Anasayfa > Sözlük > R > Redif


Reklamlar
Sonuç : Hiçbir ilgili yazı bulunamadi..
Redif Nedir? (Özet)
- Yazılışları, söylenişleri, görevleri aynı olan; ek, sözcük ve sözcük gruplarına redif denir.
- Şiirde kafiyeden sonra gelen yapı ve anlam bakımından benzerlik taşıyan eklere, kelimelere veya kelime gruplarına redif denir.
- Halk şiirimizde redife kafiyeden daha çok önem verilmiştir.
- Redif kelimesinin sözlük anlamı “arkadan gelen”dir.
- Şiiri okurken ahengin sağlanmasında ölçü ve uyağın yanında, vurgu ve tonlamada önemlidir.

Örnekler:


Aşk bir şem-i ilahîdir benim pervânesi -si: Redif
Şevk bir zincirdir gönlüm ânın divânesi -vâne: Zengin kafiye


Efendimsin cihânda itibârım varsa sendendir – ım varsa sendendir: Redif
Meyân-ı âşıkânda iştihârım varsa sendendir -âr(aar olduğundan): Zengin Kafiye Şeyh Galib


Bizim elde bahar olur, yaz olur – olur : Redif
Göller dolu ördek olur, kaz olur – az: Tam Kafiye
Sevgi arasında yüz bin naz olur
Suçumu bağışla, ben sana kurban


Redif Nedir ? (Detay)


Redif / Şiir Bilgisi



Redifin tanımını yapmadan önce şunları bilmek gerekir:
* Redifler daima mısranın en sonunda bulunur, yani kafiyeden sonra gelir.
* Redifin olduğu her yerde mutlaka kafiye de vardır. Bu sebeple redifin bulunduğunu gördüğünüz her yerde kafiyeyi de bulmaya çalışınız.


Redif: Mısra sonlarında, görevleri aynı olan eklerin ya da anlamları aynı olan kelimelerin tekrarlanmasına redif denir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere iki tür redif vardır:


a) Ek Halindeki Redifler
b) Kelime Halindeki Redifler


a) Ek Halindeki Redifler



Eş görevli eklerin tekrarlanmasıyla oluşan rediflerdir. Türkçe'deki yapım ve çekim eklerini kavramadan, ek halindeki redifleri kavramanız mümkün olamayacaktır. Eğer bu konularda bir eksiğiniz varsa, önce bunları tamamlamanız ve ondan sonra ek halindeki redifleri kavramak için çaba sarf etmeniz gerekir.


Fakat, ek halindeki rediflerin çoğu, kelimeye bağlanan ekler olduğundan bu konudaki genel kural: "Kelimenin köklerinde kafiye, eklerinde ise redif vardır." şeklindedir. Bu kural bilinerek mısraya bakılırsa ek halindeki rediflerin geneli mısrada tahmin edilebilir. Ancak bu kural her zaman geçerli olmadığından yine de "ekler" konusunda bilgi sahibi olunması konunun kavranması açısından gereklidir.



Susuz değirmenlerin ne ile döner çarkı
Kerem etmeyen beyin fakirden nedir farkı



Yukarıdaki beyitte, "ı" sesleri, ismin -i hali olduğundan yani, her ikisinin de görevi aynı olduğundan rediftir. Kelimenin köklerinde ise "ark" sesleri benzeştiğinden bunlar da zengin kafiyeyi oluşturur.


Bu beyite pratik yoldan yaklaşırsak: Beyitin birinci mısrasında, kafiyeye söz konusu olan kelimenin kökü "çark", ikinci mısrada ise kelimenin kökü "fark"tır. Dolayısıyla, "ı" seslerinin ek olduğu için redif olduğunu pratik yönden söyleyebiliriz.


Kelimenin köklerinde kafiye bulunduğundan "ark" seslerinde de zengin kafiye vardır.


Fakat, bu pratik yol her zaman işlemeyebilir:



Kokuyor burnuma Sivr'alan köyü
Serindir dağları soğuktur suyu
Yâr mektup göndermiş yadigâr deyi
Gözünün yaşını sil deyi yazmış



Yukarıdaki dörtlükte, kelimelerin kökleri:
"köy", "su", "de" dir. Görüldüğü gibi kelimelerin köklerindeki sesler aynı değildir. Acaba burada "y" sesi kafiye olarak mı yoksa redif olarak mı alınacaktır?
Oysa, çözüm çok basittir."y" sesi birinci mısrada kelimenin köküne dahil olurken, ikinci ve üçüncü mısralarda yardımcı ses (kaynaştırma ünsüzü)'tir. Yani "y" seslerinin görevi farklıdır. Bu durum da kafiye tanımına uygun olduğundan kafiye olarak kabul edilecektir.


Aynı durum İstiklal Marşı'nın üçüncü kıtasında görülmektedir:



Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.



Yukarıdaki dörtlükte ise, kelimelerin kökleri:
"yaş", "şaş", "" ve "taş" kelimeleridir. Burada da kelime köklerinden sonra gelen "a" sesleri kafiye olarak mı yoksa, redif olarak mı alınmalı sorusu akla takılmaktadır. O halde, bu köklere eklenen "a" sesinin görevinin ne olduğunu incelemek gerekir:


İlk mısrada: yaş - a - r - ı - m ( kök, yapım eki, geniş zaman, yardımcı ses, I. tekil şahıs eki)


İkinci mısrada: şaş - a - r - ı - m ( kök, yardımcı ses, geniş zaman, yardımcı ses, I. tekil şahıs eki)


Üçüncü mısrada: aş - a - r - ı - m ( kök, yardımcı ses, geniş zaman, yardımcı ses, I. tekil şahıs eki)


Dördüncü mısrada: taş - a - r - ı - m ( kök, yardımcı ses, geniş zaman, yardımcı ses, I. tekil şahıs eki)


Yukarıda da görüldüğü gibi ilk mısradaki "a" sesi ile diğer "a" seslerinin görevleri farklıdır. Bu özellik sebebiyle, "a" seslerinin kafiye olarak alınması gerekir.

b) Kelime Halindeki Redifler



Aynı anlamdaki kelimelerin tekrarlanmasıyla meydana gelen rediflerdir. Bu tür redifleri mısralarda görebilmek oldukça kolaydır:



Doğru söylerim halk razı değil
Eğri söylerim Hak razı değil.



Yukarıdaki beyitte "razı değil" kelimeleri redif, ondan önceki "k" sesleri ise yarım kafiyedir.



örnek:
Zannetme ki şöyle böyle bir söz
Gel sen dahi söyle böyle bir söz



Yukarıdaki beyitte "böyle bir söz" kelimeleri redif, ondan önceki "öyle" sesleri ise zengin kafiyedir..



örnek:
Kimsesiz hiç kimse yok, var herkesin bir kimsesi
Kimsesiz kaldım meded, ey kimsesizler kimsesi



Yukarıdaki beyitte "kimsesi" kelimeleri redif, ondan önceki "r" sesleri ise zengin kafiyedir..


Dikkat! >> Kelime halinde bulunan redfilerden hemen önce, ek halinde redif de bulunabilir. Böylece, ek halindeki redifle kelime halindeki redif arka arkaya gelebilir:



Elimi beş yerinden, dağladı beş parmağın,
Bağrımda yanmadık bir yer bırakmadan git
Bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan, ardına bakmadan git!



İkinci ve dördüncü mısralarda hem ek halinde redif, hem de kelime halinde redif bulunmaktadır. Yukarıdaki mısralarda "madan" ekleri "zarf-fiil"dir.

Genel Örnekler:




Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları
örtün, üstüme Örtün serin karanlıkları



Bu parçada "karanlıkları" sözcükleri aynı anlamda olduğundan, sözcük (halinde) durumunda rediftir. -in" ekleri, kişi ekidir; aynı görevdedir. Kişi ekinden önceki "er" sesleri kafiyedir.



Üstümüze gelen boran, kış gibi
Şahin pençesinde yavru kuş gibi
Seher sabahında rüya düş gibi
Çağırta bağırta aldı dert beni .



Bu parçada "gibi" sözcükleri redif, "ş" sesi uyaktır.



Siyah kaküllerin dökmüş
Kail güllere güllere
Ala gözlerini dikmiş
ince yollara yollara



Bu parçada "-miş" eki, her iki sözcükte de geçmiş zaman ekleri olarak aynı görevde kullanıldığından ek halinde rediftir, "-lere" ve "-lara" eklerinde de çoğul eki ve durum ekleri (hal ekleri) aynı görevde olduğundan ek halinde rediftir. Bu eklerden önceki, "k" ve "l" sesleri uyaktır.



Elini koynuna sokma
Seni sen den sakınırım
Sen bir kuzu ben bir kurdum
Seni ben den sakınınm



Bu parçada "sakınırım" sözcükleri" ve "den" durum ekleri rediftir, "-den" durum ekinden önceki iki ses "en" uyaktır.
Referans: Redif Nedir ?

Etiketler: Redif Nedir | Redif Nedir ? Redif Ne Demek, Redif Tanımı, Redif Örnekleri, Redif Türleri, Redif Nelerdir, Redif Hakkında Bilgi, Redif Tarihi, Redif Nerede, Redif Ödevi.
Redif | Ekleyen: | Tarih: 29-Oct-2011 12:10. | Bu yazı 30390 kez okundu..

Redif ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 11:39:39 03.25.2008  Güncelleme: 11:39:39 03.25.2008
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1337

Redif Nedir

Redif
Yukarıdaki örneklerde uyak oluşturan ses ya da sesler koyu gösterildi. Birçoğunda
koyu seslerden sonra da harf kaldı. İşte bu sesler rediftir. Şiirde ahengi sağlamak için
dize sonlarında benzeştirilen seslerin anlamları ya da görevleri aynı ise bu benzeşmeye
redif denir. Redif, şiirin ahenk ögelerindendir. Kimi şiirler kafiyesizdir; şiirin
ahengini yalnız redif sağlar. Fuzulî'nin Su Kasidesi gibi kimi divan şiirleri de
redifine göre ad alır. Kimi divanlarda şiirler redifi oluşturan son harfe göre alfabetik
sıraya dizilir.

Şiirde kimi zaman ahenk yalnız redif ile sağlanabilir.

Yinelenen seslerin özelliğine göre redif kendi içinde ek redif, sözcük redifi, sözcük öbeği
redifi, nakarat gibi türlere ayrılır. 

Ek Redif

Şiirin ahengi, dize sonlarındaki sözcükleri üzerine getirilmiş aynı görevdeki yapım
ya da çekim eki ile tamamlanıyorsa ek redif oluşur.

I. Türkü'den II. Güzelliğin On Par'etmez
. . . . .
Dilberân ahd ü vefâyı Tabirin sığmaz kaleme,
Unuturlar, unuturlar. Derdin dermandır yâreme.
Edip uşşaka cefâyı İsmin yayılmaz âleme,
Unuturlar, unuturlar. Aşıklarda meşk olmasa.
Mahtumi Aşık Veysel

İlk örnekte vefâyı, cefâyı sözcüklerindeki -ı eki, ad durum eklerinden belirtme eki olduğu
için ek rediftir. Ekteki -y- ünsüzü yardımcı sestir. İkinci örnekte ise kaleme,
yâreme, âleme sözcüklerindeki -e eki, ad durum eklerinden yönelme eki olduğu
için ek rediftir.

Sözcük Redifi

Şiirde ahenk, dize sonlarına getirilmiş aynı anlam ve görevdeki bir sözcük ile tamamlanıyorsa,
sözcük redifi oluşur.

Hep Gölge
. . . . .
Gece ... hep gölge, ger-â-ser gölge...
Leylin ezlâl-i elem dârıyle
Kaldı senden bu muğber gölge...
Mehmet Fuat Köprülü

Yukarıdaki birinci örnekte olmaz, ikinci örnekte ise gölge sözcük redifidir.

Sözcük Öbeği Redifi

Şiirde ahenk, dize sonlarına getirilmiş aynı anlam ve görevdeki birden çok sözcük
ile tamamlanıyorsa, sözcük öbeği redifi oluşur.

Bir Günün Sonunda Arzu'dan

Akşam, yine akşam, yine akşam
Bir sırma kemerdir suya baksam.
Akşam, yine akşam, yine akşam
Göllerde bu dem bir kamış olsam.
Ahmed Haşim

Yukarıdaki şiirde Akşam, yine akşam, yine akşam dizesi sözcük öbeği redifini oluşturmaktadır. 



Redif
» Redif resimleri

  Puanı : 5.5 / 10 | Oy : 12 kişi | Toplam : 66

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Dış Bağlantılar
Bi soru sor
İletişim