Anasayfa > Sözlük > O > Olimpiyat


Reklamlar
Sonuç : Hiçbir ilgili yazı bulunamadi..
OlimpiyatOlimpiyatOlimpiyatOlimpiyatOlimpiyatOlimpiyat
Sonuç : 6 adet ilgili resim bulundu..
Dört yılda bir yapılan uluslarası spor organizasyonudur. Olimpiyat oyunlarına tüm yunan siteleri çağrılır, çatışmalar askıya alınır, mahkumlar idam edilmezmiş. Venüs gezegeni her dört yılda bir ekliptik semada beş köşeli mükemmel bir yıldız çizmektedir. Eski yunan'da, venüs'ün büyüsüne övgü olsun diye bu dört yıllık süreç olimpiyat oyunları düzenlenirken kullanılmıştır. Günümüzde yapılan olimpiyat oyunları hala venüs'ün devrelerini takip etmektedirler.

Antik şekli eski yunan'da yapılan oyunlar fransız soylusu Pierre Fredy, Baron de Coubertin tarafından 19. yüzyıl'ın sonlarında modernize edilmiştir. Oyunları'nın yaz sporlarını içeren ve daha iyi bilineni olan yaz olimpiyatları, 1896'dan beri dünya savaşları istisnaları hariç her dört yılda bir yapılagelmiştir. Kış oyunları ise 1924'te yapılmaya başlanmıştır ve 1994'ten beri yaz oyunlarının yapıldığı yıllardan iki sene sonra yapılmaktadır.

Olimpiyat Abmlemi ve Anlamı


5 kıtayı temsilen ilk kez 1920 Olimpiyatlarında kullanılan Olimpiyat Bayrağı.Mavi daire Avrupa'yı, sarısı Asya'yı, siyahı Afrika'yı, kırmızı Amerika'yı, yeşil de Avustralya'yı temsil eder. Bu beş kıtanın üzerinde bir tek güneş parlar. Güneş ışınlarından yararlanılarak bir büyüteçle yakılan olimpiyat meşalesi de oyunlar devam ettiği sürece söndürülmez.

Olimpiyat Nedir? (Detay)


Olimpiyat Oyunları, veya kısaca Olimpiyatlar, dört yılda bir yapılan geniş kapsamlı bir spor organizasyonudur. Antik şekli Eski Yunan'da yapılan oyunlar Fransız soylusu Pierre Frèdy, Baron de Coubertin tarafından 19. yüzyıl'ın sonlarında modernize edilmiştir. Olimpiyat Oyunları'nın yaz sporlarını içeren ve daha iyi bilineni olan Yaz Olimpiyatları, 1896'dan beri Dünya Savaşları istisnaları hariç her dört yılda bir yapılagelmiştir. Kış Oyunları ise 1924'te yapılmaya başlanmıştır ve 1994'ten beri Yaz Oyunlarının yapıldığı yıllardan iki sene sonra yapılmaktadır.

Günümüzde Olimpiyat oyunlarını, yüksek teknolojiye sahip stadyumlardan, uydulardan, televizyonlardan ve bilgisayarlardan seyrederken, aslında bu oyunların binlerce yıl önce eski Yunan’da bir vadide başladığını düşünmek olduça zor. Sporcular, eski Yunan’da dini bayramların en önemli parçasıydı. Bu zamanlarda tarihin ilk yarışmaları düzenleniyordu. Batı Yunanistan’da bulunan Olimpiya şehrinin Yunanlılar için çok büyük önemi vardı. Oyunlar burada özel bir stadyumda ve bir yarış pistinde yapılıyordu.

Antik Olimpiyatlar


Olimpiyat tarihinin MÖ XIV. yüzyıla kadar uzandığı ve Oyunların Yunanistan'ın Olympia yöresinde başladığı tahmin edilmektedir. MÖ 776 yılından itibaren ise oyunların tarihi kesin olarak tutulmaya başlanmıştır.

Oyunlar 12 yüzyıl boyunca her dört yılda bir yapılmıştır.Bir süre Yunan yarımadasının, daha sonraları da Yunanistan'ı ele geçiren Romalılar yoluyla tüm Roma İmparatorluğu da bu olimpiyatlara katılması ile devam etti.

Tanrılar veya yöresel bir kahraman adına yapıldığı tahmin edilen bu büyük şölenin, ilkel de olsa, mutlaka dine dayalı bir başlangıcı bulunuyor. MÖ 776 yılında yapılan ve I. Olimpiyatlar olarak adlandırılan bu oyunların programında yer alan ve 192 metrelik sahanın boyuna eşit "Stadion" olarak tanımlanan yarışmanın galibi Coroebus da ilk Olimpiyat Şampiyonu’dur. Geleneklere göre, her Olimpiyat Oyunu bu yarışı kazanan atletin adı ile anılıyordu.

Zamanla, yarışma sayısı artırıldı, program bir günden beş güne uzatıldı.

XIV. Olimpiyatları'ndan sonra, sahanın geliş - gidişini kapsayan bir yarış eklendi. Sonraları mesafe koşuları, boks, güreş, boks ve güreş karışımı Pankration/Pentatlon denen 5'li yarışma, zırhları ile yarışan askerlerin koşuları ve atlı araba yarışları ile program genişletildi.

Olimpiyat Oyunları'nın ilk 600 yılı içinde, Yunan günlük hayatının vazgeçilmez unsuru olan kölelerin yarışmalara katılmasına izin verilmedi. Katılacak yarışmacıların tamamının Yunan kanından gelmesine özen gösterildi.

Yunan yarımadasının Romalılar eline geçmesi ile durum değişti ve İmparatorluk sınırları içinde yaşayan herkese Olimpiyatlar'a katılma hakkı tanındı. MÖ 146 yılından itibaren, o zamana kadar genellikle Peloponez yörelerinden gelen Olimpiyat şampiyonları, zamanla, "Küçük Asya" denen Anadolu'dan gelenlere boyun eğdiler.

Antik Olimpiyatlar'da kadın sporcular yer alamıyordu. Hatta kadınlar, seyirci olarak dahi sahaya giremiyorlardı. Zaman içinde Olimpiyatlar sırasında, ancak olimpiyat alanı dışında olmak üzere Tanrıça Hera adına bayanlar için yarışmalar düzenlendi.

Oyunlar kademeli olarak Romalılar Yunanistandaki gücünü arttırdıkça etkisini kaybetmeye başladı. Hristiyanlık Roma İmparatorluğu'nun resmi dini olunca oyunların din dışı ve Hristiyan etkisine karşı bir durum olduğu düşünülmeye başladı. 393 yılında İmparator Theodosius bin yılı aşkın tarihi olan oyunları kaldırdı.

Modern Olimpiyatlar


Pierre de Coubertin 393 yılında Olimpiyat oyunları tam olarak bitmedi.17. yüzyılda dahi İngiltere Fransa ve Yunanistan gibi ülkelerde pek çok spor festivali düzenlenmekteydi. Ama bu organizasyonlar daha ufak boyutlu ve yerel düzeydeydi.

Oyunları tekrar organize etme çabası 19. yüzyılın ortalarında Alman arkeologların Olimpia antik kentinin kalıntılarını bulmasından sonra arttı.

Bu dönemde, Baron de Coubertin 1870-1871 yıllarında Almanya ve Fransa arasındaki savaşı neden Fransa'nın kaybettiğini araştırıyordu. Baron de Coubertin'in düşüncesine göre yenilginin sebebi Fransa'da gerçek anlamda fiziksel eğitimin verilmemesidir. Bunu sporla aşma düşüncesine girer. Ona göre gençlik sadece kapalı sınıflarda değil aynı zamanda, açık havada spor yaparak yetişmelidir. Baron, Fransa’da çağın gerisinde kalan eğitim ve spor kuruluşlarına yeni bir sistem getirmek istedi. Aynı zamanda ülkeleri spor ile daha yakınlaştırarak ve sporla yapılan rekabet ile savaşları önlemenin daha doğru yol olduğunu düşündü.

16 Haziran - 23 Haziran 1894 arasında Paris, Sorbonne Üniversitesi'nde düzenlenen bir kongrede bu düşüncelerini farklı ülkelerden dinleyicilere aktardı. Kongrenin son gününde ilk modern olimpiyat oyunlarının da antik oyunların doğum yeri olan Atina'da, 1896 yılında yapılmasına karar verildi. Oyunları organize etmek için Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) kuruldu. Komitenin ilk başkanı olarak Yunan Demetrius Vikelas seçildi.

Kongrede kabul edilen ilkeler şöyle sıralandı:
1. Olimpiyatlar, eskiden olduğu gibi, her dört yılda bir yapılacak.
2.Olimpiyatlar, Klasik Yunan'da olduğunun aksine, tüm dünya sporcularına açık olacak ve yarışma programı, günün sporlarını içerecek.
3.Yarışmalarda sadece büyükler yer alacak.
4. Amatörlük kuralları, kesinlikle uygulanacak.
5.Olimpiyat organizasyonu "gezici" olacak ve her olimpiyat başka bir ülkede yapılacak.

İlk oyunlar Atina'da 1896'da başarı ile tamamlandı. Toplam katılan sporcu sayısı 250'den az olmasına rağmen, oyunlar o tarihe kadar yapılan en çok katılımlı spor organizasyonu oldu. Ve ikinci oyunların düzenlenmesi için IOC, Paris'i tercih etti.

1896 yılında 15 ülkeden 245 sporcu ile başlayan oyunlar, 2002 yılına gelindiğinde Sidney'de 200'ü aşkın ülkeden 10.500 katılımcıya kadar çıktı. Yine Sidney'de 16.000 gazeteci ve televizyon muhabiri bu organizasyonu takip etti. Bu şekilde oyunlar dünyanın en büyük medya olaylarından biri durumuna geldi. Bugün oyunları 4 milyara aşkın kişinin televizyonlardan izleyebildiği bilinmektedir.

Bu denli büyük büyüme yine de sorunlara sebep olmaktadır. 1980'lerdeki finansal sorunlar sponsorlar ve yayın hakları ile bir şekilde çözülsede bu denli yüksek sayıda katılımcı, medya ve seyirciyi konuk etmek şehirler için oldukça büyük yük getirmektedir.

Yunanistan Devletinin Olimpiyat Oyunlarını boykot etme ve yapılmamasını isteme gibi bir hakkı vardır.

Olimpiyatlar Hakkında Bilinmesi Gerekenler


Olimpiyat Bayrağı


Olimpiyat bayrağı beyaz zemin üzerine iç içe geçmiş beş ayrı renkteki beş halkadan ibarettir. Dünyanın beş kıtasını temsilen insanları dostluk ve sevgi bağları ile birbirine bağlamayı simgeleyen bayrağın üç halkası üstte, ikisi alttadır. Üstteki üç halka soldan sağa doğru mavi, siyah ve kırmızıdır. Alttaki halkalar ise soldan sağa sarı ve yeşildir.Bu renkler önceleri kıtalara göre belirlenmiş ardından Uluslararası Olimpiyat Komitesi bu renklerin üye ülkelerin bayraklarının renkleri olduğunu açıklamıştır. Olimpiyat Bayrağı 1920 Anvers Olimpiyatlarından beri dalgalanmaktadır. Bu bayrak 6-12 Mayıs 1913 tarihleri arasında yapılan toplantıda Baron Pierre de Coubertinin teklifi ile genel kurula sunulmuş ve ittifakla kabul edilmiştir.

Olimpiyat Yemini


Olimpiyat Oyunlarının açılış töreninde katılan tüm sporcular bir olimpiyat yemini ederler. Bu yemini organizasyonu yapan ülkenin ünlü bir sporcusu tüm sporcular adına söyler. Bu yemin şöyledir: “Olimpiyat Oyunlarında ülkemin şerefi ve sporun zaferi için kurallara uyarak dürüst yarışacağımıza ve gerçek sportmenlik ruhu içinde mücadele edeceğimize and içeriz.” Yemin ilk olarak olimpiyat bayrağı gibi 1920 Anvers Oyunlarında yer aldı. Ve yemini Belçikanın ünlü eskrimcisi Victor Boin okudu.

Olimpiyat Meşalesi


Olimpiyat Meşalesi Yunanistanın Olimpos Dağında güneş ışığından dev mercekler vasıtasıyla tutuşturulur. Meşale oyunların yapılacağı ülkeye kadar, elden ele geçtiği ülkelerin atletleri tarafından taşınmakta ve olimpiyatın yapılacağı stadyumdaki dev meşale bu meşale ile tutuşturulmaktadır. Açılış töreninde yakılan meşale, kapanış törenine kadar sönmez. Olimpiyat meşalesi 1936 Berlin Olimpiyatında modern olimpiyat tarihine girmiştir.

Olimpiyat Madalyası


Olimpiyat Oyunlarında bilindiği gibi birinciliği kazanan sporculara altın, ikinciliği kazanan sporculara gümüş ve üçüncülüğü kazanan sporculara bronz madalya verilmektedir. Altın ve gümüş olan madalyalar kaplamadır. 60 milimetre çapında ve üç milimetre kalınlığındaki bu madalyaların bir yüzünde 1928 yılından beri İtalyan sanatçı Gossoioli tarafından çizilen, elinde zafer çelengi tutan Zafer Tanrıçası Nikenin güzel bir kabartması yer alır. Arka yüzünde ise olimpiyatı düzenleyen ülkenin amblemi bulunur.

Eski Olimpiyat Oyunları (Sporları)


Halat Çekme


Halat Çekme, İp ile oynanan bir oyundur. 1900, 1904, 1906 , 1908, 1912 ve 1920 olimpiyatlarında, bir atletizm branşı olarak yer almıştır.

Golf


Golf, doğada özel olarak yapılmış bir sahada golf sopaları ve küçük sert bir topla oynanan bir oyundur. Oyunun amacı, sahanın belirlenmiş 18 parkurunu golf topuna en az vuruş yaparak tamamlamaktır. 1900'de ve 1904'te Olimpiyatlarda yer almış 1900'de, hem kadınlar hem de erkekler için iki ayrı kategoride düzenlenmiştir.

Rugby


İki takım arasında oval bir topun el ve ayaklarla kontrol edilerek sayı yapılması esasına dayalı olarak oynanan takım oyunudur. 1900, 1908, 1920 ve 1924 olimpiyatlarında yer almıştır.

Polo


4 atlı sporcu takımından oluşan Topa bir sopa aracılığı ile vurulan ve amacın gol atmak olduğu bir spor dalıdır. 1900, 1908, 1920, 1924 ve 1936'da olimpiyat oynandı.

Lacrosse


Crosse adı verilen uzun saplı, özel bir raket yardımıyla, topun taşınması ve kaleye sokulmasına dayanan bir takım oyunudur. 1904 ve 1908 olimpiyatlarında resmi spordu. 1928, 1936 ve 1948 Olimpiyatlarında ise gösteri sporu olarak yer almıştır.

Kriket


11'er kişilik 2 takım arasında oynanan bir oyundur.Kökeni ingilteredir.

Kroket


İki kişi arasında, dört tahta topa uzun saplı tokmaklarla vurularak oynan bir oyundur. İlk kez 18. yüzyılda Fransa’da oynanmıştır ve 1850’lerde İngiltere’de yaygınlaşmıştır.

Jeu de Paume


(Fransa kökenli raket yerine elle oynanan bir tür tenis) Pelote basque (Raket yerine ellerin kullanıldığı, açık havada oynanan bir oyundur.

Power boating


Teknelerle yapılan yarışlardır.

Rackets


(Squash'in atası sayılan bir kapalı alan oyunu) Raket ile birlikte duvara topun vurulmasıyla oynanan oyundur.

Rink Hokey


İki takım arasında tekerlekli patenlerle beraber bir ucu kıvrık sopalarla oynanan top oyunudur.

Roque

(Bir tür kroket) Su kayağı : suyun üzerinde yapılan bir su sporudur

Olimpiyatlar Hakkında Bilinmeyenler


1 - 1932 Los Angeles Olimpiyat Oyunlarında Amerikalı bayan Atletler, 100 metre yarışında başarılı olamadılar. Bu mesafede yapılan yarışı Polonya´da doğmasına karşın çok küçükken Amerika´ya gelen ve burada yaşayan Stanislawa Walasiewicz kazandı. Amerika´da Stella Walsh olarak tanına bu atlet, Olimpiyatlar´da tam Amerika adına koşmasını sağlayacak işlemler tamamlanmak üzeydi ki son bir karar değişikliği ile Polonya adına koşacağını açıkladı. Olimpiyat seçmelerinde ve finalde dünya rekorunu egale eden Walsh, spor hayatı boyunca pek çok başarıya imza attı. Kanada´nın bu oyunlar için yayınladığı raporda "erkekler gibi uzun fulelerle" koşuyor şeklinde anlatılan bu sporcu, 1980 yılında, bir süpermarketi soyan hırsızlar tarafından öldürüldü. Yapılan otopsi sonucu, herkesin uzun yıllar bayan atlet olarak bildiği bu sporcunun kadın değil erkek olduğu ortaya çıktı.

2 - Eski Olimpiyatlar´da müsabakalar tamamiyle kişisel sporlardan oluşuyordu; bunun için o dönemde hiçbir takım oyununa rastlanmamıştır. Yine o dönemde olimpiyatlarda mücadele edecek olan sporcular mutlaka çıplak yarışırlardı. Sporcuların ciltlerinin güneşten etkilenmemesi için vücutlarına zeytinyağı sürülürdü

3 - "Pentatlon" denen ve M.Ö. 708 yılında programa dahil edilen koşu, uzun atlama, disk atma, mızrak atma ve güreş gibi beş spor dalından oluşan kategori Yunanca´da "Penta" (beş) anlamına gelen kelimeden gelmektedir.

4 - 1912 yılındaki Olimpiyat Oyunları´nda enteresan olaylar yaşanıyordu. Yüzmeden güreşe kadar bir dizi hakem komedisi yaşanmıştı. Son olarak güreşte ilginç bir olay yaşandı. O tarihte uygulanan kurallara göre güreş müsabakalarında, taraflardan birinin galip gelebilmesi için rakibini mutlaka tuşlaması gerekiyordu. Bu nedenle birbirine üstünlük sağlayamayan güreşçiler, deyim yerindeyse kaçak güreşiyor, işi uzattıkça uzatıyorlardı. Yine böyle bir yarı finalde, tam dokuz saat güreşen sporcular birbirine üstünlük sağlayamamıştı. Bu durumdan sıkılan hakemler de müsabakayı durdurup her ikisine birer gümüş madalya vererek sonuca varmışlardı. Yine aynı yıl bir başka güreş müsabakasının yarı finali 11 saat 40 dakika sürmüş, yarı finalin galibi aşırı yorgunluk nedeniyle ertesi günkü finale çıkamamıştı. Buna rağmen kendisine gümüş madalya verildi.

5 - 1908´de ki Olimpiyatlar´da Maraton yarışında birinciliği kazanan İtalyan atleti Dorando Upietri birkaç kez düştüğü ve hakemlerin yardımıyla finiş çizgisine ulaştırıldığı yarışmada birinci olmuştu. Ancak bu olay sonrasında Pietri, diskalifiye edilince deyim yerindeyse yer yerinden oynadı. Kraliçe, Pietri´yi özel bir kupa ile mükafatlandırdı. Diskalifiye edilecek bir atletin neden yerden kaldırılıp koşmaya zorlandığı sorusunun cevabı tam 48 yıl sonra 1956 yılında hayata gözlerini yuman son hakemden geldi. Hakemin ölüm döşeğindeki sözlerine göre gerçek şuydu: Dorando Pietri, doping aldığından hakemler kendisini koşturmak zorunda kalmışlardı. Onun gibi öldürücü bir yarış çıkaran bir atleti halkın gözünde suçlu göstermek istememişlerdi.

6 - Yine 1908 Olimpiyat oyunlarında 110 metre engelli koşunun finalinde Amerikalı atlet F.C. Smitson, elinde incille yarışmak istemiş, yönetmeliklerde bunu engelleyici bir kural olmadığından incille koşmuştu.

7 - Johnny Weissmuller, 1924 Paris Olimpiyat Oyunları´nın yıldızları arasında yerini alan sporculardan biri oldu. Weissmuller, 100 ve 400 metre serbestte stile ek olarak 4x200 metrede birinci olan takımda yer alarak 3 birincilik elde etti. Su topunda 3. olan Amerikan takımında da oynayan efsane yüzücü bu oyunlarda 3 altın 1 bronz madalya alarak "Havuzların Kralı" oldu.. Weissmüller, dört yıl sonra yapılan Amsterdam Oyunları´nda da 2 altın madalya alarak adını Olimpiyat tarihine altın harflerle yazdırdı. "Havuzların Kralı" daha sonraları, Hollyood´da 12 tane Tarzan filminde başrol oynayarak "Ormanlar Kralı" oldu.

8 - Olimpiyat bayrağı ilk kez 1920 Answers´de göndere çekildi. Birbirine geçmiş siyah, kırmızı, mavi, yeşil ve sarı halkalardan oluşan bayrak, Olimpiyatların kurucusu Coubertin tarafından çizildi. Bayraktaki halkaların her biri bir kıtayı temsil ederken, halkaların renkleri de tüm ülkelerin bayraklarındaki bir rengi temsil ediyor

9 - Olimpiyat Oyunları´nda ilk kez elektrikli kronometre ve fotofiniş aletleri 1908´deki Londra Olimpiyat Oyunları´nda kullanıldı. Kullanılan aletler bugün ile kıyaslandığında çok ilkeldi belki, ama o günün şartları akla getrildiğinde çok ama çok büyük bir gelişme idi.

10 - M.Ö. 776 yılında tek bir yarışma olan 192 metrelik koşu ile başlayan olimpiyatlara zamanla koşu mesafelerinin değişmesi ile yeni koşular eklenmiştir. Daha önce bir günde gerçekleştirilen müsabakalar 5 güne kadar yayılmıştır. Programa dahil edilen bu yeni uzun mesafe koşuları bazı yazarlara göre Yunan şehirleri arasında haberleşmeyi sağlayan profesyonel koşucuların ağırlığı ile olmuştu. Bu habercilerin en tanınmışı hep anlatılan, Perslerle yapılan savaşta Atina´dan Isparta´ya kadar 200 km olan mesafeyi 2 günde koşarak askeri birliklerin savaşa katılmasını sağlayan Phidippdes´dir. Bugüne kadar adı gelen, Maraton galibiyetini Atina´ya bildiren ve haberi verdikten sonra ölen Phidippdes´in de kökeninde bu habercilerden olduğu iddia edilir.

11 - Bugünkü Modern Olimpiyat Oyunları´nın adeta sloganı haline gelen "Daha hızlı, Daha yüksek, Daha kuvvetli" sözcükleri Latince "Citius, Altius, Fortius" kelimelerinden gelmektedir.

12 - Modern Olimpiyatlar´ın kurucusu Baron de Coubertin´e göre; "Olimpiyatlar´daki en önemli unsur kazanmak değil, katılmaktır. Yaşamdaki en önemli unsur zafer değil, mücadeledir. Önemli olan birinci gelmek değil, sonuna kadar savaşabilmektir."

13 - Yine Eski Yunan´da yarışmalara katılmak isteyen her genç, Yunan vatandaşı da olsa, müsabakaların hakemlerine hırsızlık ya da cinayet gibi suçlardan sabıkalarının olmadığını ispatlamak zorundalardı. Olimpiyatlara katılacak sporcuların isimleri ile yarışacakları spor dallarını gösterir bir liste herkesin görebileceği bir yere asılır ve atletler, olimpiyat kurallarına uyacaklarına dair yemin ederlerdi.

14 - M.Ö. 776 yılında başlayan olimpiyatların, çıkışı ile ilgili olarak tarihçiler çeştli görüşler ileri sürmektedirler. Bazıları, olimpiyatların "Tanrılar Tanrısı Zeus" adına yapıldığını iddia ederken, diğer bir grup tarihçi de o devirde adı efsane olmuş bir kahraman olan Pelops´un hatırasına düzenlendiğini iddia etmektedirler. Bu görüşün çıkışı, efsanesi de şöyle: Bugünkü Peloponez Yarımadası´na adını veren Pelops, o zamanlar "Küçük Asya" diye anılan bugünkü Anadolu´dan gelen bir delikanlıdır. Efsaneye göre, Pelops, yöreyi yöneten hükümdarın kızı olan Hippodamia´ya aşık olur. Ama, hükümdar kızının evlenmesini kesinlikle istememektedir. Zira, hükümdarın hayatı, kendisine çok evvelden verilen bir bilgiye göre, kızının evlenmemesine bağlıdır. Kızı evlenince, kendisi de ölecektir. Bu nedenle, kızını almak isteyen herkesle atlı araba yarışına giren hükümdar, gayet iyi cins atları ve çok iyi bir arabası olduğundan, yarışmayı kazanmakta ve yarışı kaybeden de ölüme mahkum olmaktadır. Hükümdarla yarışmada yenik çıkacağını gayet iyi bilen Pelops, Hippodamia ile anlaşarak, araba bakıcısını rüşvetle elde eder, yarışı ve kızı kazanır. Ama, olayın ortaya çıkmasını önlemek için de arabacıyı öldürmek zorunda kalır. Arabacının, Pelops tarafından suda boğulurken onu lanetlemesi, sonunda tutar ve Pelops, kendi babası tarafından öldürülür. Yaşadığı sürece, yöreye yaptığı olumlu katkılardan dolayı, yöre halkı tarafından bir kahraman olarak tanınan Pelops adına ölümünden sonra çeşitli tören ve şölenlerin yapıldığını anlatan tarihçiler, M.Ö. VIII. Asırda zamanın hükümdarı olan Iphitus´un, Pelops adına ve sonra "Olimpiyatlar" diye anılan şölenleri başlattığını söylenir.

15 - Eski Yunan´da Olimpiyatlar sadece Yunanlı olanlara açıktı. Olimpiyatlara katılacak olanlar Yunanlı olduklarını ispatlamak zorundalardı. Ve yine o dönemde kadınlar seyirci olarak dahi oyunların gerçekleştirildiği sahaya alınmazlardı. Görevlilerin dikkatlerinden kaçarak sahaya giren kadın, yüksek bir tepeden aşağı atılarak ölümle cezalandırılırdı. Roma´nın Yunan topraklarını işgal etmesinden sonra, imparatorluk sınırları içindeki herkesin yarışmalara katılması sağlanmıştı.

16 - Yazarlar, olimpiyatların 28 asırlık tarihini başlıca üç bölüme ayırırlar. 1. M.Ö. 776 yılında başlayıp, M.S. 393 yılında Constantinople (İstanbul)´da bulunan Roma İmparatoru I. Theodasius tarafından sona erdirilen "Klasik ya da Eski Olimpiyatlar" olarak adlandırılan 1.169 yıllık dönem. 2. M.S. 393 yılından 1896 yılına değin geçen ve "Yarı Unutulmuşluk" devri diye adlandırılabilecek 1503 yıllık zaman dilimi. 3. 1896 yılında, bugün bildiğimiz olimpiyatların temelini atan ve devamlılığı için servetini ve ömrünü veren Fransız Boran de Coubertin´in başlattığı "Modern Olimpiyatlar."

17 - İlki 1896 yılında Atina´da düzenlenen Modern Olimpiyat Oyunları´na tarihinde iki kez ara verildi. Birinci Dünya Savaşı nedeniyle 1916´daki organizasyon gerçekleştirilemedi. 1936´daki XI. Olimpiyat Oyunları´ndan sonraki organizasyon için II. Dünya Savaşı nedeniyle 8 yıl beklemek gerekti. Savaş nedeniyle 1940 ve 1944 yıllarında kesintiye uğrayan Olimpiyat Oyunları, XIV.´sü olan 1948 Londra´ya teklif edildi. Ve savaşın sona ermesinin ardından oyunlar 40 yıl sonra yine Thames Nehri kıyısına gitmiş oldu. 18 - 1924 Paris Olimpiyat Oyunları´nda uzun atlamada altın kazanan ABD’li Willam D. Hubbard, Olimpiyat tarihinde bireysel bir müsabakada, altın madalya kazanan ilk siyahi atlet oldu.

Geçmiş Olimpiyat Oyunları Olimpiyat Oyunları


Yıl Oyunlar Şehir Ülke
1896 I. Olimpiyat Oyunları Atina (1) Yunanistan (1)

1900 II. Olimpiyat Oyunları Paris (1) Fransa (1)

1904 III. Olimpiyat Oyunları St. Louis (1) Amerika Birleşik Devletleri (1)

1906 Ara Oyunlar Atina(2) Yunanistan (2)

1908 IV. Olimpiyat Oyunları Londra (1) Birleşik Krallık (1)

1912 V. Olimpiyat Oyunları Stokholm (1) İsveç (1)

1916 VI. Olimpiyat Oyunları Berlin Almanya (yapılmadı)

1920 VII. Olimpiyat Oyunları Antwerp (1) Belçika (1)

1924 VIII. Olimpiyat Oyunları Paris (2) Fransa (2)

1928 IX. Olimpiyat Oyunları Amsterdam (1) Hollanda (1)

1932 X. Olimpiyat Oyunları Los Angeles (1) Amerika Birleşik Devletleri(2)

1936 XI. Olimpiyat Oyunları Berlin (1) Almanya (1)

1940 XII. Olimpiyat Oyunları Helsinki Finlandiya (yapılmadı)

1944 XIII. Olimpiyat Oyunları Londra Birleşik Krallık (yapılmadı)

1948 XIV. Olimpiyat Oyunları Londra (2) Birleşik Krallık (2)

1952 XV. Olimpiyat Oyunları Helsinki (1) Finlandiya (1)

1956 XVI. Olimpiyat Oyunları Melbourne (1) Avustralya (1)

1960 XVII. Olimpiyat Oyunları Roma (1) İtalya (1)

1964 XVIII. Olimpiyat Oyunları Tokyo (1) Japonya (1)

1968 XIX. Olimpiyat Oyunları Meksiko (1) Meksika (1)

1972 XX. Olimpiyat Oyunları Münih (1) Almanya (2)

1976 XXI. Olimpiyat Oyunları Montreal (1) Kanada (1)

1980 XXII. Olimpiyat Oyunları Moskova (1) Sovyetler Birliği (1)

1984 XXIII. Olimpiyat Oyunları Los Angeles (2) Amerika Birleşik Devletleri (3)

1988 XXIV. Olimpiyat Oyunları Seul (1) Güney Kore (1)

1992 XXV. Olimpiyat Oyunları Barselona (1) İspanya (1)

1996 XXVI. Olimpiyat Oyunları Atlanta (1) Amerika Birleşik Devletleri (4)

2000 XXVII. Olimpiyat Oyunları Sidney (1) Avustralya (2)

2004 XXVIII. Olimpiyat Oyunları Atina (3) Yunanistan (3)

2008 XXIX. Olimpiyat Oyunları Pekin (1) Çin (1)

2012 XXX. Olimpiyat Oyunları Londra (3) Birleşik Krallık (3)




Olimpiyat | Ekleyen: | Tarih: 14-Feb-2012 17:22. | Bu yazı 35401 kez okundu..

Olimpiyat ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 17:23:27 02.14.2012  Güncelleme: 17:23:27 02.14.2012
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Olimpizim Nedir ?

Olimpizm bir yaşam felsefesidir. Bedene iradeye ve zihne özgü nitelikleri yücelterek dengeli bir biçimde bütünleştirir. Olimpizm sporu kültür ve eğitimle kaynaştırarak çaba göstermenin iyi örneklerin eğitsel değerinin ve evrensel temel ahlak ilkelerine saygının verdiği mutluluğa dayalı bir yaşan biçimi yaratmayı amaçlar. Olimpizmin amacı, sporun heryerde uyumlu insan gelişmesine hizmet etmesine sağlamak bu yolla insan saygınlığını titizlikle koruyan barışçıl bir toplumun yaratılmasında özendirici rol oynamaktadır. IOCnin önderlik ettiği olimpik hareket çağdaş olimpizm düşüncesinden kaynaklanır. Olimpik hareketin amacı dünya barışına ve daha iyi bir dünyanın yaratılmasına katkıda bulunmak üzere gençliği hiçbir ayırım gözetmeden ve birbirini anlamaya dostluk dayanışma ve FAİR-PLAY anlayışına gerektiren olimpiyat ruhu içinde spor ile eğitmektir. iç içe geçmiş 5 halka ile simgelenen olimpik hareketin etkinliği evrensel ve kalıcıdır. 5 kıtayı kucaklar bütün dünyadan sporcuları büyük spor şöleni olan olimpik oyunlarda bir araya getirerek doruk noktasına ulaştırır. Olimpizmin ve sporun katkılarını anlatarak çocuk ve gençlerin spora katılımına teşvik etmek, olimpiyat oyunlarının dünyada barış kardeşlik ve mükemmellik kavramlarını nasıl geliştirdiğini göstermek ve olimpiyat oyunları organize etmenin ülke gençliğine ve kalkınmaya ne gibi katkılarda bulunduğunu anlatmak TMOK ( Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi) nin görevidir.

Olimpiyat Oyunları, veya kısaca Olimpiyatlar, dört yılda bir yapılan geniş kapsamlı bir spor organizasyonudur.

Antik şekli Eski Yunan'da yapılan oyunlar Fransız soylusu Pierre Frèdy, Baron de Coubertin tarafından 19. yüzyıl'ın sonlarında modernize edilmiştir.

Olimpiyat Oyunları'nın yaz sporlarını içeren ve daha iyi bilineni olan Yaz Olimpiyatları, 1896'dan beri Dünya Savaşları istisnaları hariç her dört yılda bir yapılagelmiştir. Kış Oyunları ise 1924'te yapılmaya başlanmıştır ve 1994'ten beri Yaz Oyunlarının yapıldığı yıllardan iki sene sonra yapılmaktadır.
Cevapla
zeus
Tarih: 17:24:25 02.14.2012  Güncelleme: 17:24:25 02.14.2012
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Neden Olimpiyat

Bilim olimpiyatları analitik ve üretken bir zekâya sahip öğrencileri daha küçük yaştan keşfeder ve onlara lisede veya ilköğretimde üniversite düzeyinde eğitimler verir. Verilen bu eğitimle öğrencilerin hem düşünme ve üretme yeteneği artar, hem de küçük yaşta geniş bir vizyona sahip olurlar.

Başarılı olsun veya olmasın olimpiyat çalışmalarına katılan bütün öğrenciler vizyon sahibi, analitik düşünebilen ve üretken insanlar olarak yetişir. Öğrenciler henüz lisede iken üniversite düzeyinde eğitim aldıkları için üniversitede diğer öğrencilerin çok daha önünde olmaktadırlar.

Henüz lisans eğitimine devam ettikleri halde, akademisyenler tarafından aranan öğrenciler arasında yer almaktadırlar.

Ulusal düzeyde başarı elde etmiş olan öğrencilere girecekleri, üniversite yerleştirme sınavlarında diğer adaylarla arasındaki farkı artıracak düzeyde 25 ile 35 arasında ek puan gelmektedir. Aynı zamanda üniversite okurken branşı ile ilgili bir bölüme gitmesi durumunda, üniversite eğitimi boyunca, TÜBİTAK tarafından aylık 500 TL burs verilir. Verilen bu burs miktarı lisansüstü eğitimde 1250 TL olur ve herhangi bir şart aranmaksızın devam eder.

Uluslar arası düzeyde başarı elde etmiş olan öğrenciler branşı ile ilgili olan herhangi bir bölüme sınavsız geçiş hakkı kazanır. Ulusal düzeyde başarı elde etmiş öğrencilerin kazandığı bursun aynısını hangi üniversite ve bölüme giderse gitsin kazanmış olur.
Ayrıca uluslar arası olimpiyatlarda madalya kazanan öğrenciler Tübitak tarafından 6000 TL ile 10000 TL arasında değişen miktarda para ödülü ile ödüllendirilirler.

Ayrıca ulusal ve uluslar arası düzeyde başarı elde etmiş öğrencilere yurtdışında okunma imkanı da sunulmaktadır. Şimdiye kadar ülkemizden bilim olimpiyatlarında başarı elde etmiş 100 ü aşkın öğrenci MIT, Stanford ve Harvard gibi dünyanın en önde gelen üniversitelerinde eğitim görmektedir.

Öğrencilerin branşı ile ilgili bölümler şu şekildedir:

Matematik: Matematik Bölümü, Elektrik ve Elektronik, Endüstri ve Bilgisayar Mühendisliği vb.
Bilgisayar: Elektrik ve Elektronik ve Bilgisayar Mühendisliği vb.
Kimya: Kimya Bölümü, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü, TIP Fakültesi vb.
Fizik: Fizik Bölümü, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği vb.
Biyoloji: Biyoloji Bölümü, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü, TIP Fakültesi vb.
Cevapla


Olimpiyat
» Olimpiyat resimleri

  Puanı : 5.5 / 10 | Oy : 20 kişi | Toplam : 109

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Bi soru sor
İletişim