Toplumdusmani.Net *
Yeni
Anasayfa > Sözlük > F > Felsefe ve Mitoloji


Felsefe ve Mitoloji Nedir

Felsefe deyince bütünüyle yeni bir düşünme tarzı anlıyoruz. Bu tarz M.Ö 6.yüzyılda Yunanistan’da ortaya çıktı.Daha önceleri insanların bütün sorularına değişik dinler cevap verirdi.Bu dini açıklamalar nesilden nesle mitler olarak aktarıldı.Bir mit hayatın neden böyle olduğunu,nasıl böyle olduğunu anlatan tanrısal bir öyküdür.

Binlerce yıl dünyanın her yerinde felsefi soruların mitsel açıklamaları birikip durmuştur.Yunan filozofları insanların bunlara güvenmemesi gerektiğini ispat etmeye çalıştılar.

İlk filozofun nasıl düşündüğünü anlamak için mitsel bir dünya görüşüne sahip olmak ne anlama geliyor,bunu kavramak zorundayız.Bunun için çok uzaklara gitmek gerekmiyor.

İskandinavya’dan birkaç mitsel düşünce örneği verelim.
Mutlaka Çekiçli Tor‘dan bahsedildiğini duymuşsunuzdur.Norveç’te Hristiyanlık yayılmadan önce,Norveçliler Tor’un iki teke tarafından çekilen bir arabayla gökyüzünde dolaştığına inanıyorlardı.Çekici salladığı zaman şimşekler çakar,fırtınalar oluşurdu.”Fırtına” sözcüğünün Norveçcesi “Tor-donn”dür,yani Tor’un gürültüsü anlamına gelir.İsveççede ise “aska”dır,asakada gökyüzündeki tanrıların yolculuğu anlamına gelir.

Fırtına çıkıp şimşek çaktığında yağmur yağar.Bu,Vikingler zamanında çiftçiler için hayat memat meselesi idi.İşte bu yüzden Tor bereket tanrısı olarak adlandırıldı.

“Neden yağmur yağıyor?” sorusunun mitsel cevabı Tor’un çekicini sallamasıdır.Yağmur yağınca da tahıl topraktan fışkırır ve büyür.
Aslında bitkilerin tarlalarda büyümesi ve meyve vermesi kavranabilir bir şey değildir.Ancak çiftçiler bütün bunların bir şekilde yağmurla bağlantılı olduğunun farkına varmışlardı.Ayrıca herkes yağmurun biraz da Tor’la ilgisi olduğuna inanmıştı.Bu da onu İskandinavya’nın en önemli tanrılarından biri yapmıştır.Tor başka bir nedenle de çok önemlidir.Bu da bütün dünya düzeni ile ilgilidir.

Vikingler dünyanın üzerinde yaşanan kısmını sürekli dış tehdit altında olan bir ada olarak düşünüyorlardı.Dünyanın bu kısmına Midgard diyorlardı.Midgard,ortada duran imparatorluk demektir.Midgard’da ayrıca Asgard vardı.Asgard tanrıların eviydi.Midgard’dan önce Utgard vardı.Yani dış imparatorluk.Burada tehlikeli cinler otururdu.Bunlar daima kötü oyunlarla dünyayı yok etmeye çalışırlardı.Böyle kötü canavarlara kaos güçleri‘de denir.Kuzey dininde ve birçok diğer kültürde,insanlar iyi ve kötü güçler arasında var olan tehlikeli bir güç dengesi olduğuna inanırlar.

Cinlerin Midgard’a zarar vermesinin bir yolu bereket tanrıçası Froya‘yı kaçırmaktı.Bunu başardıkları takdirde artık tarlalar da hiçbir şey yetişemez,kadınlar çocuk doğuramaz olacaktı.Bu nedenle iyi tanrıların cinleri engellemeleri çok önemliydi.

Bu konuda da Tor’un önemli bir rolü vardı.Çekiç yalnız yağmur yağdırmaya yaramıyor,aynı zamanda Tor onu tehlikeli kaos güçlerine karşı,bir silah olarak kullanıyordu.Çekiç ona neredeyse sonsuz bir güç sağlıyordu.Örneğin,çekicini bir cine fırlattığında onu öldürebilirdi.Çekicini kaybetmek gibi bir korkusu yoktu,zira çekiç bir bumerang gibi her defasında ona geri dönüyordu.

Doğanın nasıl işlediğini ve niçin iyi ve kötü arasında sürekli bir kavga olduğunun mitsel açıklaması böyle idi.Filozoflar böyle açıklamaları istemediler.

Ama sade açıklamak yetmiyordu.
İnsanlar,kuraklık,bulaşıcı hastalık gibi felaketlerin onları tehdit ettiğini tanrılar anlayana kadar elleri böğürlerinde bekleyemezdi.Onlar da kötülere karşı savaşta yer almalıydılar.Bunu da dinsel eylemler veya ayinlerle gerçekleştiriyorlardı.

Eski çağlarda kuzeyde en önemli dinsel eylem kurban kesmekti.Bir tanrıya kurban kesmek onun gücünü artırmak anlamına geliyordu.Örneğin insanlar kaos güçlerini yenebilmek için gerekli kuvvetli sağlamak üzerine tanrılara kurban kesmek zorundaydılar.Kurban genellikle bir hayvan olurdu.Büyük olaslıkla tor’a tekeler kurban edilirdi.Odin’e ise bazen insanlar da kurban edilirdi.

Norveç’teki en ünlü miti, Trymskvida destanında öğreniyoruz.Burada anlatıldığına göre Tor uyumaktadır ve uyandığında çekici kaybolmuştur.Son derece sinirlenen Tor’un elleri ve sakalı titrer.Arkadaşı Loke ile Froya’ya giderler ve onun kanatlarını ödünç isterler.Böylece Loke,Jotunheimen’e uçacak ve cinlerin Tor’un çekicini çalıp çalmadığını öğrenecektir.Loke burada cin kralı Trym’le karşılaşır.Trym ona çekici yerin 80 mil altına gömdüğünü ve Froya onunla evlenmezse tanrılara çekici geri vermeyeceğini söyler.

İyi tanrılar birdenbire duyulmamış bir rehin alma olayı ile yüzyüze kalmışlardır.Cinler tanrıların en önemli silahını ellerine geçirmişler ve onları çaresiz bir duruma düşürmüşlerdir.Cinler,Tor’un çekicini ellerinde tutukları sürece hem tanrıların hem de insanların dünyalarının üzerinde güç sahibi olurlar.Çekice karşılık Froya.Ama böyle bir değiş tokuş imkansızdır.Eğer tanrılar bütün hayatı koruyan bereket tanrıçasını vermek zorunda kalırlarsa,tarlalarda otlar sararacak,tanrılar ve insanlar ölecektir.Bu durumdan bir çıkış yolu yoktur.Hayatı tehdit eden istekleri karşılanmazsa İstanbul ve Barcelona ortasında bir atom bombası patlatacaklarını söyleyen bir terörist grubu düşünürseniz ne dediğimi anlarsınız.

Mitin devamı şöyle: Loke Asgard’a geri döner ve Froya’ya gelinlik giymesini çünkü bir cinle evlenmesi gerektiğini söyler.Froya çılgına döner.Eğer bir cinle evlenecek olursa insanların onun bir erkek delisi olduğunu düşüneceklerini,söyler.
Birdenbire tanrı Heimdaf’ın aklına güzel bir fikir gelir.Tor’un gelin gibi giyinmesini önerir.Tor’un kadına benzemesi için saçlarını bağlayıp göğüslerine taş koyacaklardır.Tabii ki Tor bu öneriden hoşlanmaz ama çekici geri almak için tanrıların başka şansı yoktur.

Sonunda Tor gelin gibi giyinir. Loke ona nedime olarak eşlik eder. Haydi şimdi biz iki kadın cinlere gidelim der Loke.
Günümüzün kavramları ile ifade edersek Tor ve Loke’un tanrıların “antiterör timi”olduğunu söyliyebiliriz.Kadın kılığında cinlerin kalesine girecek ve Tor’un çekicini kurtaracaklardır.

Jotunheimen’e varınca cinler hemen düğün törenini hazırlarlar.Fakat tören sırasında gelin,yani Tor bütün bir öküzü ve sekiz adet som balığını yer ve üç fıçı bira içer.Trym hayretler içinde kalır.Kılık değiştirmiş antiterör timi neredeyse yakayı ele verecektir.Loke onları bu tehlikeden kurtarmak için,Froya’nın boğazından Jotunheimen’e gelecek olmanın sevinci ile sekiz gecedir bir lokma yemek geçmediğini anlatır.

Trym bu kez de duvağı kaldırıp gelini öpmek ister.Ama Tor’un sert bakışlarıyla karşılaşıp geri çekilir.Bu durumu da kurtarmak Loke’a kalır.Bu kez de düğünün sevinci ile gelinin sekiz gecedir uyumadığını anlatır.Trym nikah sırasında gelinin kucağına konulmak üzere çekicin getirilmesini emreder.

Kucağına çekiç konulduğunda Tor çok sevinir.Önce Trym’i sonra Jotunheimen’li cinleri öldürür.Böylece bu korkunç terör olayı mutlu sona ulaşır.Tor tanrıların Cüneyt Arkın’ı veya Tarkan’ı olarak bir kere daha kötüleri yenmiştir.

Mitle ilgili anlatacaklarım bu kadar..Peki burada asıl anlatılmak istenen nedir? Bütün bunlar bir eğlence olsun diye yazılmamıştır.Bu mitin açıklamak istediği bir şey var.Olası bir yorum şöyle;
Bir kuraklık olduğu zaman insanlar niçin yağmur yağmadığını anlamak isterler.Belki de cinler Tor’un çekicini çalmıştır kim bilir?

Bu mitin mevsimlerin değişimlerini de açıkladığı düşünülebilir.Yazın doğa ölüdür.Çünkü Tor’un çekici Jotunheimen’dedir.Ama baharda Tor çekicini yeniden ele geçirir.İnsanlar kavrayamadıkları bazı şeyleri mitler ile açıklamaya çalışır.

Felsefe ve Mitoloji | Ekleyen: | Tarih: 06-Oct-2011 17:37. | Bu yazı 4496 kez okundu..

Felsefe ve Mitoloji ile ilgili diğer yazılar..

  • # Atatürkün Spor ve Sporcular Hakkında Söylediği Sözler

    1. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. 2. Spor yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler , zekâ kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben Sporcunun zeki çevik aynı zamanda ahlâklısını severim. 3. Her çeşit spor faaliyetini Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lâzımdır. Bu işte hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması , Türk gençliğinin spor bakımın...
    Devamını Oku 2011-10-12 14:16:53
  • # Soğuk ve Sıcak Renkler

    Renkler, şiddetlerine ve insanlar üzerindeki ruhsal etkisine göre ikiye ayrılırlar. . A) Sıcak Renkler (Kımızı, Turuncu, Sarı) Kırmızıda ateşin sıcaklığını, turuncuda güneş ışığının etkisini, sarıda da ışık ve aydınlığı duyarız. Bu renkler, havadaki titreşimi kuvvetli olduğu için diğer renklere 'göre gözü daha önce etkiler. Çocukta renk anlayışı başladığı zaman kırmızıya bakıp ona atılması, ilkel toplulukların en çok önem verdiği renklerin sıcak renkler oluşu bundandır. Varlıkların ışık alan kısımlarında daha çok sıcak renkler hakimdir....
    Devamını Oku 2011-09-12 18:10:40
  • # Kavimler Göçünün Sebepleri ve Sonuçları

    Kavimler göçü milattan sonra 375 senesinde Hunların karadenizin kuzey bölümünden Avrupaya giderken karşılarına çıkan barbar kavimler olan ostrogot, vizigot, süev, sakson, angıl, frank ve vandal kavimlerini yerlerinden etmesiyle sonuçlanan bir olaydır. Kavimler Göçünün Sebepleri: a) Büyük Hun Devleti'nin dağılmasından sonra As­ya'nın batısında (Hazar ve Aral Gölü arası) Hunlara katılımların olması, burada çoğalan nüfus ve kabileler arasındaki rekabet ve mücadelelerle daha batıya doğru kaymaya başlamaları b) İdil (Volga) ırmağının batısına...
    Devamını Oku 2010-12-26 14:50:22
  • # Soyut ve Somut Anlam

    Somut anlam ve soyut anlam konusu hem Öss’de hem de Oks’de, sözcükte anlam ana başlığı altında işlenen bir konudur. Bu sebeple hem Öss’ye hazırlanan öğrencileri hem de Oks’ye hazırlanan öğrencileri yakından ilgilendirmektedir. Sözcükte anlamın zor konularından -daha doğrusu karışık- konularından birisi olan soyut ve somut anlamı dilimiz döndüğünce kolay ifade etmeye çalışacağız ve çeşitli örneklerle pekiştirmeye çalışacağız. Daha sonra ise soyutlamanın ve somutlamanın ne olduğu ve nasıl yapıldığına değineceğiz. Dilers...
    Devamını Oku 2010-11-02 10:21:12
  • # Homojen ve Hetorejen Karışımlara Örnekler

    HOMOJEN KARIŞIMLARA ÖRNEKLER : • Çözeltiler • Şekerli Su • Tuzlu Su • Asitli Su • Bazlı Su • Alkol – İyot • Hava • Çay • Kola • Soda • Gazoz • Kolonya • Ter • Tükürük • Gözyaşı • Ham petrol • Cam (Si, Na2O) • Alaşımlar (Çelik, Lehim, Bronz, Pirinç) • Sirke • Maden suyu • Metal para • Çelik • Deniz suyu • Lehim HETOROJEN KARIŞIMLARA ÖRNEKLER : • Demir t...
    Devamını Oku 2011-04-18 14:44:13
  • # Haçlı Seferlerinin Nedenleri ve Sonuçları

    Hıristiyanlık dininin peygamberi olan Hz. İsa Kudüs’te yaşamıştır. Bu yüzden Kudüs ve çevresi Hıristiyanlık için kutsal topraklardır. Kudüs, aynı zamanda Müslümanlar ve Yahudiler için de kutsaldır. Ancak, bu topraklar, 636 yılında Halife Hz. Ömer döneminde, ünlü komutan Halid bin Velid tarafından İslam devleti topraklarına katıldı. Avrupalı Hıristiyanlar, Müslümanların elinde bulunan bu kutsal yerleri almak için bir takım askeri seferler düzenlediler. Bu seferlere katılanlar elbiselerinin ve kalkanlarının üzerinde bir haç işareti taşıdıkl...
    Devamını Oku 2012-11-08 14:39:08
  • # Dış Kuvvetlerin Oluşturduğu Yer Şekilleri

    Dış kuvvetler iç kuvvetler sonuşu oluşan yerşekillerinin son düzeltmelerinin yapıldığı kaynağını güneşten alan kuvvetlere denir. Dış kuvvetlerin etkisiyle yüksek yerler aşındırılmaktadır. Böylece yeryüzü giderek düzleşmekte, iç kuvvetler tarafından oluşturulan yeryüzü şekilleri ortadan kalkmaktadır. Başka bir ifade ile iç kuvvetlerin etkisiyle oluşan yer şekilleri dış kuvvetlerin etkisiyle biçimlenmektedir. Dış kuvvetler iki şekilde aşındırma yaparlar: 1- Fiziksel (Mekanik) Parçalanma : Günlük ve yıllık sıcaklık farkının fazla olduğu bölgelerd...
    Devamını Oku 2014-02-28 11:10:51
  • # Vehim

    1. Kesinliği belli olmayan ancak gerçek olma olasılığı düşük olan düşünce-bilgi. 2. Evham, şüphe, kuruntu anlamına gelir. 3. Sözlükte şüphe ve tereddüt edilen nesnenin kendisine tercih olunan tarafına denir. Çoğulu evhamdır. 4. Bir bilgiye “zan” diyebilmemiz için bu bilginin gerçek olma ihtimalinin, zıddının gerçek olma ihtimalinden fazla olduğuna inanmamız gerekir. Gerçekleşme ihtimali zayıf olana ise “vehim” denir. 5. Bir Necip Fazıl Kısakürek şiiri. Vehim Herşey kesik ve kopuk, zaman tutamaz lehim; Mazi alb...
    Devamını Oku 2012-02-28 16:22:27
  • # Servet-i Fünun

    Edebiyat-ı Cedide Nedir ? (Servet-i Fünun) : Edebiyat-ı Cedide 1896’da Servet-i Fünun dergisini çıkaran şair ve yazarların meydana getirdiği canlı bir akımdır. İmparatorluğun baskıları sonucu dağılan bu şair ve yazarlar ayrı ayrı bağlı bulundukları fikirleri yaymaya devam etmişlerdir. Edebiyat-ı Cedide şairleri, yalnız aydınlara seslenmişler, (sanat için sanat) ilkesini benimsemişlerdir. Fransız romantiklerini, parnasyonleri ve sembolist şairleri örnek almışlardır. Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Halit Ziya Uşaklıgil, Süleyman Nazif, Meh...
    Devamını Oku 2011-11-28 19:19:06
  • # Empirizm Nedir ve Empiristler Kimlerdir

    Doğru ve genel geçer bilginin duyumlar yoluyla oluşan deneylerle kazanılabileceğini öne süren felsefe görüşüdür. Empirist anlayışa göre insan zihninde doğuştan getirilen hiçbir bilgi yoktur. İnsan zihni, bu nedenle boş bir levha gibidir. Empirist görüş, 17. ve 18. yüzyıllarda sistemli bir düşünce olarak felsefe tarihinde yerini almıştır. Empirizmi geliştirerek sistemli bir felsefe görüşü haline getiren önemli düşünürler John Locke, Davit Hume, Condillac, Herbert Spencer'dir. JOHN LOCKE (1632-1704) İnsan zihninde bulunan bütün düşüncele...
    Devamını Oku 2008-06-05 10:42:51


 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç