Anasayfa > Sözlük > K > Kütlenin Korunumu Kanunu


Kütlenin Korunumu Yasası (Lavoisier Kanunu)
Kütlenin korunumu yasası, zaman zaman Lomonosov-Lavoisier kanunu olarak da adlandırılan, kapalı bir sistemde var olan çevrimler ve işlemler ne olursa olsun, kütlenin sabit kalacağını belirten kanundur. Denk bir ifadeyle açıklamak gerekirse kütlenin durumu yeniden düzenlenebilir fakat kütle yaratılamaz veya yok edilemez. Böylece, kapalı bir sistem dahilindeki her türlü kimyasal tepkime ve proseste tepkenlerin (yani reaktantların) kütlesi, ürünlerin kütlesine eşit olmalıdır.

Buna göre:
Kimyasal olaylara giren maddelerin kütleleri toplamı oluşan ürünlerin toplamına eşittir. X + Y ® Z + T tepkimesinde X ve Y girenler (reaktif) olup, Z ve T (ürünler)’ye kütlece eşittir.
Kimyasal maddelerin kütleleri atom sayıları ile orantılı olduğundan tüm kimyasal tepkimelerde atom sayıları korunur.

Örneğin
1 mol C atomu 12 gram, 1 mol O2 molekülü 32 gramdır. Buna göre 1 mol CO2 atomu 44 gram olur:
C + O2 ® CO2
12 gram + 32 gram ® 44 gram

Lavoisier Kanununun Tarihçesi


Kütlenin korunumu kanunun ilk kez Nasîrüddin Tûsî tarafından 13. yüzyıl ortaya atılmışsa da bu ilk sürümde eksiklikler mevcuttu; Maddenin yapısının değişebileceğini fakat yok olamayacağını yazmaktaydı.
Kütlenin korunumu kanunun ilk kez net bir şekilde tanımlanması 1789 tarihinde Lavoisier tarafından başarılabilmiştir. Nitekim bu sebepten ötürü bazen kendisinin modern kimyanın babası olduğu da söylenir. Bununla birlikte, Mikhail Lomonosov aslında benzeri fikirleri 1748'de ortaya atmış ve çeşitli deneyler sonucu kanıtlamıştı. Lavoisier'in çalışmasının öncülleri bununla da sınırlı değildir ve şu isimler daha erken tarihlerde benzeri fikirleri ortaya atmıştır: Joseph Black (1728 - 1799), Henry Cavendish (1731 - 1810) ve Jean Rey (1583 - 1645).

Flogiston Teoremi


Lavoisier bilim dünyasında en başta yanma olayına ilişkin geliştirdiği yeni kuramıyla ün kazanır. Ne ki, kimya devrimini oluşturmada başka önemli çalışmaları da vardır. Ayrıca, deneylerinde, özellikle ölçme işleminde gösterdiği olağanüstü duyarlılık, kendisini izleyen yeni kuşak araştırmacılar için özenilen bir örnek olmuştur. Kimya dil, mantıksal düzen ve kuramsal açıklama yönlerinden bilimsel kimliğini Lavoisier'e borçludur. Tüm bu çalışmalarında ona büyük desteği eşi sağlar: deney şekillerini çizer, yabancı dillerden kaynak çeviriler yapar, makale ve kitaplarını yayıma hazırlar.
Lavoisier araştırmalarına başladığında, kimyada Antik Yunanlıların maddeye ilişkin dört element (toprak, su, ateş ve hava) öğretisinin yanı sıra yanmaya ilişkin flogiston kuramı geçerliydi. Bilindiği gibi, bir tahta ya da bez parçası yandığında duman ve alev çıkar, yanan nesne bir miktar kül bırakarak yok olur.
Yürürlükteki kurama göre, yanma, yanan nesnenin flogiston denen, ama ne olduğu bilinmeyen, gizemli bir madde çıkarması demekti. Odun kömürü gibi yandığında geriye en az kül bırakan nesneler flogiston bakımından en zengin nesnelerdi. Bilim adamlarının çoğunluk doyurucu bulduğu bu kurama ters düşen kimi gözlemler de yok değildi. Bunlardan biri yanma için havanın gerekliliğiydi. Bir diğeri, kurşun gibi madenlerin, erime derecesinde ısıtıldığında, yüzeylerinde oluşan "calx"ın, madenin eksilen bölümünden daha ağır olmasıydı. Aslında yanma olayını açıklamadaki güçlüğün bir nedeni gazlara ilişkin bilgi eksikliğiydi. 1756'da İskoçJoseph Black "sabit gaz" dediği karbon dioksidi buluncaya dek bilinen tek gaz hava idi. İngiliz kimya bilgini Joseph Priestley daha sonra deneysel olarak on kadar yeni gaz keşfeder. Bunlardan biri onun "yetkin gaz" dediği, ilerde Lavoisier'in "oksijen" adını verdiği gazdır.
Priestley, oksijeni bulmasına karşın flogiston kuramından kopamaz. Üstün bir deneyci olan bu İngiliz bilim adamı, kuramsal yönden rakibi Lavoisier ile boy ölçüşecek yeterlikte değildi. Lavoisier yanma olayı ile 1770'lerin başında ilgilenmeye başlamıştı. Kapalı bir kapta fosfor yakınca gazın ağırlığının değişmediğini, oysa kabı açtığında havanın içeri girmesiyle birlikte gazın ağırlığının az da olsa arttığını saptamıştı. Bu gözlemin yürürlükteki kurama uymadığı belliydi, ama daha doyurucu bir açıklaması da yoktu.

Lavoisier Kütlenin Korunumu Kanunu


Lavoisier aradığı açıklamanın ipucunu bir kaç yıl sonra Priestley'le Paris'te buluştuğunda elde eder. Priestley cıva oksit üzerindeki deneylerinden söz ederken bulduğu "yetkin gaz"ın özelliklerini belirtir. Lavoisier yayınlarının hiç birinde Priestley'e hakkı olan önceliği tanımaz; sadece bir kez, "Oksijeni Priestley'le hemen aynı zamanda keşfetmiştik," demekle yetinir.
Doğrusu, oksijenin keşfinde öncelik Lavoisier'in değildi; ama bu gazın gerçek önemim ilk kavrayan bilim adamı oydu. Priestley'in deneylerini kendine özgü dikkat ve özenle tekrarlamaya koyulur. Belli miktarda havaya yer verilen bir kapta cıva ısıtıldığında, cıvanın kırmızı cıva okside dönüşmesiyle ağırlık kazandığı, havanın ise aynı ölçüde ağırlık yitirdiği görülür. Lavoisier deneylerinde bir adım daha ileri gider: cıvadan ayırdığı cıva oksidi (calx'ı) tarttıktan sonra daha fazla ısıtır; kora dönüşen kırmızı oksidin giderek yok olmaya yüz tuttuğunu, geriye belli sayıda cıva taneciğiyle, solunum ve yanma sürecinde atmosferik havadan daha etkili bir miktar "elastik akıcı" kaldığını saptar. Elastik akıcı Priestley'in "yetkin gaz" dediği şeydi.
Lavoisier üstelik bu artığın ağırlığı ile cıvanın ilk aşamadaki ısıtılmasından azalan hava ağırlığının da eşit olduğunu belirler. Dahası, cıva oksidin ısı altında cıvaya dönüşmesiyle kaybettiği ağırlık etkili bölümüyle (yani oksijenle) birleşmesiyle gerçekleşmektedir. Başta önemsenmeyen bu kuram, suyun iki gazın birleşmesiyle oluştuğuna ilişkin Cavendish deney sonuçlarını da açıklayınca, bilim çevrelerinin dikkatini çekmede gecikmez. Cavendish deneylerinde, asitlerin metal üzerindeki etkisinden "yanıcı" dediği bir gaz elde etmiş, bunu flogiston sanmıştı. Ancak Priestley'in bir deneyi onu bu yanlış yorumdan kurtarır. Priestley, hidrojen ve oksijen karışımı bir gazı elektrik kıvılcımıyla patlattığında bir miktar çiyin oluştuğunu görmüştü. Aynı deneyi tekrarlayan Cavendish daha ileri giderek patlamada "yanıcı" gazınsu olduğunu saptar.
Flogiston teorisi yıkılmıştı artık. Yeni teorinin benimsenmesi, kimi bağnaz çevrelerin direnmesine karşın, uzun sürmez. Kimyada geciken atılım sonunda gerçekleşmiş olur. Lavoisier ulaştığı sonucu Bilim Akademisi'ne bir bildiriyle sunar; ne var ki, tek kelimeyle de olsa Priestley, Cavendish, vb. deneycilerin katkılarından söz etmez. Lavoisier'in aslında ne yeni kimyasal bir nesne, ne de yeni kimyasal bir olgu keşfettiği söylenebilir.yeni ve işler bir sistem kurmaktı. 1789'da yayımlanan "Traité Élémentaire de Chimie" adlı yapıtı, kendi alanında, Newton'un Principia'sı sayılsa yeridir. Biri modern fiziğin, diğeri modern kimyanın temelini atmıştır.
Lavoisier'i unutulmaz yapan bir özelliği de nesnelerin kimyasal değişimlerini ölçmede gösterdiği olağanüstü duyarlılıktı. Bu özelliği ona "Kütlenin Korunumu Yasası" diye bilinen çok önemli bilimsel bir ilkeyi ortaya koyma olanağı sağlar. Lavoisier kimi kez kendi adıyla da anılan bu ilkeyi şöyle dile getirmişti:
"Doğanın tüm işleyişlerinde hiç bir şeyin yoktan var edilmediği, tüm deneysel dönüşümlerde maddenin miktar olarak aynı kaldığı, elementlerin tüm bileşimlerinde nicel ve nitel özelliklerini koruduğu gerçeğini tartışılmaz bir aksiyom olarak ortaya sürebiliriz."

Genelleştirme


Özel görelilikte kütlenin korunumu mevcut değildir. Nitekim bir parçacık sisteminin kütlesinin, her bir parçacığın kütlelerinin toplamına eşit olduğu prensibi de özel görelilikte doğru değildir.

Kütlenin Korunumu Kanunu İle İlgili Sorular


Soru 1 : 1,2 Gr Magnezyumun Oksijen İle Birleşmesinden 2 Gr Magnezyum Oksit Oluşuyor. Buna Göre, Magnezyum Oksit Bileşiğinde Magnezyumun Oksijene Kütlece Oranı Nedir ?

Kütlenin Korunumu İlkesine Göre ,
1,2 + Oksijenin Kütlesi = 2
Oksijenin Kütlesi = 0,8 Gramdır
Buna Göre :
Mg / O = 1,2 / 0,8 = 3/2


Soru 2 : Kalsiyum Bromürün Kütlece 1/5'i Kalsiyumdur. 80 Gr Bromla Kaç Gram Kalsiyum Tepkimeye Girer ?

Bileşiğin 1/5 ' i Kalsiyum İse 4/5' i Brom Olmalıdır.Öyleyse ;

4 Gram Brom İle 1 Gram Kalsiyum Birleşirse
80 Gram Brom İle X Gram Kalsiyum Birleşir

X = 20 Gram Kalsiyum


Soru 3 : Fe3O4 Bileşiğinde Kütlece Birleşme Fe / O Oranı 21 / 8 Dir. Buna Göre 4.2 Gram Fe Yeterli Miktarda Oksijen İle Kaç Gram Fe3O4 Oluşur?

21 Gram Fe Nin 8 Gram Oksijenle Artansız Tepkimesinden 29 Gr Fe3O4 Bileşiği Elde Edilir.

21 Gram F'den 29 Gram Fe3O4 Elde Edilirse
4.2 Gram F'den X Gram Fe3O4 Elde Edilir

X = 5,8 Gram Fe3O4 Elde Edilir


Soru 4 : Bakır Ve Oksijenden Oluşan Bir Bileşiğin %20 Si Oksijendir.Buna Göre
Bu Bileşiği Oluşturmak Üzere 40 Gram Bakır İle 30 Gram Oksijen Reaksiyona Sokulduğunda Hangi Maddeden Kaç Gram Artar ?

Bileşiğin %20 Si Yani 1/5 İ Oksijen 4/5 i Cu Dur. Yani Kütlece Birleşme Oranı 1/4 Dür.

4 Gram Cu İle 1 Gram Oksijen Artansız Tepkime Vermektedir. 40 Gram Cu İçin Gerekli Olan Oksijen Bulunmaktadır.

4 Gram Cu İle 1 Gram O Birleşirse
40 Gram Cu İl x Gram O Birleşir

X = 10 Gram O İle Birleşir

Oksijen Başta 30 Gram Alındığından 20 Gram Oksijen Artar .


Soru 5 : XY3 Gazının 6.8 Gramının Tamamı Ayrıştığında 1,2 Gran Y2 Gazı Elde Ediliyor.

Buna Göre , XY3 Bileşiğinin Kütlece Birleşme Oranı Nedir ?

XY3 Bileşiği X Ve Y Elementlerinden Oluşmaktadır. 6,8 Gram XY3 Ayrıştığında 1,2 Gram Y2 Gazı Elde Edilirse 5,6 Gramda X Elde Edilir.

6,8 Gram XY3 Bileşiğinde 5,6 X ve 1.2 Gram Y Vardır. Elementlerin Kütlece Birleşme Oranları ;

X/Y = 5,6 / 1,2 = 14 /3

Kütlenin Korunumu Kanunu | Ekleyen: | Tarih: 01-Nov-2011 18:10. | Bu yazı 24546 kez okundu..

Kütlenin Korunumu Kanunu ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Kütlenin Korunumu Kanunu

Devamini Oku
Kütlenin Korunumu Yasası (Lavoisier Kanunu) Kütlenin korunumu yasası, zaman zaman Lomonosov-Lavoisier kanunu olarak da adlandırılan, kapalı bir sistemde var olan çevrimler ve işlemler ne olursa olsun, kütlenin sabit kalacağını belirten kanundur. Denk bir ifadeyle açıklamak gerekirse kütlenin durumu yeniden düzenlenebilir fakat kütle yaratılamaz veya yok edilemez. Böylece, kapalı bir sistem dahilindeki her türlü kimyasal tepkime ve proseste tepkenlerin (yani reaktantların) kütlesi, ürünlerin kütlesine eşit olmalıdır. Buna göre: Kimyasal ola...

Medeni Kanunun Kabulünün Sonuçları

Devamini Oku
* Resmi nikah zorunlu hale getirilmiştir.Böylece evlilik devlet kontrolü altına alınmıştır. * Tek eşle evlilik zorunluluğu getirilerek Türk ailesi modern bir yapıya kavuşturulmuştur. * Mirasta kız ve erkek çocukların eşit pay almaları sağlanmıştır. * Boşanma hakkı düzenlenmiş ve kadınlara da bu konuda haklar tanınmıştır. * Kadınlara istedikleri işte çalışabilme hakkı tanınmıştır.Böylece kadın ve erkekler arasında ekonomik ve sosyal alanlarda eşitlik sağlanmıştır. * Toplumsal hayatın çağdaş kurallara göre düzenlenmesinin sağlanması Türkiye&...

Kütle Çekim Kanunu

Devamini Oku
Yerden belli bir yükseklikten bırakılan cismin yer yüzeyine doğru düşmesi, kütle çekim kuvvetinden dolayıdır. Kütle merkezleri arasındaki uzaklık d olan m1 ve m2 kütleli cisimlerin birbirlerine uyguladıkları çekim kuvveti eşit büyüklükte ve zıt yönlüdür. Kütle çekim kuvveti bağıntısı ile bulunur. Buradaki G genel çekim sabiti olup, G = 6,67 . 10–11 N . m2/kg2 dir. G küçük olduğu için kütle çekiminin büyük olmasının nedeni, Dünya ve gezegenler gibi kütlesi çok büyük olan kütleler olmasıdır. Yukarıdaki bağıntıya göre, birbirine kuvvet u...

Tevhid-i Tedrisat Kanunun Laiklikle Olan İlgisi

Devamini Oku
Özet : Medreseler kaldırılarak, çağdaş bir eğitim anlayışı getirilmiştir. Dinin eğitim üzerindeki etkisi kaldırılmıştır. Detay: Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, diğer kurumlar gibi eğitim kurumları da büyük bir çöküntü içinde idi. Osmanlı Devleti'ndeki eğitim kurumları olan medreseler, Kuruluş ve Yükseliş dönemlerinde gerek eğitim kadrosu, gerekse programları bakımından çok ileri bir seviyedeydi. Fakat 17. yüzyıldan itibaren, devletin diğer kurumlarındaki gerilemeye paralel olarak eğitim kurumları da geriledi. Devletin yıkılışın...

Kütlenin Özellikleri

Devamini Oku
Kütlenin Özellikleri: Kütle degismeyen madde miktaridir. Esit kollu terazi ile ölçülür. Skaler bir büyüklüktür. Birimi Kg dir. Degeri uzayin her noktasinda aynidir. Degismez. Ağırlığın Özellikleri: Agirlik, bir maddenin kütlesine etki eden yer çekimi kuvvetidir. Dinamometre ile ölçülür. Vektörel bir büyüklüktür. Birimi Newton dur. Çekim alan siddetine bagli bir büyüklük oldugu için alan siddetinin degistigi yerlerde agirlikta buna göre degisir. Uzayin farkli noktalarinda farkli bir deger alir. Kütle ve ağırlık arasındaki farklar: 1...

Cumhurbaşkanı hangi kanunu veto edemez

Devamini Oku
Soru : Cumhurbaşkanı hangi kanunu veto edemez? Cevap : Bütçe ve kesin hesap kanununu ...

Lavoisier Kanunu

Devamini Oku
Kütlenin Korunumu Yasası (Lavoisier Kanunu) Kütlenin korunumu yasası, zaman zaman Lomonosov-Lavoisier kanunu olarak da adlandırılan, kapalı bir sistemde var olan çevrimler ve işlemler ne olursa olsun, kütlenin sabit kalacağını belirten kanundur. Denk bir ifadeyle açıklamak gerekirse kütlenin durumu yeniden düzenlenebilir fakat kütle yaratılamaz veya yok edilemez. Böylece, kapalı bir sistem dahilindeki her türlü kimyasal tepkime ve proseste tepkenlerin (yani reaktantların) kütlesi, ürünlerin kütlesine eşit olmalıdır. Buna göre: Kimyasal ola...

Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi Kanunu

Devamini Oku
Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi Kanunu YABANCI DİL EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ KANUNU Kanun Numarası: 2923 Kabul Tarihi: 14/10/1983 Yayımlandığı R.Gazete :Tarih: 19/10/1983 Sayı: 18196 Yayımlandığı Düstur: Tertip: 5 Cilt: 22 Sayfa: 758 Amaç Madde 1 - Bu Kanunun amacı; eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esasları düzenlemektir. Esaslar Madde 2 - Milletlerarası andlaşma hükümleri saklı olmak üzere, resmi ve özel her derece ve tü...

Türk Medeni Kanunu

Devamini Oku
Türk Medeni Kanunu (Özet), Türkiye Büyük Millet Meclisinde 22 Kasım 2001 'de kabul edilen ve 1 Ocak 2002 'de yürürlüğe giren 4721 sayılı kanundur. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'ni yürürlükten kaldırdı. Türkiye'de medeni hukuk alanına ilişkin kuralları içeren başlıca kanundur. Başlangıç hükümleri dışında, kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku olmak üzere dört kitaptan ve toplam 1030 maddeden oluşur. Kanunun Türk Kanunu Medenisi'nden en büyük farklarından biri dilidir. Madde metinlerinin yazımında ...

Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu

Devamini Oku
Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'nun Amacı: Türkiye'de köy ekonomisini canlandırmaktı. Aynı zamanda kanunun amacı, toprakla birlikte şekillenen toplumsal yapıyı, cumhuriyetin istediği insan tipini yetiştirmeye uygun hale getirmekti. Ayrıca "yoksul kavmi giydirmek, aç kavmi doyurmak", işsizlere iş bulmak, yokluktan varlık çıkarmak gibi bir amacı daha vardı. Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu Uygulama Süreci:Kanun'un uygulanması sırasında epeyce bir toprak dağıtımı yapılmıştır. Bu dağıtım, Türkiye'deki sosyal ve ekonomik yapıyı dönüştürecek boyuta ...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık


Kütlenin Korunumu Kanunu
» Kütlenin Korunumu Kanunu resimleri

  Puanı : 3.9 / 10 | Oy : 18 kişi | Toplam : 70

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım İletişim