİ, AŞTİ, AT, Atğm., ATO, AÜ, AÜ, AÜ, Av., B (batı), B. (bay), bağ., BAĞ-KUR, BBC, BCG, BDT, bk. (bakınız), BM, Bn. (bayan), BOTAŞ, Bşk., C. (cilt), DGM, dm, EKG, ed. (edebiyat), FIFA...

Sayıların Yazılış Kuralları

Devamini Oku
Sayıların Yazımı / Dil - Yazım Kuralları a) Anlatı türü yazılarda, özel mektuplarda kesinlik aranmayan küçük sayılar yazıyla yazılır. ÖRNEK : "Okula yedi yaşında başladı." "On iki yıl Almanya'da kaldı." b) Bilimsel yazılarda sayılar rakamla gösterilir. ÖRNEK : "Bu yıl kişi başına düşen ulusal gelir 2.000 Dolardır." c) Çok sıfırlı sayılarda ana rakamdan sonraki basa­maklar yazıyla gösterilebilir. ÖRNEK : 8 Milyon, 3 Milyar,... d) Yazıya geçirilmiş sayıların her rakamı ve basama­ğı ayrı yazılır. ÖRNEK : "Bin dokuz yüz ...

yazım kuralları

Devamini Oku
yazım kuralları ve kullanılan dilin etkinliği rapor metinleri, mantıklı bir sıra ile, zengin kelime hazinesine dayalı, açık ve sade ifadelerin kullanıldığı, imla kurallarına büyük özen gösterildiği bir yazı olmalıdır. kolay okuma ve anlaşılabilir olma raporun etkinliğini arttırır. fikirlerin akıcılığı, noktalama işaretleri, yazı düzeni, cümle yapıları okuma etkinliğini büyük ölçüde belirler. araştırmacı, okuyucu kitlesinin özelliklerini de dikkate alarak yazı stilinde değişiklik yapabilir. görüşler bir mantık silsilesi takip etmelidir....

Yayaların uyması gereken trafik kuralları

Devamini Oku
Nerelerden Yürümeliyiz ? 1. Cadde ve sokaklarda yürürken daima yaya kaldırımlarından yürüyünüz. 2. Yaya kaldırımlarından yürürken daima sağ taraftan yürüyünüz. Yaya kaldırımlarında, sizden başka yayaların da olacağını düşünerek dikkatli davranınız. 3. Yaya kaldırımı bulunmayan cadde ve sokaklarda yürümek zorunda kaldığınızda, yolun sol kenarından yürüyünüz. Çünkü, ülkemizde trafik sağ taraftan çalıştığı için sizde sağ taraftan yürüdüğünüzde yolun sağını kullanan araçlar sizin arkanızda kalacak ve siz araçları göremeyeceksiniz. Ancak sol t...

Tartışmanın Kuralları

Devamini Oku
Tartışmanın Kuralları Nelerdir? 1 - Tartışmada konu dışına çıkılmamalıdır. 2 - Önyargılı olunmamalıdır. 3 - Verilen zamana uyulmalıdır. 4 - Diğer konuşmacıların sözü kesilmemelidir. 5 - Hoşgörülü, nazik olmak, sabırlı davranmak gereklidir. 6 - Anlam tekrarına düşmemek gerekir. 7 - Kısır tartışmalardan kaçınmak gerekir. Tartışma Nedir ? Tartışma iki veya daha fazla kişinin belli bir konuda düşüncelerini sergileme yoluyla fikir alışverişinde bulunmalarıdır. Tartışma Yönteminin Aşamaları 1. Tartışma Probleminin Seçimi: Tartışma p...

Toplum Hayatını Düzenleyen Ahlak Kuralları

Devamini Oku
Ahlak kuralları, iyiliğe, vicdani ödevlere ilişkin kurallar bütünüdür. Yoksullara yardım etmek, verdiği sözü tutmak, başkalarının canına, malına, namusuna saygılı olmak gibi kurallar ahlak kurallarıdır. Ahlak kurallarına uygun hareket edilmediği takdirde kişi toplumsal çevre tarafından kınanır. Örneğin, belediye otobüsünde oturmakta olan genç; yerini, ayakta duran yaşlı bir insanı vermezse çevresi tarafından kınanır. Kaynak: Milli Eğitim Web Sitesinde Yer Alan “Açık Öğretim Lisesi “Hukuk 1 (Hazırlayan: Taylan ACAR)” Ders No...

İmla Kuralları

Devamini Oku
İMLÂ KURALLARI Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ kuralları denir. Bu kurallardan birçoğu aslında anlama ve telâffuza bağlıdır. Anlam ve telâffuz; akla, mantığa, geleneğe, çoğunluğa vb.ne uyduğu takdirde -zaten yazıldığı gibi okunan ve okunduğu gibi yazılan bir dil olan- Türkçenin imlâsı kolayca halledilecektir. 1. Büyük ve Küçük Harflerin Kullanımı 2. Kısaltmaların Yazımı 3. Ek-...

Ek-Fiilin Yazımı

Devamini Oku
3. Ek-Fiilin Yazımı Ek-fiil isimlerin yüklem olmasını sağlayan ektir.. a. Ek-fiil (imek fiili) eklendiği kelimeye bitişik de yazılabilir ondan ayrı da... Ama genellikle bitiştirilir. Ayrı yazıldığı zaman ünlü uyumlarına uyup uymadığına bakılmaz. Bitişik yazılan ek-fiil “büyük ve küçük ünlü uyumu” kurallarına uyar. 1. Sessiz harfle biten kelimeye bitiştiriliyorsa, başındaki “i” düşer: rahatsız idim→rahatsızdım, çocuk ise→çocuksa, Serkan imiş→Serkan’mış, koşar iken→koşark...

Trafik Kuralları

Devamini Oku
Trafik Kuralları (Özet) : Trafik, yaya ve taşıtların yollardaki durum ve hareketleridir. Taşıt sayısının artması yoların dokusunu ve izlediği hatları değiştirdiği gibi, yerleşim merkezlerinin görünümünü ve yaşam biçimini de değiştirdi. Artan trafik yoğunluğu, güvenlik, rahatlık ve ulaşım kolaylığı sorunarının çözümlenmesini de beraberinde getirdi. Trafik mühendisleri bu problemlerin çözümü konusunda yıllarca çaba harcadılar. Daha çok ve çok şeritli yollar inşa edildi ve daha yüksek hızlarda sürüşler için yollar yeniden biçimlendirildi. Ancak, b...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
apollon
Tarih: 09:34:26 01.16.2008  Güncelleme: 09:34:26 01.16.2008
Webmaster
Tarih: 03.21.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 176

Re: yazım kuralları

YAZIM KURALLARIYLA İLGİLİ BİLGİLER

Yazarken biçimle ilgili uymamız gereken belli başlı bazı kurallar var. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

BUNLARI YAPIN

Mutlaka sık sık paragraf yapın. Paragrafsız bir yazı upuzun ve ürkütücü bir duvara benzer. Böyle bir duvarı kimse görmek istemez. Yazınızı da kimse okumak istemez.


Her noktalama işaretinden sonra, (yani virgül, nokta, üst üste iki nokta, soru ve ünlem işaretleri gibi) bir boşluk (yani espas) bırakın. Bunu yapmazsanız cümleleriniz ve sözcükleriniz karmakarışık bir koyun sürüsüne benzer. Hiç birini diğerinden ayıramazsınız.


Ne kadar sade yazarsanız o kadar güzel görüneceğinden emin olun. Yani mümkün olduğu kadar az noktalama işareti kullanın. Gereksiz tırnaklardan, parantezlerden, çizgilerden, şapkalardan kaçının. Noktalama işaretlerini sadece gerektiğinde ve zorunlu olduğunuzda kullanın ki onların da kıymeti bilinsin.


İmla kurallarına mutlaka uyun. O kurallar dilin birliğini ve düzenini sağlar. Yazdıklarınızın okuyan herkes tarafından anlaşılmasını sağlar. Bilmediğiniz bir imla kuralı olursa diye, yanınızda bir "imla kılavuzu" bulundurmanız sizi küçük düşürmez.


Kısa cümleler okunma açısından büyük avantaj sağlar. Tamam, uzun cümleler kurup ne kadar usta yazar olduğunuzu göstermek isteyebilirsiniz. Ama art arda sıralanmış onlarca sözcüğün insan beynine anlamlı bir mesaj göndermesi, birkaç sözcüğün göndermesinden daha zordur.


Artık çoğumuz bilgisayarlarda, klavyeleri kullanarak yazıyoruz. Yazı büyüklüğünüzün (yani punto) ve yazı karakterinizin (yani font), kullandığınız dile uygun olmasına özen gösterin. Çok küçük de olmasınlar, çok büyük de. Unutmayın yazınız binlerce bilgisayarda açılacak. Her yerde aynı düzenlilikte görünmesi, sık kullanılan yazı tipleri (font) ve normal ölçülerde bir punto seçmenizle mümkün olabilir.


Boşluklar çok önemlidir. Yukarıda her noktalama işaretinden sonra boşluk bırakmanız önerildi. Yazınızın bütününün biçimsel olarak sıcak görünmesi için, yanlardan, alt ve üstten de uygun boşluklar bırakmalısınız. Derli toplu bir görüntü, karmaşa karşısından her zaman avantajlıdır.


Yazıda bazı durumlarda başlık (yani belirleyici, vurgulayıcı sözcük ya da sözcükler) kullanırız. Bunların dikkat çekmesi için yazının bütününden farklı bir font ve punto ile yazılmaları gerekir.

DOĞRU SÖZCÜKLER
İmla kurallarına mutlaka uymalısınız. Türkçe’de bazı sözcükler söylenişlerindeki kolaylık ve alışkanlığın yazı diline de yansıması sonucu yanlış yazılıyor. Bunları yaparsanız, yazınızı okuyan sizin için “acemi” diye düşünür. “Acemi” bir yazar olarak adlandırılmamak için şu sözcüklerin yazılışına mutlaka dikkat edin:


Yanlız değil yalnız yazmalısınız


Yalnış değil yanlış yazmalısınız


Çünki değil çünkü yazmalısınız


Herkez değil herkes yazmalısınız


Kurdela değil kurdele yazmalısınız


Meyva değil meyve yazmalısınız


Makina değil makine yazmalısınız


Sarımsak değil sarmısak yazmalısınız (Kaynak TDK Türkçe Sözlük)


Fasulya değil fasulye yazmalısınız


Ambülans değil ambulans yazmalısınız


Akedemi değil akademi yazmalısınız


Deklerasyon değil deklarasyon


Papuç değil pabuç yazmalısınız


Otobos değil otobüs yazmalısınız


Orjinal değil orijinal yazmalısınız


Konservatuar değil konservatuvar yazmalısınız


Alimünyum ya da aliminyum değil alüminyum yazmalısınız


Sovan değil soğan yazmalısınız


Kapora değil kaparo yazmalısınız


Prosedir değil prosedür yazmalısınız


traş ve heykeltraş değil tıraş ve heykeltıraş yazmalısınız


dokuman değil doküman yazmalısınız


Labaratuvar veya labaratuar değil laboratuvar yazmalısınız


Acenta değil acente yazmalısınız


ESPAS



İmla kurallarımızın en çok ihlal edilenlerinden ya da yanlış kullanılanlarından biri ayrı yazılması gereken eklerin bir türlü yazılmamasıdır. Dahi (üsteleme) anlamına gelen de’ler, da’lar ve ki’ler kullanıldıkları sözcükten bir boşlukla (espas) ayrılır. Yani “Ben de geleceğim” yazmalısınız. “Bende geleceğim” yazarsanız yanlış olur. “Ben de” deki bu de eki dahi anlamındadır. “Öyle sevdim ki, kimse inanamadı” yazmalısınız. “Öyle sevdimki kimse inanamadı” yazarsanız yanlış olur.


Soru ekleri de bağlı oldukları sözcükten bir boşlukla ayrılır. Bu ekler mi, mı, mu şeklinde olabilir. Yani şöyle: “Ben de geleyim mi?” Burada “mi” bir soru ekidir. Yapayım mı, seveyim mi... Gibi...

ÜNLÜ VE ÜNSÜZLER



Türkçe’de bazı harflere ünlü, bazılarına ünsüz denir. Sesli ve sessiz harfler tanımı da kullanılır. Sesli harfler a, e, i, ı, o, ö, u, ü’dür. Sessiz harfler ise kalan 21 harf. Sessiz harfler kendi aralarında "sert" ve "yumuşak sessiz" olarak ayrılırlar. f, ç, h, p, k, s, ş, t sert sessiz harflerdir. Kalan sessizler ise "yumuşak sessiz". Sert sessizlerle biten sözcüklere bir ek yapılacaksa, bu ek de mutlaka sert sesiz bir harfle başlamak zorundadır. Örneğin “otobüsdeki” sözcüğü yanlıştır. Çünkü otobüs'ün son harfi s sert sessizdir. Bu nedenle de ekinin "te" şeklinde kullanılması gerekir. Yani doğrusu “otobüsteki”. Peki, sert ve yumuşak sessizleri nasıl ayıracağız? Kullanabileceğiniz en basit yöntem “FISTIKÇI ŞAHAP” yöntemidir. Bu iki sözcükteki sesli harfleri çıkarın. Yani I’ları ve A’ları. Kalan harflerin tümü sert sessizlerdir. Eğer ekleyeceğiniz sözcüğün son harfi fıstıkçışahap’ı oluşturan sessizler arasında varsa, ek de sert sessizlerden, yani fıstıkçışahap içindeki harflerden (f. s, t, k, ç, ş, h , p) biri ile başlamalıdır.

ŞAPKA VE ÜNLEM



Şapka inceltme ya da uzatma işaretidir. Bazı sesli harflerin üzerine konur. A, u, i gibi. Amacı, bu harfin uzatılarak ya da iki taneymiş gibi okunması gerektiğini göstermektir. Yani şapkalı bir a harfi gördüğünüzde bunu aa gibi okursunuz. Türkçe’ye özellikle Arapça ve Farsça dillerinden giren sözcüklerdeki anlam karışıklığını önlemek amacıyla uzatma işareti kullanmak gerekiyor. Hala yazdığınızda bu sözcüğün babanın kız kardeşini kastettiği anlaşılır. Ama hâlâ yazarsanız bu devam eden, süregelen, devam etmekte olan anlamındadır. Aynı şekilde kar yazarsanız, meteorolojik bir olay anlaşılır. Kazanmak, çoğaltmak, artırmak anlamına gelen kâr’ı kastediyorsanız kâr yazmalısınız. Uçurum anlamındaki yar ile sevgili anlamındaki yâr’i de bir şapka ayırır. Genel kural olarak şapka bu üç sözcükte kullanılır. Çünkü hala ile hâlâ'yı, kar ile kâr'ı, yar ile yâr’i birbirinden ayırmak gerekir. Ama örneğin reklam yazarken şapkalı da yazsanız, şapkasız da o sözcüğün reklam olduğu anlaşılır. Yazının sade olması bakımından gereksiz ve sık şapka kullanılmaması yerindedir. Yazıyı illa "süslemek" istiyorsanız kullanın.


Yine yazının sadeliği, kolay okunması bakımından sık sık ünlem işareti (!) ve soru işareti (?) kullanmak da gereksizdir. Kurduğunuz cümle zaten bir vurgu içermiyorsa siz sonuna istediğiniz kadar ünlem işareti koyun istediğiniz etkiyi sağlayamazsınız. Ama yeterli vurgu varsa, ünlem işareti koymaya bile gerek kalmaz.

ŞU HAİN EKLER



Özellikle yabancı sözcükler ve kısaltmalara yapılan eklerde hatalı kullanım çok yaygın. Örneğin IMF kısaltmasına den, ye, nin benzeri ekler yapıldığında bu kısaltmanın orijinal okunuşuna göre mi, yoksa Türkçe okunuşuna göre mi ek yapılacağı kestirilemiyor. Doğrusu eki Türkçe okunuşuna göre yapmak. Yani IMF kısaltmasının son harfi "f" olduğuna göre yapılacak ekin de bu yumuşak sessiz harfe uygun olması gerekir. IMF’e (okunuş şekli orijinal ef’ten) yazılışı ya da söylenişi yanlıştır. Doğrusu IMF’ye (okunuş şekli Türkçe fe) olmalı.

NE ZAMAN AYRI NE ZAMAN BİRLEŞİK ?



Türkçe’de 1980 döneminde başlayan ayrı mı yazmalı, birleşik mi yazmalı konusundaki kaos hâlâ sürüyor. Örneğin "karabahtım" mı yazılmalı, "kara bahtım" mı yazılmalı gibi. Bu tartışmanın temelinde sözünü ettiğimiz dönemde ülkemizdeki dilbilimciler arasında ortaya çıkan "öztürkçe", "canlı ya da yaşayan Türkçe" bölünmesi yatıyor. Öztürkçe’yi savunanlar genellikle birleşik, "yaşayan Türkçe"yi savunanlar ise ayrı yazımdan yanadır. Genel kural olarak, eğer iki ayrı sözcük birleşip yeni ve bambaşka anlamlı bir sözcük oluşturuyorsa birleşik yazılmalıdır. Örneğin, sivrisinek, anamuhalefet, karabasan, kardelen, tümdengelim, ortaokul, altyapı, üstgeçit, karadelik gibi...

GELİYİM Mİ, GELEYİM Mİ ?



Sık yapılan yanlışlardan biri de bu. Yani soru eklerindeki ilgeçlerin (edatların) yanlış kullanımı. Geliyim mi, söyliyeyim mi, ağlıyayım mı, başlıyayım mı, yatırıyım mı demek ya da yazmak yanlıştır. Doğrusu geleyim mi, söyleyeyim mi, ağlayayım mı, başlayayım mı, yatırayım mı olmalı...

ŞİİR VE NOKTALAMA İŞARETLERİ



Sık yapılan bir başka hata şiirlerde dize sonlarında virgül kullanılması. Yapısı gereği şiirde bir dize ya bir cümledir ya da alt dizelerde tamamlanacak olan bir cümlenin parçasıdır. Bir cümle olması halinde dize sonuna virgül değil nokta konulur. Ki bu da şiirin görselliği, estetiği ve anlatım kaygısı bakımından illa gerekmez. Ustaların noktalama işareti kullanmadan yazdığı pek çok güzel şiir olduğunu hatırlayın. Bir cümlenin parçası olması halinde ise her dizenin sonuna virgül koymak, bir yandan anlamı karmaşıklaştırır, söylemi zayıflatır, bir yandan da görselliği içinden çıkılmaz hale getirir. Eğer şiirde bölünmüş bir cümleden oluşan birden çok dize varsa, anlamı zayıflatmamak, söylem kaybının önüne geçmek amacıyla virgül kullanılabilir. Ama "bu dize bitti, cümle bitmedi, alt dize ya da dizelerde sürüyor" mantığıyla her dize sonuna virgül koyarsanız estetiktek, içerikten ve okuma kolaylığından ödün vermiş olursunuz.

BOL NOKTA BOL HATA



Türkçe imla kılavuzunda "yan yana iki nokta" şeklinde bir noktalama işareti yok. Ama "yan yana üç nokta" Türkçe imlasında yer alan bir noktalama işareti. Bunu unutmayın. Milli edebiyat akımının ilk dönemlerinde Latin alfabesine geçişin karmaşası içinde kimi yazarların kullandığı "yan yana iki nokta" yanlışı kısa sürede düzeltildi. Çoğu zaman düzyazıda, özellikle şiirde yapılan bir başka nokta hatası "yan yana üçten çok nokta" ya da "sıralı nokta" koymak. "Sıralı noktalar", kural olarak, bir metinde "bilerek ya da eksik bilgilenme nedeniyle" atlanan veya çıkarılan bölümleri belirtmekte kullanılır. Ya da bir yazının içine herhangi bir metinden bir bölüm alındığında, alınan bölüm metnin başından değil başka bir yerinden başlıyorsa, bunu belirtmek için "sıralı nokta" kullanılır. Siz, şiir ya da düzyazınızdaki cümlelerin sonuna "anlamı ve söylemi güçlendirme" kaygısıyla "üçten fazla" noktayı sıralarsanız, ortaya çıkan anlam budur: Yani kastınızdan çok uzak ve tümüyle yanlış bir anlam.

NİDÂ'YI NÂDİM ETMEYİN



Nidâ, bildiğiniz gibi, ünlem işareti. Bu tür düşünce, duygu ve fikirleri içeren cümlelerin sonlarında korku, şaşkınlık, hayret, üzüntü benzeri güçlü duyguları belirtmek için konulur. Bağırma, haykırma, isyan etme, zafer düzeyindeki bir sevinci belirtme gibi güçlü duguysallık ve şiddet içeriği bulunan cümleler de ünlem işaretiyle bitirilir. Bilinmeyen, belirlenemeyen, anlam verilemeyen durumların ifade edildiği cümlelerin sonuna bunu vurgulamak amacıyla yine ünlem işareti konulur.


Sık yapılan bir hata, ya da yanlış anlama nedeniyle başvurulan bir yöntem, bu tür cümlelerde güya anlamı güçlendirmek, vurguyu artırmak amacıyla art arda ünlem işaretinin kullanılması. Oysa art arda iki ya da üç ya da dört ya da daha fazla ünlem işareti Türkçenin noktalama işaretleri arasında yer almaz. Ünlem işareti bir kez kullanılır ve istenilen vurguyu yapar. Eğer cümleniz zaten doğuştan vurgusuzsa sizin art arda ünlem işareti koymanız onu ne güçlendirir ne de kurtarır. Olsa olsa zayıflığını iyice ortaya çıkarır. Bir yandan da bu kadar kalabalık "nidâ" bir "nidâ"yı "nâdim" eder. Yani üzer.
Cevapla


Bu yazıya henuz resim eklenmemiş..
» yazım kuralları resimleri

  Puanı : 4.5 / 10 | Oy : 24 kişi | Toplam : 108

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım İletişim