Toplumdusmani.Net *
Yeni
Anasayfa > Sözlük > P > Plato


Plato Nedir

Plato Nedir ? (Özet) :
1) Dekorun kurulduğu yer.
2) Yayla. Platolar, çevresine göre yüksekte kalan ve akarsular tarafından derin vadilerle parçalanmış geniş düzlüklerdir. Türkiye’de platolar çok geniş alan kaplar. Bunun nedeni, üçüncü jeolojik zamanın sonlarına kadar aşınarak düzlük haline gelen arazilerin, dördüncü zamanın başında kıt’a oluşumu hareketleriyle yükselmesidir. Bu olay, düzlüklerin parçalanmasına ve platoların oluşmasına yol açmıştır.

Türkiye`nin platolarına değinmeden önce dikkat edeceğimiz en önemli nokta yurdumuzun bütünü ile plato olmasıdır.

Türkiye bu duruma dış güçle tarafından aşındırılarak peneplen hale gelmiş yüzeylerin 4.zaman başlarında toptan yükselmesiyle erişmiştir. Ancak her yer aynı derece yükselmemiştir. Doğu Anadolu da 2000m olan bu yükselme değeri İç Anadolu da 1000-1500 m , Güney Doğu Anadolu`da 400-800 m, Kocaeli-Çatalca da 200-400 m`ler arasında oluşmuştur. Böylece ülkemizde alçak ve yüksek platolar oluşmuştur. Bunlara en çok İç Anadolu da rastlanır. Kimi platolar peneplen (yontukdüz) yüzeylerin yükselmesiyle, kimileri karstlaşımayla, bir bölümü de volkanik etkilerle oluşmuştur. Bu platoların beşeri ve ekonomik değerleri fazladır.

Yayla Nedir ? Beşeri ve Ekonomik coğrafya terimidir. Belli bir şekli olmayan geçici bir yerleşim ve ekonomik etkinlik alanıdır. G.D.Anadolu'da Hayvancılığa yönelik yapılırken Karadeniz ve Akdeniz yaylacılığı genellikle Sayfiye (Dinlenme) amaçlıdır.

Plato Çeşitleri


Platoları 4 grupta inceleyebiliriz.

1. Peneplen Platoları


Bu platolar eski kütlelerin aşınım yüzeylerinden oluşurlar. Bu platoların yüzeylerindeki eski kütlelere ait kayaçlar ile tortul kütleleri birlikte görürüz. Bu sahalar genelde Post Neojende dış etmenler neticesinde oluşumlarını tamamlamış şekillerdir.

Bu bakımdan peneplen platoları ülkemizde kimi yerde alçak kimi yerde yüksek sahalar olarak karşımıza çıkarlar. Ülkemizde tipik peneplen platoları olarak KocaeliÇatalca, Menteşe-Uzunyayla, Kula, Denizli, Safranbolu platolarını sayabiliriz.

2. Karstik Platolar


Ülkemizde bu tip platoların tipik örneği Toros Dağlarının orta kesiminde yer alan Taşeli Platosudur. Taşeli platosu genelde II. zamana ait Kretase kalkerleri ile Neojen dolgu maddelerinden meydana gelmiştir. Burası deniz seviyesinden 1500-1750 m. yükseltidedir. Plato yüzeyi Ermenek, Dim, Gökdere, Tatlısu-Alamos vadilerin yukarı çığırları tarafından parçalanması yanında kalkerlerin erimesi sonucu ortaya çıkan dolin ve uvalalar ile çok parçalı bir görüntü kazanmıştır. Ancak bazı yerlerde çukurluklar içerisindeki düzlüklerin boyları 3-4 km.'yi bulabilir.

3. Lav Platoları


Ülkemiz yerkabuğu hareketlerinin en fazla görüldüğü sahalardan biri üzerinde bulunur. III. zaman ve IV. zamanda şiddetli bir volkanizmaya sahne olmuştur. Bu bakımdan volkanlar yanında lavların yığılma alanları da ülkemizde çok yaygındır.

Ülkemizde volkanik platoların en fazla geliştiği bölge volkanizmanın en çok görüldüğü Doğu Anadolu Bölgesidir. Bu bölgemizde Nemrut, Süphan, Tendürek, Büyük ve Küçük Ağrı'nın çıkardığı lavlar geniş sahalara yayılmış ve plato düzlükleri meydana getirmiştir. Erzurum, Kars ve Iğdır'ı içine alan saha tamamen bir lav platosu alanıdır. Gene bu bölgemizdeki Bingöl platosu Güneydoğu Anadolu'daki Karacadağ platosu, İç Anadolu'daki Niğde, Kayseri, Nevşehir arasında kalan saha Türkiye'deki lav platolarına örnek alanlardır.

4. Hafif Yarılmış Aşınım Platoları


Ülkemizdeki Neojen arazileri Post-Neojende yükselmeye maruz kalmış ve daha sonra dış kuvvetlerin etkisi ile aşınıp düzleşmiştir. Bu şekilde ortaya çıkan düzlükler genelde hafif yarılmış aşınım platoları olarak anılır ve çoğu kez eski göl ve deniz tabanlarında biriken tortullardan meydana gelirler. Hafif yarılmış olan bu platolar yoğun olarak İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde çoğunlukla görülürler.

Urfa-Viranşehir, Hilvan, Haymana-Cihanbeyli, Yukarı Sakarya platoları bu tipe örnek verilebilirler.

Türkiyedeki platoların Dağılışı (Özet)
İç Anadolu: Cihanbeyli, Obruk, Haymana, Uzunyayla ve Bozok Platoları.
Marmara Bölgesi : Çatalca-Kocaeli Platoları
G.Doğu Anadolu Bölgesi: Şanlıurfa, Gaziantep, Mardin Eşiği
Akdeniz Bölgesi : Taşeli Platosu
Ege Bölgesi : Yazılıkaya ve İç Batı Anadolu Platoları
Doğu Anadolu Bölgesi : Erzurum-Kars, Ardahan Platoları


Platoların Türkiyedeki Coğrafi Dağılışı



Kuzey Anadolu Platoları:


Oldukça engebeli olan Kuzey Anadolu `da plato düzlükleri fazla değildir. En önemlileri Batı Kara denizde Safran bolu ve İstanbul boğazının iki yanında yer alan Çatalca-Kocaeli Platolarıdır. Çatalca-Kocaeli platosu, aşındırılarak peneplen hale gelmiş yüzeylerin yükseltisiyle oluşmuştur. Ancak bu yükselme 200-400 m değerleri arasında kaldığından alçak platolara girmektedir. Üzerinde alçak tepelikler mevcuttur. Çatalca sırtları ile Çamlıca tepeleri gibi. Bu plato trakya`da da devam eder.

Batı Karadeniz de yer alan Safranbolu platosu ortalama 500 m yükseltiye sahip peneplen ve alçak platolardandır. Yenice (Filyos) ve kolları Devrek , Araç, Soğanlı ırmaklarıyla parçalanmış olan bu plato kalkerli yapıda olup voklüz kayalıklara sahiptir. Bu kaynaklar sayesinde platodaki vadilerde ileri tarım söz konusudur.

Peneplen platolarının diğer platolardan farkı bunların aşınım yüzeylerinden meydana gelmiş olmalarıdır. Peneplen platoları çoğu kez eski kütleler olduklarından , yüzeyce eski kütlelere ait kayalar yer almakta ve bu eski kütleler içinde altın, gümüş, platin, nikel, krom, çinko, pirit, volfram gibi maden cevherlerine rastlana bilmektedir. Üstelik bu madenler yüzeyde yada yüzeye çok yakın oldukları için kolayca işletile bilmektedirler. Peneplen platoları için diğer bir özellik pınar ve kaynakların bu sahalarda yoğunlaşması ve kaliteli içme sularının özellikle bu sahalarda bulunmasıdır.

Güney Anadolu (Akdeniz) Platoları:


Güney Anadolu`nun en önemli platosu Taşeli platosudur. Toros Dağlarının orta bölümünde yer alan bu plato, karstik etkilerle oluşmuştur. Yüksekliği 2000m yi bulan Taşeli Platosu kalkerli kayalardan oluştuğu için yüzeyinde çok sayıda erime çukurları bulunur. Bu platoda yüzeyde su bulmak güçtür, çünkü yağmur suları kalkerlerin çatlaklarından kırmızı renkli killi topraklar (Terra Rossa) birikmiştir. Bu özelliğe taş çöllerini anımsattığından Taşeli platosu denmiştir. Plato, Ermenek ve Göksu ırmaklarıyla parçalanmıştır.

Taşeli Platosunda sürekli yerleşmeler yoktur: Taşeli platosunun belirtilen özelliklerine göre değerlendirilmesi yapıldığında bu platoda neden yerleşmenin olmadığı kendiliğinden ortaya çıkar. Plato kırsal yaşam bakımından daimi yerleşme sınırları dışında kalmaktadır. Kır yerleşmeleri su kaynaklarına bağlı olarak kenar yamaçlarda yer almıştır. Bu alanda temel uğraş hayvancılıktır. Kışı köylerde geçiren insanlar ilk baharda plato üzerinde karların erimeye ve otsu örtüsünün gelişmeye başladığı tarihte platoya tırmanırlar. Platoya ulaşan sürüler daha çok dolinlerin tabanında gelişmiş ot ve dikenlerle beslenirler. Bu kısıtlı olanaklara karşılık en büyük güçlük hayvanların su gereksiniminin sağlanmasıdır. Yer yer sulu çukurlar ve ilkel sarnıçlar bu problemi kısmen çözümler. Ancak su azlığı , ot örtüsünün yetersizliği arazinin engebeliliği, kaya yüzeylerinin lapyalar yüzünden çok pürüzlü olması gibi nedenlerle plato üzerinde keçiden başka hayvan yetiştirmek mümkün olmaz.

Plato son bahara dek süren yayvancılık bu mevsimde sislerin ve soğukların bastırması ile sona erer, plato adeta kış uykusuna çekilir.

Teke platosu da karstik oluşumlu diğer platodur. Nüfuslanma az ve tarım geridir. Üzerinde çok sayıda erime çukuru bulunur.

Batı Anadolu Platoları:


Hafif dalgalı düzlükler ve tepelikler halinde Saroz körfezi çevresinde, Çanakkale – Balıkesir arasında ve İç Batı Anadolu da yer alırlar.güneyde menteşe eski kütlesi peneplen plato örneği oluşturur. İç Menteşe platosu, Büyük Menderes ve kollarıyla parçalanmış, kimi yerinde vadiler genişleyerek ovaları oluşturmuş (Tavsa,Yatağan,Çine,Bozdoğan) kimi yerinde daralıp dikleşir. Yüzeyi verimsiz toprakla örtülüdür. Su potansiyeli zayıf olduğundan tarım geridir. Son yıllarda seracılık ön plana çıkmıştır. Bu gelişme her şeyden evvel platoyu terk etmeye hazırlanan kır nüfüsunu yeniden toprağa bağlaya bilmiştir.

İç batı Anadolu da Kula platosu volkanik oluşumludur. Yüzeyinde ilginç volkanik şekiller yer almaktadır.

İç Anadolu Platoları:


Burada, hafif yarılmış aşınım platoları olan Yukarı Sakarya, Haymana, Cihanbeyli, Obruk ve Bozok platolarıyla, volkanik yapılı Niğde-Kayseri platoları ve bir peneplen plato olan Uzun yayla vardır.

Yukarı Sakarya platosu ortalama 800m yükseklikte olup Sakarya `nın kollarıyla yarılmıştır. Toprakları verimli, su kaynağı bol olduğu için ileri tarım sahasıdır.

Haymana-Cihanbeyli, 1000-1200m yüksekliğe sahip masa görünüşlü bir platodur. Kuvvetli akarsu olmadığı için fazla parçalanmamıştır. Kuru tarım yaygındır. Burası aynı zamanda tiftik keçisinin vatanıdır.

Obruk platosu tuz gölünün güneyinde yer alır. Güneyde Karaca dağ, Hasan ve Melendiz volkanlarına yaslanır. Fazla parçalı değildir. Platonun güneyinde Konya ovası yer alır.

Bozok platosu Kırşehir eski kütlesinde yer alır. Kızılırmak ve yeşilırmak`ın kollarıyla parçalanmıştır.

Niğde-Kayseri platosunda yüzeye yayılan tüf, lav ve bunların ayrışmasıyla oluşan maddeler, verimli toprakların yer almasına neden olmuştur. Özellikle volkanik dağlardan doğan dere ve çayların getirmiş olduğu topraklar alçak ve çukur alanlarda birikerek kalın alüvyon tabakaları oluşmuşlarıdır. Bu durum tarımsal potansiyeli artırmıştır. Bu plato Toros dağlarının gediklerinden gelen nemli hava kütleleri sayesinde çevreye göre çok yağış alabilmektedir Dağ üzerinde biriken karlar, bölümün su gereksinimini sağlayan depo durumundadır. Dağların eteklerinde ortaya çıkan çok sayıda su kaynağı, su potansiyelini daha da artırarak sulu tarıma elverişli bir zemin hazırlar.

Platoda Jeotermal kaynakların varlığı da tespit edilmiş ancak henüz yararlanmaya geçilmemiştir. Bunların yanı sıra özellikle Nevşehir ve Ürgüp yörelerinde lav ve tüflerin zemine yayılarak erozyona maruz kalmalarıyla peri bacaları oluşmuştur. Bu şekiller turizm açısından değerli olduğu gibi yöre halkına barınak ya da yiyecek deposu olarak yarar sağlar.

Bu platoda vadi içi ovalarında tarım önem kazanmıştır. Tahıl (buğday, Çavdar...) baklagil, şekerpancarı, patates, soğan gibi kültür bitkileri ilk sırada yer alır, elma yetiştiriciliği ve bağ kültürleri ise meyvecilik açısından ileri bir tarımsal etkinlik olarak dikkat çeker. Bu bölümdeki bağlar Ürgüp ve Niğde`yi Türkiye çapında şarapçılık merkezi durumuna getirmişlerdir.

Niğde - Kayseri platosu volkanik oluşumludur. Uzun yayla bir peneplen platodur ancak oldukça yüksektir.

Doğu Anadolu Platoları:


Genellikle volkanik yapılıdırlar. En yüksek plato Erzurum-Kars platosudur. 2000m ye yakın yükseltiye sahiptir. Türkiye” nin en önemli otlak sahasıdır. Diğer volkanik plato Murat platosudur. Murat ve kolları ile parçalanmıştır. Platoda Tunceli ve bir volkanik dağ olan Bingöl dağı yükselir.

Güneydoğu Anadolu Platoları:


Türkiye” nin İç Anadolu”dan sonra, diğer büyük plato sahası Güneydoğuda yer alır.Gaziantep platosundan başlayan platolar serisi Mardin ”e kadar uzanır. Ancak bu plato kuşağı içinde yer alan volkanik engebeler platoyu kesintiye uğratır. Bu nedenle platolar birbirinden ayrı parçalar halinde bulunurlar. Bunların içinde en karakteristik olanı Urfa-Suruç-Hilvan-Siverek- Viranşehir ve Ceylan pınar ; içine alan kısımdır. Urfa-Viranşehir-Hilvan Platosu diye adlandırılan bu plato Fırat ve kolları tarafından hafif yarılmış aşınım platosudur. Platonun yüzey şekilleri Kuzey-Güney yönlü değişir. Güneyde hafif dalgalı ava görünümünde iken kuzeye çıkıldıkça dik yamaçlar halinde devam eder. Bu yamaçlar arasında büyük düzlüklere de rastlanabilir. Kalkerden oluşan plato yüzeyi üzerinde toprak örtüsü geniş ölçüde yitirilmiş olup zemine ince bir toprak tabakası ile taş ve çakıllar hakimdir. Plato yüzeyi üzerinde toprak ve su azlığı nedeniyle bitki örtüsü son derece fakirdir. Buralarda tek bir köye bile çoğu kez rastlanmaz. Geniş plato yüzeyi nacak ilk baharda sürücülere mera hizmeti görebilir. Alanın en büyük sorunu su teminidir. GAP ile devlet bu sorunu çözümleyerek yöreyi ekonomiye kazandırılmaya çalışılmaktadır. Gaziantep platosu batıdan gelen nemli hava kütlelerine açıktır. Fırat`ı hafifçe parçaladığı bu sahada yer alan ova “verimli hilal” olarak anılmaktadır. Doğal bitki örtüsü ve tarım ürünleri çeşitlilik gösteren coğrafi potansiyeli yüksek bir sahadır.

Platoların Ekonomiye Etkileri


1) Platoların bir bölümü, geçici yerleşme yerleri olan yayla olarak değerlendirilir. Buralarda hayvancılığa dayalı ekonomik faaliyet sürdürülür.
2) Alçak platolarda tarım yapılır. Kuru tarım yöntemiyle tahıllar yetiştirilir.
3) Yerleşim alam için çok elverişli yerler değildir. Bu nedenle tenha yerlerdir.
4) Ulaşım için engelleyici bir özellik taşımazlar.
5) Yüzey suları ve toprak örtüsü bakımından fakir yerlerdir.
6) Sınırlı olarak bağcılık, meyvecilik yapılır.
7) Yüksek olduklarından kışların genellikle soğuk ve uzun geçtiği yerlerdir.

Soru Cevaplarla Plato


1-Plato nedir?
Akarsular tarafından derin vadilerle parçalanmış düz veya hafif engebeli yüksek düzlüklere plato denir.

2-Yayla nedir?
Yaz aylarında hayvancılık faaliyeti ve dinlenme amaçlı olarak kullanılan geçici yerleşim alanıdır.

3-Plato ile yaylanın farkı nedir?
Plato bir yeryüzü şekli, yayla ise bir yerleşim yeri ismidir.

4-Ülkemizde platoların geniş alan kaplamasının nedeni nedir?
Büyük bir bölümü aşınmaya uğramış olan Anadolu'nun 4.jeolojik zamanda (kuaterner) toptan yükselmesi platoların geniş alan kaplamasına neden olmuştur.

5-Ülkemizde platoların farklı yükseltilerde olmasının nedeni nedir?
Ülke genelindeki toptan yükselmenin bölgelere göre farklı olması nedeniyle platolar farklı yükseltilerdedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde platolar 600-700 metreler arasındadır. İç Anadolu Bölgesinde 1000-1500 m, Doğu Anadolu Bölgesinde ise 1800-2500 metreler arasındadır.

6-Ülkemizdeki platoları oluşumlarına göre sınıflandırınız?
A-Yatay duruşlu platolar
B-Lav platoları
C-Karstik paltolar
D-Aşınım Platoları

7-İç Anadolu Bölgesindeki platoların isimlerini yazınız?
A-Obruk platosu B-Cihanbeyli Platosu C-Bozok platosu D-Haymana platosu E-Uzunyayla Platosu

8-Haymana, Bozok, Cihanbeyli, Obruk, Uzunyayla, Yazılıkaya, Gaziantep ve Şanlıurfa platoları oluşumuna göre hangi tür plato grubuna girer?
Yatay duruşlu platolar

9-Ülkemizdeki lav platosuna örnek veriniz?
Erzurum-Kars platosu(Doğu Anadolu Bölgesinde)

10- Ülkemizden karstik platoya örnek veriniz?
Taşeli platosu (Akdeniz bölgesinde)

11- Ülkemizdeki aşınım platosuna örnek veriniz?
Perşembe (Karadeniz bölgesinde), Çatalca-Kocaeli platoları(Marmara Bölgesinde)

12-Yazılıkaya platosu hangi bölgede yer almaktadır?
Ege bölgesi

13-Ovalar ile platoları nüfus yoğunluğuna göre karşılaştırınız?
Ülkemizde nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu alanlar ovalardır. Platolar ikinci sırada gelir.

14-Yüksek platolarda tarıma alternatif olan faaliyet nedir?
Büyük baş hayvancılık

15-Platolarda yaygın olan tarım türü nedir?
Tahıl tarımı

16-Platoların ortalama yükseltisinin fazla olması bize neyi göstermektedir?
Türkiye'nin bulunduğu alanın geçmişte toptan yükselmeye uğradığını göstermektedir.

17-Yatay duruşlu platolara en fazla hangi bölgede rastlanır?
İç Anadolu Bölgesi

18-Türkiye'nin en yüksek platoları hangi bölgede bulunur? Niçin?
Doğu Anadolu Bölgesi, çünkü toptan yükselme en fazla bu bölgede olmuştur.

19-Karstik platolar nasıl oluşmuştur?
Suyla kolaylıkla çözünen kalkerli (kireçli) yapıya sahip arazilerde akarsu aşındırması sonucu oluşmuşlardır.

Plato | Ekleyen: | Tarih: 11-Oct-2011 17:31. | Bu yazı 121334 kez okundu..

Plato ile ilgili diğer yazılar..

  • # Platonun Mağara Benzetmesi

    Platon'un bir "Mağara benzetmesi" vardır ; Yeraltında bir mağarada yaşayan bir takım insanlar olduğunu düşünür. Bu insanlar sırtları mağaranın girişine dönük oturmaktadırlar. Elleri ve ayakları bağlıdır ve yalnızca mağaranın duvarını görebilmektedirler. Arkalarında yüksek bir duvar vardır. Yine bu duvarın arkasında insana benzer bir takım görüntüler , duvarın üzerinde bir takım değişik cisimler tutmaktadırlar. Bu cisimlerin arkasında bir ateş yandığı için cisimlerin gölgesi mağaranın duvarlarına yansır. Mağarada yaşayanların gördüğü tek şey de ...
    Devamını Oku 2011-12-23 17:46:37
  • # Ova ve Plato Arasındaki Farklar

    Platolar akarsular tarafından derin biçimde yarılmış yüksek düzlüklerdir. Ovalar ise çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmediği, geniş veya dar düzlüklerdir. Yükselti ve eğim farkları vardır. Ayrıca ova toprakları biriken alüvyonlar nedeniyle çok verimli topraklardır. Yine ovalar çok verimli tarım alanlarıdır. Bunun nedeni ise alçakta olmaları geniş düzlükler şeklinde bulunmaları ve verimli topraklar olmalarındandır. Platolar yüksekte kaldıkları için tarım için değil daha çok hayvancıl...
    Devamını Oku 2011-10-11 17:48:12
  • # platonik

    platonik : gerçekte var olmayan, düşte kalan, hep öyle kalması istenilen (sevgi ve ilgiyi belirtmek için kullanılır). "ona duyduğu ilgi olsa olsa platonik bir ilgi olacaktı." ...
    Devamını Oku 2007-09-02 13:50:51
  • # Aristo ve Platon Arasındaki Farklar

    Aristo ideaları gerçek varlıklar olarak görmektedir. Biçimin bir öz nitelik ya da özellik olduğunu kabul etmiştir. Genel sözcükler özel adlardır. Örn. ağaç sözcüğü Platon’da bir tözsel varlığın adıyken Aristo’da bir tek özelliğin adı olur. Platon’da bütün ağaçlar bir ağaç ideasına benzedikleri için ağaçtır , Aristo’da ise hepsinde ortak bir ağaç özelliği bulunduğu için ağaç olmaktadır. Aristo’nun Platon’dan ayrıldığı bir diğer noktada genel kavramlarla öğrenme yoludur. Platon’a göre daha önce tikel n...
    Devamını Oku 2011-11-22 09:52:04
  • # Platon

    Platon (Eflatun) Kısa Kısa.. 1. Sokratesin ögrencisiydi. 2. Sokratesin ölümü platon'a toplumda gecerli olan degerler arasinda ne büyük celiskiler olabilecegini gösterdi. 3. İlk felsefi etkinligi sokrates'i savunma konusmasini yayinlamak oldu. 4. Mutlak ve değismez olan ile ilgilendigini degisen arasinda ki iliski ile ilgileniyordu. Mutlak ve değismez olan gerceklik aramiş. Doga da görüp dokunabildigimiz herşeyin değisken oldugunu söylüyormuş. Sonsuza dek kalan yokolup gitmeyen ''ana maddeler'' yoktur. Duyular dünyasina ait olan herşey zaman...
    Devamını Oku 2011-12-23 18:41:30
  • # Platonun Bilgi Kuramı

    Özet : Platon'un bilgi felsefesi varlık görüşüne dayanır. Platon'a göre varlık görünüşler dünyası ve idealar dünyası olmak iki evren vardır. Gerçek bilgi, ideaların bilgisidir. İdealar değişmez, gözle görülemez, duyularla algılanamaz olan varlıklardır. İdealar ancak akıl yoluyla bilinebilir. Bunu da filozoflar yapabilir. Platon'un Bilgi Kuramı (Detay) Platon’un ünlü İdealar kuramını incelemeye almadan önce, onun evreni algılayış biçimini kısaca irdelemekte yarar vardır. Yapıtları bu amaçla incelendiğinde, Cumhuriyet isimli eserinde yer a...
    Devamını Oku 2011-12-23 17:32:58
  • # Platonun Felsefesi

    Eflatun'un felsefesini, beş önemli kuram içerisinde toplamak mümkündür. Bunlar, “bilgi”, “idealar”, “ruhun ölümsüzlüğü”, “evrendoğum” (Cosmogonie, Cosmogony - Evren'in oluşumunu inceleyen bilim dalı) ve “devlet” ile ilgili kuramlarıdır. Eflatun, bütün yaşamı boyunca hocası Sokrates'den edindiği ilham ile gerçek bir ahlakçı olarak kalmış, tüm bu kuramları, etik ağırlıklı görüşlerle irdeleyerek geliştirmiştir. Sokrates ve Eflatun'a göre felsefenin ana ereği, insanın mutluluğu ve yetkin y...
    Devamını Oku 2011-12-23 18:33:45
  • # Platonun İdealar Kuramı

    Platon’un İdealar Kuramı üzerine neler inşa edebildiğini görmeden önce, idea kelimesinin Platon için ne ifade ettiğini anlamalıyız. İdealar yalnızca nesnelerin düşünsel karşılıkları değildir. Nesnelerin olduğu kadar, nesnesel karşılığı bulunmayan, “adalet, eşitlik, güzellik” gibi soyut kavramların da, kendi ideaları vardır. Ve idealar evreninde, idealar, en üstlerinde Platon’un Tanrı ile özdeşleştirdiği “İyi İdeası”nın da bulunduğu bir sıra düzeni içindedirler. Somut nesnelerin olduğu kadar soyut kavramların ...
    Devamını Oku 2011-12-23 17:41:08
  • # Peneplen Platoları

    Peneplen Platoları Bu platolar eski kütlelerin aşınım yüzeylerinden oluşurlar. Bu platoların yüzeylerindeki eski kütlelere ait kayaçlar ile tortul kütleleri birlikte görürüz. Bu sahalar genelde Post Neojende dış etmenler neticesinde oluşumlarını tamamlamış şekillerdir. Bu bakımdan peneplen platoları ülkemizde kimi yerde alçak kimi yerde yüksek sahalar olarak karşımıza çıkarlar. Ülkemizde tipik peneplen platoları olarak KocaeliÇatalca, Menteşe-Uzunyayla, Kula, Denizli, Safranbolu platolarını sayabiliriz. ...
    Devamını Oku 2010-09-26 13:25:06
  • # Lav Platoları

    Lav Platoları Ülkemiz yerkabuğu hareketlerinin en fazla görüldüğü sahalardan biri üzerinde bulunur. III. zaman ve IV. zamanda şiddetli bir volkanizmaya sahne olmuştur. Bu bakımdan genç volkanlar yanında lavların yığılma alanları da ülkemizde çok yaygındır. Ülkemizde volkanik platoların en fazla geliştiği bölge volkanizmanın en çok görüldüğü Doğu Anadolu Bölgesidir. Bu bölgemizde Nemrut, Süphan, Tendürek, Büyük ve Küçük Ağrı'nın çıkardığı lavlar geniş sahalara yayılmış ve plato düzlükleri meydana getirmiştir. Erzurum, Kars ve Iğdır'ı içine a...
    Devamını Oku 2010-09-26 13:27:53


 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 11:28:43 10.26.2009  Güncelleme: 11:29:13 10.26.2009
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Plato Nedir - Türkiyenin Platoları Ödevi

TÜRKİYE’NİN PLATOLARI
1-Plato nedir?
—Akarsular tarafından derin vadilerle parçalanmış düz veya hafif engebeli yüksek düzlüklere plato denir.

2-Yayla nedir?
—Yaz aylarında hayvancılık faaliyeti ve dinlenme amaçlı olarak kullanılan geçici yerleşim alanıdır.

3-Plato ile yaylanın farkı nedir?
—Plato bir yeryüzü şekli, yayla ise bir yerleşim yeri ismidir.

4-Ülkemizde platoların geniş alan kaplamasının nedeni nedir?
—Büyük bir bölümü aşınmaya uğramış olan Anadolu’nun 4.jeolojik zamanda (kuaterner) toptan yükselmesi platoların geniş alan kaplamasına neden olmuştur.

5-Ülkemizde platoların farklı yükseltilerde olmasının nedeni nedir?
—Ülke genelindeki toptan yükselmenin bölgelere göre farklı olması nedeniyle platolar farklı yükseltilerdedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde platolar 600–700 metreler arasındadır. İç Anadolu Bölgesinde 1000–1500 m, Doğu Anadolu Bölgesinde ise 1800–2500 metreler arasındadır.

6-Ülkemizdeki platoları oluşumlarına göre sınıflandırınız?
A-Yatay duruşlu platolar
B-Lav platoları
C-Karstik paltolar
D-Aşınım Platoları

7-İç Anadolu Bölgesindeki platoların isimlerini yazınız?
A-Obruk platosu B-Cihanbeyli Platosu C-Bozok platosu D-Haymana platosu E-Uzunyayla Platosu

8-Haymana, Bozok, Cihanbeyli, Obruk, Uzunyayla, Yazılıkaya, Gaziantep ve Şanlıurfa platoları oluşumuna göre hangi tür plato grubuna girer?
—Yatay duruşlu platolar

9-Ülkemizdeki lav platosuna örnek veriniz?
—Erzurum-Kars platosu(Doğu Anadolu Bölgesinde)

10- Ülkemizden karstik platoya örnek veriniz?
—Taşeli platosu (Akdeniz bölgesinde)

11- Ülkemizdeki aşınım platosuna örnek veriniz?
—Perşembe (Karadeniz bölgesinde), Çatalca-Kocaeli platoları(Marmara Bölgesinde)

12-Yazılıkaya platosu hangi bölgede yer almaktadır?
—Ege bölgesi

13-Ovalar ile platoları nüfus yoğunluğuna göre karşılaştırınız?
—Ülkemizde nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu alanlar ovalardır. Platolar ikinci sırada gelir.

14-Yüksek platolarda tarıma alternatif olan faaliyet nedir?
—Büyük baş hayvancılık

15-Platolarda yaygın olan tarım türü nedir?
—Tahıl tarımı

16-Platoların ortalama yükseltisinin fazla olması bize neyi göstermektedir?
—Türkiye’nin bulunduğu alanın geçmişte toptan yükselmeye uğradığını göstermektedir.

17-Yatay duruşlu platolara en fazla hangi bölgede rastlanır?
—İç Anadolu Bölgesi

18-Türkiye’nin en yüksek platoları hangi bölgede bulunur? Niçin?
—Doğu Anadolu Bölgesi, çünkü toptan yükselme en fazla bu bölgede olmuştur.

19-Karstik platolar nasıl oluşmuştur?
—Suyla kolaylıkla çözünen kalkerli (kireçli) yapıya sahip arazilerde akarsu aşındırması sonucu oluşmuşlardır.
Cevapla
zeus
Tarih: 17:34:24 10.11.2011  Güncelleme: 13:35:30 01.03.2012
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Ova ve Plato Arasındaki Farklar

Platolar akarsular tarafından derin biçimde yarılmış yüksek düzlüklerdir. Ovalar ise çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmediği, geniş veya dar düzlüklerdir. Yükselti ve eğim farkları vardır. Ayrıca ova toprakları biriken alüvyonlar nedeniyle çok verimli topraklardır. Yine ovalar çok verimli tarım alanlarıdır. Bunun nedeni ise alçakta olmaları geniş düzlükler şeklinde bulunmaları ve verimli topraklar olmalarındandır. Platolar yüksekte kaldıkları için tarım için değil daha çok hayvancılık için elverişli alanlardır. Kuru tarım yapılabilir. Soğuk ve uzun kış nedeniyle yerleşim için çok uygun alanlar değildir.
Soru : Platoların en yoğun olduğu bölgemiz hangisidir ?

Cevap : İç anadolu bölgesi
Cevapla

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
Plato
» Reklamlar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç