Anasayfa > Sözlük > Diğer > İç Kuvvetler


Reklamlar
İç Kuvvetlerİç Kuvvetlerİç Kuvvetlerİç Kuvvetlerİç Kuvvetlerİç Kuvvetler
Sonuç : 6 adet ilgili resim bulundu..
İÇ KUVVETLER

A. DAĞ OLUŞUMU HAREKETLERİ (OROJENEZ)

1. Kıvrılma
Akarsular, Rüzgarlar ve buzullar gibi dış kuvvetlerin aşındırdığı maddeler, yer kabuğunun büyük çukurluklarında biriktirilir. Bu çukurluklara jeosenklinal adı verilir.
Jeosenklinallerde biriktirilen tortul maddeler, çeşitli yan basınçlara uğrarlarsa kıvrılarak deniz yüzeyine çıkarlar. Böylece yeryüzünün büyük kıvrım dağları oluşmuş olur. Kıvrılma sonucunda yüksekte kalan kesimlere antiklinal, alçakta kalan kesimlere de senklinal denir.

Avrupa’da Alp’ler, Asya’da Himalaya’lar, Türkiye’de Toros ve Kuzey Anadolu Dağları bu tür hareketlerle meydana gelmişlerdir.

2. Kırılma
Yer kabuğunun eskiden beri kara haline geçmiş, katılaşmış kısımları, yan basınçlara uğradığı zaman bükülüp katlanamazlar. Bu nedenle, bu gibi yerlerde kıvrılmalar yerine kırıklar meydana gelir. Kırıkların iki yanındaki kısım birbirine göre yer değiştirirse, bu özellikteki kırığa fay denir. Kırılma sonucunda yüksekte kalan kesimlere horst, alçakta kalan kesimlere de graben denir.
Fay Hatları
Türkiye’de, en yaygın horst ve graben sistemi Ege Bölgesi’nde bulunmaktadır.

TÜRKİYE'DEKİ FAY HATLARI
Türkiyedeki Fay Hatları
Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF): Saroz Körfezi’nden başlar, Marmara Denizi, Sapanca Gölü, Adapazarı, Tosya ve Erzincan üzerinden Van Gölü kuzeyine kadar uzanır.
Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF): Hatay grabeninden başlar, K. Maraş, Adıyaman, Malatya ve Elazığ ovalarından geçerek Bingöl’e kadar sokulur.
Batı Anadolu Fay Hattı (BAF): Ege Bölgesi’nde, kuzeyden güneye doğru uzanan çok sayıdaki fay hatlarından oluşur.
Fay hatları, yer kabuğunun zayıf ve hareket halindeki bölgeleridir. Volkanik sahalar, genç kıvrım dağları ve deprem alanlarının uzanışı fay hatlarıyla paralellik gösterir.

B. KITA OLUŞUMU HAREKETLERİ (EPİROJENEZ)
Kara ve denizlerde düşey doğrultudaki alçalma yükselme hareketlerine epirojenez denir. Başka bir ifade ile, yer kabuğunun geniş alanlı yaylanma hareketleridir.
Farklı yoğunluktaki yer kabuğu parçaları manto üzerinde dengeli bir biçimde dururlar. Bu olaya izostazi, dengeye ise izostatik denge denir. Herhangi bir yerde epirojenez olayının olabilmesi için, izostatik dengenin bozulması gereklidir.
İzostatik dengeyi bozan yukarıdaki olaylar sonucu karalar hafiflemekte ve yükselmektedir. Karalar yükselince deniz seviyesi gerilemekte, deniz altındaki alanlar kara haline gelmektedir. Bu şekilde, deniz seviyesinin alçalması olayına regresyon denir.
Karalardaki, lAvlar, birikmeler, buzullaşma, vb. olaylar sonucunda da karaların yükü artmakta ve ağırlaşarak ya da iç kuvvetlerin etkisiyle çökmektedir.
Bu alçalma sonucunda denizler karalara doğru ilerlemekte ve kara parçaları sular altında kalmaktadır. Bu şekilde, deniz seviyesinin yükselmesi olayına da transgresyon adı verilir.
Epirojenik hareketlere örnek olarak, İskandinav Yarımadası ve Kanada verilebilir. Buzul çağında buralarda 1 – 2 km kalınlığında bir buz tabakası vardı. Sonradan buzullar eriyince, karaların üzerindeki yük azaldı ve mağmaya doğru gömülen bu kara parçaları tekrar yükselmeye başladı. Bu yükselme, günümüzde de yavaş yavaş devam etmektedir.
Epirojenik hareketler, Türkiye’de de olmaktadır. Anadolu milyonlarca yıldır yükselmekte, buna karşılık Karadeniz ve Doğu Akdeniz havzaları çökmektedir. Buna bağlı olarak, çukurova Havzası ile Ergene Ovası hızlı bir çökme içine girmişler ve tortulanma alanı olmuşlardır.

C. VOLKANİK HAREKETLER (VOLKANİZMA)
Yer’in derinliklerinde bulunan mağmanın, yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne doğru yükselmesine volkanizma denir.
Katı, sıvı ya da gaz halindeki maddelerin yeryüzüne çıktığı yere volkan ya da yanardağ, bu maddelerin çıkışına da püskürme denir. Püskürdüğü bilinen volkanlar etkin volkanlar, püskürdüğü bilinmeyen volkanlar da sönmüş volkanlar olarak adlandırılır.
Volkanizma
Volkanlardan çıkan akışkan maddelere lav, katı maddelere de volkan tüfü (proklastik maddeler) denir. Lavların ve tüflerin yeryüzüne çıkmak için izledikleri yola volkan bacası adı verilir. Yüzeye çıkan lav ve tüfün oluşturduğu yer şekline volkan konisi, koninin tepe kısmındaki çukur kısmına da volkan ağzı (krater) denilmektedir.
Kraterlerin patlamalar ya da çökmelerle genişlemiş şekillerine kaldera denir. Volkanların şekli ve püskürme özellikleri çıkardıkları maddelere göre değişir. Volkanik etkinlikler bazen yalnızca gaz patlaması şeklindedir. Bu durumda patlama çukurları oluşur. İç Anadolu’da Karapınar ve Nevşehir dolaylarında bu tür patlama çukurları yaygındır. Bu patlama çukurları maar olarak adlandırılır.

Türkiye’deki Volkanik Sahalar

    Doğu Anadolu Bölgesi’nde; Büyük Ağrı, Küçük Ağrı, Süphan, Tendürek ve Nemrut dağları


    İç Anadolu Bölgesi’nde; Erciyes, Hasandağı, Melendiz, Karadağ, Karacadağ ve Karapınar çevresi


    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde; Karacadağ


    Kuzeybatı Anadolu’da; Köroğlu Dağları


    Akdeniz Bölgesi’nde; Hatay yakınında Hassa çevresi


    Ege Bölgesi’nde; Kula (Manisa) çevresi



D. SEİZMA HAREKETLERİ (DEPREMLER)
Yerkabuğundaki herhangi bir sarsıntının, çevreye doğru yayılan titreşim biçimindeki hareketine deprem denir.

1. Volkanik depremler
Volkanik püskürmeler esnasında görülen ve etki alanları dar olan depremlerdir.

2. Çöküntü (Göçme) depremleri
Kayatuzu, jips, kalker gibi kolay eriyebilen karstik sahalarda, zamanla yer altında büyük boşluklar oluşur. Bu boşlukların üstü bir müddet sonra çökerse sarsıntılar oluşur. Etki alanları en dar olan depremler bunlardır.

3. Tektonik (Dislokasyon) depremler
Yer kabuğunun derinliklerinde basınç ve gerilimler sonucu, katmanların yer değiştirme, oynama ve kırılma gibi hareketlerinin ortaya çıkardığı sarsıntılardır. Etki alanları en geniş olan ve en çok hasara neden olan depremler bunlardır.
Depremin, yerin içinde oluştuğu kısmına iç merkez (hiposantr) denir. Depremin yeryüzüne en kısa yoldan ulaştığı yere de dış merkez (episantr) denir. Deprem bilimi sismoloji, deprem şiddetini ölçen alet de sismograf olarak adlandırılır.
Depremlerin ne kadar kuvvetli olduğunu belirlemek için iki türlü ölçek kullanılır.

    Richter (Rihter) ölçeği


    Mercalli - Sieberg ölçeği (Şiddet Iskalası)



Mercalli - Sieberg ölçeği sarsıntının yol açtığı zarar ve değişikliklere göre düzenlenmiştir. Richter ölçeği ise, iç merkezde depremle boşalan enerjinin ölçülmesi esasına dayanır. Deprem sırasında boşalan bu enerjiye depremin büyüklüğü (magnitüdü) denir.
Pasifik Okyanusu, Japonya çevresi, Antil Adaları, Doğu Hint Adaları, Akdeniz çevresi ve Amerika kıtalarının batı kesimleri yeryüzünde depremlerin en çok olduğu alanlardır.
Buna karşılık, eski jeolojik devirlerde oluşan Doğu Avrupa, Kanada, Sibirya, Grönland Adası, Avustralya ve İskandinav Yarımadası’nda hemen hemen hiç deprem olmamaktadır.

Türkiye’deki Deprem Alanları
Türkiyedeki Deprem Alanları
Türkiye nüfusunun % 60'a yakını, faal olan ve zarar verebilen deprem alanları üzerinde yerleşmiştir.
Daha önce görülen Erzurum, Erzincan, Van, Bolu, çankırı, Tokat, Adapazarı, Kütahya, Burdur, Lice, Bingöl, Dinar, Ceyhan, Gölcük ve Düzce depremlerinin büyük oranda can ve mal kaybına neden olmasında, bu kentlerin fay hatları üzerinde yer almalarının önemli rolü olmuştur.
Konya Ovası, Karaman, Mersin (Taşeli PlAtosu çevresi), Ergene Havzası ve Mardin Eşiği deprem bakımından tehlikesi az olan yerlerdir.

İç Kuvvetler | Ekleyen: | Tarih: 29-Dec-2011 10:11. | Bu yazı 9385 kez okundu..

İç Kuvvetler ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Soğuk ve Sıcak Renkler

Devamini Oku
Renkler, şiddetlerine ve insanlar üzerindeki ruhsal etkisine göre ikiye ayrılırlar. . A) Sıcak Renkler (Kımızı, Turuncu, Sarı) Kırmızıda ateşin sıcaklığını, turuncuda güneş ışığının etkisini, sarıda da ışık ve aydınlığı duyarız. Bu renkler, havadaki titreşimi kuvvetli olduğu için diğer renklere 'göre gözü daha önce etkiler. Çocukta renk anlayışı başladığı zaman kırmızıya bakıp ona atılması, ilkel toplulukların en çok önem verdiği renklerin sıcak renkler oluşu bundandır. Varlıkların ışık alan kısımlarında daha çok sıcak renkler hakimdir....

Betimleyici Anlatım

Devamini Oku
Betimleyici Anlatım Nedir ? (Özet) Canlı ve cansız varlıkları en ince ayrıntılarına kadar anlatma sanatına tasvir (betimleme) denir. Çevremizde gördüğümüz her şey betimlenebilir. Betimleyici anlatımın genel özelliklerinden bazıları şunlardır: - Betimlemelerde görsellik vardır. Genellikle görülen varlıklar betimlenir. - Betimlemelerde görmenin dışında koklama, tatma, duyma, dokunma gibi diğer duyulardan da yararlanılabilir. - Betimleyici anlatımın kullanıldığı yazılarda niteleyici sözcüklere sıkça rastlanılır. - Betimleyici anlatımı kulla...

İçgüdü

Devamini Oku
İçgüdü Nedir ? (Özet) : Canlıları ortak amaca yönelten, öğrenilmeyen, psişik olmayan, düşünceden doğmayan, canlıda doğuştan bulunan, bedensel, biyolojik itki. Her türe ait, tür davranışını belirleyen içgüdüler olduğu gibi, tüm türlere ait ortak içgüdüler de (annelik gibi) vardır. İçgüdü Kuramı Hayvanlar bazen belirli durumlarda ve belirli uyarıcılar karşısında bir takım davranışlar gösterirler.Bu tür davranışlara içgüdüsel davranış denir. İçgüdüsel davranışlar doğuştan vardır. Öğrenmeye gereksinim göstermezler. Örneğin, örümceğin ağ kurm...

Dış Kuvvetler

Devamini Oku
Dış kuvvetler iç kuvvetler sonuşu oluşan yerşekillerinin son düzeltmelerinin yapıldığı kaynağını güneşten alan kuvvetlere denir. Dış kuvvetlerin etkisiyle yüksek yerler aşındırılmaktadır. Böylece yeryüzü giderek düzleşmekte, iç kuvvetler tarafından oluşturulan yeryüzü şekilleri ortadan kalkmaktadır. Başka bir ifade ile iç kuvvetlerin etkisiyle oluşan yer şekilleri dış kuvvetlerin etkisiyle biçimlenmektedir. Dış kuvvetler iki şekilde aşındırma yaparlar: 1- Fiziksel (Mekanik) Parçalanma : Günlük ve yıllık sıcaklık farkının fazla olduğu bölgelerd...

Biçim

Devamini Oku
Biçim (Form) : Nesnelerin dış görünüşü. Metafizikte bir nesnenin, gizil ilkesi olan, hammaddeden ayırt edilen etkin belirleyici ilkesi. Platon bugün biçim sözcüğü ile karşılanan eidos terimini bir şeyi o şey yapan kalıcı gerçeklik ile sonlu ve değişmeye uğrayan tikelleri ayırmak için kullanmıştır. Platoncu biçim kavramı, da pytagarosçı kurama dayanır. Bu kurama göre, nesnelerin ayırt edici özelliklerini veren maddi öğeler değil, pythagoras’ın sayısal olarak adlandırdığı kavranabilir yapılardır. Madde ve biçim arasındaki ayrımı ilk k...

Emredici Anlatım

Devamini Oku
Anlatıcının, okuyucuyu bir iş yapmaya, bir eylemde bulunmaya, bir davranışı ger­çekleştirmeye zorladığı ya da okuyucuya bu konularda telkin ve önerilerde bulunduğu metinlerde kullanı­lan anlatım türüne "emredici anlatım" denir. Emredici Anlatımın Özellikleri1.Dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır. 2.Emir, telkin, öneri anlamı taşıyan ifadeler yer verilir. 3.Öğretici ve açıklayıcı yönleri vardır. 4.Cümlelerde fiiller hakimdir. 5.Uyulması beklenen bir üslubu vardır.(Zorlama anlamı vardır) 6.Sosyal hayatın düzenlenmesinde emredici...

Kurtuluş savaşı ne zaman nasıl niçin nerde başladı

Devamini Oku
Kurtuluş Savaşı, 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşı kazanan devletlerce işgali sonucunda Misak-ı Milli sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadelenin adıdır. 1919-1922 yılları arasında gerçekleşmiş ve 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile resmen sona ermiştir. İstiklal Harbi veya Milli Mücadele olarak da bilinir. Not: Kurtuluş Savaşımızın başlangıç tarihi Mustafa kemal Atatürk' ün Samsun' a çıktığı tarih olan 19 Mayıs 1919 olarak kabul edilir. Kurtuluş...

Sıcak Renkler

Devamini Oku
* Sıcak renkler: (KIRMIZI, TURUNCU, SARI) Kırmızıda ateşin sıcaklığını, turuncuda güneş ışığının etkisini, sarıda da ışık ve aydınlığı duyarız. Bu renkler, havadaki titreşimi kuvvetli olduğu için diğer renklere 'göre gözü daha önce etkiler. Çocukta renk anlayışı başladığı zaman kırmızıya bakıp ona atılması, ilkel toplulukların en çok önem verdiği renklerin sıcak renkler oluşu bundandır. Varlıkların ışık alan kısımlarında daha çok sıcak renkler hakimdir. Bu renklerin ruhsal etkisi neşe, canlılık, harekettir. ...

Dünyamıza zarar veren insanları uyarmak için bir mektup

Devamini Oku
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman önce bir ağabey varmış. Bu ağabeyin teknolojininekolojiye zararları ile ilgili bir ödevi varmış. Bunun için bir araştırma yapmış ve büyüklerine sormuş. Teknolojinin doğru kullanılırsa çok faydalı olduğunu öğrenmiş. Hayatı kolaylaştırdığını, insanlar için gerekli olduğunu öğrenmiş. Teknoloji ekolojiye zarar da verebilirmiş ama arıtma tesisleri, havayı kirletmeyen ısınma sistemleri, geridönüşümlü olarak kullanılabilen malzemelerin de teknoloji ürünü olduğunu öğrenmiş.Teknolojinin aslında ekolojiye dost olabileceğ...

İlk Çağ Buluşları (Keşif-İcad)

Devamini Oku
İlk çağ, Tarih Devirleri'nin başlangıcını oluşturur. M.Ö. 3200 yazının bulunuşu ile başlayıp M.S. 375 Kavimler Göçü'ne kadar devam eden dönem olarak ele alınır. Başka bazı tarihçilerde bu bitiş tarihi Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılışıyla belirlenir. Nitekim Ortaçağ olarak adlandırılan dönem bu tarihten itibaren ele alınmaktadır. Yazının bulunuşu Mezopotamya'da Sümer şehir devletleri zamanında sözkonusu olmuştur ve tarihi bilgilerin izinin sürülmesi bakımından genel bir eğilim olarak Tarih'in başlangıcı sayılmıştır. TARİH ÖNCESİ VE İLKÇAĞ TA...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık


İç Kuvvetler
» İç Kuvvetler resimleri

  Puanı : 4.8 / 10 | Oy : 5 kişi | Toplam : 24

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım
İletişim