Anasayfa > Sözlük > S > Solunum Sistemi


Solunum Sistemi (Konu Anlatımı)

SOLUNUM SİSTEMİ :
1- Solunum Sistemi :

Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden karşılanır. Hücre içerisinde besinlerden enerjinin üretilebilmesi için, besinlerin oksijen ile parçalanması gerekir.
Hücre içerisinde besin maddelerinin oksijen gazı kullanılarak parçalanması ve enerji üretilmesine solunum denir. Solunum için besin ve oksijen gereklidir ve solunum sonucu ise hücrelerde su, karbondioksit gazı ve enerji açığa çıkar. Solunum sonucu üretilen enerji yaşamsal faaliyetlerde kullanılırken su ve karbondioksit gazı ise hücre dışına atılır.

Solunum Sistemi

(Hücre İçi Solunum Olayının Denklemi)
Hücre içerisindeki solunum olayı için gerekli olan oksijen gazının havadan (dışarıdan) alınarak kana verilmesini, kandaki karbondioksit gazının alınarak havaya (dışarıya) atılmasını sağlayan (organlardan oluşan) sisteme solunum sistemi denir.

Solunum Sistemi

Solunum sistemini oluşturan organlara solunum sistemi organları denir. İnsanlarda solunum sistemi organları sırayla; burun, yutak, gırtlak, soluk borusu, bronş, bronşçuk ve akciğerlerdir.
Solunum sistemi ile dışarıdan alınan havadaki oksijen gazını kana veren, kandaki karbondioksit gazını alarak solunum sistemine ileten organa solunumun temel organı denir. İnsanlarda solunumu temel organı akciğerlerdir.
İnsanlarda diyafram kası, göğüs kasları ve kaburgalar solunum sistemine yardımcı olan yapılardır.
Solunum sistemi soluk (nefes) alma ve verme olayları sayesinde çalışır. Solunum için gerekli oksijen gazının havadan alınarak kana verilmesine soluk (nefes) alma, kandaki karbondioksit gazının alınarak dışarı atılmasına soluk (nefes) verme denir. (Solunum ve soluk alıp verme olayları aynı kavramlar değildir. Solunum hücre içi solunum olayı, soluk alıp verme hücre dışı solunum olayıdır).

Solunum Sistemi

2- Solunum Sistemi Organları :
İnsanlarda burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve akciğerler solunum sistemi organlarıdır.
a) Burun :
Dışarıdan alınan havanın solunum sistemine (vücuda) ilk girdiği yer olup hem solunum sisteminin başlangıç organı hem de koku alma duyu organıdır. Burunda, burun kılları, burun kanalları (sinüsler), ve sümük (mukus) salgısını (sıvısını) üreten salgı bezleri (sümük = mukus bezleri) bulunur.
Burun, dışarıdan alınan havanın ısıtılmasını, nemlendirilmesini, havadaki toz ve mikropların tutulmasını sağlar. Havanın ısıtılıp nemlendirilmesini burun kanalları, havadaki toz ve mikropların tutulmasını ise burun kılları ve sümük salgısı sağlar.
b) Yutak :
Yutak, ağızdan sonra gelen boşluktur. Üst taraftan ağız ve burun boşluğuna, alt taraftan gırtlak ve yemek borusuna açılır. Yutak kas dokudan yapılmış olu 10 – 15 cm uzunluğundadır. Küçük dil ve bademcikler yutakta bulunur.
Yutak, burundan alınan havayı soluk borusuna, ağızdan alınan besinleri yemek borusuna iletir.
c) Gırtlak :
Soluk borusu ile yutak arasında bulunan, kıkırdaktan yapılan, ses kutusu da denilen organdır. Gırtlak, solunum olayı için alınan havanın soluk borusuna, besin maddeleri ile suyun da yemek borusuna iletilmesini sağlar.
Soluk verme olayı sırasında dışarı atılan hava ile gırtlak ta bulunan ses telleri titreştirilerek sesin oluşması sağlanır. Ses ise dil, dudaklar ve yanakların hareketi ve dişler sayesinde şekillenir ve kelimelere dönüşür.
d) Soluk (Nefes) Borusu :
Gırtlak ile akciğerler arasında bulunan ve kıkırdaktan yapılan 10 – 12 cm uzunluğundaki borudur. (Yemek borusunun önünde bulunur). Soluk borusu, at nalı şeklinde olan ve üst üste dizilen kıkırdak halkalardan oluşur. (Soluk borusunun yemek borusu ile komşu olan arka yüzü düz kaslardan yapılmıştır). Soluk borusunun iç yüzeyinde tek yönde hareket eden titrek tüylü hücreler (bu hücrelerin arasında salgı üreten hücreler yani gobletler) ile nemli bir zar bulunur.
Soluk borusu, gırtlaktan gelen havanın akciğerlere taşınmasını, (akciğerlerden gelen havanın gırtlak ile yutak ve burna) havanın ısıtılıp nemlendirilmesini ve havadaki toz ve mikropların tutulmasını sağlar.
Hava ile gelen toz ve mikroplar titrek tüylü hücreler ile tutulur, nemli zarın salgıladığı yapışkan ve kaygan salgı ile yapıştırılır ve balgam sayesinde dışarı atılır.
Soluk borusunu yapısındaki kıkırdak halkalar, soluk alıp verme sırasında soluk borusunun duvarlarının (birbirine) yapışmasını önler.
e) Bronşlar :
Soluk borusu akciğerler girmeden iki kola ayrılır. Bu kollardan her birine bronş denir. Bronşlardan her biri bir akciğere gider. Bronşların yapısı soluk borusuna benzer. Bronşlar da kıkırdak halkalardan oluşur, iç yüzeyi nemli zarla kaplıdır ve titrek tüylü hücreler bulunur. Bronşlar, soluk borusundan gelen havanın bronşçuklara iletilmesini sağlar.
f) Bronşçuklar :
Bronşlar akciğerlere girince daha küçük birçok kola ayrılır. Bu kollardan her birine bronşçuk denir. Bronşçukların yapısında kıkırdak halkalar ve titrek tüylü hücreler bulunmaz. Bronşçuklar, bronşlardan gelen havanın alveollere iletilmesini sağlar.
g) Akciğerler :
Kalp ile birlikte göğüs boşluğunda bulunan, açık pembe renkli, esnek, büyüyüp küçülebilen, sağda ve solda birer tane olmak üzere toplam iki tane olan solunum sisteminin temel organıdır. Sağ akciğer üç bölümlü (loblu), sol akciğer iki bölümlü (loblu) olup, sağ akciğer sol akciğerden daha büyüktür. (Sol akciğerde üçüncü lob yerine kalp yerleşir).
Akciğerlerin üzeri plevra (plöra) zarı ile örtülüdür. Bu zar, akciğerleri dış etkilere karşı korur.
Akciğerlerdeki bronşçukların uç kısmında üzüm salkımına benzeyen hava kesecikleri (alveoller) bulunur. (Alveoller, tek sıralı epitel hücrelerden oluşmuştur). Alveollerin etrafında da çok sayıda kılcal kan damarı bulunur.
Akciğerler, dışarıdan alınan havadaki oksijen gazını kana veren, kandaki karbondioksit gazını alan yani gaz alışverişini gerçekleştiren organlardır. Akciğerlerde gaz alışverişini gerçekleştiren yapılar ise alveollerdir. Dışarıdan alınan hava akciğerlerdeki alveollere dolar, alveollerden de etrafındaki kılcal kan damarlarına geçer. Kılcal kan damarlarındaki karbondioksit gazı da alveollere geçer.

3- Solunuma Yardımcı Yapılar :
Diyafram kası, göğüs (kaburga) kasları ve kaburgalar solunuma yardımcı yapılardır. Diyafram kası, göğüs boşluğunun alt kısmını kapatan yassı (çizgili) kastır. Göğüs (kaburga) kasları, kaburgaların arasında bulunan ve kaburgaların açılıp kapanmasını sağlayan kaslardır.
Dışarıdan havanın alınması ya da dışarıya havanın verilmesi akciğerlerin hacminin artması ya da azalması sayesinde gerçekleşir. Akciğerlerin hacminin artması ya da azalması için de göğüs boşluğunun genişlemesi ya da daralması gerekir. Göğüs boşluğunun genişleyip daralmasını da diyafram kası ile göğüs (kaburga) kasları sağlar.

4- Solunum Sisteminin Çalışması :
Solunum sistemi soluk (nefes) alıp verme olayları sayesinde çalışır.
a) Soluk (Nefes) Alma :
Soluk alma sırasında diyafram kası kasılır (düzleşir), kaburga kasları kasılır. Böylece göğüs boşluğu genişler, akciğerlerin basıncı azalır, akciğerlere hava dolar ve akciğerlerin hacmi artar.
Soluk alma sırasında; burundan alınan hava ısıtılır, nemlendirilir, temizlenir ve yutak ile gırtlağa, gırtlaktan da soluk borusuna gelir. Soluk borusuna gelen hava yine ısıtılır, nemlendirilir ve havadaki toz ve mikroplar tutularak balgam ile dışarı atılır. Hava soluk borusundan bronşlara, bronşlardan bronşçuklara, bronşçuklardan da alveollere gelir ve alveollere dolar. Alveollerdeki havada bulunan oksijen gazı (difüzyon yolu ile) kılcal kan damarlarına, kılcal kan damarlarındaki (kirli kandaki) karbondioksit gazı da (difüzyon yolu ile) alveollere geçer.
Temizlenen kan, akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına taşınır, sol kulakçıktan sol karıncığa geçer ve aort atardamarı ile vücuda pompalanır. (Küçük kan dolaşımı).
b) Soluk (Nefes) Verme :
Soluk verme sırasında diyafram kası gevşer (kubbeleşir), kaburga kasları gevşer. Böylece göğüs boşluğu daralır, akciğerlerin basıncı artar, akciğerlerin hacmi azalır ve akciğerlerdeki hava boşalır, dışarı atılır.
Alveollerdeki kirli hava (karbondioksit gazı) bronşçuklara, bronşlara, soluk borusuna, gırtlağa ve yutağa iletilerek ağız ve burundan dışarı atılır.
Soluk verme sırasında dışarı atılan kirli hava gırtlaktan geçerken ses tellerini titreştirir ve sesin oluşmasını sağlar.
c) Soluk (Nefes) Alma – Verme Olayları :

Soluk (Nefes) Alma
1- Diyafram kası kasılır (düzleşir).
2- Kaburga (göğüs) kasları kasılır.
3- Göğüs boşluğu genişler.
4- Akciğerlerin hacmi artar. (Akciğerler genişler).
5- Akciğerlerin basıncı azalır.
6- Dışarıdan alınan havadaki oksijen alveollerden kana verilir, kandaki
karbondioksit alveollere alınır.

Soluk (Nefes) Alma
1- Diyafram kası gevşer (kubbeleşir).
2- Kaburga (göğüs) kasları gevşer.
3- Göğüs boşluğu daralır.
4- Akciğerlerin hacmi azalır.(Akciğerler sıkışır).
5- Akciğerlerin basıncı artar.
6- Alveollerdeki karbondioksit gazı dışarı atılır.

Solunum Sistemi

5- Solunum Sisteminin Sağlığı ve Korunması :
Solunum sisteminin sağlığının korunması için;

1- Havası temiz yerlerde bulunulmalıdır. (Toz ve mikrop girebilir).
2- Alkol, sigara, uyuşturucu kullanılmamalıdır. (Alkol, sigara ve uyuşturucu ile asbest gibi kimyasal maddeler solunum sistemi organlarına zarar verirler). (Solunum güçlüğüne, akciğer kanserine ve kalp krizine yol açar).
3- Soğuk havalarda ağızdan değil burundan nefes alınmalıdır. (Akciğerler için zararlıdır).
4- Burundan nefes alınıp verilmelidir. (Ağızdan alınırsa ısınma, nemlenme, temizlenme olmaz).
5- Havadaki nem oranı yeterli olmalıdır.
6- Terli iken üşütülmemelidir.
7- Tükürük, balgam gibi salgılar yere bırakılmamalıdır.
8- Vereme karşı BCG aşısı yaptırılmalıdır.

6- Solunum Sistemi Hastalıkları :
Solunum sisteminde, dışarıdan alınan havadaki virüs ve bakteriler sayesinde hastalıklar oluşur. Solunum sisteminde nezle ve grip, verem, kabakulak, kızamık, difteri (kuşpalazı), çiçek, suçiçeği, kızıl, boğmaca gibi bulaşıcı hastalıklar ile astım, bronşit, zatürree, zatülcenp, menenjit, akciğer kanseri, gırtlak kanseri gibi hastalıklar görülür.

1-(Bulaşıcı)Nezle ve Grip : Burun mukozasının iltihaplanması.
2-(Bulaşıcı)Verem : Akciğer dokusunun iltihaplanması ve yaraların (oyukların) oluşması.
3-(Bulaşıcı)Kabakulak : Kulak altı tükürük bezlerinin iltihaplanması.
4-(Bulaşıcı) Kızamık : Vücutta bağışıklık kazanırken kırmızı lekelerin oluşması.
5-(Bulaşıcı)Kızıl :
6-(Bulaşıcı) Difteri (Kuşpalazı) : Yutağın iltihaplanması.
7-(Bulaşıcı)Boğmaca :
8-(Bulaşıcı) Çiçek :
9-(Bulaşıcı) Suçiçeği : Vücutta bağışıklık kazanırken deride iz bırakan yaraların oluşması.
10- Astım :
11- Bronşit : Soluk borusu ve bronşların iltihaplanması.
12- Zatürree : Hava keseciklerinin ve akciğer dokusunun iltihaplanması.
13- Zatülcenp : Akciğer zarının iltihaplanması.
14- Menenjit : Uzun süreli gripten sonra grip virüsünün beyin zarını iltihaplandırması.
15- Akciğer Kanseri : Akciğer hücrelerinin kontrolsüz ve hızlı bir şekilde çoğalması veya ölmesi.
16- Gırtlak Kanseri :

NOT :
1- İnsanlar normal şartlarda dakikada 16 – 18 kez soluk alıp verirler. Soluk alıp verme
hızını omurilik soğanı yönetir.
2- Soluk alınırken burundan alınmalıdır. Ağızdan alınan hava kuru, soğuk ve toz ve
mikropludur. Bu da hastalıklara yol açar.
3- Soluk borusunun kıkırdaktan yapılmasının nedeni, soluk alıp verme sırasında
duvarlarının yapışmaması içindir.
4- Soluk borusu at nalı şeklinde, bronşlar tam halka şeklindeki kıkırdak halkalardan oluşmuştur.
5- Kandaki oksijenin %98’ i alyuvarlardaki hemoglobin ile, %2’ si kan plazması ile taşınır.
6- Soluk alıp verme süresi 2,5 sn’ dir. (2,5 sn soluk alma, 2,5 sn soluk verme). Konuşurken soluk alıp verme süresi 5 – 10 sn’ ye çıkar.
7- Canlılarda solunum organı olarak aşağıdaki organlar kullanılır.
• Akciğerler : Kuşlar, memeliler, sürüngenler, erişkin kurbağalar.
• Solungaçlar : Balıklar, kurbağa larvaları.
• Trake : Eklembacaklılar.
• Deri : Solucanlar (yumuşakçalar).
• Yapraklar : Bitkiler.
8- Dışarıdan alınan hava gaz karışımıdır. Havada %78 oranında azot gazı, %21 oranında oksijen gazı, %1 oranında da diğer gazlar (CO2, CO, H2O buharı, He, Ne, Ar, ..) bulunur.
9- Diyafram ve kaburga kasları kasılıp gevşeyerek göğüs boşluğunda basınç farkı oluşturur ve bu sayede akciğerler vakumlama ile hava alıp verebilir.
10- Bademcikler lenf düğümüdür ve vücudu mikroplara karşı korurlar. Bademcikler üzerinde yaşayan mikroorganizmalar, bademciklerin iltihaplanmasına yol açar. Bu da kalp ve böbrek hastalıkları ile eklem romatizmasına neden olur.
11- Toz, gaz, aşırı bağırma, kirli hava gırtlak iltihaplanmasına, bu da gırtlak kanserine yol açar.
12- Gaz alışverişi akciğerlerdeki alveollerde difüzyon olayı ile gerçekleştirilir. Difüzyon olayı, maddenin çok (yoğun) olduğu yerden az (yoğun) olduğu yere geçmesidir.
13- Deniz kenarından yükseklere çıkıldıkça veya vücut fazla çalışıp çok enerji harcamışsa ya da fazla enerji ihtiyacı varsa veya havadaki oksijen miktarı azalmışsa (fazla solunum yapmak için fazla oksijen gerekli olacağından);
• Soluk alışverişi hızlanır.
• Kalp atışı hızlanır.
• Kan basıncı artar.
• Kandaki alyuvarlar sayısı (fazla oksijen taşıyabilmek için) artar.
14- Havadaki oksijen miktarı artarsa, vücudun fazla enerji ihtiyacı yoksa;
• Soluk alışverişi yavaşlar.
• Kalp atışı yavaşlar.
• Kan basıncı düşer.
• Kandaki alyuvarlar sayısı azalır.
15- Karbondioksit gazının ayıracı kireç suyudur. Karbondioksit gazı kireç suyunu bulandırır.
16- Solunum sisteminde gaz alışverişini gerçekleştiren yapı alveollerdir ve alveoller akciğerlerde bulunur. Bu nedenle solunum sisteminin en önemli organı gaz alışverişi yaptığı için akciğerlerdir.
17- Yemek yerken konuşulursa gırtlak yemek borusunu kapatıp soluk borusunu açar ve yenilen besinler soluk borusuna kaçıp soluk borusunu tıkayabilir. Bu nedenle yemek yerken konuşulmamalıdır.
18- Bronşlar, dallanarak bronşçukları oluşturur ve bronşçukların sayısı fazla olduğu için de uç kısımlarındaki alveol sayısı fazla olur. Bu sayede gaz alışverişi hızlı ve fazla bir şekilde gerçekleştirilebilir.
19- Grip aşısı, astımda kullanılan spreyler, bronkoskop teknolojik gelişmelere bağlı olarak kullanılır.


Hazırlayan:Kayseri Mithatpaşa İlköğretim Okulu Fen ve Teknoloji öğretmeni Murat ÜSTÜNDAĞ


Solunum Sistemi | Ekleyen: | Tarih: 11-Jan-2011 10:46. | Bu yazı 13934 kez okundu..

Solunum Sistemi ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Osmanlıda Vakıf Sistemi

Devamini Oku
Vakıf : Bir kimsenin malının bir kısmını veya tamamını hayır işine, dini veya sosyal bir hizmete ebediyen tahsis etmesidir. Vâkıf : Vakıf yapan kimseye denir. Mevkûf : Vakfedilen mala denir. Mütevelli : Vakıf yöneticisine denir. Vakfiye : Kadı huzurunda düzenlenen, vakıf şartlarını belirten sözleşmeye denir. Osmanlı Devleti’nde toplumun bazı ihtiyaçlarının karşılanması zenginlerin kurdukları vakıflara bırakılmıştır. Tarihin seyri içinde vakıflar sosyal, ekonomik, eğitim, sağlık, sanat, mimari, ulaşım ve bayındırlık alanlarında önem...

İskelet Sisteminin Görevleri

Devamini Oku
İskelet sistemi nedir? Canlı organizmaya fiziksel olarak destek sunan, iç organların korunmasını sağlayan ve çoğunlukla minerallerdan oluşan, eklem ve bağlarla birbirine tutturulmuş, etrafı kaslarla sarılı yapıya iskelet sistemi denir. Vücudumuzda kaç kemik var? Yeni doğan bir bebekte 300′e yakın kemik vardır. Bu kemiklerden bazıları zamanla birleşerek yeni bir yapı oluşturur. Bundan dolayı yetişkin bir insandaki kemik sayısı bebeklerden farklı olarak yaklaşık 207 tanedir. İnsan vücudundaki kemik çeşitleri nelerdir? Vücudumuzd...

Solunum Sistemi

Devamini Oku
Solunum Sistemi (Konu Anlatımı) SOLUNUM SİSTEMİ : 1- Solunum Sistemi : Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden karşılanır. Hücre içerisinde besinlerden enerjinin üretilebilmesi için, besinlerin oksijen ile parçalanması gerekir. Hücre içerisinde besin maddelerinin oksijen gazı kullanılarak parçalanması ve enerji üretilmesine solunum denir. Solunum için besin ve oksijen gereklidir ve solunum sonucu ise hücrelerde su, karbondioksit gazı ve enerji açığa çıkar. Solun...

Ölçekli Güneş Sistemi Maketi Yapma

Devamini Oku
Yapacağınız modelde Güneş'in çapı ne kadar olsun? Örneğin 10 cm çaplı bir portakal büyüklüğünde olsun istiyorsanız kırmızı alana 100 girmeniz gerekiyor, çünkü milimetre cinsinden girmeniz gerekli. Bu girdiğiniz değer yardımı ile modelinizin eşelini saptamış oluyorsunuz. Önemli: Tüm formu temizlemek için TEMIZLE düğmesine basmanız yeterlidir. HESAPLA düğmesine tıklayınız. Gezegenlerin çaplarının ve Güneş'e uzaklıklarının hesaplandığını göreceksiniz. çizelgenin altında başka ilginç gök cisimlerinin de bu eşelde büyüklükleri ve uzaklıkları...

Pençik Sistemi

Devamini Oku
Pençik Nedir ? (Özet) : Asker yetiştirilmek için, savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemioğlan adaylarına verilen ad. Sözlük manasiyle beşte bir demek olan "pencik" harplerde ele geçirilen esirlerden, askerlikte kullanılmak üzere beşte birinin alınması demektir. Pençik Nedir ? () Sözlük manasıyla beşte bir demek olan "Pençik" harplerde ele geçirilen esirlerden, askerlikte kullanılmak üzere beşte birinin alınması demektir. İslâm hukukunun ganimetlerle ilgili vaz' etmiş olduğu prensiplerinden doğmuş olan "Pençik", Osmanlı Devleti'n...

Kas Sistemi

Devamini Oku
Kaslar kasılabilen, dolayısıyla da hareketleri sağlama özelliği olan yapılardır. Vücuda desteklik eder, hareketi sağlar, vücut ısısını meydana getirir. Ayrıca iç organları bağlar ve onları askıda tutar. Çeşitli organizmalarda farklı kas tipleri vardır. Protistlerde çizgisiz kas telcikleri bulunur. Basit özellikte olmasına rağmen bir tek hücreli olan parmesyumda kontraktif kofullar kas işlevi görür. Omurgasızlarda ise çoğunlukla düz kaslardan oluşur. Yavaş ve ritmik kasılırlar. Solucanlarda, yumuşakçalarda düz kaslar bulunur. Eklembacaklılarda u...

Kast Sistemi

Devamini Oku
Kastlar Kast biçimindeki tabakalaşma sisteminde eşitsizlik, tamamen kalıtımsaldır. Hindistan'ın Hindu kastları, bu tabakalaşmanın tipik örneğidir. Sistemin başlıca özelliği, belirli tabakalardaki üyeliğin bireylerin kendilerine verilmesi ve aynı geleneksel mesleğe sahip olmalarıdır. Doğuştan kazanılır ve değiştirilemez. Yaşamı boyunca bir kimsenin toplumsal durumunu kimse değiştiremez. Örneğin evlenmeler, aynı kast içinde olmalıdır. Kast sistemi, ekonomik farklılaşma ile açık bir biçimde bağlı olunan genel bir özelliğe sahiptir. Teorik...

Güneş Sisteminin Modeli Hazırlama

Devamini Oku
Yapacağınız modelde Güneş'in çapı ne kadar olsun? Örneğin 10 cm çaplı bir portakal büyüklüğünde olsun istiyorsanız kırmızı alana 100 girmeniz gerekiyor, çünkü milimetre cinsinden girmeniz gerekli. Bu girdiğiniz değer yardımı ile modelinizin eşelini saptamış oluyorsunuz. Önemli: Tüm formu temizlemek için TEMIZLE düğmesine basmanız yeterlidir. HESAPLA düğmesine tıklayınız. Gezegenlerin çaplarının ve Güneş'e uzaklıklarının hesaplandığını göreceksiniz. çizelgenin altında başka ilginç gök cisimlerinin de bu eşelde büyüklükleri ve uzaklıkları...

Türkiye'nin Deniz Ekosistemi

Devamini Oku
Türkiye, kıyıları adalar dışında 8.333 km uzunluğunda olan ve her biri farklı ekolojik özelliklere sahip Karadeniz, Akdeniz, Marmara ve Ege denizleri ile çevrilidir. Marmara Denizi bir iç deniz özelliğindedir; Karadeniz’deki kıyı uzunluğu 1.700 km, Ege Denizi’ndeki, adalar dışında, 2.805 km, Akdeniz kıyıları ise 1.577 km’dir. Karadeniz, dünyanın okyanuslardan en fazla yalıtılmış ve en geniş anoksik denizi özelliğindedir. Günümüzde Karadeniz, yaşam ortamı kaybı, aşırı avlanma, deniz taşımacılığı ve karasal kaynakların neden ol...

Sinir Sistemi

Devamini Oku
SİNİR SİSTEMİ Canlılarda içten ve dıştan gelen uyarıları alan ve değerlendiren, tepki oluşumunu sağlayan sistemdir. a) Bir Hücrelilerde Sinir Sistemi: Sinir sistemi yoktur. Uyarılar hücre yüzeyindeki reseptörlerle alınıp; kamçı, sil gibi tepkime yapılarına iletilir. Terliksi hayvanda sinir telcikleri vardır. b) Omurgasız Hayvanlarda Sinir Sistemi: Hidra, deniz anası ve mercanlarda merkezi sinir sistemi yoktur. Fakat sinir tellerinden oluşan sinir ağı bulunur. Sinir hücreleri sinaps yapmadan birbirine değerek bir ağ oluşturur. Canlı büt...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 10:47:19 01.11.2011  Güncelleme: 10:47:19 01.11.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Cevaben: Solunum Sisteminin Amacı

Solunum sistemi ve amacı
Solunumda gâye, canlının aralıksız oksijen alması ve karbondioksit vermesidir. Bâzıtek hücreli canlılar ( anaerobik bakteriler ve bazıparazitler) dışındaki bütünbitki vehayvanlar yaşamak için oksijene muhtaçtırlar. Oksijen canlılarda farklı yollardan temin edilmektedir. Canlıda teşekkül eden karbondioksitin fazlası da bu yollardan uzaklaştırılır. Canlı hücreyle bulunduğu ortam arasında gaz alış-verişi (oksijen ve karbondioksit), daima gazların hücre zarından içeri veya dışarı geçişiyle olur. Tek hücreliler dış ortamla doğrudan doğruya temas halinde olduklarından, oksijen alma ve karbondioksit verme kolaylıkla yapılır, dolayısıyle özel bir solunum cihazına ihtiyaçları yoktur.

Suda yaşayan çok hücreli fakat yapısı basit olan bâzı basit yapılı hayvanlarda, (deniz anasında) özel bir solunum sistemi yoktur. Zîrâ bu hayvanlarda vücudun iç hücreleri dahi oksijen taşıyan ortamdan, yâni sudan uzak değillerdir.

Bâzı hayvanlarda oksijen deri yoluylakılcal damarlara geçer.Kurbağalarda olduğu gibi, diğer çok hücrelilerde vücut kitlesi arttıkça, vücûdun iç tarafında bulunan hücrelerin solunumu bir problem meydana getirmiştir. Böylece oksijeni vücûdun her hücresine götürecek ve karbondioksiti buradan uzaklaştıracak özel solunum sistemleri vardır.

Biyolojik yapısı üstün olan canlılarda, yâni insanlar ve memeli hayvanlarda solunum, dış solunum ve iç solunum olmak üzere ikiye ayrılır. Dış solunum deyince, dış ortam ile akciğer kılcal damarlarının kanı arasındaki gaz alış-verişi ve iç solunum deyince, vücuttaki diğer kılcal damarların kanı ile dokular arasındaki gaz alış-verişi ve aynı zamanda hücre içindeki oksidasyon olayları anlaşılır. Gerek iç, gerekse dış solunumda oksijen alınır, karbondioksit verilir. Solunum sistemi, dış solunumu yürüten sistemdir, yâni bedenin dış ortamla gaz alış-verişini sağlamak ve düzenlemekle yükümlüdür. Görevini dolaşım sistemi ve kanla birlikte meydana getirir.

Solunum sistemi; havayı dış atmosferden gaz alışverişinin yapıldığı yüzeye ileten solunum yolları, göğüs boşluğu içindeki bu yolların bir kısmıyla berâber, gaz alış-verişiyle ilgili birçok hava keselerinden yapılmış akciğerler ve bu organların işlemesini ve düzenlenmesini sağlayan plevra, solunum kasları ve sinirlerden ibârettir.

Solunum yolları; burun boşluğu, yutak (farinks), gırtlak (larinks), ana nefes borusu (trakea), bronşlar ve bronşcuklardır.

Solunum sistemi, burun boşluğu ile başlar, burun boşluğu çok damarlı mukoz zarla örtülüdür ve duvarında konka adı verilen bir takım çıkıntılar vardır. Burun boşluğunda konkaya çarparak geçen havanın ısısı, vücut ısısına getirilir ve kuru ise nemlendirilir. Hava soluk alma esnâsında burun boşluğundan geçerken, içinde bulunan yabancı cisimlerden de temizlenir. Bu temizleme işlemi şu mekanizma ile olur. Hava konkalara çarpınca yön değiştirir, bu sefer harekete devam eden hava burun boşluğunun duvarına çarpar ve mukoz sıvı içinde tutulurlar. Solunum havasının yabancı cisimlerden temizlenmesi işinde mekanizma o kadar etkilidir ki, beş mikrondan daha iri cisimler akciğerlere doğru geçirilmezler. Şâyet burun boşluğunu geçebilen cisimler olursa, bunlar daha sonraki solunum yollarında tutulurlar. Burundan sonra gırtlak gelir. (Bkz. Gırtlak)

Nefes borusu (trakea), açıklığı arkaya bakan at nalı biçiminde yaklaşık 16-20 kıkırdak halkasından yapılmıştır. Kıkırdak halkalarının uçları birbirlerine kasla bağlıdırlar, kıkırdaklar arası destek dokusu ile doludur. Böylece nefes borusunun ön ve yan duvarları katı yapılı, arka duvarı yumuşak gevşek yapılıdır, bu şekilde boşluğu devamlı açık tutulan bir tüptür. Yaklaşık 25 cm uzunluğundadır. Kesit yüzeyi 2,5 cm2 olup, yanlama çapı ön-arka çapından 1/4 oranında daha geniştir. Solunum hareketleri sırasında, hem çapı hem uzunluğu değişir.

Nefes borusunun boşluğu tüylü epitel ile örtülmüştür. Burada bulunan bezlerin salgıları ve tüyler, burun boşluğunu geçebilen tozları ve diğer yabancı cisimleri tutarak akciğerlere girmesini önler. Epitel tüyleri yönleri ağıza doğru olmak üzere, hep beraber koordineli bir şekilde ve dalgalar hâlinde hareket ederek, üstlerini kaplayan hava yollarının salgılarını ve içinde tutulmuş olan yabancı cisimleri ağıza doğru iterler ve balgam şeklinde dışarı atılmasını sağlarlar.

Nefes borusu alt ucunda 70 derecelik bir açı ile sağ ve sol ana bronşlara ayrılır. Sağ ana bronş nefes borusunun hemen devamı hâlindedir, nefes borusundan 25 derecelik bir açı yapar. Sol ana bronş ise 45 derecelik bir açı yapar. Sağ ana bronş 1,5-2 cm uzunlukta, 12-16 mm genişlikte, sol ana bronş 5 cm uzunlukta, 10-14 mm genişliktedir. İki ana bronşun toplam çapı nefes borusundan büyüktür. Solunum yolları ana bronşların akciğerlere girip burada birçok dallanmalarla gaz alış-verişinin yapıldığı alveollere kadar uzanır. Akciğerler kan-hava arası gaz alış-verişlerinin yapıldığı organlardır. (Bkz. Akciğerler)

Akciğerlerde gaz alış-verişinin meydana geldiği kısım alveol denilen hava torbacıklarıdır. Dolayısiyle duvarlarını alveollerin meydana getirdiği, alveol keseleriyle birlikte duvarlarında alveollerin bulunduğu alveol kanalları ve solunumla ilgili bronşcuklar, gaz alış-verişiyle görevlidirler. Bu yapılardan önceki terminal bronşcuklara kadar olan hava yolları ise alveolleri olmadığından, sâdece hava iletimiyle ilgilidirler, bunlara iletken hava yolları denir. Terminal bronşcuktan sonra gaz alış-verişinin yapıldığı akciğer bölümüne solunumla ilgili birimler denir. Her akciğer labülü 3-5 solunumla ilgili birimden yapılmıştır. Solunum sırasında alınan havanın hepsi bu birimlere ulaşmaz, bir kısmı gaz alış-verişi yapılmayan, yâni iletken hava yollarında kalır ki buna ölü boşluk havası denir.

Alveollerin etrafı kılcal damarlar tarafından kafes gibi sarılmıştır. Kılcal damarlardaki kanla alveol içi hava boşluğu 0,5 mikron kalınlığında bir zarla ayrılmıştır. Zarın bir yüzünde alveolün yassı epitel hücreleri, diğer yüzünde damara âit endotel hücreleri bulunur. Bu zar, havayla kan arasında gaz alış-verişinin yapıldığı yerdir. Burada havadan kana oksijen; kandan havaya da metabolizmanın artık ürünü karbondioksit geçer. Bu geçiş bir taraftan diğer tarafa diffüzyon yoluyla olur. Geçişi yürüten kuvvet ise iki taraf arasındaki, gaz çeşidi yönünden, yoğunluk farkıdır. Bu şekilde dokulardan gelen kirli kan, akciğerlerde temizlenerek tekrar dokulara gider.

Alveol duvarlarında veya alveoller arasında 10-15 mikron çapında kohr pencereleri adı verilen delikler vardır. Bunlar alveoller arasında bağlantı sağlarlar. Böylece bronşların veya bronşçukların tıkanması hâlinde, komşu segmentlerden veya lobüllerden havalanmak sûretiyle hava yolu tıkanan akciğer kısmının fonksiyonunun devâmı sağlanır. Ancak bu pencereler iltihâbî olaylarda kapanabilir.

Akciğerlere havanın girip çıkması, göğüs kafesiyle akciğerlerin birlikte gelişen hareketleriyle gerçekleşir. Bu hareketleri yürütücü kuvvet; göğüs kafesi kasları ve diyafrağmadır. Kubbe şeklinde olan diyafrağma, solunumun esas kasıdır, solunum havasının % 60’ı diyafrağma hareketleriyle temin edilir. Soluk alma esnâsında diyafrağmanın ve kaburgaların öne ve yukarı doğru hareketini sağlayan göğüs kafesi kaslarının kasılmasıyla göğüs boşluğu genişletilir. Bu genişlemeyi plevra aracılığıyla, göğüs kafesine yapışık olan akciğerler pasif olarak tâkip eder. Bu durumda akciğer içindeki basınç, atmosfere göre düşerek hacim artışı kadar hava solunum yollarından akciğerlere akar. Soluk verme (ekspirasyon) hareketinde göğüs boşluğu küçülür, akciğerlerin hacmi azaldığından, içindeki basınç dış ortamdakinin üstüne çıkarak hava dışarı atılır.

Normal şartlarda, soluk verme pasif bir harekettir, yâni bir kasın yardımı olmadan meydana gelir. Bu pasif olarak eski hâlini alma, soluk alma sırasında kasılan kaslarda ve çekilmeyle gerdirilen göğüs kafesi ve akciğerlerdeki elastik yapılarda depo edilen potansiyel enerjiyle meydana gelir. Ancak zorlu solunum esnâsında, soluk verme de aktifleşir ve bu aktiflik göğüs kafesini daraltan kasların kasılmasıyla sağlanır. Normal bir soluk vermeden sonra, soluk almaya geçilmediği sırada akciğerlerdeki hava ile atmosfer havasının basınçları birbirine denktir ki, bu sırada akciğerler ve göğüs kafesi istirahattedir.

Yapılabildiği kadar en kuvvetli soluk vermeden sonra bile, akciğer içindeki hava tamâmen çıkarılamaz. Bu çıkmayan hava alveolleri devamlı açık tutmaya hizmet ederek, elastik büzüşmeyle alveollerin kapanma eğilimini ortadan kaldırır. Aksi takdirde kapanan alveoller, bir sonraki soluk almada açılmaya karşı direnç göstererek solunumu zorlaştırırlardı. Bu havaya “rezidüel hacim” denir ve 1200 ml kadardır.

Bir karın bir de göğüs tipi solunum ayırt edilir. Karın tipi solunumda, solunumla berâber karın hareketleri tâkip edilir. Soluk alırken karın dışarı doğru çıkar, soluk verirken de içeri çekilir. Göğüs tipi solunumda kaburgaların hareketi daha bârizdir. İstirahat hâlinde insanın ve hemen bütün hayvanların solunumu, karın tipi solunumdur. Herhangi bir şekilde karın hareketleri önlenirse (gebelik, elbiseler, korseler) veya karında ağrı ve sancı olursa göğüs tipi solunum meydana gelir.

İnsanda istirahat hâlinde normal solunum ritmi dakikada 12’dir. Bu ritimde ortalama 2 sâniyelik soluk alma dönemini, 3 sâniyelik soluk verme tâkip etmektedir. İstirahat hâlinde, bir defâlık solunum hacmi 500 ml kadardır. Bir dakikada akciğerlere giren ve çıkan hava hacmiyse 1000 ml’dir. Bu değerler istirahat dışındaki egzersiz, heyecan, yorgunluk, hastalık gibi durumlarda değişirler. Bu değişiklik solunumun çeşitli faktörlerle düzenlenmesiyle meydana gelir. Soluk alma ve verme işleminin ritmi, beyinde bulunan solunum merkezince düzenlenir. Solunan hava değişikliklerinin derecesi de kasların kasılma durumuyla tespit edilir ki, bunu da solunum merkezinden gönderilen uyaranların şiddeti düzenler. Solunum merkezinin düzenlemesiyse, çevreden sinir ve kandan kimyevî faktörlerden alınan (kandaki oksijenin ve karbondioksitin kısmî basınçları ve hidrojen iyon miktarı) haberlere göre olur. Solunumun sinir yoluyla kontrolü otomatik olup, kişi şuuruyla ancak bir dereceye kadar solunumunu kontrol edebilir. İrâdeyle soluk tutulması bir süre kâbildir ve sonunda otomatik kontrol faaliyete geçer. Bunun sebebi kanda karbondioksit miktarının artması ve beyindeki solunum merkezinin bu artışa çok hassas olmasıdır.
Cevapla


Bu yazıya henuz resim eklenmemiş..
» Solunum Sistemi resimleri

  Puanı : 6.5 / 10 | Oy : 11 kişi | Toplam : 71

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım İletişim