Anasayfa > Sözlük > M > Mensur Eser


Edebiyatta iki türlü anlatım şekli vardır: Manzum ve Mensur.
Mensur; sözlük anlamıyla, nesir halinde yazılan yazı, yani düz yazı demektir. Dilbilgisi kurallarına göre cümleler halinde yazılmış eserlere mensur eser denilmektedir ve manzum eser'in zıddıdır.

a) Mensur Eserlerde Kelime ve Cümle Çeşitliliği, Söz Grubu, Deyim ve Atasözlerinin İfadeyi Zenginleştirmedeki Rolü:
Kelime, anlamlı ifadenin en küçük birimidir. Tek başına bir anlamı vardır. Ama bir duygu ve düşünceyi tek başına anlatamaz. Dolayısıyla kelime grubunu ya da dizisini kullanarak meramımızı ifade ederiz. Bunun için cümle dediğimiz yapıya başvururuz. Cümle; bir duygu, bir düşünce, bir isteği, tam olarak anlatmak için kurulan kelime dizisine denmektedir.

Tam ve etkili bir anlam ifade etmesi için cümlenin dilbilgisi kurallarına uygun olması lâzımdır. Cümle ne kadar kısa olursa, o kadar daha kolay anlaşılır ve dolayısıyla daha etkili olur. Cümlede esas olan zaten anlaşılmak ve etkilemektir. Onun için cümlenin sade olması temel ilkemiz olmalıdır. Sade cümlede ne eksik ne de fazla kelime vardır. Bir kelimeden oluşan cümleler olduğu gibi, birçok kelimeden oluşan uzun cümleler de vardır. Önemli olan, cümlenin anlaşılırlığı ve etkisidir. Cümlenin basit, birleşik, soru, ünlem, sıra gibi türlerinin olması ise bir anlatım çeşitliliğidir. .

Kelimelerin gerçek anlamlarının dışında bir de mecazî anlamları vardır. Kelimelerin iki ya da daha fazla anlamları olabilir. Tevriyeli, eşanlamlı, zıtanlamlı vb. kelimeler vardır. Bu anlamlarıyla birlikte cümlede uygun bir kullanım, yazıyı daha güzel ve etkili kılabilir. Bu, dilin zenginliğidir. Bu zenginlikten yazarlar, en uygun biçimde yararlanırlar.

Mensur eserlerde, anlatımı zenginleştiren, anlamı daha anlaşılır ve etkili kılan söz grupları, deyimler ve atasözleri kullanılır.

Söz grubu; birden fazla kelimeyi kapsayan, yapı ve anlamında bütünlük bulunan, cümlede bir bütün olarak ele alınan dil birliğine denmektedir. İsim ve sıfat tamlamaları (İstanbul şehri, evin önü, kapı tokmağı, altın yüzük, güzel çiçek vs...), tekrarlar (ışıl ışıl, gide gide, irili ufaklı, çırılçıplak vs...), edat grupları (senin için, bildirdiğine göre vs..), birleşik fiil ve isim-fiil grupları (adam olmak, oynayadur, gelir gelmez, canı çıkasıca, hiçbir yerde vs...) başlıca söz gruplarıdır.

Deyim; gerçek anlamları dışında farklı bir anlam ifade eden klişeleşmiş sözlere denmektedir. Küplere binmek, gül gibi geçinmek, etekleri zil çalmak, ateş püskürmek... vs. birer deyimdir.

Atasözü; bir düşünceyi, bir tecrübeyi, bir nasihati, az kelimeyle özlü bir şekilde anlatan, söyleyeni belli olmayan kalıplaşmış sözlerdir. Atasözleri, milletlerin, geçmişlerinden miras aldıkları sözlerdir. Sahipleri belli değildir, yani toplumun ortak malıdırlar. Bir düşünceyi, hayatın bir gerçeğini, yaşanmış bir tecrübeyi dile getirirler. Kısa ve özlü sözlerdir. Sözü desteklemek, anlamı güçlendirmek için kullanılırlar. Hem sözlü ve hem de yazılı anlatımın malzemesi olarak vazgeçilmez unsurlardır.

Söz grupları, deyimler, atasözleri, yazıya güzellik, zenginlik, derinlik, yoğunluk ve etkileyicilik katarlar.

b) Mensur Eserlerde Ana ve Yardımcı Fikirler
Ana fikir; bir yazı ya da eserin vermek istediği temel düşünce ve ana mesaj'a denmektedir. Ana fikir, bir yazı ya da eserin herhangi bir yerinde açık bir biçimde verilebileceği gibi, bütün eser boyunca arkaplânda da verilebilir. Bu bir metot meselesidir. Yazardan yazara değişir. Çoğunlukla eserin bütününden yola çıkarak, verilmek istenen mesajı, temel düşünceyi bulmaya çalışırız.

Yardımcı fikirler; ana fikri destekleyen, çeşitli yönlerden geliştiren fikirlere denmektedir. Örneğin; "kitap okumak güzel bir alışkanlıktır" ana fikrinin işlendiği bir yazıyı düşünelim. Bu ana fikrin yardımcı fikirleri şunlar olabilir: "Alışkanlık küçük yaşta başlar." "Kitap alışkanlığı edinebilmek için çocuğun yaşına, zevkine, durumuna uygun kitaplar seçilmelidir." "Kitap okuma alışkanlığı zorla kazandırılamaz." "Okuma alışkanlığı kazanmanın diğer aile fertleriyle de ilgisi vardır"... gibi. Bu yardımcı fikirleri çoğaltmamız mümkündür. Ama hepsinin görevi, ana fikrin daha iyi anlaşılması, anlatılması, karşımızdaki insanın ikna edilmesine hizmettir.

- - - - - - - - - - -

TÜRK EDEBİYATINDA MENSUR ESERLER


Türkçenin bilinen ilk yazılı örnekleri olan Göktürk Yazıtları, mensur (düzyazı halinde) yazılmıştır. Uygur lehçesiyle de mensur eserler yazıldığını biliyoruz. Uygurlardan sonra 13. yüzyıla kadar mensur yazılmış Türkçe eser ya yoktur, ya da henüz ilim dünyasınca bilinmemektedir.

Türkçede nesir, dört döneme ayrılarak incelenebilir:

1. Klasik Nesir:


13. yüzyıldan başlayarak 19. yüzyıl ortalarına kadar gelen nesirdir. Klasik nesir iki koldan yürümüştür: Biri, halk hikâyelerinin, cenk kitaplarının, Battal Gazi destanlarının, Ahmediye, Muhammediye gibi dinî eserlerin, tarih kitaplarının yazıldığı sade nesir; diğeri ise, edebiyat eserlerinin yazıldığı sanatlı nesirdir. Sinan Paşa'nın Tazarru'-nâme'si, 15. yüzyılda yazılmıştır ve bu türün ilk önemli eseri sayılmaktadır. Mektuplar, hamse'ler (beş hikâyeden oluşan kitaplar), seyahatnâmeler vs. sanatlı nesirle yazılmış mensur eserlerdir. Sanatlı nesre inşâ, inşâ yazana münşî, inşâ'ların yer aldığı kitaplara münşeât denilmektedir.

2. Tanzimat Nesri:


1839'da başlayan Tanzimat, aslında bir siyasî harekettir. Ancak edebiyata da etki etmiştir. Tanzimat'la birlikte Batı'dan alınan ve edebiyatımızda da örnekleri verilen yeni türler, genellikle mensur türlerdir. Bunlar makale, fıkra, roman, hikâye, tiyatro, deneme vs.dir. Dolayısıyla yeni bir anlatım şekli, farklı özellikleri olan bir nesir şekli gelişti. Kısaca özetlemek gerekirse, bu dönem nesrinin özellikleri şunlardır: Dil, biraz daha sadedir. Cümleler kısa, açık ve anlaşılır özelliktedir. Esas olan fikri, düşünceyi vermek, okuyucuya birşeyler öğretmektir. Onun için üslûpta esas; sade, yalın ve doğrudan olmasıdır. Seci denilen ve klasik nesrimizde sıkça kullanılan iç kafiye terkedilmiştir.

3. Servet-i Fünûn Nesri:


1895-1901 yılları arasında yayımlanan Servet-i Fünûn dergisi çevresinde bir araya gelen edebiyatçılar, yeni edebî zevk ve tercihlerle yola koyuldular. Nesirde, birbirine benzeyen, ortak özellikleri olan bir tarz benimsediler. Bu tarzın başlıca özelliği; Tanzimatçılara göre daha ağır, süslü ve sanatlı bir dil kullanmalarıdır.

4. Yeni Nesir:


1911'de Selanik'te çıkan Genç Kalemler dergisiyle başlayan, Türkçede tasviyecilik, sadeleşme, özleşme ve arılaşma gibi uygulamalarla bugüne kadar gelen nesirdir.

Bu bölümde, edebiyatımızın Batı etkisinde gelişen türlerinden olan hikâye, roman, tiyatro, gezi (seyahat) ve deneme'yi, birer örnekle tanıtmaya çalışacağız:

l) HİKAYE


(Hikâyenin Tanımı, Unsurları; Plân, Konu, Zaman, Mekân, Kişi/Kişiler, Dil ve İfade Çeşitleri)
Hikâye; olmuş veya olabileceği düşünülmüş olayları, zamana ve mekâna bağlı olarak, sanatlı bir dille ve kısa bir biçimde anlatan edebî yazılara denir. Bu türe öykü de denilmektedir. Sözlü anlatım türü olarak da hikâye vardır. Bu, daha çok halk hikâyesi denilen hikâye türüdür.

Hikâyede temel öge, olay'dır. Bazen birkaç olay da olabilir. Hikâyede kişiler vardır. Kahraman dediğimiz bu kişilerin sayıları romana göre azdır. Bir ya da birkaç kişiden oluşur. Çevre tasvirleri kısa ve ayrıntısızdır. Ruhî tasvirlere de yer verilir. Anlatım sadedir. Olayın geçtiği belli bir zaman ve mekân vardır. Olay ya da olaylar genellikle kısa bir zaman biriminde geçer. Hikâyelerin konuları çoğunlukla gerçek hayattan alınır, ama sıradan değil ilginçtir. Hikâye, ya yazarın (üçüncü kişi) ya da kahramanın (birinci kişi) ağzından anlatılır.

Her hikâyenin bir konusu ve bir de anafikri vardır. Konusuz hikâye olmaz. Hikâyede anlatılan duygu, düşünce, olay, hayâl ya da durum, hikâyenin konusudur. Hikâyede konunun gerçeğe uygun olması aranan bir özelliktir.

İki tür hikâye vardır: Biri, olaya dayanan, bir ya da birkaç olayın anlatıldığı "olay hikâyesi"; diğeri ise, bir durumu, bir hâli, bir duyguyu anlatan "durum hikâyesi"dir.

Plânlı bir hikâyede üç bölüm bulunur:
1. Olayın ortaya konduğu, mekân ve kahramanların tanıtıldığı serim,
2. Olayın merak uyandıracak boyutlara ulaştığı, yan olaylarla örüldüğü düğüm,
3. Olayın bir sonuca ulaştığı, düğümün çözüldüğü, konunun anlaşıldığı çözüm bölümü.

Diğer bir deyişle bunlar; hikâyenin giriş, gelişme ve sonuç bölümleridir.

Günümüz hikâyeciliğinde bu plâna uymayan yazarlar da vardır. Durum hikâyelerinde yazardan, bu plâna bağlı kalması beklenemez.

Edebiyatımızın ünlü hikâye yazarları:


Ahmet Mithat Efendi, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halit Ziya Uşaklıgil, Ömer Seyfettin, Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay, Memduh Şevket Esendal, Sait Faik Abasıyanık, Sabahattin Ali, Tarık Buğra, Ferit Edgü, Rasim Özdenören, Mustafa Kutlu, Sevinç Çokum, Yaşar Kaplan, Ali Haydar Haksal...

Mensur Eser | Ekleyen: | Tarih: 30-Oct-2011 17:32. | Bu yazı 62845 kez okundu..

Mensur Eser ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Edebi Eser

Devamini Oku
Edebi Eser : Duygu, düşünce ve hayallerimizi sözle veya yazıyla etkili bir biçimde dile getiren esere edebi eser denir. Edebi Eser Nedir? Tanımı ve Özellikleri Yaşanan, görülen, duyulan, bir olayın ya da bir duygu veya düşüncenin estetik ölçüler içinde anlatıldığı eserlere, edebi eser denir. Edebi Eserlerin Özellikleri a-) Edebi eserin dili, dilin günlük kullanımından farklı olarak, okuyucuda güzel duygular uyandıracak şekilde olmalıdır. b-) Edebi eserde, ele alınıp işlenen belli bir konu ve bu konunun işlenmesinde belli bir amaç olm...

Mensur Eser

Devamini Oku
Edebiyatta iki türlü anlatım şekli vardır: Manzum ve Mensur. Mensur; sözlük anlamıyla, nesir halinde yazılan yazı, yani düz yazı demektir. Dilbilgisi kurallarına göre cümleler halinde yazılmış eserlere mensur eser denilmektedir ve manzum eser'in zıddıdır. a) Mensur Eserlerde Kelime ve Cümle Çeşitliliği, Söz Grubu, Deyim ve Atasözlerinin İfadeyi Zenginleştirmedeki Rolü: Kelime, anlamlı ifadenin en küçük birimidir. Tek başına bir anlamı vardır. Ama bir duygu ve düşünceyi tek başına anlatamaz. Dolayısıyla kelime grubunu ya da dizisini kulla...

Manzum Eser Nedir

Devamini Oku
Mısralardan meydana gelen ölçülü ve kafiyeli ürünlere nazım denir. Nazımla ortaya konmuş kısa ürünlere manzume, uzun ürünlere de manzum eser denir. Günümüzde nazım ve şiir kelimeleri aynı kavramı karşılar şekilde kullanılmaktadır. Şiirler de nazım şeklinde ortaya konur; fakat her nazım şiir değildir. Şiir, bizi bulunduğumuz ruh halinden alıp başka bir ruh haline götürebilen, içimizde güzel duygular uyandıran, mısralardan örülmüş ve sanat değeri taşıyan sözlerdir. Manzumelerde anlam bütünlüğü taşıyan en küçük parçaya nazım birimi denir. ...

Tanzimat Döneminde Ortaya Çıkan Edebi Eserler

Devamini Oku
Soru : Tanzimatın ilanından sonra edebiyatımızda hangi edebi türlerin görülmeye başladığını söyleyiniz?Cevap : Gazete ile birlikte makale, fıkra gibi türlerle roman, hikaye ve tiyatro gibi türler de Tanzimatla birlikte ortaya çıkan edebi türlerdir. Bu türlerde hangi eserler verildiğini öğrenmek için yazımızın devamını okuyabilirsiniz.Tanzimat döneminde ortaya çıkan edebi türler İlk tiyatro denemesi bu dönemde yapıldı. İlk düz yazı bu dönemde yazıldı. İlk anı bu dönemde yazıldı. İlk çeviri roman yine bu dönemde yazıldı. Bu ilklerin det...

Tarihi Eser

Devamini Oku
Belli bir tarihsel önemi olan kültürü yansıtan eserlerdir.. Örneğin : Kız kulesi, topkapı sarayı, ayasofya cami vb.. Tarihi eserler geçmişten günümüze ulaşan, ait olduğu dönemin izlerini, kültürünü, yaşam tarzını yansıtan eserlerdir. Bir eserin tarihi eser olarak adlandırılabilmesi için ille de sanat kaygısı ile yapılmış olması gerekmez. Sanat eserlerinin sanatçısı belli olmakla birlikte çoğu tarihi eserin yapanı, sanatçısı belli değildir. Tarihi eserler geçmişte yaşamış insanların dinleri, kültürleri hakkında eşsiz bilgiler sunar.Tarihi ...

Beşeri

Devamini Oku
Beşeri (A.) [ بشری ] insanlıkla ilgili, insani. Beşeri Faktörler/UnsurlarÜretim, dağıtım ve tüketim üzerinde ekili olan faktörlerden biri de beşeri unsurlardır. İnsanlar tarafından yapılan yapılara beşeri unsur denir. Beşeri unsurlar doğal fakörler ile sıkı bir ilişki içindedir. Beşeri unsurlara arasında; ulaşım yani yollar, barajlar, göletler, kısacası insan eliyle yapılmış ve insan yaşamına etki eden ne kadar unsur varsa beşeri unsur olarak tanımlanır. İklimi etkileyen beşeri faktörler İnsanlar tarafından yapılan...

Beşeri Faktörler

Devamini Oku
Üretim, dağıtım ve tüketim üzerinde ekili olan faktörlerden biri de beşeri unsurlardır. İnsanlar tarafından yapılan yapılara beşeri unsur denir. Beşeri unsurlar doğal fakörler ile sıkı bir ilişki içindedir. Beşeri unsurlara arasında; ulaşım yani yollar, barajlar, göletler, kısacası insan eliyle yapılmış ve insan yaşamına etki eden ne kadar unsur varsa beşeri unsur olarak tanımlanır. İklimi etkileyen beşeri faktörler İnsanlar tarafından yapılan yapılara beşeri unsur denir. Beşeri unsurlara arasında; ulaşım yani yollar, barajlar, göletler, k...

Beşeri Unsurlar

Devamini Oku
Beşeri (A.) [ بشری ] insanlıkla ilgili, insani. Beşeri Faktörler/UnsurlarÜretim, dağıtım ve tüketim üzerinde ekili olan faktörlerden biri de beşeri unsurlardır. İnsanlar tarafından yapılan yapılara beşeri unsur denir. Beşeri unsurlar doğal fakörler ile sıkı bir ilişki içindedir. Beşeri unsurlara arasında; ulaşım yani yollar, barajlar, göletler, kısacası insan eliyle yapılmış ve insan yaşamına etki eden ne kadar unsur varsa beşeri unsur olarak tanımlanır. İklimi etkileyen beşeri unsurlar İnsanlar tarafından yapılan ...

Abdülhak Hamit Tarhan Eserlerinin Özellikleri

Devamini Oku
Namık Kemal ve Şinasi ile ikinci kuşaktan Recaizade Mahmut Ekrem’in geliştirdiği yenilikçi ortamda şiire başlayan Abdülhak Hamit Tarhan, Türk şiirinde yenileşmenin ilk önemli ozanıdır. Onun şiirlerinde kullandığı nazım biçimleri ve Batılı anlamda kompozisyon anlayışıyla birlikte divan şiirinin süregelen etkileri sona erdi. Şiir tekniğinin değişmesinde bir dönüm noktasına gelindi. Abdülhak Hamit Tarhan, kendisinden önceki ozanlarda görülmeyen biçimde “ben”i işleyerek, şiire “birey”in bakış açısını getirdi. Doğayı...

Milli Mücadele Dönemi Edebi Eserlere Nasıl Yansımıştır

Devamini Oku
Milli Mücadele döneminde, ‘milletçe girişilen varolma mücadelesi’ ni konu alan edebiyat eserlerine Milli Mücadele Edebiyatı denmektedir. Bu edebi ürünlerde, yaşanılan olayların yankıları, şair ve yazarların duyarlılığındaki yansıması anlatılmış, özgürlük, bağımsızlık, kahramanlık vatan ve milletseverlik gibi temalar işlenmiştir.Milli mücadele Edebiyatı içerisinde yer alan ürünlerin sahipleri, daha çok Servet-i Fünun, Fecr-i Ati ya da Milli Edebiyat akımı içerisinde yer almış olan şair ve yazarlardır. Burada ölçü , eserlerinde Mi...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık


Mensur Eser
» Mensur Eser resimleri

  Puanı : 4.7 / 10 | Oy : 21 kişi | Toplam : 99

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım
İletişim