Anasayfa > Sözlük > H > Halkçılık


Reklamlar
Sonuç : 1 adet ilgili yazı bulundu..
HALKÇILIK : Cumhuriyetçilik ve Milliyetçilik ilkelerinin dogal sonucudur. Halkçilik ulusu olusturan çesitli toplumsal gruplar arasinda esitligin saglanmasi, ayrim yapilmamasi, yasalardan ve hizmetlerden esit olarak yararlanilmasini öngörür.

Halkçilik, bir milleti olusturan çesitli meslek ve toplumsal gruplari içinde bulunduran insanlarin, halk tarafindan halk içinde yönetilmesi.

Halk, bir ülkede yasayan ve o ülkenin vatandasi olan herkese denir.

Halkçilik ayni zamanda millet içindeki çesitli insan gruplarinin çikarina ve yararina bir siyaset izlemesidir.

Diger taraftan halkin kendi kendisini yönetmesi ve ülkede yasayan herkesin kanun önünde esit olmasi, hiçbir toplumsal gruba ve sinifa ayricalik taninmamasidir.

Halkçılık | Ekleyen: | Tarih: 07-Oct-2007 17:20. | Bu yazı 177457 kez okundu..

Halkçılık ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Halkçılık İlkesi İle İlişkili Yapılan İnkılaplar

Devamini Oku
TBMM’nin açılması (1920) Cumhuriyetin ilanı (1923) Soyadı Kanunun çıkarılması (1934) Kadınlara siyasi hakların verilmesi (1934) Millet mektepleri ve Halkevlerinin açılması Kılık Kıyafet Kanunu’nun kabulü (1925) Aşar vergisinin kaldırılması (1925) Toplumda ayrıcalık belirten unvanların kaldırılması (1934) ...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
egina
Tarih: 18:08:37 11.05.2009  Güncelleme: 18:08:37 11.05.2009
Webmaster
Tarih: 07.16.2008
Nereden:
Gönderiler: 72

Halkçılık

HALKCILIK

Devrim Tarihimizde uzerinde sıkça durduğumuz, 1924 ve 1961 anayasalarinda bulunan halkcilik kavramı, Ataturk ilkeleri arasinda demokrasi ulkusunun temelini olusturur. Bu ilkenin temel özelliği, ulke yonetiminin ve egemenligin kaynagini halk dedigimiz ulus varliginda bulmasıdır. Ataturk’un daha 1920 yilinda meclise sundugu halkcilik programinda halki temsil eden meclisin ulusal egemenligi hangi yontemlerle kullanacagini saptayan esaslar, 1937′de anayasamizda devletin temel ilkeleri arasinda yer alan halkcilik adiyla yonetimin demokratik kaynagini saptiyordu.

Egemenligi bir zumre ya da bir aileye baglayan cagdisi bicimlerin yerini alan ve halkin secimle saptadigi bir meclis araciligi ile yonetim ve egemenlik haklarini kullanmasi yonetimi, genis anlamda “halkin, halk tarafindan halk icin yonetimi” halkciligin ozunu olusturur. Devlet ile yurttas arasindaki karsilikli hak ve odevlerin yerine getirilmesinde duzenleyici kurallari, yasalari yapma yetkisini halk egemenliginde taniyan halkcilik ilkesi, baslica su ozellikleri kapsar:

Yasalar onunde salt bir esitlik ongoren ve hicbir bireye, hicbir aileye, hicbir sinifa, ayricalik tanimayan bireyler halktandir. Bu nitelikleri tasiyan bireylerin yonetimi ellerinde bulundurmalari halkciligin temel ozelligidir. Bu bakimdan halkcilik:
a. Ulke yonetiminin demokratikligi,
b. Herhangi bir birey ve sinifa ulusun genel haklari disinda ayricalik tanimamak,
c. Sinif kavgasini kabul etmemek gibi ogelerden olusur.

Halkcilik ilkesi, ulusal egemenligi genis halk yiginlarinin ozgur iradesine baglarken oteki ilkelerden soyutlanmadan degerlendirilmelidir. Akilcilik, ozgurlukculuk, ve uygarlikcilik ilkeleriyle cakisan bir ilke olrak halkin olumlu bilimin ve cagdas uygarligin gereklerine gore egitilmesi, yurttaslik bilincinin egitim yolu ile aydinlatilmasi halkciligin temel yontemidir. Turk toplumunun sosyal, kulturel ve ekonomik kalkinmasinin temelini olusturan egitim kalkinmasi milliyetcilik ilkesinin de ana eregidir. Bu bakimdan egitim yoluyla aydinlatilmis halk, ulusal egemenligin guclenmesi ve demokrasimizin yasamasinda halkcilik ile milliyetcilik ilkelerinin aydinliginda tek ve gercek guvencedir.
Cevapla
egina
Tarih: 18:09:55 11.05.2009  Güncelleme: 18:09:55 11.05.2009
Webmaster
Tarih: 07.16.2008
Nereden:
Gönderiler: 72

Halkçılık

Tanımı: Kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar önünde eşit olması ve halkın devlet için değil devletin halk için var olmasıdır. Kısaca “halkın halk tarafından, halk için idaresidir.”

Devrim tarihimizde önemli bir yeri olan 1924 ve 1961 Anayasalarında da yer alan halkçılık ilkesi, demokrasinin temelini oluşturmaktadır. Bu ilkenin ana özelliği ülke yönetiminin halkın elinde bulunmasıdır.

Egemenlik bir zümre ya da ailenin elinde bulunmaz, halkın seçimle iş başına getirdiği kişiler, ülkeyi yönetir. Halkçılık;

1.)Ülke yönetiminin demokratikliği,

2.)Birey ve sınıflara ayrıcalık tanınmaması, gibi öğelerden oluşmakta.

Eğitim yoluyla aydınlanmış halk, ulusal egemenliğin güçlenmesi ve demokrasimizin yaşamasında tek ve gerçek güvencedir.

Halkçılık, Atatürk’ün önemle üstünde durduğu bir ilkeydi. Bu önemi açıklamalardan anlıyoruz:

“Halkçılık demek, devletin bütün kudret ve egemenliğinin halktan geldiğini, Türk camiası içinde, fert, aile ve sınıf ayrıcalığı bulunmadığını, kanun önünde herkesin eşit olduğunu İfade etmek demektir. Bu formül demokrasinin ifadesidir.” (A. Rıza Türel-İzmir Barosu Dergisi Sayı 8, sh. 413)

“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.” (Afet İnan-Medeni Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları sh. 351) “Türkiye halkı, ırkça, dince ve kültürce ortak, birbirlerine karşılıklı hürmet ve fedakârlık hisleriyle dolu, kaderleri ve menfaatleri müşterek olan sosyal bir toplumdur.” (Söylev ve Demeçler C. I. sh. 221)

“Bence, bizim Milletimiz, birbirinden çok farklı çıkarları olan ve bu itibarla birbirleriyle mücadele halinde buluna gelen çeşitli sınıflara malik değildir. Mevcut sınıflar birbirinin tamamlayıcısı niteliğindedir.” (Söylev ve Demeçler C.II. sh. 82)
Cevapla
egina
Tarih: 18:11:49 11.05.2009  Güncelleme: 18:11:49 11.05.2009
Webmaster
Tarih: 07.16.2008
Nereden:
Gönderiler: 72

Halkçılık

HALKÇILIK “Bizim gözümüzde çiftçi, çoban, amele, tüccar, sanatkar, asker, doktor ve sonuç olarak herhangi bir sosyal kurumda çalışan bir yurttaşın hak, yarar ve özgürlüğü eşittir.” “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk Ulusu denir.” Bu tanımlamanın içinde halk ile ulus birbiri içinde kaynaşmış ve bir bütünü oluşturduğu açıkça görülmektedir. Atatürk, ulusumuzun bütün kesimini “halk” olarak kabul etmiştir. Atatürk: “Türk Ulusu, halk yönetimi olan Cumhuriyetle yönetilir.” düşüncesiyle de halkçı görüşünü ulusçulukla birlikte Cumhuriyetçilik ilkesine bağlamıştır. “Türkiye’de bolşeviklik olmayacaktır. Çünkü Türk hükümetinin ilk amacı halka özgürlük ve mutluluk vermektir.” Mustafa Kemal’in demokrasi anlayışı, Kemalizm’in en önemli ilkelerinden olan “Halkçılık”tan da soyutlanamaz. Atatürk başlangıçta Halkçılığı şu şekilde tanımlıyordu: “Bugünkü varlığımızın asıl niteliği milletin genel eğilimlerini ispat etmiştir. O da Halkçılık’tır, halk hükümetidir, hükümetlerin halkın eline geçmesidir.” Ama zamanla bu ilkenin de içeriği gelişti ve Halk Partisi’nin programlarında üç ögeyi içermeye başladı: Siyasal demokrasi, Yasalar önünde eşitlik, Sınıf çatışmalarının kabul edilmemesi ve toplumun dayanışma içerisinde gelişmesi.
Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde girişilen reformlar, hep devleti kurtarmak amacına dönüktü. Oysa Mustafa Kemal, halka güç kazandırmadan, halka dayanıp onun yaratıcı gücünden yararlanmadan çağdaş bir topluma ulaşılamayacağının bilincindeydi. 1922′de Meclis kürsüsünden şunları söylüyordu: “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür… Diyebilirim ki, bugünkü yıkım ve yoksulluğun biricik nedeni, bu gerçeğin gafili bulunmuş olmamızdır. Gerçekten yediyüz yılda beri dünyanın çeşitli ülkelerine göndererek, kanlarını akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yediyüz yıldan beri emeklerini ellerinden alıp savurduğumuz ve buna karşılık her zaman aşağılama ve alçaltma ile karşılık verdiğimiz ve bunca özveri ve bağışlarına karşı iyilik bilmezlik, küstahlık, zorbalıkla uşak durumuna indirmek istediğimiz bu soylu önünde büyük bir utanç ve saygıyla gerçek durumumuzu alalım.”
Mustafa Kemal, yine Kurtuluş Savaşı yıllarında Meclis önünde yaptığı bir konuşmada, Halkçılığın toplumsal – ekonomik içeriğini şöyle açıklıyordu: “Toplumsal uğraş yönünden düşündüğümüz zaman, biz yaşamını, bağımsızlığını kurtarmak için çalışan kimseleriz, zavallı bir halkız! Kendimizi bilelim. Kurtulmak, yaşamak için çalışan ve çalışmaya zorunlu olan bir halkız! Bundan ötürü her birimizin hakkı vardır. Yetkisi vardır. Fakat çalışmakla bir hakkı elde ederiz. Yoksa arka üstü yatmak ve yaşamını çalışmaktn uzak geçirmek isteyen kişilerin bizim toplumumuz içerisinde bir hakkı yoktur. O halde söyleyiniz baylar! Halkçılık toplumsal düzenini emeğine, hukukuna dayatmak isteyen bir toplumsal uğraştır.”
Kemalizm, seçkinciliğe karşı bir ideolojidir. Halkçılık ilkesinden hareketle yapılan bir çok reform, Osmanlı geleneğinin ürünü olan seçkin – halk ikilemini aşmaya yöneliktir. Bu amaçla girişilen en önemli atılımlardan birisi; “Türk Dili’ni yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak” amacıyla gerçekleştirilen “Dil Devrimi”, yani, dilde arılaştırma çabalarıdır. Sadece seçkinlerin anladığı Arapça – Farsça yüklü Osmanlıca terkedilmiş, türetme ile zenginleştirilmiş Türkçe yazın ve bilim dili olmaya başlamıştır. Aslında öğrenilmesi güç olan eski yazının yerine latin alfabesinin kabulü, halkın eğitimini kolaylaştırmak amacını da taşımıştır.
Kemalist Halkçılık, ayrıcalıksız, sınıfsız bir toplum öngörüyordu. Fakat bu, toplumsal sınıfları kaldırmayı amaçlayan marksist anlamda bir “egemen sınıf” ve işçi sınıfı bulunmadığı varsayımından hareket etmekteydi. Öyleyse varolmayan bir sınıf çatışması ve aryrıcalıklı toplum kesimleri yaratılmamalıydı. Ekonomik gelişmeyi sağlamak için toplumdaki tüm olanaklar değerlendirilmeye çalışılırken bu beklentiye ters düşen bir durumun doğması, Kemalizm’in, bir temel özelliğinin gözden kaçmasına neden olmamalıdır: “Atatürkçülük, herhangi bir sınıfın egemenliğini reddeden, ılımlı toplumculuğu öngören, her türlü sömürüye karşı bir dünya görüşüdür. Atatürkçü Halkçılık, yönetimde, siyasada, kalkınmada, gelirlerin dağılımında, devlet ve ulus olanaklarının kullanılmasında halk yararının gözetilmesini amaşlar.”
“Peki Halk nedir?” sorusunun yanıtı ise şudur: Halk, ayrıcalıklara sahip bulunmayan toplum kesimlerinin toplamıdır!
Cevapla


Halkçılık
» Halkçılık resimleri

  Puanı : 5.6 / 10 | Oy : 67 kişi | Toplam : 378

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım İletişim