ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Nov 27th

Son Guncelleme07:55:56 PM GMT

Nerdesin: Coğrafya Okyanuslar


Okyanuslar

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Okyanus Nedir ?

Okyanus kelimesi Yunanca "nehir" anlamına gelen "Okeanos"'dan gelmektedir, Yunanlılar Cebelitarık Boğazı'ndan gelen güçlü akıntıyı fark etmişler ve bunun bir nehir olduğunu düşünmüşlerdir.

Dört milyar yıl önce Dünya yüzeyi suyun sıvı olarak kalmasına olanak tanımayacak kadar sıcaktı. Su,uzayda yok olmak üzere volkanik gazdaki buhar olarak püskürürdü. Yaklaşık 3.85 milyar yıl önce dünya soğuyarak içinde buharında yer aldığı bir volkanik gaz atmosferi oluşturdu. Daha sonra su yoğunlaşmaya başladı ve okyanuslar oluştu. Okyanusların oluşmasından bu yana yağmur toprağa düşmekte ve kayalardaki tuzu denizlere taşımaktadır. Bu nedenle deniz suyu tuzludur. Ortalama olarak okyanus ağırlığının %2.9'unu tuz oluşturur.

Denize baktığımız, tekneyle açıldığımız veya yüzdüğümüz zaman suyun bir yüzeyi olduğunu biliriz. Ancak; okyanusların ortalama derinliği 5.000 metre civarındadır ve en derin okyanus çukuru 11.000 metreye ulaşır. Everest Tepesi, bu dip derinlikten daha kısadır (2000 metreden daha fazla). Okyanusun üst birkaç metresi, tropikal bölgelerde 26 santigrat derece sıcaklığında olabilir. Isıyı, gün boyunca güneş ışığından alır ve geceleri atmosferi ısıtırlar. Okyanusun bu katmanı, atmosferin tamamından daha fazla ısı içerir. Büyük Okyanus Dünya'nın en büyük okyanusudur.

Okyanuslar

Yeryüzünün yüzde 71 okyanuslarla kaplı, yeryüzündeki suyun ise yüzde 97’si okyanuslarda bulunmaktadır. Dünya nüfusunun yarısından fazlası sahillere 100 km mesafede yaşamaktadır. Dolayısıyla okyanusun etkilerini ve hava ile olan ilişkilerini çok iyi bilmeliyiz. Okyanusun yüzey sıcaklıklarındaki değişme el nino ve la nina gibi büyük ölçekli iklim olaylarına sebep olmaktadır. Ayrıca büyük oranda okyanuslardaki sıcaklık değişim kaynaklı harekeyn, tayfun, seller, kuraklık oluşumu sebze ve tahıl üretimini ve fiyatlarını da doğrudan etkilemektedir.

Okyanuslar

Şekil-24 Okyanus alanları

Okyanus Akıntıları

Şekil-25 Okyanus yüzey akıntıları

Okyanus suyu akıntıları

Şekil-26 Okyanus alanlarının büyüklüğü ve okyanus suyu akıntıları

 


OKYANUS AKINTILARI VE İKLİM

Gezegenimizin güneşten gelen enerjiden elde ettiği ısı kazancı sabit bir değer olmasına karşın, enlemler ya da çeşitli enlem kuşakları tek tek ele alındığında bu durum farklıdır. Buna göre, alçak enlemlerde (ekvatorda ve tropiklerde) bir net enerji kazancı, yüksek enlemlerde (kutuplar ve çevrelerinde) bir net enerji kaybı, buna bağlı olarak da bir enerji açığı vardır.Bu dengesizlik veya enerji açığı, büyük rüzgar sistemleri ve okyanus akıntılarının hareketleri ile dengelenir.

Yüzey Akıntılarının Oluşumu

Okyanus akıntısı, okyanus yüzeyindeki yatay su hareketi olarak tanımlanabilir. Geniş ve sürekli okyanus akıntıları, atmosfer ve okyanusun ekvatoral ve tropikal bölgelerden kutup bölgelerine enerji taşınmasının göstergesidir. Küresel ölçekte, geniş okyanus akıntıları üç büyük okyanus havzasının sınırını çizen anakaralarla sınırlanmıştır.

Okyanus havzalarının yaklaşık 30° kuzey ve güney enlemleri çevresinde (subtropikal bölgeler) geniş bir akıntı dairesi bulunur. Atlas (Atlantik) ve Büyük (Pasifik) okyanusların kuzeyinde yaklaşık 50° enlemi dolayında ise, daha küçük akıntı daireleri oluşur. Güney Yarımkürede okyanusları sınırlandıran geniş kara kütleleri bulunmadığı için, bu kapalı okyanus akıntısı sistemleri orada gelişmez.
 
Tüm okyanus havzalarında ekvatorun her iki yanında, iki adet batıya akan (doğulu) akıntı vardır. Bunlar, Kuzey Ekvatoral ve Güney Ekvatoral akıntılardır (Şekil 1). Bu akıntılar günde 3-6 km hızla akmakta ve genellikle okyanus yüzeyinde ancak 100-200 m derinliğe kadar etkili olmaktadır. Doğuya doğru akan (batılı) Ekvatoral Karşı Akıntı ise, Kuzey ve Güney Ekvatoral akıntıların batıya taşıdığı suyun bir bölümünün geri dönüşünün bir sonucudur. Ekvatordan yüksek enlemlere yönelen akıntılar, batı sınır akıntılarıdır.

Sıcak su akıntıları, etkili oldukları bölgelerle ilişkili olarak özel isimler alır. Örneğin; Kuzey Atlantik’te Körfez (Gulf Stream); Kuzey Pasifik’te Kuroşivo; Güney Atlantik’te Brezilya; Güney Pasifik’te Doğu Avustralya; Hint Okyanusu’nda Agulhas ve Mozambik. Tüm bu akıntılar, genellikle dar, günde 40-120 km hızla yol alan ve düzgün uzanışlı akışlardır. Batı sınır akıntıları, genellikle okyanus yüzeyinden 1,000 m derinliğe kadar inen, en derin yüzey akıntılarıdır. Doğu sınır akıntıları, yüksek enlemlerden ekvatora doğru akan soğuk akıntılardır. Soğuk su akıntıları da, bulundukları bölgelere göre özel isimler alır. Örneğin, Kuzey Atlantik’te Kanarya; Kuzey Pasifik’te Kaliforniya; Güney Atlantik’te Benguela; Güney Pasifik’te Peru (Humboldt); Hint Okyanusu’nda Batı Avustralya. Tüm bu akıntılar, genellikle geniş ve 3-7 km/gün hızla deniz yüzeyinde hareket eden (sığ) akışlardır.

Okyanus Sıcak Su AkıntılarıŞekil 1. Yerküre okyanuslarındaki başlıca yüzey akıntılarının coğrafi dağılışı. Haritada, kırmızı oklar, sıcak su akıntılarını; mavi oklar soğuk su akıntılarını; siyah oklar ise, gittikleri yerde çok belirgin sıcak ya da soğuk etki yaratmayan, genellikle enlemler boyunca hareket eden akıntıları ve sürüklenmeleri gösterir. Sıcaklık ve tuzluluk, okyanus suyunun yoğunluğunu belirler.

Okyanus akıntılarının oluşumunu belirleyen başka bir etmen de okyanuslardaki yoğunluk farkıdır.

Okyanus akıntılarının yoğunluk farkı nedeniyle oluşan bölümüne, sıcaklık-tuzluluk (termohalin) dolaşımı adı verilir. Bu dolaşımda, sıcak ve daha az yoğun olan sular, deniz yüzeyinde bir yönde akarken, soğuk ve daha yoğun sular derin okyanusta ters yönde akar (Şekil 2).

Küresel termohalin dolaşımının derin soğuk su akıntılarına karşılık gelen bölümleri, okyanusun büyük taşıyıcı kuşağı olarak da adlandırılır. “Taşıyıcı kuşağın” başlangıcı, yüzey sularının okyanusun derinliklerine battığı yerlerdir. Bu durum, okyanuslarda birkaç yerde gerçekleşir: Antarktika’nın kıta sahanlığı, Atlas Okyanusu’nun (Labrador Denizi) ve Büyük Okyanus’un kuzey bölgeleri (Şekil 2).
 
Okyanus Sıcak Su AkıntılarıŞekil 2. Başlıca yüzeyaltı okyanus akıntılarının coğrafi dağılışı. Yüzey yakını sıcak su akıntıları kırmızı ile, derin soğuk su akıntıları mavi ile gösteriliyor. Bu sistemin, sürekli olarak suyu yüzeyden okyanusların derinliklerine ve oradan da okyanusların yüzeyine geri taşıması dikkat çekicidir.

Okyanus Akıntılarının İklim Üzerindeki Etkisi

Özellikle Kuzey Yarımkürede, Kuzey Pasifik, Körfez ve Kuzey Atlantik akıntıları, orta enlem karalarının batı kıyılarında (Britanya Adalarındaki ve batı Avrupa’nın büyük bölümünde) ılıman ve nemli bir etki yaratır. Bu nedenlerle, Ocak ayı ortalama sıcaklık değerleri karşılaştırıldığında, aynı enlemlerde bulunan Londra, New York’tan daha sıcaktır.

Soğuk su akıntılarının en belirgin etkisi ise, yıl boyunca sıcak olan tropiklerde ya da yaz aylarında orta enlemlerde gözlemlenir. Örneğin, soğuk Kaliforniya akıntısının etkisi altındaki Güney Kaliforniya’nın subtropikal kıyısındaki yaz sıcaklıkları, ABD’nin aynı enlemlerdeki doğu kıyılarında kaydedilenlerden 6 °C daha soğuktur.

Küresel Isınmanın Okyanus Akıntılarına Etkisi

Küresel ısınma, tropiklerden daha fazla suyun buharlaşmasına, subpolar ve polar bölgelerde daha fazla yağışa ve yüksek enlemlerde daha fazla buzun erimesine neden oluyor. Hidrolojik döngüdeki bu değişikliklerin sonucunda, tropikal bölgelerin kaybettiği tatlı su, yüksek enlemlerde okyanuslara eklenmektedir. Atlas Okyanusu’nun kuzeyindeki bu ek tatlı su, sıcak suları kuzeye taşıyan akıntıları kesintiye uğratarak ya da yeniden yönlendirerek, okyanus dolaşımının bugünkü dağılış desenlerini değiştirebilir. “Atlantik ısı kaynağının” yönünün değiştirilmesi ya da yavaşlatılması, ABD’nin kuzeydoğusunda ve Batı Avrupa’da daha soğuk kışların görülmesi demektir. Sonuç ise, gelecekte daha sıcak bir Yerküre, daha soğuk bir Kuzey Atlantik olabilir. Ancak, atmosferdeki yüksek sera gazı birikimlerinden (kuvvetlenmiş sera etkisi) elden edilen ısı, henüz iklim sistemindedir.

 

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy