Anasayfa > Sözlük > R > Realist


Reklamlar
RealistRealistRealist
Sonuç : 3 adet ilgili resim bulundu..
1 - Realist: Gerçekçi
2 - Realizm akımın savunan "gerçekçi" kişi. Hayatın yerleşik konseptlerini olduğu gibi yansıtır, hayatı duygularından çok nesnel yargılar ile ifade ederler. Duygusuz insanlar gibi görülebilirler, ancak durum böyle değildir aslında. onlar yalnızca duyguların abartılarak yansıtılmasını gereksiz bulmuş, kişiden kişiye değişen yargılar ile bir yere varılamayacağını görmüşlerdir. Vıcık vıcık romantizme karşı dururlar yine.
3 - Realistler; "varlık somuttur, ide/düşünce nin varlıgı nesnel varlıgımızla mumkundur" seklinde yaklaşırlar.

Realizm Nedir ?

Realizmin ana düşüncesini, nesnelerinin varoluşları ve neye benzediklerinin, bizden ve bizlerin onlara ulaşmasından bağımsız olduğu meydana getirir. Örneğin güneş sisteminde kaç tane gezegenin olduğu, bizim orada kaç tane olacağını düşünmemize, olmasını istememize veya araştırmamıza bağlı olarak değişmez. Yine elektronların veya güç alanlarının varoluşları veya dayandığı temeller, bizim inandığımız teori olmadan da vardırlar.

Realizm, gerçekle olan uygunluğu ele alır ve gerçek hakkındaki bilgilerimizi insanoğlunun bilmeye ve kavramaya ait kabiliyetlerinin mümkün olan en iyi uygulamalarından sonra inandığı gibi ayrı bir konu olarak tanımlar. Bu durum, özün değişiminden çok görüş açısının değişimidir. Bazı nesnelerin bizden bağımsız olarak var olduğunu düşünüyorsak doğru yargılamanın, kararlarımızın nesnenin yoluyla uyuşması gerektiği fikriyle örtüşmesini düşünmemiz normaldir. Eğer nesne, bizim bilmeye veya kavramaya ait yeteneklerimizle tanımlanıyorsa, gerçek yargılama sadece özelliklerin bize yargılamak için önderlik etmesi anlamına gelir

Realizmde iki değişik karşıt görüş vardır:
1. Realist kimsenin, düşünülen gerçek nesnelerin veya özelliklerin bizim deneyimlerimize nasıl bir katkısı olduğunu hesaba katmadığıdır.

2. Realistin inandığı nesnelerin veya özelliklerin inanılmaz olduğudur. Realizme karşı olanların stratejilerini iki madde altında ele alabiliriz :
a. Gerçekçi veya potansiyel, var olmayan fikirlerin düşünülen benzeyişine karşı çıkar. Böylece, ahlaki ve estetik kararların farkını hissederiz, örneğin, kararların şartların görünüşüne ve gözlemcinin durumuna bağlı olması kavramı.
b. Benzeyişi kabul eder. Fakat, bunu, nesnelerin bağımsız yapısından ziyade, bizim yapımızın benzerliğinden ortaya çıkmış olarak açıklar. Bundan dolayı, ahlaki tarafsızlığın aslında bir öznellik olduğu tartışılmaktadır. Bu durum, dünyada, bağımsız ahlaki özelliklerden ziyade insanın psikolojik tepkilerinin bir sonucudur ya da sınıflandırmanın değişik dillerdeki düzenleri arasındaki benzerlik, gerçek evrenselliğin bizim üzerimize uyguladığı zorunluluğun değil insanın temel ilgilerinin bir sonucudur. Kant, zamana ve mekana bağlı olarak değişen çevremizin deneyiminin bile kendi içinde dünyevi doğası olmayan veya diğer varlıkların kanuni olarak tepki gösterdikleri şeylere bir insan tepkisi olduğunu savundu. Buna göre, benzeyiş tartışmasının çok soyut bir realizm kurmak için kullanıldığı düşünülebilir.

Realizmin Tarihsel Süreci

İlkçağda Realizm

Her insan çevresinde, bilinçten bağımsız bir dünya olduğunu bilir. Taşları, toprakları, ağaçları vb. var eden insan bilinci değildir. Çünkü bunlar dünyada insanlar var olmadan önce de vardı. Dünya milyarlarca yılını bu doğal varlıklarıyla birlikte insansız yaşadı. İlk insanların gerçekçilik anlayışına “ kendiliğinden gerçekçilik ” ya da “ çocuksu gerçekçilik ” denir. Bu anlayış sağlamdır ancak güçsüz yanları da vardır. Birincisi ,öz’le olguyu özdeşleştirmesidir. İkincisi ise dünyanın varlığı sorununu önemsemeyişidir. Bunlara rağmen felsefe de çocuksu anlayış özdekçi felsefenin, bilgini ve bilimin temellerini oluşturmuştur.

Gerçekçilik çoğu insanın benimsediği, kendiliğinden ortaya çıkan bir görüştür. Algılarımızın gerçek dünyayı kavradığını ve bize bilgi verdiğini tabii olarak, yani kendiliğinden düşünürüz. Gerçekçilik, bir felsefe doktrini olmadan önce yani başlangıçta bir hakikatti. Gerçekçilik felsefenin ortaya çıkışında bir çeşit tabiat bilgisi niteliğine bürünmüştür. İlkçağın filozofları (mesela Empedokles), evrenin mahiyetini ne olduğunu soruyor ;alemi oluşturan unsurlar ( toprak, su, ateş, hava ) ele alıyor ve inceliyorlardı. Demokritos’un atomculuğu da , eşyanın mahiyetinin ne olduğunu açıklamak için bir teoriydi. Felsefe , başlangıçta tabii olarak bilimin uzantısı sayılıyordu. Bilginin kapsamı meselesi, daha sonraları Platon tarafından ortaya çıkarıldı ve gerçekçilik ancak o zaman hakiki bir felsefe doktrini haline geldi.

Antikçağda Realizm

Nesnel gerçeği gerçek saymama anlamındaki ortaçağ gerçekçiliğinin tohumları antikçağ Yunanlılar tarafından atılmıştır. Elea öğretisi, Platon ve Aristotales bu anlamdaki gerçekçiliğin kurucusudur. Bu anlayışa göre gerçek, bireysel olan değil, tümel olandır. Tümellerse ancak bireysellerde varolabilirler, kendi başlarına bir varlıkları yoktur. Gerçek “ bağımlı varoluşu değil, bağımsız varlığı olandır ”. Dünyada olan tüm bireysellikler varlıklarını başka bir varlığa borçludurlar, bu yüzden gerçek değillerdir. Tümellerse bağımsız bir varlığı olanlardır, bundan dolayı gerçektirler. Varoluşları bulunan bireysellikler gerçek değildirler, görüntüdürler, varoluşları bulunmayan tümellerse gerçektirler. Antikçağ da bu idealist savın sahibi Aristotales’tir.

Eleacılarla Platon bu savın tomurcuğunu taşırlar.

Felsefi Gerçekçilik

Burada ruhçu gerçekçilik ile maddeci gerçekçiliği ayırmak gerekir. Ruhçu gerçekçiliği Platon öne sürmüştür. Zihnin ele aldığı fikirler ,bizim varlığımızdan bağımsız ve duyusal eşyanın gerçekliğinden farklı ve ayrıdır. Bu idealar, “hatırlama” yoluyla edindiğimiz bilgiden önce kavranabilir bir dünyada bulunur. Bu gerçekçilik tümellerin gerçekçiliğini kabul eden bir doktrin tarafından ortaçağ da daha da geliştirildi.

Maddeci Gerçekçilik

Çocuksu gerçekçiliğin felsefi açıdan haklı çıkarılmasıdır. İki aşamada ortay çıkar. Birincisi tüm bilgimizin duyusal deneyden hareket edilerek gelişmiş ve meydana gelmiş olduğunu ileri süren ampirist bir teorinin kurulmasıdır. İkincisi ise gerçek eşyaya özdeş olarak düşünülen bilginin temelleri hakkında maddeci bir teorinin ortaya çıkmasıdır. Maddeci gerçekçiliğin belli başlı örneklerinden biri marksist bilgi teorisidir. Marksist bilgi teorisine göre fikirlerimiz , bize, kendinde gerçek hakkında bilgi verir. Çünkü bu fikirler gerçek dünyanın yansılarıdır.

Ortaçağda Realizm

Eleacılık, Platon ve Aristotales temeline dayanan ortaçağ gerçekçiliği, bilimsel gerçekçilik anlayışına tümüyle ters bir anlam taşır ve nesnel gerçekliğin gerçek olmadığını, asıl gerçekliğin düşünce ürünleri olduğunu ileri sürer. Tümeller gerçektirler ve tümel nesneden öncedir. Tümeli gerçek saydıklarından ötürü gerçekçi adını alan düşünürlerin savları altında, Roma Katolik Kilisesi'nin evrensellik savı yatar. Hristiyanlık, başta Tanrı kavramı olmak üzere bütünüyle tümellere dayanır. Tümeller gerçek sayılmazsa Tanrı’nın da gerçek sayılmaması gerekir. Kırmızı bir addır ve ancak kırmızı bir çiçekte veya böcekte varlaşır, evrende bir özneye yüklenmeksizin kendi başına var olan bir kırmızı yoktur.

Varlık olgusal değil mantıksaldır; bu yüzden de varoluş gibi bilincin dolaysızca karşısında olan değil, tam tersine bizzat bilinç ,düşünce, zihin ya da us olgusal , bireysel ve öznel değil, tam tersine ,soyut, evrensel ve nesneldir. Gerçek, nesnel düşüncedir. Bu yüzden de gerçek , varoluşu bulunmayan bu mantıksal varlık, her şeyin kaynağıdır ve evrenin ancak onunla açıklanabileceği bir ilk ilke ya da son erektir.

Ortaçağ felsefesinde, önce , tümellerin bireylerden ayrı ve daha yüksek bir varoluşa sahip olduklarını öne süren radikal kavram realizmi egemen olmuştur. Patristik felsefesinin büyük düşünürü St.Augustinus , hem Platon’dan miras alınan radikal kavram realizmini savunmuş ve hem de bu görüş üzerinde görünüşte önem taşıyan birtakım değişiklikler yapmıştır . Buna göre ; tümeller , Platon’da olduğu gibi , tikellerden ayrı ve bağımsız bir biçimde varolan formlar olarak değil de , Tanrı’nın zihnindeki ideler olarak düşünülmüştür.

Bu realist görüşe , ilk olarak 11. yüzyılda Roscellinus tarafından karşı çıkılmıştır. Roscellinus , cins isimlerin yalnızca bireyleri gösterdiğini, tümellerin yalnızca dilsel ya da sözel bir statüsü olduğunu iddia etmiştir . Bu tümel görüşü ,felsefede nominalizm olarak bilinir. Nominalizmin en önemli avantajı varlık bakımından sağladığı tasarruftur. Bu görüş ayrı bir tümeller dünyasını varsaymanın gereksizliğini göstererek , filozofu yalnızca “şu” diye gösterdiğimiz bireylerin varoluşuna sevketmiştir. Bundan dolayı , nominalizm felsefe tarihinde popüler bir görüş olarak , etkisini hep korumuştur.

Bununla birlikte, Ortaçağda Roscellinus’un nominalizmine, yalnızca, dine ve teolojiye sağladığı destekten dolayı kavram realizmini benimseyen filozoflar tarafından değil, fakat “aynı sözcüğün , farklı şeyler için nasıl kullanılabildiği” sorusunu yanıtlama çabası içinde olan düşünürler tarafından da karşı çıkılmıştır. Sözü edilen soru, 12. yüzyılda, Champeaux’lu William ve Abelardus tarafından ele alınmıştır. Bu düşünürlerden , William tümeller konusunda , kavram realizminin savunuculuğunu yapmış ve aynı sözcüğün , bir bakımdan özdeş olan birçok farklı şey için kullanılabildiğini öne sürmüştür. Buna göre , bireyler çokluğuna yayılan bu karakter , gerçek bir tümeldir; aynı tümelden pay alan ve bundan dolayı aynı türün üyesi olan bireyler ise, birbirlerinin aynıdırlar.

Günümüzde Realizm

Yeni gerçekçilik, yeni Tomacılık, kişilikçilik, varlıkbilimcilik vb. gibi nesnel düşünceci öğretiler hala ortaçağın gerçekçilik anlayışını sürdürmektedir. Yeni gerçekçilik, ortaçağ gerçekçiliğinin savlarına, bir yenilik olarak tümellerin gerçek oldukları halde zihinsel olmadıkları savını katmışlardır. Kimi çağdaş matematikçiler de matematik kavramların insan bilinci dışında gerçekten var olduğunu ileri sürmekle aynı geleneği izlemektedirler. Bunların dışında gerçekçilik, varlığın bilinçten bağımsız olarak var bulunduğunu dile getirir ki Marksçılık bu anlamda bir gerçekçiliktir.

Marksçı gerçekçilik, insanların bütün yaratıcı eylemleriyle , oluş halindeki gerçeğe ve aynı zamanda da kendi oluşmalarına katkıda bulunmalarıdır.

Realizmin Çeşitleri

Realizmin pek çok farklı şekli ortaya çıkmıştır. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Nesnelerin varoluşlarının insan zihninden bağımsız olduğunu öne süren teoriler:

Ontolojik Realizm

Gerçekliğin yapısını ve doğasını varlık, oluş, değişme, zaman , mekan, öz, zorunluluk, yokluk, edimsellik gibi kategorileri kullanarak, kapsayıcı bir tarzda açıklamaya çalışan felsefe türüne denir. Ontoloji, varlığın temel ilkelerini konu alınarak, bir kategoriler öğretisi ortaya koyar. Bu şekilde nihai ve en yüksek gerçekliğin, mutlak varlığın yani bir olanın, ideaların doğasını ifade etmeye, dış dünyadaki şeylerin varoluşları için söz konusu gerçekliğe nasıl bağlı olduğunu göstermeye çalışır. Buna göre ontoloji var olmanın ne olduğunu ,varolmanın ne anlama geldiğini konu alır ve çeşitli şeylerin ,örneğin düşüncelerin ,matematiksel nesnelerin ,tümellerin, algının nesnelerinin hangi anlam içinde varolduğunu araştırır.

Kavramsal Realizm

Kavram, bir şeyin, bir nesnenin zihindeki ve zihne ait tasarımına; soyut düşünme faaliyetinde kullanılan ve belli bir somutluk ya da soyutluk derecesini sergileyen bir düşünce , fikir ya da ifadeye verilen ad.

Kavramsal Realizmi ise tümellerin, genel kavramların insan zihninden ve insanın bilgisinden bağımsız bir biçimde varolduğunu, tümellerin, onların bilincine varacak, bilgisine sahip olacak zihinlerin hiç var olmaması durumunda bile var olacağını savunan görüş. Bu görüşün en büyük temsilcisi ünlü Yunan filozofu Platon’dur.

Bilimsel Realizm

Bilimsel teoride gözlenebilir olağanüstü şeylerin gerçek olduğunu açıklamak için varsayılan, elektronlar gibi kuramsal varlıkların bağımsız olarak var olduğunu söyleyen görüştür.

Şekilsel Realizm

Düşüncelerimizden ve dilimizden bağımsız ve gerçek olan şekilsel gerçeklerin olduğunu savunan görüştür.

Ahlaki Realizm

Bizim inançlarımızdan ya da davranışlarımızdan bağımsız, ahlaki gerçeklerin olduğunu söyleyen görüştür. İlahi ya da insani kanun yapıcılarının isteklerinden bağımsız olan ahlaki gerçeklerin olduğunu kabul eden görüştür.

Anlamsal Realizm

Bizim için hangisi olduğunu bilmemizi sağlayacak bir yol olmamasına rağmen her ifade edici beyanat kesin bir gerçeklik değerine sahiptir. Bu fikrin zıttı, basitçe antirealizm olarak tanımlanır ve buna göre de hiçbir şekilde doğruluğu kanıtlanmamış gerçekler hakkında konuşmanın bir mantığı yoktur; bir beyanat açıklamaları garanti edilerek anlamları mevcut olmadıkça doğru ya da yanlış olarak söylenemez.

Epistemolojik ( Bilgi Kuramı ) Realizm

Bağımsız dünyanın, evrenin bir parçası olan nesnelerin ve niteliklerin zihinsel olarak algılanarak var olduğunu kabul eden görüştür.

Politik Realizm

Üç düşünceye ayrılır :
1.Politika çalışmalarına deneysel yaklaşım,
2.Politikanın mümküniyetin sınırları içinde olması gerektiğini savunan düşünce. Bu düşüncenin realistleri, var olan şartlar tarafından kabul ettirilen sınırlamaları kabul etmeye meyillidirler.
3.Ahlaki düşüncelerin politik kararlara karşı ilgisiz olması gerektiği düşüncesi.

Realist | Ekleyen: | Tarih: 25-Nov-2011 15:19. | Bu yazı 124856 kez okundu..

Realist ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

İlk Realist Roman

Devamini Oku
İlk realist roman :Recaizade Mahmut Ekrem / Araba Sevdası ...

Realist Roman

Devamini Oku
Olayları, insanları ve toplumları gerçekçi açıdan yansıtan romanlardır. Kuru ve kuşkucu bir anlatım şekline sahiptir. Stendhal’in Kızıl ile Kara’sı Tolstoy’un Savaş ve Barış’ı, Halit Ziya’nın Mai ve Siyah’ı realist akımın etkisindedir. ...

Sürrealist Ressamlar

Devamini Oku
Salvador Dali (1904) - Yves Tangy (1900) - Rene Magritte (1898) - Max Ernest (1891) - Georgio de Chirico (1888) - Andre Masson (1896) - Joan Miro (1893) -Man Ray (1890)....

Realist Filozoflar

Devamini Oku
Realizmin temelini oluşturan fikir, nesnelerin insan zihninden bağımsız bir varoluşa sahip olduğu fikridir. Sokrates tarafından dile getirilen bu düşünce Platon ve Aristoteles tarafından geliştirilmiştir. Yeni realistler arasında yer alan önemli filozoflar arasında Thomas Aquinas , Russell ve Moore sayılabilir. Sokrates mutlak ve değişmez olanla değişen arasındaki ilişki ile ilgileniyordu. Ona göre, doğru ve yanlış, zaman ve mekandan bağımsız kurallara bağlıydı ve biz bunlara ancak mantık kullanarak ulaşabilirdik. 1. Platon ( İ.Ö. 427-3...

Türk Realist Sanatçılar

Devamini Oku
Recaizâde Mahmut Ekrem……… roman Samipaşazâde Sezai………………. roman, öykü HalitZiya Uşaklıgil……………………. roman Mehmet Rauf……………………………. roman Refik Hallt Karay……………………… roman Yakup Kadri Karaosmanoğlu….. roman Halide EdipAdıvar……………………. roman...

Sürrealist Şiir Örneği

Devamini Oku
YALNIZ DEĞİLİM Yüklü Dudakların tüyden hafif yemişleriyle Giyimli Bin bir değişik çiçekle Anlı şanlı Kollarında güneşin Mutlu Bir tanıdık kışla Hoşnut Bir damlasıyla yağmurun Güzel Tanyerinin aydınlığınca İçten bağlı Bir bahçenin sözünü ediyorum Düş kuruyorum Seviyorum düpedüz (Paul Eluard, Çev. Sebahattin Kudret Aksal) ...

Sürrealistler Kimlerdir

Devamini Oku
Andre Breton (1896-1966): Sürrealizmin kurucusu Fransız şairi. 1896’da Orne’da doğdu ve 1966 yılında Paris’te öldü. Şair, denemeci, sürrealizmin ana kuramcısı. Erken dönem dadaist yayınlarında ve manifestolarında önemli rol oynadı. Soupault ve Aragon’la birlikte ‘Littérature’ dergisinin (1924-29) kurucuları arasında yer aldı. 1919 yılında ‘Les Champs Magnetiques’ yapıtını kaleme aldı. 1921 yılında Tzara ve Paris dadaistleriyle yollarını ayırdı. 1924 yılında ilk ve 1929 yılında ikinci sürrealist ma...

Sürrealist Şair ve Yazarlar

Devamini Oku
Sürrealist Şair ve Yazarlar Andre Breton, Paul Eluard, Louis Aragon, Philippe Soupault, Plerre Reverdy, Antonin Artaud, Robert Desnos. Andre Breton (1896-1966): Sürrealizmin kurucusu Fransız şairi. 1896’da Orne’da doğdu ve 1966 yılında Paris’te öldü. Şair, denemeci, sürrealizmin ana kuramcısı. Erken dönem dadaist yayınlarında ve manifestolarında önemli rol oynadı. Soupault ve Aragon’la birlikte ‘Littérature’ dergisinin (1924-29) kurucuları arasında yer aldı. 1919 yılında ‘Les Champs MagnetiquesR...

Realist Düşünce

Devamini Oku
Realizm kelime anlamı olarak gerçekçi olmaktır. Realist düşünce dediğimizde de kısaca “olayları gerçekçi bir şekilde değerlendirebilme ve olayların gerçek tarafını görebilme” olarak tanımlayabiliriz. Realist düşünceyi daha detaylı açıklamak gerekirse; Durumu somut, bilimsel verilere dayandıran, neden-sonuç analizi yapabilen, objektif bir şekilde değerlendirebilme olarak tanımlayabiliriz. Realizm çok detaylı bir konudur realistlerde kendi aralarında farklı görüşler ve çeşitleri vardır bunlarıda aşağıda linkini verdiğim yazımızda detaylı olar...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
egina
Tarih: 17:58:28 11.05.2009  Güncelleme: 17:58:28 11.05.2009
Webmaster
Tarih: 07.16.2008
Nereden:
Gönderiler: 72

realist

realistic; 1. anlamı real, realizm, gerçekçilik.
2. anlamı realist, gerçeğe uyrealistically gerçeğe uygun ola, gerçekçi.
3. anlamı gerçekçiliğe ilişkin. realist. gerçeğe uygun. gerçekçi.
Cevapla


Realist
» Realist resimleri

  Puanı : 5.1 / 10 | Oy : 38 kişi | Toplam : 192

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım İletişim