Anasayfa > Sözlük > H > Harf ve Alfabe


Harf ve Alfabe
Konuşma seslerini yazıda göstermeye yarayan işaretlere harf denir. Türkçe’mizde 29 harf vardır. Bu harflerin tümü birden Türk Alfabesini oluşturur.

Türklerin bugüne kadar kullandıkları alfabeler şunlardır:
1. Göktürk Alfabesi
2. Uygur Alfabesi
3. Arap Alfabesi
4. Latin kökenli yeni Türk Alfabesi

Yeni Türk Alfabesi 1 Kasım 1928 tarihinde kabul edilmiştir.

ALFABETİK SIRA (SÖZLÜK SIRASI)
Bazı kitaplar harflerin alfabede yer alan sırasına göre düzenlenir.

A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Alfabetik sıraya göre düzenlenen başlıca kitaplar şunlardır:
Sözlük, ansiklopedi, yazım kılavuzu, telefon rehberi, dizin, fihrist, vs.

Alfabetik sıralamada hangi sözcüğün daha önce yer alacağını bulmak için önce ilk harfine bakılır. İlk harfi alfabede daha önce yer alan sözcük sıralamada önce gelir. Eğer ilk harfler aynı ise ikinci harflerine bakılır. Onlar da aynı ise farklı olana kadar devam edilir. Örneğin, "kimyon" ile "kimya" sözcüklerinin ilk dört harfleri aynı olduğundan beşinci harfler olan "o" ve "a" karşılaştırılır, dolayısıyla "kimya" önce gelir.

Bütün harfleri aynı olan sözcüklerde ünlü harfinde düzeltme işareti olmayan önce gelir. Örneğin, "kar" önce, "kâr" sonra gelir.

Aynı harflerle yazılanlardan ilk harfi küçük olan önce gelir. Örneğin, "akrep" önce, "Akrep" (burç) sonra gelir.

HARF ÇEŞİTLERİ
Alfabemizde sekiz ünlü (sesli), yirmi bir ünsüz (sessiz) harf vardır.


Harf ve Alfabe | Ekleyen: | Tarih: 28-Jan-2011 11:33. | Bu yazı 18936 kez okundu..

Harf ve Alfabe ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Soğuk ve Sıcak Renkler

Devamini Oku
Renkler, şiddetlerine ve insanlar üzerindeki ruhsal etkisine göre ikiye ayrılırlar. . A) Sıcak Renkler (Kımızı, Turuncu, Sarı) Kırmızıda ateşin sıcaklığını, turuncuda güneş ışığının etkisini, sarıda da ışık ve aydınlığı duyarız. Bu renkler, havadaki titreşimi kuvvetli olduğu için diğer renklere 'göre gözü daha önce etkiler. Çocukta renk anlayışı başladığı zaman kırmızıya bakıp ona atılması, ilkel toplulukların en çok önem verdiği renklerin sıcak renkler oluşu bundandır. Varlıkların ışık alan kısımlarında daha çok sıcak renkler hakimdir....

Atatürkün Spor ve Sporcular Hakkında Söylediği Sözler

Devamini Oku
1. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. 2. Spor yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler , zekâ kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben Sporcunun zeki çevik aynı zamanda ahlâklısını severim. 3. Her çeşit spor faaliyetini Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lâzımdır. Bu işte hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması , Türk gençliğinin spor bakımın...

Haçlı Seferlerinin Nedenleri ve Sonuçları

Devamini Oku
Hıristiyanlık dininin peygamberi olan Hz. İsa Kudüs’te yaşamıştır. Bu yüzden Kudüs ve çevresi Hıristiyanlık için kutsal topraklardır. Kudüs, aynı zamanda Müslümanlar ve Yahudiler için de kutsaldır. Ancak, bu topraklar, 636 yılında Halife Hz. Ömer döneminde, ünlü komutan Halid bin Velid tarafından İslam devleti topraklarına katıldı. Avrupalı Hıristiyanlar, Müslümanların elinde bulunan bu kutsal yerleri almak için bir takım askeri seferler düzenlediler. Bu seferlere katılanlar elbiselerinin ve kalkanlarının üzerinde bir haç işareti taşıdıkl...

Servet-i Fünun

Devamini Oku
Edebiyat-ı Cedide Nedir ? (Servet-i Fünun) : Edebiyat-ı Cedide 1896’da Servet-i Fünun dergisini çıkaran şair ve yazarların meydana getirdiği canlı bir akımdır. İmparatorluğun baskıları sonucu dağılan bu şair ve yazarlar ayrı ayrı bağlı bulundukları fikirleri yaymaya devam etmişlerdir. Edebiyat-ı Cedide şairleri, yalnız aydınlara seslenmişler, (sanat için sanat) ilkesini benimsemişlerdir. Fransız romantiklerini, parnasyonleri ve sembolist şairleri örnek almışlardır. Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Halit Ziya Uşaklıgil, Süleyman Nazif, Meh...

Vehim

Devamini Oku
1. Kesinliği belli olmayan ancak gerçek olma olasılığı düşük olan düşünce-bilgi. 2. Evham, şüphe, kuruntu anlamına gelir. 3. Sözlükte şüphe ve tereddüt edilen nesnenin kendisine tercih olunan tarafına denir. Çoğulu evhamdır. 4. Bir bilgiye “zan” diyebilmemiz için bu bilginin gerçek olma ihtimalinin, zıddının gerçek olma ihtimalinden fazla olduğuna inanmamız gerekir. Gerçekleşme ihtimali zayıf olana ise “vehim” denir. 5. Bir Necip Fazıl Kısakürek şiiri. Vehim Herşey kesik ve kopuk, zaman tutamaz lehim; Mazi alb...

Trafik Kazaları ve Alınacak Önlemler

Devamini Oku
Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve maddi hasar sonuçlanan olaylara Trafik kazası denir. Örneğin: > Hareket halinde iki aracın çarpışması > Hareket halinde bir araç ile yayanın çarpışması > Hareket halinde bir araç ile hayvanın çarpışması > Hareket halinde bir aracın sabit bir nesneye çarpması > Hareket halinde bir arcın uçuruma yuvarlanması Ülkemizde ve Dünyada Trafik Kazaları Ülkemiz her yıl binlerce insanı yaşamından eden, binlercesini sakat bırakan, milyarlarca liralık mil...

Kaynaştırma Harfleri

Devamini Oku
Kaynaştırma Harfleri (Koruyucu Ünsüzler) : (y,ş,s,n) Türkçe kelimelerde iki sesli harf yan yana gelmez. Bu nedenle sesli harfle biten bir kelimeye, sesli harfle başlayan bir ek gelirse, iki seslinin arasına bir sessiz girer. Bu sessiz , iki sesliyi kaynaştırır. Bu sessiz harfe kaynaşma (kaynaştırma) harfi, bu olaya da kaynaşma (kaynaştırma) denir. Bazı kaynaklarda yardımcı ünsüz olarak da adlandırılan kaynaştırma harfleri –y-ş-s-n' dir. Kaynaşma harfleri daha çok isim tamlamalarında kullanılır. İpucu : (yaşasın) kelimesiyle kolayc...

Kavimler Göçünün Sebepleri ve Sonuçları

Devamini Oku
Kavimler göçü milattan sonra 375 senesinde Hunların karadenizin kuzey bölümünden Avrupaya giderken karşılarına çıkan barbar kavimler olan ostrogot, vizigot, süev, sakson, angıl, frank ve vandal kavimlerini yerlerinden etmesiyle sonuçlanan bir olaydır. Kavimler Göçünün Sebepleri: a) Büyük Hun Devleti'nin dağılmasından sonra As­ya'nın batısında (Hazar ve Aral Gölü arası) Hunlara katılımların olması, burada çoğalan nüfus ve kabileler arasındaki rekabet ve mücadelelerle daha batıya doğru kaymaya başlamaları b) İdil (Volga) ırmağının batısına...

Soyut ve Somut Anlam

Devamini Oku
Somut anlam ve soyut anlam konusu hem Öss’de hem de Oks’de, sözcükte anlam ana başlığı altında işlenen bir konudur. Bu sebeple hem Öss’ye hazırlanan öğrencileri hem de Oks’ye hazırlanan öğrencileri yakından ilgilendirmektedir. Sözcükte anlamın zor konularından -daha doğrusu karışık- konularından birisi olan soyut ve somut anlamı dilimiz döndüğünce kolay ifade etmeye çalışacağız ve çeşitli örneklerle pekiştirmeye çalışacağız. Daha sonra ise soyutlamanın ve somutlamanın ne olduğu ve nasıl yapıldığına değineceğiz. Dilers...

Harf Çeşitleri

Devamini Oku
Alfabemizde sekiz ünlü (sesli), yirmi bir ünsüz (sessiz) harf vardır. ÜNLÜ (SESLİ) HARFLER Bunlar A, E, I, İ, O, Ö, U, Ü harfleridir. Bu harfler tek başlarına okuna­bilirler. Ses yolundan hiçbir engele uğramadan çıkarlar. Tek başlarına hece kurabilirler. Her hecede mutlaka bir sesli harf bulunur. Ünlü harfler dilin, ağzın ve dudakların durumuna göre çeşitlere bölünmüşlerdir. a) Dilin arkada ya da önde oluşuna göre: Kalın Ünlüler (dil arkada): A, I, O, U İnce Ünlüler (dil önde): E, İ, Ö, Ü b) Ağzın az ya da çok açık oluşuna göre:...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 11:00:09 01.28.2011  Güncelleme: 11:00:09 01.28.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Cevaben: Harf ve Alfabe

Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda meydana getirdiği titreşime ses denir. Ses, dili oluşturan en küçük birimdir. Harf ise sesin yazıdaki karşılığıdır.

Bir dildeki harflerin belirli bir sıraya dizilmiş bütününe alfabe denir.

Türk alfabesi, Latin harfleri esas alınarak 1.XI.1928 gün ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ile kabul edilmiştir. Bu Kanun’a göre, Türk alfabesinde 29 harf bulunmaktadır.*

Türk alfabesindeki harflerin sıra sayıları, adları, kitap ve el yazısı biçimleri ile kodları ** aşağıda belirtilmiştir:

Alfabe

* Kanun’da önce “i” sonra “ı” belirtilmişse de yaygın ve yerleşmiş olan sıraya göre önce “ı” sonra “i” gelmektedir.

** Türk Kodlama Sistemi, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak TDK İmla Kılavuzu Çalışma Grubu tarafından 8 Ocak 2004 günü belirlenmiş ve TSE tarafından Nisan 2005/TS 13148 numaralı belge ile ölçünlü (standart) hâle getirilmiştir.
Cevapla
zeus
Tarih: 11:01:01 01.28.2011  Güncelleme: 11:01:01 01.28.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Cevaben: Harf ve Alfabe

Abece ya da yabancı kökenli karşılığıyla alfabe, her biri dildeki bir sese karşılık gelen harfler dizisidir. "Abece" kelimesi, Türkçe'deki ilk üç harfin okunuşundan oluşur.

Benzer biçimde Fransızca kökenli Alphabet'den dilimize geçen "alfabe" sözcüğü, eski Yunanca'daki ilk iki harf olan "alpha" ile "beta"nın okunuşundan gelir.

Türk alfabesinde 29 harf bulunur:
A, B, C, Ç, D, E, F, G, Ğ, H, I, İ, J, K, L, M, N, O, Ö, P, R, S, Ş, T, U, Ü, V, Y, Z.

Diller, yazıma geçirilme şekilleri itibariyle ikiye ayrılır:

Alfabeye dayalı (sesçil) diller "fonogram kullanan diller"
Alfabeyi oluşturan her bir elemanın genelde bir anlamı olmaz, sadece çıkarılması gerekli sesi belirtir ve ancak diğer harflerle yan yana geldiğinde belli bir anlam kazanır. Dünyadaki dillerin büyük çoğunluğu, alfabe ile yazılır.

Resimvarî karakterler kullanılarak yazılan diller "ideogram kullanan diller"
Böyle dillerde -genelde- her simge, bir nesneyi tanımlar ve görece çok az tanım iki veya fazlası karakterle ifade edilir. Örnek: Çince, Japonca.

Abecenin doğuşu, yazının doğuşuyla eşzamanlıdır ve Sümerler'e yani günümüzden 5000 yıl önceye tarihlenir. Bilindiği üzere buna çivi yazısı(cuneiform) adı verilir. Çivi yazısına benzer simgelerle Sümerler'i takip eden (Asur, Babil, Elam, Akad, Hitit vs.) birçok Mezopotamya uygarlığı; dillerini kâğıda, taşa, toprağa dökmüşlerdir.

Çivi yazısının ardından Eski Mısır'da hiyeroglifler ortaya çıkmıştır. İlk çıkışındaki kullanım özellikleriyle ideogramatik yazı mantığı taşımaktadır.

Bu iki abece türü yanında bir de Ege Adaları kökenli, günümüzde hala çözülememiş, linear a ve linear b diye birbirinin devamı iki alfabe ile Maya Uygarlığı kökenli Kolomb öncesi Güney Amerika Alfabeleri vardır.

Modern alfabenin kökeni, Fenikelilere dayanmaktadır. Fenikeliler, bu alfabeyi Mısır alfabesinden esinlenerek oluşturmuşlardır. Fenike alfabesi, Fenikelilerin tüccar olmasının da yardımıyla bütün Akdeniz çevresine yayılmıştır. Arapların, Yunanların, İbranîlerin ve Latinlerin alfabeleri hep Fenike alfabesinden türemiştir.
Cevapla
zeus
Tarih: 11:01:33 01.28.2011  Güncelleme: 11:01:33 01.28.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Türklerin Tarih Boyunca Kullandığı Alfabeler

Türkler, ilk olarak millî bir alfabe olan Göktürk alfabesini kullanmışlardır. Daha sonra Uygur alfabesini kullandılar. İslâmiyet'le birlikte Arap alfabesi yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Rusya, Orta Asya Türkleri'nin alfabesini Kiril alfabesine çevirmiştir. Türkiye, 1928'de Latin alfabesini kullanmaya başlamıştır. Bugün Türkler arasında en yaygın alfabe, Latin ve Kiril alfabeleridir.

Karay Türkleri gibi Musevî Türk toplumları, İbranî alfabesini de kullanmışlardır.
Cevapla
zeus
Tarih: 11:06:40 01.28.2011  Güncelleme: 11:06:40 01.28.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Cevaben: Harf ve Alfabe

Türk Alfabesi
Türk alfabesi, Latin harfleri temel alınarak, 1 Kasım 1928 gün ve 1353 sayılı yasayla tespit ve kabul edilmiştir. Bu kanuna göre, Türk alfabesinde 29 harf bulunur. Alfabeyi oluşturan büyük ve küçük harfler, sırasıyla aşağıdaki biçimde yazılır. Ayrıca ünlü “a, u, ı” harflerinin üzerinde yabancı kökenli sözlerde, ince okunuşu ve (bazı durumlarda) uzunluğu göstermek için im (^) kullanılmaktadır. "E" ve “O” harfinde bu im kullanılmaz. ( E harfinde kullanılan şapkalı im "Êê" ve Q, W, X harfleri Kürtçe'de kullanılır. ) (Bakınız: Düzeltme işareti kısmı)

Alfabe
Yazı Karakterleriyle
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z - (Â Î Û)
a b c ç d e f g ğ h ı i j k l m n o ö p r s ş t u ü v y z - (â î û)

Düzeltme İşareti (^)
Ünlü “a, u, i” harflerinin üzerinde yabancı kökenli sözlerde, ince okunuşu ve (bazı durumlarda) uzunluğu göstermek için düzeltme işareti (şapka) (^) kullanılmaktadır. İ harfi şapkayla beraber kullanıldığında üst kısmında bulunan nokta gösterilmez (nispet i'si). “O” harfinde bu im kullanılmaz. Türkiye Türkçesinde bazı kaynaklarda yanlış olarak belirtildiği gibi, (^) işareti kaldırılmamıştır.

Bazı durumlarda bu işaret üzerinde bulunduğu ünlü harfi değil bir önceki ünsüz harfi ince okutur (Türkçe kökenli sözlerde ince /k/ sesi ince ünlülerle, kalın /k/ sesi, kalın ünlülerle kullanılır (K). Ancak Türkçeye başka dillerden geçen kelimelerde ince /k/ harfini kalın harfler (a, u) takip edebilir. Bu durumlarda takip eden ünlü harfe düzeltme işareti konulur. (Bkz.: Düzeltme işareti)

Eş Yazılılık
Yazılışları bir, anlamları ve okunuşları ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için, okunuşları uzun olan ünlülerin üzerine konur: adem (yokluk), âdem (insan); adet (sayı), âdet (gelenek, alışkanlık); alem (bayrak), âlem (dünya, evren); alim (her şeyi bilen), âlim (bilgin); aşık (eklem kemiği), âşık (vurgun, tutkun); hakim (hikmet sahibi), hâkim (yargıç); hal (pazar yeri), hâl (durum, vaziyet); hala (babanın kız kardeşi), hâlâ (henüz); şura (şu yer), şûra (danışma kurulu).

Katil (< katl = öldürme) ve kadir (< kadr = değer) kelimeleriyle karışma olasılığı olduğu hâlde katil (ka:til = öldüren) ve kadir (< ka:dir = güçlü) kelimelerinin düzeltme işareti konmadan yazılması yaygınlaşmıştır.[1]

Bu imin kullanım sebebi temelde farklı anlamı belirten ve kökeni farklı olan sözlerdeki eş yazılılığı önlemektir: Kar “Havada beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak yağan su buharı” / Kâr “Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı”[2]; Hal “Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.” / Hâl “a. (ha:li) 1. Bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet: “Herkes hâline göre bir hediye verdi.” -H. R. Gürpınar. 2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin. Merhametli bir insan olduğunuz bellidir.” -O. Rifat. 3. Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman: “Bugün yazılan her kitap hâlden istikbale bir habercidir. Hâl dediğimiz şey yarından sonra mazi olacaktır.” -Y. K. Beyatlı. 4. Güç, kuvvet, takat: Şimdi gezmeye çıkacak hâlim yok. 5. mec. Kötü durum, sıkıntı, dert: Zavallının başına ne hâller geldi. 6. db. Durum.”[3] gibi...

İnceltme
Arapça ve Farsçadan Türkiye Türkçesine giren birtakım kelime ve eklerle özel adlarda bulunan ince “g, k” ünsüzlerinden sonra gelen “a” ve “u” ünlüleri üzerine konur: dergâh, gâvur, ordugâh, tezgâh, yadigâr, Nigâr; dükkân, hikâye, kâfir, kâğıt, Hakkâri, Kâzım, mahkûm, mekân, mezkûr, sükûn, sükût. Kişi ve yer adlarında “ince l” ünsüzünden sonra gelen “a” ve “u” ünlüleri de düzeltme işareti ile yazılır: Halûk, Lâle, Nalân; Balâ, Elâzığ, İslâhiye, Lâdik, Lâpseki.[1]

Nispet-İyelik Karışıklığı
Nispet i'sinin belirtme durumu ve iyelik ekiyle karışmasını önlemek için kullanılır. Böylece (Türk) askeri ve askerî (okul), (İslam) dini ve dinî (bilgiler), (fizik) ilmi ve ilmî (tartışmalar), (Atatürk'ün) resmi ve resmî (kuruluşlar) gibi anlamları farklı kelimelerin karıştırılması da önlenmiş olur. Nispet i'si alan kelimelere Türkçe ekler getirildiğinde düzeltme işareti olduğu gibi kalır: millîleştirmek, millîlik, resmîleştirmek, resmîlik.[1]

Harflerin Kullanım Sıklığı
Ana madde: Türk alfabesindeki harflerin kullanım sıklıkları
Türk alfabesindeki harflerin kullanım sıklıklarına göre sıralaması çoktan aza doğru A, E, I, N, R, L, İ, D, K, M, U, Y, T, B, S, O, Ü, Ş, Z, G, Ç, H, Ğ, V, C, Ö, P, F, J şeklindedir.

Harflerin Sınıflandırılması
a, e, ı, i, o, ö, u ve ü harfleri ünlü harfler, diğer harfler ise ünsüz harfler olarak adlandırılır.

Yanlış Kullanım
Dil bilgisi eğitiminde ünlü harfler için “sesli harfler” tabiri de kullanıma sahip olmakla beraber bu kullanım yanlıştır. Bu kullanım sadece Türkiye Türkçesi için değil, bütün diller için yanlışlık belirten bir kullanımdır. Çünkü dillerde bulunan ve harf karşılığı olan (veya olmayan) en küçük dil bilgisi birliği sestir. Yani “u” da bir sestir, “g” da bir sestir. Oysa “u” sesi ünlü; “g” sesi ünsüzdür. En küçük gramer birliklerinden en büyük birlik olan cümleye kadar dili meydana getiren bütün şekillerin bünyesinde ses adını verdiğimiz en küçük ve en basit dil unsurları bulunur. … Sesten daha küçük bir gramer birliği yoktur. Ses parçalanamayan en küçük gramer birliğidir. O hâlde ses dilin en küçük parçasıdır. a, d, l, y gibi.[4] Ses, bir kelimenin en küçük dil ögesidir.[5]

Ünlü Harflerin Sınıflandırılması
Ünlü harfler, çıkış yeri ve dilin durumuna, dudakların durumuna, ağzın açıklığına göre şu şekilde sınıflandırılır:

Çıkış yeri ve dilin durumuna göre
1.Kalın ünlüler: a, ı, o, u
2.İnce ünlüler: e, i, ö, ü

Dudakların durumuna göre
1.Düz ünlüler: a, e, ı, i
2.Yuvarlak ünlüler: o, ö, u, ü* Ağzın açıklığına göre
3.Geniş ünlüler: a, e, o, ö
4.Dar ünlüler: ı, i, u, ü

ünlülerin nitelikleri aşağıdaki çizelgede toplu olarak gösterilmiştir:

ünlü harfler düz yuvarlak
geniş dar geniş dar
kalın a ı o u
ince e i ö ü

Bu konuyla ilgili olarak, ayrıca bakınız: büyük ünlü uyumu, küçük ünlü uyumu.

Ünsüz Harflerin Sınıflandırılması
B, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z harfleri ünsüz harflerdir.

Ünsüz harfler seda bakımından, teşekkül noktası bakımından ve temas derecesi bakımından sınıflandırılırlar.

Seda bakımından;[6]

Sedalı ünsüzler: b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z.
Sedasız ünsüzler: ç, f, h, k, p, s, ş, t.
Teşekkül noktası bakımından;[6]

Dudak ünsüzleri: b, p, m.
Diş-dudak ünsüzleri: f, v.
Diş ünsüzleri: d, t, n, s, z.
Damak-diş ünsüzleri: c, ç, j, ş.
Ön damak ünsüzleri: g, k, l, r, y.
Arka damak ünsüzü: ğ
Gırtlak ünsüzü: h
Temas derecesi bakımından;[6]

Temas derecesi tam olanlar: b, c, ç, d, g, k, p, t.
Teşekkülünde hava için dar bir geçit bulunan ünsüzler: f, ğ, h, j, s, ş, v, z.
Teşekkülünde hava için geniş bir geçit bulunan ünsüzler: m, n, r, y.
Bu konuyla ilgili olarak, ayrıca bakınız: sert ünsüzlerin yumuşaması

Latin Kaynaklı Diğer Alfabelerle Farklar
Türk alfabesi, Latin harflerini kullanmasına rağmen, bu harfleri kullanan diğer batı dillerinin alfabelerindeki birtakım harfleri içermemekte, bunun yanı sıra bu alfabelerde genel olarak kullanılmayan başka harfler içermektedir.

Türk Alfabesinde Bulunmayan Harfler
Q/q, W/w ve X/x harfleri pek çok batı dilinde vardır. Azerbaycan Türkçesi gibi Latin harflerine geçilen Türk şivesinde Q/q (Kalın k; g için) ve X/x (Hırıltılı h için) kullanılmasına rağmen mevcut Türkiye Türkçesi alfabesinde yer almamaktadır. Bu harflere karşılık gelen harfler sırasıyla k, v, ks, h ile ifade edilir. Örneğin: Batı dillerinde X (iks) taxi, fix gibi sözlerin Türkiye Türkçesindeki imlası taksi ve fiks olur. Sözcüğün yapısına göre iks ya da ksi olarak da söylenir. Ancak Azerbaycan Türkçesi alfabesinde X/x (hı) “yox”[7] [8] “burax-”[9] [8] gibi isim ve fiillerde kullanılır. Bu sözler Türkiye Türkçesinde yok ve bırak- şekillerindedir. Türkiye Türkçesi yazı dilinin kaynaklandığı İstanbul ağzında hırıltılı h sesi yoktur. K’dan gelişen bu ses Türkiye Türkçesinde k’lı şekilleriyle aynen korunmuştur: Yok, çok, bırak-… Ancak Türkiye Türkçesi ağızlarında hırıltılı h sesi vardır.

W harfi çift ve olarak okunur. Batı dillerinde, daha doğrusu Hint-Avrupa dillerinin çoğunda vardır. Çift dudak v’si de denir. Bu ses Türkçenin bazı şive ve lehçelerinde de bu ses eskiden beri kullanılagelmiştir. Eskiden Arap kaynaklı Türk alfabesi metinlerinde, mesela Kıpçak Türkçesi metinlerinde bu ses “üç noktalı vav veya fe” (ۋ) harfiyle belirtilmiştir.

Benzer biçimde İspanyol alfabesinde yer alan Ñ/ñ (Bu ses İtalyanca ve Fransızca'da gn, Portekizce'de nh harf bileşimleri ile elde edilir) harfine karşılık gelen ses ny ile ifade edilir. Örneğin, İspanyolcada İspanya anlamına gelen España sözcüğü Türkçe harflerle Espanya olarak yazılır.

Genizsel G/N Durumu (ŋ)
Bu “ŋ” harfi Türkiye Türkçesi alfabesinde bulunmaz. Dilin arka tarafının yumuşak damağa teması ile ve genizden söylenen bu ses genizsel n, nazal n, nazal g şekillerinde adlandırılan ses olup “ŋ” sesi verir. Eskiden beri bütün Türkçede bulunan bu ses de İstanbul Türkçesinde atılmış ve yerini n’ye bırakmıştır. Ağızlarda ise bugün de yaşamaktadır.[10]

Batı Dillerinde Bulunmayan Türk Harfleri
Bazı Türkçe harflerin Evrensel kod (Unicode) değerlerinin listesi Harf Kod # Harf Kod #
ç 231 Ç 199
ğ 287 Ğ 286
ı 305 İ 304
ö 246 Ö 214
ş 351 Ş 350
ü 252 Ü 220
â 226 Â 194
î 238 Î 206
û 251 Û 219

Türkçedeki Ç/ç, Ü/ü ve Ö/ö harfleri İngiliz alfabesinde bulunmamaları nedeniyle ASCII standardına dâhil değildir. Ancak bu harfler diğer batı dillerinde yaygın olarak kullanılmakta ve ISO-8859-1 (Latin-1) standardının içinde yer almaktadır. Küçük ı, büyük İ, Ğ/ğ, Ş/ş harfleri ise ISO-8859-9 (Latin-5) standardının içinde yer almaktadır.

Türkçede noktalı i harfi büyük harfle yazılıyorken de noktası koyulur: İ. Benzer biçimde noktasız büyük I harfi, küçük harfle yazılıyorken noktası koyulmaz: ı. Ancak yabancı dildeki sözcükler büyük harfle yazılıyorken I harfi noktasız yazılır. Türkiye Türkçesinin dışında Azeri Türkçesi ve Tatarcada da ı ve i harflerinin kullanımı, Türkiye Türkçesindeki gibidir.

Ş/ş harfinin sesi, İtalyancada sc(i), Fransızcada ch, İngilizcede sh, Almancada sch ve Galiçyacada x harfleriyle elde edilir. Bu harf kimi zaman Rumencedeki Ș/ș (virgüllü s) harfinin yerine kullanılmasına rağmen farklı bir harftir. Türkiye Türkçesinin dışında Türk şive ve lehçelerinde (Azeri Türkçesi, Tatarca, Türkmence vb.), Kürtçe, Zazaca, Lazca, dillerinde kullanılmaktadır. Balkanlar’da kullanılan Boşnakça, Sırpça, Hırvatça, Slovence dillerinde de “ş” sesi vardır ancak ilgili dillerin Latin kaynaklı alfabelerinde bu ses için kullanılan harf “š”dir.

Ğ/ğ (yumuşak ge) harfi Türkçede g sesinden kaynaklanmıştır. Eskiden g’li olan bazı sözler Türkçenin uzun tarihi sonucunda bazı Türk şive ve lehçelerinde “ğ”li olmuşlardır: aga > ağa, bag > bağ, yogurt > yoğurt; yag- > yağ-, bagır- > bağır-… Ğ harfi ile de bugün iki ünsüz işaret edilmektedir. Bunlardan biri bağ, doğum, yığın, ağlamak gibi kelimelerde bulunan arka damak ünsüzü ğ, diğeri de geldiği, görmeğe, direğin gibi kelimelerde bulunan ve g ile k’nin iki vokal arasında yumuşamasından meydana gelip y sesi veren ğ harfi ile gösterilen ünsüzdür.[11]

ASCII standardında yer almayan Türkçe harfler ve Evrensel kod değerleri yandaki çizelgede verilmiştir.

Kaynakça
1.^ a b c Türk Dil Kurumu - Düzeltme İşareti
2.^ Türk Dil Kurumu - Büyük Türkçe Sözlük Kar / Kâr sözleri
3.^ Türk Dil Kurumu - Büyük Türkçe Sözlük Hal / Hâl sözleri
4.^ Prof. Dr. Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi, Bayrak Basım/Yayım/Tanıtım, İstanbul, 2002, s. 29
5.^ Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri, Şekil Bilgisi, TDK Yayınları, Ankara, 2007, s. 6
6.^ a b c Prof. Dr. Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi, Bayrak Basım/Yayım/Tanıtım, İstanbul, 2002, s. 46-48
7.^ Tapmacalar “Yox” İsmi
8.^ a b Türk Lehçeleri Sözlüğü
9.^ Kültür ve Turizm Bakanlığı - Seyid Cefer Pişeveri makalesinde “Burax-” Fiili
10.^ Prof. Dr. Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi, Bayrak Basım/Yayım/Tanıtım, İstanbul, 2002, s. 44
11.^ Prof. Dr. Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi, Bayrak Basım/Yayım/Tanıtım, İstanbul, 2002, s. 45
Altun, Mustafa (2004), "Alfabe Değişiminin Tarihsel Gelişimi Üzerine Bir Değerlendirme", Cumhuriyetin 81. Yılına Armağan, Sakarya Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi, Adapazarı, s.57-63
TDK Yazım Kılavuzu
Cevapla


Bu yazıya henuz resim eklenmemiş..
» Harf ve Alfabe resimleri

  Puanı : 3.3 / 10 | Oy : 14 kişi | Toplam : 46

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım İletişim