Anasayfa > Sözlük > Diğer > İçgüdü


Reklamlar
Sonuç : 2 adet ilgili yazı bulundu..
İçgüdü Nedir ? (Özet) : Canlıları ortak amaca yönelten, öğrenilmeyen, psişik olmayan, düşünceden doğmayan, canlıda doğuştan bulunan, bedensel, biyolojik itki. Her türe ait, tür davranışını belirleyen içgüdüler olduğu gibi, tüm türlere ait ortak içgüdüler de (annelik gibi) vardır.

İçgüdü Kuramı


Hayvanlar bazen belirli durumlarda ve belirli uyarıcılar karşısında bir takım davranışlar gösterirler.Bu tür davranışlara içgüdüsel davranış denir. İçgüdüsel davranışlar doğuştan vardır. Öğrenmeye gereksinim göstermezler.

Örneğin, örümceğin ağ kurması, tırtılın koza yapmasıgibi, insanın yüzme öğrenebilmesi için uzun sınama ve tekrara ihtiyaç vardır. İçinde, kas, refleks, bütün bir beden koordinasyonunu Bunun yanısıra bir ördek bütün bunların hiçbirine ihtiyaç göstermeden , yüzme davranışını ilk defa denemesine rağmen büyük bir ustalıkla yapar. Demek ki içgüdüsel davranışlar belirli bir biyolojik gereksinmenin sonucu olarak ortaya çıkmazlar.

Kendi bölgesini koruma, analık, yuva kurma gibi davranışlar değişik türlerde gözlenen bazı içgüdüsel davranışlara örnek oluşturur.

İçgüdü Nedir ? (Detay)


Alm. Instinkt, Naturtrieb (m), Fr. instinct (m), İng. instinct. Bir türün fertlerinde doğuştan bulunan, önceden öğrenilmemiş davranış kalıpları. Yuva yapma, yavrusuna bakma, mevsimi gelince göç etme, kış uykusuna yatma, yiyecek bulma gibi davranışların hepsi birer içgüdü çeşididir. İçgüdüye “ilham”, “sevk-i tabiî” veya “sevk-i ilâhî” de denir.

Yavru halindeyken yuvasından alınarak anne ve babasından ayrı yetiştirilen kuşlar, büyüdükleri zaman kendi cinslerine has yuvalar yaparlar. İçgüdü davranışları nesilden nesile geçen irsî bir geleneğin belirtileridir. Yumurtadan yeni çıkmış, birkaç günlük bir civciv toprağa bırakıldığında eşinip bir şeyler bulur ve gagalar. Bu, ona Allah tarafından ilhâm edilmiş, neslinin devamı için lüzûmlu bir içgüdü davranışıdır. İçgüdü davranışları yüksek yapılı hayvanlara doğru gittikçe değişir ve karmaşıklaşır. Sevgi veya nefret, yavru bakımı ve yılın bâzı mevsimlerinde göç etme mecbûriyeti gibi daha girift hisler de içgüdüdür. Yeni doğmuş memeli hayvan yavrusunu annesinin göğsünden süt emzirten, yeni yumurtadan çıkmış ördek yavrusunu suya çeken de bu içgüdüdür. İçgüdü kuvveti olmasaydı koyun, kurdun düşman olduğunu anlamaz ve ondan kaçmazdı. Yavrusunu da korumazdı.

Som balıkları yıllarca denizde yaşar. Fakat üreme vakti geldiğinde yüzlerce kilometrelik yolu kat ederek doğdukları tatlı su nehirlerine dönerek yumurtlarlar. Doğduğu nehrin kolunda yüzmekte olan bir som balığı yakalanarak nehrin başka bir koluna nakledilse, derhal yanlış yolda olduğunu sezerek geri döner ve asıl gideceği nehir koluna ulaşır. Yılan balıkları ise yumurtlamak için yaşadığı tatlı sulardan denizlere göç ederler. Binlerce kilometre kat ederek Bermuda’nın güney açıklarında denizin 7000 metre derinine inerler. Burada yumurtladıktan sonra ölürler. Yumurtadan çıkan yavrular bir müddet sonra ölmüş annelerinin geliş yolunu bularak sâhile varırlar.

Buradan da hiçbir kılavuz olmadan annelerinin yaşamış olduğu eski nehir, göl ve su birikintilerine ulaşırlar. Hayvanlar âleminde akıllara durgunluk veren, insanoğlunu hayret ve şaşkınlık içinde bırakıp, bunları yaratan hakkında derin düşüncelere daldıran böyle yüzlerce bilinen olay vardır. Biyolog Prof. Dr. Cecil Hamar, içgüdü için şöyle demektedir: “Baltimore kuşuna o üstün yuva yapma sanatını kim öğretti? Bu kuşların yaptığı yuvaların hepsi neden birbirine benziyor? İçgüdü mü diyeceksiniz? Belki böyle demekle sorudan kurtulmak mümkün ama, verilen cevap eksiktir elbette! Çünkü içgüdü dediğimiz şey nedir? Bâzılarımız canlıların öğrenme yoluyla değil de doğuştan kazandıkları bilgiler diyecektir. Halbuki buna Allah’ın canlılara ihsân ettiği kuvvet desek daha mantıklı davranmış olmayacak mıyız?..” Bir ormanda bir tilki belirince, sincap o zamana kadar ömründe tilki görmemiş olsa bile, en yakın ağaca sıçrar. Sincaba tehlikeyi haber veren o hareket tarzını tayin eden kimdir? Arılar bütün yapılacak şeyleri nasıl öğrenirler? İşçi arılar çiçeklerin yerini keşfetmeyi, balözü emmeyi, çiçek tozu toplamayı, bal petekleri îmâl etmeyi, larvalara bakmayı, düşmanlarını iğnelemeyi nasıl öğrenirler?

İçgüdü üstüne, batı bilim dünyasında iki-üç asırdan beri çalışmalar ve incelemeler yapılmaktadır. Batılı psikologlar ve ilim adamları içgüdünün varlığını kabul etmekte, fakat bunun mâhiyeti ve insandaki diğer sistemlerle münâsebeti hakkında farklı görüş, nazariye (teori) ve îzahlar (açıklamalar) ileri sürmektedirler. Bunlardan Freud içgüdüyü “id” olarak isimlendirmekte ve insan rûhunun iptidaî kuvvetleri ve güçler sistemi şeklinde târif ederek, rûhî enerjinin belli başlı kaynağını teşkil ettiğini öne sürmektedir. Ayrıca İd’in dış dünya ile ilgili olmadığı, zaman geçmesi ve tecrübeyle değişmediği, enerjisinin hareketli olduğu ve ruhun üst benlik dediği bölümü tarafından kontrol edildiği görüşleri de Freud’a âittir. Gene Freud’a göre bu İd; gerginliğe tahammül edemez, çabuk doymak ister, mantıksız, bencil ve zevk arayıcıdır. Freud’un görüşleri, başta çağdaşları olmak üzere bâzı batılı bilim adamları tarafından reddedilmiştir (Bkz. Freud). Diğer batılı psikolog ve biyologların içgüdü hakkında öne sürdüğü görüşler de başka meslekdaşları tarafından tamâmen kabul edilmemekte; içgüdü batı bilim dünyâsında henüz herkes tarafından kabul edilebilir îzah ve açıklamalara kavuşmamış müphem bir konu olarak durmaktadır. İçgüdünün mâhiyetini, ilim dünyası henüz çözememiştir.


İçgüdü | Ekleyen: | Tarih: 08-Oct-2011 16:24. | Bu yazı 48317 kez okundu..

İçgüdü ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

İçgüdüsel Davranışlar Nelerdir

Devamini Oku
İçgüdüsel Davranış Nedir Organizmayı türe özgü bir davranışa sürükleyen amaçlardır İçgüdü. Karmaşık bir yapıya sahiptir ve seri davranışlar bütünüdür. İçgüdüsel davranışlar türe özgüdür. Hayvanların göç etmesi, üreme, çocuklarını besleme gibi… Özet: 1. Mevsim değişikliklerinde kuşların sıcak ülkelere göç etmesi. 2. Arıların petek ve bal yapması. 3. Örümceklerin avlanmak için ağ kurması. 4. Balıkların yumurta bırakmak için sıcak denizlere gitmesi. 5. Ayıların kış uykusuna yatması. 6. Yavru deniz kaplumbağalarının, yumurtadan çıkar...

İnsanlardaki İçgüdüler

Devamini Oku
Freud, içgüdüleri iki grupta toplar; cinsel içgüdüler ve benliği korumaya yönelik içgüdüler. Fakat biz günümüzde insanda var olan, toplamına Libido (biyolojik enerji ya da güç) adı verilen içgüdüleri size sayacağız. İnsani Güdüler Nelerdir 1. Beslenme İçgüdüsü Daha doğumdan hemen sonra bebekte meme emme güdüsü olarak başlar. 2. Dışkılama İçgüdüsü Doğumdan hemen sonra başlayarak, sindirim sonu oluşan atıklar ile kandaki yararsız, zararlı ya da fazla maddelerin serbestçe dışarı atılmasını, bir öğretime gerek kalmadan gerçekleştirmey...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 17:01:43 10.22.2010  Güncelleme: 11:56:04 10.12.2012
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

İçgüdü Nedir ? (Freud)

1915’de yayınlanan “içgüdüler ve değişimleri” Freud’un metapsikolojik makalelerin ilkidir.İçgüdünün tabiatını kavramaya çalışan bu makale,içgüdünün fizyolojik uyaranlardan farkının tartışmasıyla başlar.İçgüdüde zihne uygulanan bir uyarandır gerçi ancak bir dış uyaran değil,organizmanın içinden kaynaklanan bir iç uyarandır.Her zaman aynı kalan değişmez bir etkisi vardır ve bir organdan ya da bedenin bir bölümünden kaynaklandığı için dış uyaranlardan kaçılabildiği gibi kaçınılması mümkün değildir.Zihnin algıladığı doğrudan içgüdünün kendisi değil ama onun tarafından “enerjiyle yüklenmiş düşünce” şeklindeki temsilcisidir.

Soru: kafesteki şempazenin önüne bi pipet bikap su ve boş bi kabın içine fıstık konuluyor şempaze pipet ile su dolu kaptan suyu pipete çekip boş kaba boşaltır suyun kaldırma kuvvetini kullanarak fıstıkları alır
Cevapla
zeus
Tarih: 17:02:47 10.22.2010  Güncelleme: 16:31:28 10.08.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Ego içgüdüleri ve cinsel içgüdü

Freud,kaynaklarına göre ayrılabilen iki asal içgüdü olduğunu ileri sürer.Bunlardan birisi çok iyi bilinen cinsel içgüdü,diğeri ise ego içgüdüleridir.Cinsel içgüdüler başta çeşitli bedensel kaynaklardan kaynaklanır ve her biri “organ hazzı” elde etmeye çalışır.Daha sonra birleşir ve cinsel içgüdüler olarak üreme işlevinin hizmetine girerler.İçgüdüler üzerinde dört tür zihinsel işlem yapılabilir.Bastırılabilir,daha farklı amaçlara yüceltilebilir,içgüdü kendi amacının karşıtına veya öznenin kendi benliğine dönebilir.Mazoşizm-sadizm ikileminde içgüdünün kendi karşıtına dönüştüğü, etkinlikten edilgenliğe bir dönüş mekanizmasının işlediği görülmektedir.Teşhircilikte de, başkasının cinsel organlarına bakma isteği ,tam tersine kendi cinsel organlarına başkaları tarafından bakılması isteğine döner ve bakan kişinin “duyduğu farzedilen zevk” paylaşılır. Freud acı duyumunun cinsel uyarılmaya yol açabildiğini ve cinsel haz uğruna acı duyumunun hazsızlığına katlanılabildiğini düşünerek mazoşistik eylemin sadizmden önce geldiğini ileri sürdü. Bir kez cinsel içgüdü mazoşistik bir doyuma yönelmişse,aynı kişi başka sadisitik eylemlerde bulunarak acı çektirdiği kişinin acısını paylaşma yoluna da yönelebilirdi.Ancak sadizm cinsel içgüdünün ilk amaçlı eylemlerinden sayılamazdı.

Ego içgüdüleri


Ego başlangıçta cinsel içgüdülerle yüklüdür ve otoerotik biçimde bunları kendi üzerinde doyurmaktadır. Bu dönem narsisistik bir dönemdir. Zamanla egonun kendini koruma içgüdüleri ile dış dünya deneyimlenerek , nesneler tanınmaya başlar.İşte o zaman haz veren nesneler sahip oldukları çekim ile sevgi nesneleri olarak tanınır ve içe alınırken,haz vermeyenlerden uzaklaşma duygusu nefret hissini doğurur ve nesne dışa atılır. Böylece ego bir “haz egosu” haline gelir.
Zamanla kendini koruma içgüdüleri ile ilgili nesneler söz konusu olduğunda hissedilen şey sevgiden çok “gereksinim veya hoşlanma” olmaya başlar.Sevgi ise cinsel içgüdülerin bir marifeti olarak kalır.Freud nefreti cinsel içgüdülerle bağlantılı görmez ve kendini koruma içgüdülerinin bir neticesi sayar.Ona göre nefretin tarihi sevginin tarihinden eskidir ve egonun “uyaranlar dünyasını reddedişi” ile ilk kez hissedilir.

Cinsel içgüdüler


Cinsel içgüdüler bazı evrelerden geçerek gelişirler.Önceleri tamamen narsisistik düzeyde ,tamamen egonun içine dönmüşken zamanla nesnelere yönelirler.Nesnelere yöneldiğinde ilk karşımıza çıkan evre “oral evredir” ve devimsel çaba bütünleşme/yiyip yutma üzerindedir. “Anal evreye” geçildiğinde cinsel içgüdü nesnelere ve kendine hakim olma/kontrol etme üzerine yoğunlaşır.Bu evrede çocuk nesnelere hakim olmaya çalışırken onlara zarar verip vermediğiyle ilgilenmez.Tek amaç nesnelere hakim olmaktır.Ve ancak fallik evreden sonradır ki tüm cinsel dürtüler birleşip üreme faaliyetini amaç edinir hale gelir.
Cevapla


İçgüdü
» İçgüdü resimleri

  Puanı : 5.2 / 10 | Oy : 17 kişi | Toplam : 89

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım
İletişim