Anasayfa > Sözlük > Diğer > İletişimi Engelleyen Unsurlar


Etkin İletişimi Engelleyen Faktörler
İletişim engelleri (veya bariyerleri) adı verilen faktörler, iletişim sürecinin çeşitli unsurlarını etkilemekte, dolayısıyla iletişim noksanlığı ortaya çıkmaktadır. Örneğim günlük hayatta kullandığımız "beni yanlış anladı","ben onu demek istememiştim" vb. gibi ifadeler iletişim noksanlığının birer örneğidir.

   Etkin bir iletişimi engelleyen başlıca faktörler şunlardır:

   1. Kişisel Faktörler: İletişim sürecinin iki temel unsuru olan gönderici ve alıcı , aynı zamanda etkin bir iletişimi önleyici rol de oynayabilirler. Kişisel amaçlar, hisler, duygular, değer yargıları ve alışkanlıklar, bir yandan mesajı oluşturan sembolleri formüle etmeyi etkilerken bir yandan da belirli kişilerden gelen mesajlara karşı olumsuz ve kayıtsız bir tutum takınmaya sebep olabilir. Başka bir deyişle alıcının göndericiye olan tutumu, güveni ve inancı, göndericiden gelecek mesajları farklı şekillerde değerlemesi ile sonuçlanacaktır. Veya , eğer gelen mesaj alıcının bildiği veya inançları ile ters ise, bu tür bir mesaj muhtemelen tam olarak algılanamayacaktır.

   2. Fiziksel Faktörler: Bu faktörler daha çok iletişim kanalı ve bunu etkileyen çevresel koşullarla ilgilidir. Gürültü sözlü haberleşmeyi etkileyen önemli bir engeldir. Aynı şekilde çeşitli konuşma ve yazma araçlarını etkileyen teknik bozukluklar da fiziksel faktörlere örnektir.

   3. Semantik Faktörler: Semantik faktörler mesajı formüle etmek için kullanılan sembollerle ilgilidir. Bazı sembollerin birden fazla anlamı olması yanında, belirli bir sembol belirli kişiler için farklı anlamlar ifade edebilir. Bu nedenle göndericinin bir sembole verdiği anlam ile alıcının buna verdiği anlam farklı olabilir. Veya alıcı mesajı oluşturan sembolleri hiç tanımayabilir. Örneğin belirli bir konuda ki çok teknik bir yazıyı, bu konu ile ilişkisi olmayan bir kimse hiç anlayamayacaktır. Buna karşılık matematikteki yerleşmiş notasyonlar herkes için aynı şeyi ifade edecektir.

   4. Zaman Baskısı: Bazen iletişim sürecinin aldığı süre de bir bariyer olarak görülebilir. Örneğin, özellikle zaman baskısı varsa mesaj asıl alıcıya ulaştırılmak üzere başka birisine aktarılır. Veya organizasyonlarda , alıcıya belirli kademelerden ve formal yollardan ulaşmak yerine, informal ve kısa yollar seçilebilir. Bu ise normal olarak iletişim süreci içine girecek bazı kimseleri dışarıda bıraktığı için uygulamada karışıklıklara yol açacaktır. Yöneticilerin zamanlarının kıt olması, bazı konuları çok özet olarak söylemelerine yol açmaktadır. Bu da bazen bir iletişim engeli olmaktadır.

   5. Algılamadaki Seçicilik: Algılamadaki seçicilik (veya seçive perception) olarak adlandırılabilecek bu faktör bazı mesajların veya mesajın bir kımının bilerek veya bilmeyerek algılanmaması ile ilgilidir.  Örneğin kişiler belirli öntiplere (stereotype) ve önyargılara sahip iseler , belirli kaynaklardan (göndericilerden) gelecek olan mesajları ya hiç algılamayacaklar veya göndericinin kastettiğinden farklı bir şekilde algılayacaklardır. Bu durum aynı zamanda  kişilerin duymak istedikleri şeyleri duyacakları ile ilgilidir.

   İletişim noksanlıkları büyük ölçüde gönderici ve alıcı ilie ilgili kişilik özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle kişi başta kendi kişisel özellikleri olmak üzere iletişim yapacağı kişilerle ilgili özellikleri bilmesi va anlaması, bu sürecin etkinliği açısından gereklidir.

Kaynak : İşletme Yöneticiliği, Prof. Dr. Tamer KOÇEL, 10. Bası (Basım Değil), Sayfa 544,545.

Not: Bu yazı daha çok bir Yönetim Fonksiyonu olarak iletişim üzerinde durmuştur fakat hayatımızın her alaınında iletişim var ve yukarıda sayılan iletişim  engelleri bence hayatın geneline yayılabilecek etkenler. Dolayısı ile doğru bişiler ifade etmekte olup hepimizin (bilenler hariç) bişiler alabilceği bir yazı olduğunu düşünüyorum. Saygılarla ..

Etiketler: İletişimi Engelleyen Unsurlar Nedir | İletişimi Engelleyen Unsurlar Nedir ? İletişimi Engelleyen Unsurlar Ne Demek, İletişimi Engelleyen Unsurlar Tanımı, İletişimi Engelleyen Unsurlar Örnekleri, İletişimi Engelleyen Unsurlar Türleri, İletişimi Engelleyen Unsurlar Nelerdir, İletişimi Engelleyen Unsurlar Hakkında Bilgi, İletişimi Engelleyen Unsurlar Tarihi, İletişimi Engelleyen Unsurlar Nerede, İletişimi Engelleyen Unsurlar Ödevi.
İletişimi Engelleyen Unsurlar | Ekleyen: | Tarih: 10-Oct-2011 18:06. | Bu yazı 16134 kez okundu..

İletişimi Engelleyen Unsurlar ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Harita Unsurları

Harita, yeryüzünün tamamının veya bir bölümünün belirli bir oran dahilinde küçültülerek düzlem üzerine aktarılmış halidir. Haritalar özelliklerine göre çeşitli bilgiler içerir. Bir harita üzerinde insan ve doğaya ait unsurların tamamını vermek mümkün değildir. Bu nedenle haritalar belirlenen bir amaca göre çizilmelidir (Resim 1.30). Örneğin, Türkiye Toprak Haritası, Avrupa Fiziki Haritası ve İstanbul İdari Bölünüş Haritası gibi. Haritalar içerdikleri bilgi yönünden farklılıklar gösterse de her haritada bulunması gereken unsurlar vardır. ...

İletişimi Engelleyen Faktörler

İletişimi Engelleyen Faktörler (Özet) : • Plansızlık • Dinleyiciye uygun olmayan anlatım tarzı • Hızlı ve gereksiz bilgi aktarımı • Yanlış sözcük seçimi • Ses tonunu ayarlayamama • Beden dilini kullanamama • Sinirlilik ve huzursuzluk • Güvensizlik • Ön yargılı olma • Konuşanı dikkatlice dinlememe • Yazılanı dikkatlice okumama İletişimi Engelleyen Faktörler NelerdirAcaba hangimizin gören bir bakışa, duyan bir kulağa gereksinimi yok ki??? D. Pire'nin "insanların çoğu duv...

İletişimi Engelleyen Unsurlar

Etkin İletişimi Engelleyen Faktörler İletişim engelleri (veya bariyerleri) adı verilen faktörler, iletişim sürecinin çeşitli unsurlarını etkilemekte, dolayısıyla iletişim noksanlığı ortaya çıkmaktadır. Örneğim günlük hayatta kullandığımız "beni yanlış anladı","ben onu demek istememiştim" vb. gibi ifadeler iletişim noksanlığının birer örneğidir.   Etkin bir iletişimi engelleyen başlıca faktörler şunlardır:   1. Kişisel Faktörler: İletişim sürecinin iki temel unsuru olan gönderici ve alıcı , aynı zamanda e...

Beşeri Unsurlar

Beşeri (A.) [ بشری ] insanlıkla ilgili, insani. Beşeri Faktörler/UnsurlarÜretim, dağıtım ve tüketim üzerinde ekili olan faktörlerden biri de beşeri unsurlardır. İnsanlar tarafından yapılan yapılara beşeri unsur denir. Beşeri unsurlar doğal fakörler ile sıkı bir ilişki içindedir. Beşeri unsurlara arasında; ulaşım yani yollar, barajlar, göletler, kısacası insan eliyle yapılmış ve insan yaşamına etki eden ne kadar unsur varsa beşeri unsur olarak tanımlanır. İklimi etkileyen beşeri unsurlar İnsanlar tarafından yapılan ...

Romanın Unsurları

1. Konu Roman, hayatı veya hayatın ana olaylarını hikaye eden edebi tür olduğundan romanlarda konu bir olaylar bileşkesidir. Ancak bu olaylar dizi halinde değil iç içe bulunurlar. Anlatılmak istenen husus da bu olaylar içine dağılmış haldedir. Roman konularının en önemli özelliği olmuş veya olabilir nitelikte olmasıdır. Bu bakımdan olağan dışı, masalımsı vakalar romanda hoş karşılanmaz. Romanlar, işledikleri konulara göre bazı çeşitlere ayrılırlar: ROMAN ÇEŞİTLERİ a.Tarihi Roman : Tarihteki olay ya da kişileri konu alan romanlardır. Ya...

Kültür Unsurları

Kültürün belirlediği yerleşik davranış kurallarıdır. Toplumsal düzeni sağlayan bireylere yol gösteren doğru ve yanlışı olumlu ve olumsuzu belirleyen kurallar, standartlar ve fikirlere kültürel unsur(öğe) denir. Kültür, genel olarak iki unsurdan oluşur: a) Maddi Kültür Öğeleri: Binalar, her türlü araç-gereç, giysiler vb. b) Manevi Kültür Öğeleri: İnançlar, gelenekler, normlar, düşünce biçimleri vb. Not 1: Kültürün maddi ve manevi öğeleri arasında sürekli bir etkileşim vardır. birinde meydana gelen bir değişim diğerini de etkiler. Not 2:...

Cümlede Açıklık ve Açıklığı Engelleyen Etkenler

Cümlede Açıklık ve Açıklığı Engelleyen Etkenler Cümle bir yargı birimidir. Yukarda da değindiğimiz gibi, bir düşünce, bir duygu ve isteğin tam anlatılmasıdır cümle. Bu yönden iyi bir cümle, karşıladığı yargıyı, yani hükmü tam olarak anlatır. Bu yargıyı açıkça anlatması gerekir. Yani, cümleden bir anlam çıkarılmalıdır. Böyle olmaz da bir cümle çeşitli anlamlara gelirse hem öyle bir anlam çıkar hem de böyle bir anlam çıkarsa, yani birden çok yoruma yol açarsa o cümle açık değildir. Açıklık, cümledeki anlamın. kolayca anlaşılma niteliğid...

Trafiğin Unsurları

Trafiğin Unsurları : Alt yapı, yapı ve denetim. Trafiğin ana unsurları olan alt yapı, eğitim ve denetimin ayni anda uygulanması halinde trafik sorunu ve trafikte, kaybettiklerimizi en aza indirebiliriz. Alt yapıyı tamamlamadan, sürücü, yaya ve yolcu olarak trafiği kullanan insanlarımıza, trafik kurallarını ve trafikte birbirlerine saygı göstermelerini öğretmeden sadece denetim ve dolayısı ile ceza yazarak trafik sorununu halledemeyiz. İnsanlarımıza trafik kurallarına uymanın ve hoşgörülü olmanın çağdaşlık gereği olduğunu öğretmeliyiz. ...

Ahmet Hamdi Tanpınar Şiirlerinde Ahenk Unsurları

Ahmet Hamdi Tanpınar böyle bir anlayışa sahiptir. Ona göre rediften yararlanmak bir zayıf şairlerin işidir. Kulağa hoş gelecek kafiye bulamayanların başvurduğu bir yoldur. Fakat gelmiş geçmiş şairlerimizin ezici bir çoğunluğu redifi benimsemiş, ahenk öğesi olarak kullanmayı bilmişlerdir. Ahmet Hamdi Tanpınar ve Şiir İncelemeleri 23 Haziran 1901 tarihinde İstanbul'da doğdu, 24 Ocak 1962 tarihinde aynı kentte öldü. Babasının görevi nedeniyle ilk ve orta öğrenimini İstanbul, Sinop, Siirt, Kerkük ve Antalya'da tamamladı. İstanbul'da önce Veteri...

Anlatmaya Bağlı Metinler Yapı Unsurları

Anlatmaya bağlı edebî metinler de coşku ve heyecanı dile getiren metin­lerde olduğu gibi belirli bir yöntem çerçevesinde, bazı başlıklar altında in­celenir. A. METİN VE ZİHNİYET Zihniyet; bir dönemin siyasi ve sosyal olayları, kültürü, sanat zevki, in­sanlar arası ilişkiler düzeni, bilimsel ve teknik düzeyi, yaşam biçimi, eğitim anlayışı, gelecek kaygısı ve inanç sistemlerini kapsayan bir bütündür. Anlatmaya bağlı edebî metinlerde de dönemin zihniyetine ilişkin yansımalar vardır. * Anlatmaya bağlı edebî metinler, yazıldıkları dönemin s...

Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 18:10:01 10.10.2011  Güncelleme: 18:10:01 10.10.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1337

İletişimi Engelleyen Faktörler Nelerdir

Savunuculuk: bireyin benlik bilincini koruma gereksiniminden kaynaklanır. Savunucu iletişimin temellerinde bazı tutumların olduğu görülür:
1.Yargılayıcı tutum: karşımızdakini sürekli yargılayarak kurmaya çalıştığımız iletişim nedeniyle birey savunucu olmaya teşvik edilmiş olur.
2.Denetlemeye yönelik tutum: konuşanın dinleyiciyi denetleme, belli bir konuya çekme ya da fikrini değiştirme çabasından meydana gelir.Savunuculuğu doğurur.
3.Belirli bir strateji izleyen planlı tutum: ''bakalım bunun altından ne çıkacak'' tarzı yaklaşan dinleyici, konuşanı savunuculuğa iter.
4.Aldırmaz, umursamaz tutum: karşıdaki kişi onunla ilgilenilmediğini hatta reddedildiğine inanır.
5.Üstünlük belirten tutum: konuştuğu kimseden daha üstün olduğunu ima edenler sayesinde savunuculuk ibareleri kendini gösterir.
6.Kesin tutum: ne pahasına olursa olsun tartışmayı kazanmayı amaçlar. fikrinin yanlış olduğunu bilse de inadına savunurlar.

Yaygın Tutumlar: ağızdan ağıza yayılmış tutumlar mesela ''Kayserililer tüccar olur''gibi
Neden sonuç ikilisinde bozukluk: bir olayla ilgili birtek kişiyi suçlamak.''bak anneni hasta yaptın ''gibi
Aklından geçenleri bilme: ''şimdi kızgınsın ama söyleyemiyorsun'', ''bunu ilgi çekmek için yapıyorsun..'' bir kimsenin yaşantısını ondan daha iyi bildiğini iddia etmek
a) bilinç düzeyinin düşük olduğu, bu nedenle kendi duygu ve düşüncelerinin farkında olmadığı
b) çeşitli nedenlerle yalan söylediği
c) gerçeklerle ilgisi olmayan tutarsız biri olduğu anlamına gelir
zeus
Tarih: 18:19:37 10.10.2011  Güncelleme: 18:19:37 10.10.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1337

İletişimi Engelleyen Unsurlar

D. Pire'nin "insanların çoğu duvar, çok azı da aralarında köprü kurarlar" sözü, günümüzün yoğun temposuna kendini kaptıran insanların (yani bizlerin), arka plana ittiği çok önemli bir gereksinimi vurguluyor; yakınlaşma ve ilişki gereksinimi!
Çevremizi düşünelim...kendimizi...Bir sorunumuz olduğunda aklımıza ilk kim geliyor? Kiminle konuşmaya, dertleşmeye istek duyuyoruz? Neden o, başkası değil? Bu kişiyi iyi bir dinleyici yapan hangi özellikleri? Ya da tam tersini düşünelim...Sorunumuz olduğunda kesinlikle anlatmayı aklımızdan bile geçirmediğimiz kişileri...Neden anlamazlar? Bizi anlamadıklarını nasıl anlıyoruz?

Çevremizdeki bazı insanlarla konuşmak kolay ve zevk vericiyken, bazılarıyla kurduğumuz iletişim çok yüzeysel olabiliyor. Benzer kişilik özellikleri, ortak ilgi ve hobiler, birbirine yakın değer ve dünya görüşü, yakın ahlak anlayışı ve eğitim düzeyi gibi pek çok faktör, insanlar arası ilişkilerde temel öneme sahiptir. Tüm bunlara, hem karşı cinsle hem de hemcinslerimizle kurduğumuz yüzyüze iletişimde, fiziksel çekicilik de katkıda bulunabilir. Ama kişiler arası ilişkilerde, kalitenin asıl belirleyicisi dinleme becerileridir. Ortak bir çok noktamız olsa bile bazı insanlarla yakın ilişkiye girmekten kaçınırız. Bu noktada, yaşamınızda böyle biri varsa, onun sizi dinlerken nasıl davrandığını bir düşünmenizi öneririm!

Dinleme becerilerine ve iletişimdeki kaliteyi arttıran tutum ve davranışlara geçmeden önce, karşılıklı konuşmaları yüzeysel kılan ve gerçek dinlemeyi engelleyen tavırlara bir göz atalım;

1. ÖĞÜT VERMEK, ÇÖZÜM GETİRMEK, YÖNLENDİRMEK:
Gerek çocuğumuzla, gerekse arkadaşlarımızla konuşurken iletişimi kesen bazı mesajlar vardır;
"Şöyle yap, böyle yapma..."
"Bu şekilde hareket etmemelisin..."
"Buna üzüleceğine, oturup dersini çalışsan daha iyi olur..."
"Yoruluyorum diye yakınacağına geceleri erken yat..."
"Kavga edeceğinize güzel güzel oynayın, arkadaşlar kavga etmez..."
"Paylaşmayı bilmezsen, yalnız kalırsın tabi..."
"Bu kadar düzensiz çalışırsan, işlerini tabi yetiştiremezsin..." gibi cümleler, konuşan kişide direnç, isyan yaratabilir, konuşan kişiyi savunmaya itebilir. Genellikle öğüt, ahlak dersi vermek, direk önerilerde bulunmak, size sorununu açan kişide baskı veya suçluluk duyguları uyandırarak, iletişimin kesilmesine veya yön değiştirmesine neden olabilir.

2. YARGILAMAK, ELEŞTİRMEK, AD TAKMAK:
"Sen zaten hep kolaya kaçarsın..."
"Bebek gibi davranıyorsun..."
"Geri zekalı ne olacak..."
"Şikayetten başka bir şey bilmezsin zaten..."
"Sulugöz...bir arkadaşınla oynamasını bile bilmiyorsun..."
"Hiçbir fedakarlığa katlanmak istemiyorsun..."
Genellikle yargılama ve eleştirme tepkileri ile karşılaşan kişiler, kendilerini anlaşılmamış, itilmiş, haksızlığa uğramış, daha çaresiz hissederler. Bunun sonucunda iletişimi keser ya da öfkeyle karşılık verebilirler. Özellikle çocuğunuzla iletişiminizde bu yöntemi sık kullanıyorsanız, "o" sizin yargı ve eleştirilerinizi ve sık kullandığınız isimlendirmeleri (yaşına göre) gerçek olarak algılayabilir. Bu, kendilik algısı üzerinde olumsuz etkiler bırakır, kendine güveni sarsıldığı gibi, başarısı üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir.

3. SORU SORMAK, ARAŞTIRMAK, İNCELEMEK:
"Neden?...Sen ona ne yaptın?...O sana ne dedi?..."
"Çocuk neden hastalandı?...İyi giydirmedin mi?..."
"Neden uyuyamadın?...Ağır mı yedin?...Kahve de içtin mi?..."
"Neden doğru düzgün oynamayı beceremiyorsun?..."
Genellikle soru, inceleme, nedenini arama gibi yaklaşımların içinde önyargı, eleştiri veya zorunlu çözüm bulunur, ayrıca konuşma sorulara cevap vermeye takılarak, yön değiştirip asıl konudan uzaklaşabilir. Sorularla yürüyen iletişimde, genellikle soru soranın nereye varmak istediği konuşan kişi tarafından anlaşılamadığından, konuşan endişeye kapılabilir veya savunmaya geçebilir.

4. TEŞHİS, TANI KOYMAK, TAHLİL ETMEK:
"Aslında sen öyle demek istemiyorsun..."
"Ben senin aslında neden öyle yaptığını biliyorum..."
"Aslında senin derdin başka..."
"Anlaşılan bir süre sana yardımcı olmamı isteyeceksin..."
"Bunları beni üzmek için anlatıyorsun anlaşılan..."
Bu tür yaklaşımlarda, dinleyen kişi sanki konuşanın niyetini, söylemek istediklerini çok iyi biliyormuş, onun kafasının içindekileri okuyormuş gibi bir tavır içine girdiğinden, konuşanı savunmaya ittiği gibi, sinirlenmesine, sabırsızlanmasına veya öfkeli cevaplar vermesine neden olabilir. Konuşan kişi kendini kıstırılmış, yanlış anlaşılmış, yanlış yorumlanmış gibi hissedebileceği için büyük olasılıkla iletişimi keser. Psikoloji hobiniz olabilir ama terapatik yöntemler arasında kullanılabilen bu tür iletişimin kurallarını tam bilmeden, günlük ilişkilerinize aktarmaya kalkmanız, sizinle konuşmayı güçleştirebilir. Aklınızda bulunsun...:)

5. TESELLİ ETMEK, KONUYU DEĞİŞTİRMEK:
"Aldırma, boşver..."
"Düzelir canım, bunu dert etme..."
"Üzülme..."
"Başka şeyden konuşalım..."
"Olur böyle şeyler, geçer..."
"Bir kahve iç düzelirsin..."
"Boşver canım arkadaşlar arasında olur böyle şeyler..."
"Aman sen de herşeyi ciddiye alıyorsun, yak bir sigara..."
Aslında teselli etmek çok güzel ve yararlıdır, ancak önemli olan teselliyi kişiyi duyduğumuzu belirttikten sonra verebilmektir. Söyledikleri duyulmadan, teselli ediliyormuş hissini yaşayan kişi, kendini anlaşılmamış, dinlenilmemiş, söyledikleri saçma sapan gibi algılanmış hissedebilir. Önemsenmemiş veya tam olarak dinlenilmemiş olmaktan dolayı kızgınlık duyabilir. Genellikle, dinlemeden verilen teselli mesajları, konuşan kişide sorununun küçümsendiği duygusunu yaratabilir.
Bunların ardından, gelin kendimizi gözden geçirelim...Çocuğumuz, arkadaşımız veya eşimizle yaptığımız günlük konuşmalarda tarzımız ve yaklaşımımız genelde nasıl?...İletişimimiz yukarda sözü edilen dinleme engellerine takılıyor mu?...Tam yanıtı bulamıyorsanız, kendinizi 1-2 gün izlemenizi öneririm. Çünkü iyi bir dinleyici olmanın, yani karşıdakini dinleme ve anlamanın bence birinci şartı; kişinin öncelikle kendini dinlemeyi ve anlamayı başarabilmesidir....:)


Önerilen kaynaklar:
Atabek, E. (1995). Çocuklar, Büyükler ve Tavşanlar. Altın Kitaplar: İstanbul.
Aydoğmuş, K. ve arkadaşları (1992). Ana-Baba Okulu. Remzi Kitabevi: İstanbul.
Clarke, J. I. (1996). Çocuk Bakımı ve Eğitimi I. Papirüs Yayın Dağıtım: İstanbul.
Gordon, Thomas (1996). E.A.E. Etkili Anababa Eğitimi: Aile İletişim Dili. Sistem Yayıncılık.
Gordon, Thomas (1996). E.A.E. Etkili Anababa Eğitiminde Uygulamalar. Sistem Yayıncılık.
Navaro, Leyla. Beni Duyuyor Musun? Ya-Pa yayınları: İstanbul.
Yavuzer, Haluk (1996). Çocuk Eğitimi El Kitabı. Remzi Kitabevi: İstanbul.


İletişimi Engelleyen Unsurlar
» İletişimi Engelleyen Unsurlar resimleri

  Puanı : 7.5 / 10 | Oy : 8 kişi | Toplam : 60

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Dış Bağlantılar
Bi soru sor
İletişim