Anasayfa > Sözlük > M > Marmara Bölgesi Yemekleri


Yalova’da yerel mutfağa özgü yemekler arasında, Pavli (haşlanmış lahana yaprağı kökü), Papara (mısır unundan yapılan çorba), kara lahana yemeği, Luhu şuşkey (mısır ekmeği doğranmış lahana yemeği), Çirbuli (Kırmızı biberli yumurta), Lalanga (tavada yapılan ince hamur yemeği), Çubiyiş gayi (kestane yemeği) sayılabilir. Tatlılardan ise papa (süt ve un karışımı tatlı), Silohto (hamur tatlısı), Paponi (un ve şekerden yapılan tatlı), Meçavçevi tepsi (cevizli hamur tatlısı) Yalova’nın diğer lezzetlerindendir.

Yöre mutfağı, Yalova İli’nin çeşitli sosyal yapısı ve buraya göç ederek gelenlerin kendi kültürünü yaşatma isteği Yalova’da zengin bir mutfak kültürünün doğmasına yol açmıştır.

MİFLÖYLÜ YALOVA KEBABI

Malzemeler;

20 gr. Kaşar 150 gr. kemiksiz kuzu eti 1 adet orta boy domates 1 diş sarımsak 1 adet sivri biber 2 adet taze soğan 50 gr. soya sosu 2 adet defneyaprağı 60 gr. milföy hamuru yeteri kadar tuz, kimyon, karabiber

YAPILIŞI

Kemiksiz kuzu eti jülyen doğranır. Teflon bir tavada yağsız sote edilir. Et suyu çekince tereyağı ilave edilir. Diğer malzemelerle ilave edilerek yavaş ateşte iyice demlendirilir. Milföy yuvarlak tabak biçiminde açılır, kıyısı kıvrılarak fırında pişirilir. Piştikten sonra servis tabağına alınarak sote yapılmış kebabımızı milföyün içine koyarak üzerine kaşar serpilip servis edilir.

YALOVA KÖFTESİ

Malzemeler; 400 gr. koyun kıyması 3 adet yumurta 1 kalın dilim bayat ekmek 2 orta boy soğan Yarım su bardağı kaşar 2 çay kaşığı tuz 1 çay kaşığı karabiber Yarım çay kaşığı Hindistan cevizi rendesi 4 çorba kaşığı sadeyağ veya margarin ½ bardak süt2 çorba kaşığı un 1 adet yeşil salata

YAPILIŞI

Uygun boyda bir kabın içine konulan kıyma, rendelenmiş soğan suyu, ekmek içi, tuz, karabiber, rendelenmiş Hindistan cevizi ve iki yumurtanın sarısı konularak iyice karıştırılır. Bu karışmış malzeme bir kere daha kıyma makinesinden çekilir. İri iri parçalara ayrılır. Yuvarlanır, ortası çukurlaştırılır. Yağlanmış tepsiye dizilir. Kıymanın çukur kısmına hazırlamış olduğumuz krema doldurulur orta hararetli fırında yarım saatten fazla pişirilir. Üstünün kızarması makbuldür.

Kremanın yapılması: Ufak tencereye yağ konulur, eritilir. Az un eklenir, bir dakika kadar kavrulur. Süt ilave edilerek koyulaşıncaya kadar telle karıştırılır ve ateşten indirilerek, yumurta, tuz, rendelenmiş kaşar peyniri eklenir. Çok ince kıyılmış yeşil salata konularak itina ile karıştırılır.

TERMAL SARMA

Malzemeler;

120 gr. iki parçaya bölünmüş biftek 50 gr. margarin 100 gr. kuru soğan 30 gr. kültür mantarı 2 gr. karabiber Yeteri kadar tuz

YAPILIŞI

Biftekler ince bir şekilde dövülür. Soğan ve mantar margarin ile sote edilir. Tuz ve karabiber ilave edilir. Dövülmüş bifteklere birer kaşık ilave edilerek sarılır. Kürdan ile tutturulur. Teflon tavada margarin ile kızartılır. Çukur bir kaba alınıp et kızarttığımız tavada sosu yapılır. Kızartılan bifteklerin üzerine ilave edilerek bir taşım kaynatılır. Servis tabağına alınarak yanında patates kroket, tereyağında domates soslu spagetti ile servis edilir.

TERMAL TATLISI

Malzemeler; Krep hamuru için; 15gr. un 1 ad. yumurta 3 gr. çiçek yağı 1 gr. tuz 1 gr. şeker İçi ve Sosu için; 50 gr. elma marmeladı 5 gr. kavrulmuş nüverde 50 gr. vişne reçeli 5 gr. nişasta 50 gr. Su

YAPILIŞI

Bir çukur kaba un, süt, yumurta, çiçek yağı, tuz ve şeker ilave edilerek krema kıvamı alacak şekilde karıştırılır. Teflon tavada pişirilir. Hazırlanan krep soğutularak üzerine elma marmeladı sürülür. Kavrulmuş nüverde fıstıklar kırılıp krepe serpilir. Rulo şeklinde sarılır. Çapraz bir şekilde kesilerek, kesik kısımları üste gelecek şekilde servis tabağına yerleştirilir. Vişne reçeli su ve nişasta kaynatılarak kreplerin üzerine ilave edilerek servise sunulur.

YAPRAK PİDESİ

Malzemeler;

Yoğurt 1 su bardağı Soğan 1 bağ Su 1 su bardağı Mısır Unu 2 su bardağı Asma Yaprağı 20 adet Ayçiçeği yağı 1 çorba kaşığı Nane ½ bağ tuz

YAPILIŞI

Yoğurdu su ve tuz ile çırparak karıştırıp ayranı hazırlayın (ayranın ekşi olması tercih edilir) Yaprakları yıkayıp süzdürün. Naneyi ince ince kıyın. Taze soğanları ayıklayıp ince ince doğrayın. Ayrana mısır ununu, tuzu, naneyi ve soğanı katıp karıştırarak bir harç hazırlayın. Bir tavayı ayçiçeği yağı ile yağlayın. Üzerine bir sıra yaprak dizin. Hazırladığınız harcı 2 cm. kalınlığı olacak biçimde altı iyice kızarıncaya kadar pişirin. Tavanın ağzına biraz daha geniş bir tabak kapatıp yaprak pidesini ters çevirin. Tavaya kaydırıp diğer yanına da kızartın. Ateşten alıp dilimleyerek servis yapın.

Marmara Evleri’nin özelliklerini yansıtabilen kentlerimizin başında İstanbul gelir. İki büyük imparatorluğun merkezi olarak kültür birikimlerini kuşaktan kuşağa aktarabilen İstanbul, son otuz yıl içinde pek çok değerini yitirmiş olmasına karşın yine de çok az kalan örnekleriyle tarihi kimliğini sürdürmektedir.(İstanbul/Edirne)

Marmara ve Trakya

Bursa, Edirne ve İstanbul gibi Osmanlı Devleti’nin üç başkentinin yeraldığı Marmara Bölgesi, Türkiye’nin klasikleşmesi ortamını hazırlamıştır. Bu kentlerin içinde Bursa, gelişim sürecindeki evrelerin en ağırlıklı bir noktasını oluşturmaktadır. Batı Trakya ve Balkanlardaki oluşuma örnek olan kent ise Edirne’dir. İstanbul, saraylardan kasırlara, yalılardan köşklere, ayrık evlerden bitişik evlere ve giderek Beyoğlu Yakası’ndaki ilk kargir apartmanlara kadar başkent olmanın sağladığı olanaklarla Türk evinin gelişimini doruğa ulaştıran çok önemli ve özel bir kenttir.

Bursa’ya yakınlığı nedeniyle Kütahya Evleri daha çok Marmara Evleri’nin özelliklerini taşımaktadır. Ahşap yapı strüktürü, bağdadi, sıva ve plan şemaları bakımından birbirine aşırı derecede benzeyen bu iki kent aynı yapı tarzının ortaya koyduğu benzerliklere rağmen detaylarında, yöresel çözümlerin getirdiği farklılıkları ortaya koyabilmektedir. Kütahya Evleri , Ege ve İç Anadolu sınırında bulunması nedeniyle kırsal kesimlerde İç Anadolu’ya , kentlerde ise Marmara Bölgesi Evlerine biraz daha yakındır.

İstanbul’un yakın çevresindeki yerleşmeler içinde Gebze ve İzmit evlerinin klasik üslup açısından önemli yerleri vardır. 17. ve 18. yy’dan kalma bu evler, son 20 yıl öncesine kadar ayakta kalmayı başarmış olmalarına rağmen bugün büyük bir bölümü yıkılmıştır. Bu evlerin arasında merkezi Orta Sofalı Konaklar bile bulunmaktaydı.

Marmara Bölgesi’nin tipik örneklerini veren Bursa kenti de son 20 yıl öncesine kadar 17. ve 18. yy. evlerini korumakta idi. Yeni imar faaliyetleri Bursa’ya büyük ölçüde zarar vermiştir. İstanbul’da varolmayan erken dönem Türk Evlerine Bursa’da rastlamak mümkündür. Özellikle dış sofalı/hayatlı tipler İstanbul’da çoktan varlığını yitirmiştir.

Marmara Bölgesi’nin batı kanadını oluşturan Tekirdağ ve Edirne büyük ve açık sofalı evler bakımından çok zengindir. Bugün artık bu iki kentte de Türk evinin klasik tipleri kalmamıştır. Açık sofalı örnekler tamamen tükenmiş, iç sofalılardan ancak son dönemlere ait bazı örnekler ayakta kalabilmiştir.

Bursa yakınlarındaki bir diğer yerleşme türleri kıyı kesimindeki köylerdir. Bu köylerde eskiden Rum azınlıklar yaşarlardı. Arsaları yetersiz olsa bile ev estetiğinden ödün vermeyen ustalar, Osmanlı yapı sanatını bu küçük köylerde de doruğa çıkarmayı başarmışlardır. (Zeytinbağ – Trilye/Bursa)

Bursa evleri

Bursa, Uludağ’ın eteklerindeki topografik yapısı, iklimi ve verimli topraklarıyla İ.Ö.7. yüzyıldan daha eskilere uzanan bir geçmişten, günümüze ulaşabilmiş bir kentsel yerleşmedir. Bursa tarihiyle ilgili en eski kalıntılar ise, ancak Bitinya, Roma ve Bizans dönemine tarihlendirilebilmektedir .

Bursa, verimli toprakları ve Uludağ eteklerindeki yoğun yeşil alanlarının yanı sıra hareketli topografyasıyla, kendine özgü siluet verebilmiş bir kenttir. Tepelere kurulan camiler ve aralarındaki yerleşme dokusu yeşille içiçedir. Bunu sağlayan arazinin yeraltı sularıdır. Evliya Çelebi bu verimli toprakların su sayesinde yeşili güçlü kıldığını “Velhasıl Bursa sudan ibarettir” sözleriyle anlatmaktadır.

Bursa’yı gerçek kimliğine ulaştıran Osmanlılar olmuştur. Selçuklu döneminin kültürel yoğunluğunun bu bölgelere varamamış olması ve Osmanlı uç beyliğinin kısa sürede devlet olarak Bursa’ya ulaşması bu yörelerde Türk kültürünün hızla yaygınlaşması sonucunda gelişmiştir. bu nedenle Anadolu – Türk evinin en eski ve en özgün örneklerini son otuz yıl öncesine kadar Bursa’da bulmak mümkündü. bursa’da günümüze ulaşabilmiş evlerin büyük bir bölümü son dönemin orta ve dar gelirli ailelerine aittir. Bu nedenle küçük ve yalın örneklerdir. Çünkü varlıklı aileler son kırk yıl içinde evlerini yıkarak arsalarına imar planlarına göre apartmanlar yaptırmışlardır.

Fatih sultan Mehmet’in evi olarak bilinen Muradiye’deki evin 15. yüzyıldan çok 17.yüzyıla ait olduğu ileri sürülmektedir.

Bursa evleriyle ilgili örneklemeler için Y.Mimar Hüsrev Talya’nın verdiği bilgilere göre bir değerlendirme yapılacak olursa, 15. yüzyıla tarihlendirilebilen Somuncu Baba’nın kerpiç duvarlı eviyle Uftade Tekkesi bitişiğindeki 16. yüzyıl evi en eski Bursa evleridir. Muradiye’deki 17. yüzyıl eviyle birlikte üç örnek günümüze ulaşabilmiştir. İlk ikisinin önemli bir bölümü yıkılmış olduğundan o döneme ait kesin yargıya ulaşmak güçtür.

Bursa evlerinin büyük çoğunluğu 19. yüzyılın ikinci yarısıyla 20. yüzyıl başlarına tarihlendirilebilen yapılardır. 15. ve 16. yüzyıl evleri kerpiç olmasına rağmen sonları ahşap strüktürlü ve bağdadi sıvalı olmak üzere biçimlenmiştir. Asıl Bursa karakteri, ahşap malzemenin ağırlıklı olarka yapı bünyesine girmesiyle doğmuştur.

Diğer bölgelerde olduğu gibi Bursa evleri de çoğunlukla iki katlıdır. Üç katlı olan örneklere rastlanılmakta ise de sayıları azdır. En önemli kat her zaman evin en üst bölümüdür. Üç katlılarda ara kat kışlık olduğundan basık tavanlı ve küçük pencerelidir. Buradaki yaşam kışın olumsuz etkilerinden korunmak üzere geçicidir. Çünkü bahar ve yaz ayları hep en üst katta geçirilir.

19. yüzyıl öncesine kadar iklim koşullarının çok sert olmadığı kesimlerde dış sofalı evlerin Anadolu’da yayılmış olduğu kabul edilmektedir. Bursa evleri de 19. yüzyıl ortalarına kadar dış sofalı örneklerle gelişmiştir. Ancak pencere camlarının Anadolu’da da kullanılmaya başlanmasından sonra tamamen açık olan sofaların kapatılma eğilimi, soğuklardan korunabilmek amacıyla yaygınlaşmıştır.

En eski açık sofalı plan tiplerinde odaların sofadaki diziliş biçimlerine göre bir sınıflandırma yapılabilmektedir. I, L ve U biçiminde oluşan planlar içinde en çok kullanılan L planlarıdır. Bursa evlerinin açık sofalarının bir köşesinde çoğunlukla köşkler ve tahtlar bulunması, plan tipini L ye dönüştürmüştür. Oda sayılarının çoğalması evin yatayda büyümesini sağlamıştır. Bazen iki uçta köşe yapıldığından büyük evlerin planlanmasında U tipi tercih edilmiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dış sofa iç sofaya dönüşmüş, özellikle Kamıyarık türü Bursa evlerinin alt katı kerpiç, kerpiç dolgulu ahşap, ya da taş duvarlarla inşa edilmiştir. Üst katları ise ahşap karkas ve sık olarak yanyana dizilmiş düşey dikmelerin eğimli olması, bazen motifler oluşturması, yapı estetiğine de farklı değer kazandırmıştır.

19. yüzyıldan sonra evlerin dış yüzleri tümüyle sıvandığından cephelerin karakteri oldukça değişmiştir. Buna rağmen yine de sınavın üzerine uygulanan boyaların renkleri Bursa evlerine daha değişik özellikler kazandırmıştır.

Bursa’da 18. yüzyılın ikinci yarısına kadar Türk evinin klasikleşmiş tipi ve üslubu egemen olmuştur. Daha sonra, barok üslubun etkileri İstanbul’dan Bursa’ya da sıçramıştır. Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi’nin sonuna kadar her tür gelişme, güçlü biçimde yansıma olanağı bulmuştur.

Bursa çevresinde topografik ve iklimsel özellikle birbirine benzemesine rağmen etnik çeşitliliğin ortaya koyduğu farklılıklar vardır. Ancak bu farklılıklar daha çok ev kullanımından kaynaklanan mekan örgütlenmesiyle ilgilidir. Etnik grupların üretim biçimi ve ilişkileri, sosyal yaşam içindeki gelenek ve görenekler, mekan kullanımını yakından ilgilendirmektedir.

Etnik farklılığın getirdiği mekan çözümleri için Bursa’nın çok yakınında ve doğusunda küçük bir Türkmen köyü olan Cumalıkızık ile yine aynı çevrede Bursa’nın batısında yer alan Zeytinbağ/Trilye kıyı köyü örneklemeye alınabilir.

Cumalıkızık köyü tarımsal üretime ve hayvancılığa dayalı bir köydür. Evler tarımsal alanlar küçülmemesi için birbirine çok yakın ve küçük bahçeli tutularak sık dokulu yerleşme oluşturulmuştur. Buna karşılık küçük de olsa bahçelerdeki ağaçlar evlerin yüksekliklerini aştığından ve bahçeler çeşitli yeşilliklerle bezenmiş olduğundan doğayla içiçedir. Cumalıkızık evleri, Bursa evlerinin temel özelliklerini taşımaktadır. Plan şemaları dış ve iç sofa olarak gelişmiş ancak Bursa evleri kadar ayrıntıları özen çözümlenmemiştir. Köy ve kent evlerindeki bu temel farklılık, gerçekte tüm bölgelerde kendini belli etmektedir.

Cumalıkızık köyünün tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlaması, alt katların ahır olarak düzenlenmesini zorunlu kılmıştır. Anadolu’nun çoğu köylerinde görülebilen bu çözüm hayvanları daha kolay besleyebilme ilkesinden kaynaklanmaktadır. Zeytinbağ ise, Rumlarla Türklerin birlikte yaşadığı, yaşayan grupların özelliklerinin evlerin tasarımına çok yönlü yansıdığı ilginç bir kıyı yerleşmesidir. Rumların başlıca geçim kaynakları ipekçilik ve balıkçılıktı. Zeytinbağ bugün Rumlarla bir zamanlar birlikte yaşamış ailelerin ikinci kuşak devamının yaşadığı küçük bir kasabadır. Artık ipekböcekçiliği yapılmamaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden biri ipek dokumacılığın devam etmeyişi ve pazarlama olanaklarının ortadan kalkmasıdır. Yoğun olarak zeytincilik yapılan yörede, Cumalıkızık’taki evlerin alt katlarındaki ahırların yerini zeytin depoları almıştır. İnsan yaşamına ayrılan üst katlara ise odalardan başka, ipek böcekçiliği yapılan dönemlerde kozalıklar ilave edilmiştir. Bu kozalıklar, ya odalardan birini bu işe ayırarak ya da yalnız bu amaç için ayrı bir mekan düzenlenerek oluşturulmuştur. Tasarımı açısından Bursa eviyle büyük bir benzerlik göstermesine karşılık, mekan örgütlenmesi ve işlevsel açıdan oldukça farklıdır.

Bursa ve çevresinde geleneksel yaşam biçiminin bazı uzantılarına halen rastlamak mümkündür. Bursa merkezindeki avlulu hanlar yine eskisi gibi işlev görmektedir. Eski mahallelerde aileler bahara doğru evlerini boyamakta, kapı önlerini süpürmektedir. Günlük ev işlerinin sona ermesiyle öğleden sonraları kapı önlerinde komşularla sohbet ederek geçirilmektedir. Baharlarda Uludağ yolu üzerinde ya da diğer mesire yerlerinde tatil günü geziler yapılmaktadır. Dini bayramlarda komşuluk ilişkileri artmakta büyüklerin elleri öpülmektedir.

Geleneksel yaşam biçiminin tümüyle devam etmesi, birçok koşulun değişmesi yüzünden artık olanak dışıdır. Kente göçlerle insanlar gelmekte, yerleşme sorunları doğmakta, bu nedenle yoğun yapılaşmaya açılan Bursa’nın yerleşim alanlarında tarihsel özelliklerle yüklü görkemli evler hızla tüketilmektedir.

Marmara Bölgesi Yemekleri | Ekleyen: | Tarih: 23-Feb-2012 16:58. | Bu yazı 5346 kez okundu..

Marmara Bölgesi Yemekleri ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Marmara Bölgesinin İklimi

Devamini Oku
Bölgede üç farklı iklim tipi görülür Karadeniz kıyılarında ılman iklim, Marmara ve Ege Denizi kıyılarında Akdeniz iklimi, iç kısımlarda karasal iklim görülürİklim kıyıdan uzaklaştıkça içerilerde sertleşir. Soğuk kuzey rüzgarlarına açık olduğu için Karadeniz kıyıları kışın biraz daha soğuk geçer. Enlemin etkisinden dolayı Akdeniz İklimi biraz bozulur Yaz kuraklığı daha az kışlar ise daha soğuk, kar yağışı olağandır Ergene havzasında, güney Marmara'nın iç kısımlarında istep iklimi özelliği görülür Yaz sıcak, kış soğuktur. En çok yağışını kış,...

Marmara Bölgesinde Tarım

Devamini Oku
Türkiye'de bölge yüzölçümüne göre, ekili - dikili alanın en fazla olduğu bölge Marmara Bölgesi'dir. Buna yol açan faktör, arazinin fazla engebeli olmaması, düzlüklerin geniş yer kaplaması ve makineli tarımın yaygın olmasıdır. Bölgede tarımın gelişmesinde ulaşım kolaylığı, sulamanın yaygınlığı, tüketici nüfusun fazla olması rol oynar.Bölgede aynı anda, üç değişik iklim tipinin görülmesi, tarım ürün çeşidini artırmıştır. Marmara Bölgesi'nde ekili dikili alanların oranının fazla olmasına karşın, bölgenin nüfusunun fazla olması diğer bölgelerden de...

Ege Bölgesi Halk Oyunları

Devamini Oku
Zeybek : Zeybek oyunları tek kişi tarafından oynandığı gibi teklerden oluşan bir daire halinde de oynanmaktadır. Zeybek oyunları, toplu olarak oynandığı zaman oyuncuların birbirlerine tutunmadan oynadıkları salma oyunlardır.Bu oyun türüne Ege Bölgesinde rastlanır Aydın, İzmir , Muğla, Denizli, Bilecik, Eskişehir , Kütahya,Çanakkale, Kastamonu, Uşak, Manisa, Balıkesir , Burdur ... Bengi : Marmara Bölgesinin güneyinde genellikle Balıkesir dolaylarında görülen bir oyun türüdür.Balıkesir, Manisa, Bursa, Çanakkale... Mengi : Ege bölgesi ve A...

Marmara Bölgesi Halk Oyunları

Devamini Oku
Hora : Bu oyun Bar ve Halaylar gibi el ele ya da kol kola tutuşularak disiplinli bir biçimde ve dizi halinde oynanmaktadır. Genellikle Trakya’da, kısmen de Marmara’nın doğu ve güneyinde görülen bir oyun türüdür.Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale... Karşılama : Karşılama iki kişinin karşılıklı durarak oynadıkları bir oyun biçimidir. Çiftlerin karşılıklı olarak toplanmalarıyla bir grup halinde de oynanmaktadır. Kız ve erkek karşılıklı çiftlerin karşılıklı iki sıra halinde dizilmesiyle bir grup oyunu biçiminde de sürdürülmekte...

Karadeniz Bölgesinin Doğal Bitki Örtüsü

Devamini Oku
Özet : Her mevsimi yağışlı geçen ve sıcaklığın yeterli olduğu Karadeniz kıyı şeridinde gür ormanlar bulunur. İklim şartları ormanların kıyıdan başlamasına sebep olmuştur. Ancak insanların kıyıda yerleşmek ve tarla açmak maksadıyla yaptıkları tahribat sonucu ormanların alt sınırı bir çok yerde 200 - 300 metreye çekilmiştir. Kıyıdan yaklaşık 700 metreye kadar geniş yapraklı onnanlar yer tutar. Kayın, kestane, kızılağaç, meşe, gürgen bu kuşaktaki başlıca ağaç türleridir. 700 - 1500 metreler arasında karışık yapraklı ormanlar bulunur. Bu kuşakt...

Marmara Bölgesinin Ovaları

Devamini Oku
Verimli ovalarıyla Marmara Bölgesi, yoğun bölge nüfusunun ihtiyaçlarını karşılayamasa da önemli bir bölümünü sağlamaktadır. Marmara Bölgesi'nin Ovaları: Ergene Ovası Adapazarı Ovası Yenişehir Ovası Karacabey Ovası İnegöl Ovası Balıkesir Ovası Bursa Ovası İznik Ovası ...

Marmara Bölgesinin Önemli Dağları Nelerdir

Devamini Oku
Marmara Bölgesi, ortalama yükseltisi en az bölgedir. Fazla engebeli bir yapıya sahip değildir. Yerşekilleri sade olduğu için ulaşımı da kolaydır. Dağınık yerleşmiş çeşitli dağları vardır. Bunların en büyüğü Bursa'daki Uludağ'dır. Yüksekliği 2543 metredir. Marmara Bölgesi'nin Dağları: Yıldız Dağları, Koru Dağları, Biga Dağları, Kapıdağ, Uludağ, Samanlı Dağları, Domaniç Dağı, Koru Dağı, Işıklar Dağı, Bolu Dağı, Armutçuk Dağı, Kazdağı, Elmacık Dağı Farklı Kaynak: DAĞLARI: Ortalama yükseltini az olduğu Marmara Bölgesi’nin yerşekiller...

Akdeniz Bölgesi Dağları

Devamini Oku
Akdeniz Bölgesi'nin Dağları: Batı Toroslar; Beydağı, Elmalı, Sultan, Çiçekbaba dağları Orta Toroslar; Tahtalı, Bolkar, Aladağ, Aydos Dağları, Binboğa dağları Amanos Dağları, Samandağ Akdeniz Bölgesi Arazi Yapısı Akdeniz bölgesinin arazi yapısı oldukça dağlık ve engebelidir. Bölgenin yeryüzü şekillerinin ana çizgilerini Toroslar belirler. Antalya Körfezi’nin iki yanında yer alan Batı Toroslar, Kuzeyde Göller Yöresinde birbirine yaklaşıp sıkışır. Teke Yarımadası'nın batısında beliren Batı Toroslar, Taşeli Platosu'na kadar uzanır. ...

Marmara Bölgesi Akarsuları

Devamini Oku
Bölge genelinde, küçük ölçekli olmalarına rağmen sık bir akarsu ağı vardır. Sakarya, Ergene, Susurluk, Meriç ve Biga Çayı bölgedeki başlıca akarsulardır. Bölgedeki dere ve çayların genellikle bulundukları yöreye ekonomik katkısı az olup, kirlilik ve beslendiği kaynakların azalması nedeniyle tehlike sinyalleri vermektedirler. Son yıllarda bu dere ve çayların ve çevresinin islâhı için çaba sarfedilmektedir. Taşkınlar nedeniyle sık sık yatak değiştiren çayların suları yazın çekilip kışın yağışlar nedeniyle artınca da zararlar meydana gelebilmek...

Ege Bölgesi Volkanik Dağları

Devamini Oku
Ege Bölge’sinde Biga dağları, Dumanlıdağ, Yunt dağı volkaniktir. Ülkemizdeki en genç volkanlar ise Manisa'nın Kula İlçesi yakınlarındaki Kula Volkanları'dır. Bu özelliği nedeniyle bu yöreye Yanık Ülke (Katakaumene) denilmektedir. Bu volkanik arazide, volkanik küller içinde bulunan insanlara ait ayak izleri ise dünyada sadece birkaç bölgede vardır. Bu izler, volkan patlamalar sırasında bölgede insanların yaşadığının en belirgin kanıtıdır. Kula çevresinde yoğunlaşmıştır. Genç Kula volkanlarının 70 kadar konisi vardır. Bunlar fazla yüks...

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık


Marmara Bölgesi Yemekleri
» Marmara Bölgesi Yemekleri resimleri

  Puanı : 7.1 / 10 | Oy : 11 kişi | Toplam : 78

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım
İletişim