Toplumdusmani.Net *
Yeni
Anasayfa > Sözlük > D > Dil ve Kültür İlişkisi


Dil ve Kültür İlişkisi Nedir

Dil ve Kültür İlişkisi (Özet) : Dil, milli kültürün temel unsuru ve taşıyıcısıdır. Maddi-manevi kültürel değerlerin oluşmasında ve aktarılmasında dilin inkar kabul etmez bir rolü vardır. Edipler, kendi dönemlerindeki olayların, anlayışların, geleneklerin... izlerini ister istemez, yazılı veya sözlü olarak ortaya koydukları eserlerine yansıtırlar. Bu eserleri okuyan yeni nesil, kendi kültürünü, kendi değerlerini öğrenir ve sosyal bir miras olarak kendinden sonra gelenlere aktarır. Bütün bunlar dil sayesinde gerçekleştiği için dil ve kültür birbirini tamamlayan birbirinden ayrılmayan unsurlardır.

Dil ve Kültür'ün ortak özellikleri

1. Dil ve kültür geçmiş ile gelecek arasında bir köprü vazifesi görür.
2. Bir toplumun oluşmasında ve ayakta kalmasında ortak dil ve kültürün önemli bir payı vardır.
3. Dil ve kültür bir toplumun yaşayış biçiminden önemli izler taşır.
4. Dil ve kültür bir milletin en önemli ortak özelliklerindendir.
5. Dil ve kültür'in ikisininde ilkeleri vardır.
6. Dil ve kültür nesilden nesile aktarılabilirler.
7. Dil ve kültür geliştirilebilirler.
8. Dil ve kültür toplumsaldır.
9. Dil ve kültür birbirlerini tamamlar ve ayrılmaz bir bütünü oluştururlar.

Dil ve Kültür İlişkisi (Detay)

Dil, duygu ve düşüncenin adeta kabıdır. Bir milletin bütün duygu ve düşünce hazinesi, dil kabına veya kalıbına dökülür ve bu dil kabı ile yerden yere, nesilden nesile aktarılır. Yazı, dilin sesini kaybeden bir vasıta olarak dilin bir parçasıdır. Fakat kültür, söz ile de bir millet arasına yayılır.

Dil, kültürün temeli olduğuna göre, bir milletin dil ile ifade ettiği sözlü, yazılı her şey kültür kavramına girer. Sabahtan akşama kadar evde, sokakta, çarşıda, iş yerinde konuşan halk, farkında olmadan dil tarlasını eker biçer. Dilin duygu ve düşünce ile dolmasının sebebi, günlük hayata çok yakın olmasıdır.

Aslında dili yaratan hayat, daha doğrusu sosyal hayattır. Anne çocuğuna bir oyuncak verir. "Bak sana otomobil getirdim." der. Böylece çocuk, oyuncak otomobil ile beraber "otomobil" kelimesini öğrenir. Fakat dil her zaman böyle bir eşya gösterilerek öğrenilmez. Bebek etrafında manasını anlamadığı birtakım sesler duyar. Zamanla onların bir şeye tekabül ettiğini öğrenir.

Dil deyince, konuşulan ve yazılan bütün kelime ve cümleleri anlamak lazımdır. Halk günlük hayatında kelimeleri menşelerine göre ayırmaz. Onu ilgilendiren, kelimelerin manası, işe yaramasıdır. Bir bakkal dükkanında on dakika oturup halkı dinleyerek hangi kelimeleri kullandığını tespit edebilirsiniz.

Dilin kültürle güçlü bir ilişkisi vardır. Bir toplumun maddi ve manevi alanda ortaya koyduğu eserlerin tümüne kültür denir. Kültürel varlıklar dil sayesinde aktarılır. Bir ülke sınırları içerisinde dil farklı biçimlerde kullanılabilir. Bu farklılık konuşma dili ile yazı dilinde görülür. Konuşma dili de lehçe, şive ve ağız gibi bölümlere ayrılır.
Referans: Dil ve kültür ilişkisini açıklayınız ?

Dil ve Kültür İlişkisi | Ekleyen: | Tarih: 14-Nov-2011 14:46. | Bu yazı 33063 kez okundu..

Dil ve Kültür İlişkisi ile ilgili diğer yazılar..

  • # Kültür

    Bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı her türlü maddi ve manevi özelliklerin bütününe kültür denir. Kültür, bir toplumun kimliğini oluşturur, onu diğer toplumlardan farklı kılar. Kültür, toplumun yaşayış ve düşünüş tarzıdır. Kültür, genel olarak iki öğeden oluşur: a) Maddi Kültür Öğeleri: Binalar, her türlü araç-gereç, giysiler vb. b) Manevi Kültür Öğeleri: İnançlar, gelenekler, normlar, düşünce biçimleri vb. Not 1: Kültürün maddi ve manevi öğeleri arasında sürekli bir etkileşim vardır. birinde meydan...
    Devamını Oku 2012-10-09 11:48:20
  • # Atatürkün Spor ve Sporcular Hakkında Söylediği Sözler

    1. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. 2. Spor yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler , zekâ kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben Sporcunun zeki çevik aynı zamanda ahlâklısını severim. 3. Her çeşit spor faaliyetini Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lâzımdır. Bu işte hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması , Türk gençliğinin spor bakımın...
    Devamını Oku 2011-10-12 14:16:53
  • # Soğuk ve Sıcak Renkler

    Renkler, şiddetlerine ve insanlar üzerindeki ruhsal etkisine göre ikiye ayrılırlar. . A) Sıcak Renkler (Kımızı, Turuncu, Sarı) Kırmızıda ateşin sıcaklığını, turuncuda güneş ışığının etkisini, sarıda da ışık ve aydınlığı duyarız. Bu renkler, havadaki titreşimi kuvvetli olduğu için diğer renklere 'göre gözü daha önce etkiler. Çocukta renk anlayışı başladığı zaman kırmızıya bakıp ona atılması, ilkel toplulukların en çok önem verdiği renklerin sıcak renkler oluşu bundandır. Varlıkların ışık alan kısımlarında daha çok sıcak renkler hakimdir....
    Devamını Oku 2011-09-12 18:10:40
  • # Dil - Kültür - Edebiyat İlişkisi

    Dil, edebiyatın temel taşı olduğu gibi kültürün de taşıyıcısıdır.Bir milletin yarattığı edebiyat, o milletin kültür birikiminin bir yansımasıdır. Dil olmadan ne kültür ne de edebiyat olur. Bu üç öğe birbirini tamamlar. Kültür, bir toplumun tarihi gelişme süreci içinde meydana getirdigi maddi ve manevi degerlerin bütününü ifade eder.Bir dil sanatı olan edebiyat da kültürün içinde yer alır. Gerçekte kültürün temelini dil oluşturur. Çünkü Dil, bir çok kültür degerinin yaratıcısı oldugu gibi bir çogunun da taşıyıcısı durumundadır. Maniler,t...
    Devamını Oku 2011-11-14 14:48:29
  • # Kavimler Göçünün Sebepleri ve Sonuçları

    Kavimler göçü milattan sonra 375 senesinde Hunların karadenizin kuzey bölümünden Avrupaya giderken karşılarına çıkan barbar kavimler olan ostrogot, vizigot, süev, sakson, angıl, frank ve vandal kavimlerini yerlerinden etmesiyle sonuçlanan bir olaydır. Kavimler Göçünün Sebepleri: a) Büyük Hun Devleti'nin dağılmasından sonra As­ya'nın batısında (Hazar ve Aral Gölü arası) Hunlara katılımların olması, burada çoğalan nüfus ve kabileler arasındaki rekabet ve mücadelelerle daha batıya doğru kaymaya başlamaları b) İdil (Volga) ırmağının batısına...
    Devamını Oku 2010-12-26 14:50:22
  • # Haçlı Seferlerinin Nedenleri ve Sonuçları

    Hıristiyanlık dininin peygamberi olan Hz. İsa Kudüs’te yaşamıştır. Bu yüzden Kudüs ve çevresi Hıristiyanlık için kutsal topraklardır. Kudüs, aynı zamanda Müslümanlar ve Yahudiler için de kutsaldır. Ancak, bu topraklar, 636 yılında Halife Hz. Ömer döneminde, ünlü komutan Halid bin Velid tarafından İslam devleti topraklarına katıldı. Avrupalı Hıristiyanlar, Müslümanların elinde bulunan bu kutsal yerleri almak için bir takım askeri seferler düzenlediler. Bu seferlere katılanlar elbiselerinin ve kalkanlarının üzerinde bir haç işareti taşıdıkl...
    Devamını Oku 2012-11-08 14:39:08
  • # Soyut ve Somut Anlam

    Somut anlam ve soyut anlam konusu hem Öss’de hem de Oks’de, sözcükte anlam ana başlığı altında işlenen bir konudur. Bu sebeple hem Öss’ye hazırlanan öğrencileri hem de Oks’ye hazırlanan öğrencileri yakından ilgilendirmektedir. Sözcükte anlamın zor konularından -daha doğrusu karışık- konularından birisi olan soyut ve somut anlamı dilimiz döndüğünce kolay ifade etmeye çalışacağız ve çeşitli örneklerle pekiştirmeye çalışacağız. Daha sonra ise soyutlamanın ve somutlamanın ne olduğu ve nasıl yapıldığına değineceğiz. Dilers...
    Devamını Oku 2010-11-02 10:21:12
  • # Vehim

    1. Kesinliği belli olmayan ancak gerçek olma olasılığı düşük olan düşünce-bilgi. 2. Evham, şüphe, kuruntu anlamına gelir. 3. Sözlükte şüphe ve tereddüt edilen nesnenin kendisine tercih olunan tarafına denir. Çoğulu evhamdır. 4. Bir bilgiye “zan” diyebilmemiz için bu bilginin gerçek olma ihtimalinin, zıddının gerçek olma ihtimalinden fazla olduğuna inanmamız gerekir. Gerçekleşme ihtimali zayıf olana ise “vehim” denir. 5. Bir Necip Fazıl Kısakürek şiiri. Vehim Herşey kesik ve kopuk, zaman tutamaz lehim; Mazi alb...
    Devamını Oku 2012-02-28 16:22:27
  • # Servet-i Fünun

    Edebiyat-ı Cedide Nedir ? (Servet-i Fünun) : Edebiyat-ı Cedide 1896’da Servet-i Fünun dergisini çıkaran şair ve yazarların meydana getirdiği canlı bir akımdır. İmparatorluğun baskıları sonucu dağılan bu şair ve yazarlar ayrı ayrı bağlı bulundukları fikirleri yaymaya devam etmişlerdir. Edebiyat-ı Cedide şairleri, yalnız aydınlara seslenmişler, (sanat için sanat) ilkesini benimsemişlerdir. Fransız romantiklerini, parnasyonleri ve sembolist şairleri örnek almışlardır. Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Halit Ziya Uşaklıgil, Süleyman Nazif, Meh...
    Devamını Oku 2011-11-28 19:19:06
  • # Empirizm Nedir ve Empiristler Kimlerdir

    Doğru ve genel geçer bilginin duyumlar yoluyla oluşan deneylerle kazanılabileceğini öne süren felsefe görüşüdür. Empirist anlayışa göre insan zihninde doğuştan getirilen hiçbir bilgi yoktur. İnsan zihni, bu nedenle boş bir levha gibidir. Empirist görüş, 17. ve 18. yüzyıllarda sistemli bir düşünce olarak felsefe tarihinde yerini almıştır. Empirizmi geliştirerek sistemli bir felsefe görüşü haline getiren önemli düşünürler John Locke, Davit Hume, Condillac, Herbert Spencer'dir. JOHN LOCKE (1632-1704) İnsan zihninde bulunan bütün düşüncele...
    Devamını Oku 2008-06-05 10:42:51


 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
Ekleyen User Avatar
Mercan Genç admin@toplumdusmani.net
Paylaş
301 Puan
129 Takipçi
2731 Okunma
Dil ve Kültür İlişkisi
» Dil ve Kültür İlişkisi resimleri
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç