ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Nov 27th

Son Guncelleme07:55:56 PM GMT

Nerdesin: Edebiyat Nedir Olay Yazıları


Olay Yazıları

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Olay Yazısı Nedir ? Kişi,yer ve zaman öğeleri kullanılarak serim, düğüm, çözüm planına göre "kurgulanarak" yazılan bir ya da birçok olay ya da durumun anlatıldığı sanat metinlerine-edebi metinlere olay yazıları denir.(ilköğretimde olay yazıları lisede " Anlatmaya ve göstermeye bağlı edebi metinler" olarak yeniden sınıflandırılıyor.)
Bu tanıma göre: Roman,hikaye,masal,fabl,destan,efsane,halk hikayesi,tiyatro gibi türler "olay yazıları" olarak tasnif edilebilir.

Anı,günlük ve gezi yazısı türleri "kurgusal olmadıkları ve tamamen gerçek oldukları için" DÜŞÜNCE yazıları içinde sınıflandırılır.

Olay Yazısı Nedir Özellikleri Nelerdir :

Olay yazıları serim - düğüm - çözüm planıyla yazılır.
1.Serim:Hikayedeki karakterler tanıtılır ortam tanıtılır Hikayenin kısaca iskeleti oluşturulur.
2.Düğüm:Hikaye karmaşıklaşmaya başlar.Okuyucuyu heyecena sürükler.
3.Çözüm:Hikaye sonuça bağlanır.

Olay Yazıları
  Hikaye (Öykü) 
  Roman
  Tiyatro 
  Senaryo 
  Masal 
  Fabl 
  Hatıra
  Günlük
  Gezi yazısı
  Haber
  Röportaj

Hikaye (Öykü)

Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebî yazılara hikâye (öykü) denir.

Hikâyelerde esas itibariyle bir asıl olay bulunur. Bazen bu asıl olayı tamamlayan yardımcı olaylara da rastlanır. Hikâyelerde belli bir zaman diliminde ve sınırlı bir mekânda yaşanan olay (veya olaylar) anlatıldığı için çevrenin ve kahramanların tanıtımına pek yer verilmez.

Manzum tarzda yazılan hikâyeler de vardır. Mehmet Âkif ve Tevfik Fikret bu tarzın başarılı edipleri arasındadırlar.

 

Roman

İnsanların başlarından geçen veya geçmesi mümkün olan olayların yer ve zaman belirtilerek etraflıca anlatıldığı, uzun edebî yazılara roman denir.

Hikâyede tek olay bulunmasına karşılık romanda birbirine bağlı olaylar bulunur. Romandaki olaylardan her biri hikâyeye konu olabilir. Kahramanların ve çevrenin tanıtımına hikâyelerde pek yer verilmezken romanlarda kahramanların ve çevrenin tanıtımı yeri geldikçe değişik bölümlerde birbirini tamamlayacak şekilde yer alır. Romanı okuyup bitiren bir kişi yazarın anlattığı kahramanları, olayı ve çevreyi göz önünde canlandırabilir.

Romanlar işledikleri konulara ve üslûplarına göre tarihî roman, macera romanı, polisiye roman, töre romanı, psikolojik roman, nehir roman gibi çeşit­lere ayrılabilir.

Hikâye ve romanlarda gerçeğe uygunluk aranır.

Tiyatro

Hikâye veya romana konu olabilecek olayların seyirciye sahnede temsilî olarak da gösterilebilmesi için sahne tekniğine uygun olarak yazılan edebî yazılara tiyatro denir. Tiyatro terimi; sahne eserinin oynandığı yer ve sahne eserini oynama sanatının adı olarak da kullanılır.

Tiyatronun oluşmasında eser (senaryo), oyuncular, sahne ve seyirci unsurları her zaman dikkate alınır. Tiyatro hem göz hem kulağa hitap ettiği için diğer türlere göre daha etkilidir.

Tiyatro eserleri genellikle, sahnede oynanmak üzere yazılırlar, ancak oynanmak için değil de okunmak için yazılan tiyatro eserleri de vardır.

Klâsik tiyatroda üç (zamanda, mekânda, olayda) birlik kuralına uymak esastı. Ancak günümüzün teknik imkânları sayesinde tiyatro sahnesinde canlandırılamayacak bir olay hemen hemen yok gibidir.

Tiyatro (oyun) terimi daha çok genel anlamda kullanılır. Tiyatro için, konusuna ve sahnede sunuluş biçimine göre trajedi, komedi, dram, monolog ve müzikli tiyatrolar (opera, operet, opera komik, vodvil, bale) gibi özel adlandırmalar da kullanılır.

Senaryo

Senaryo, bir filme konu olacak olayın, hikâyenin, romanın sinema tekniğine göre sahnelere bölünerek açıklamalar ve diyaloglar tarzında hikâye edildiği yazılardır. Senaryo, sesli filmler çekilmeye başlandıktan sonra ortaya çıkan ve teknik imkânların sinemada her geçen gün daha fazla kullanılmasıyla gittikçe önem kazanan bir türdür. Senaryolar filmlerin çekilmesine temel oluştururlar. “İyi bir senaryodan kötü bir film yapılabilir ama kötü bir senaryodan iyi bir film asla yapılamaz.” (Rene Clair)

Senaryo; süje, eşel ve tretman denen aşamalardan geçtikten sonra senaryo hâline gelir. Filme çekilecek konu sinemaya göre önce özet şekilde kabataslak yazılır (Süje). Sonra konu içindeki olayların birbirleriyle bağlantısı bir plân dahilinde kurulur. Buna şema da denir (Eşel). Daha sonra ayrıntılar dahil edilerek konu genişletilir, karakterler çizilir ve konuşmalar yazılır (Tretman). Bu aşamada sinematoğrafik hikâye kurgusu ve işlenişi bakımından filmlik bir şekil alır. Son olarak senaryo yazarı kendisini eleştirel bir gözle filmin tenkidini yapan seyirci yerine kor ve sinema tekniğinin inceliklerini de hesaba katarak senaryosuna son şeklini verir.

Masal

Olağanüstü kişilerin (veya kahramanların) başlarından geçen olağanüstü olayların yer ve zaman belirtilmeden anlatıldığı yazılara masal denir. Masallar, halk masalları ve sanat masalları olarak ikiye ayrılabilir: Halk masalları toplumun değer yargılarını, anlayışını, kültürünü, dünya görüşünü yansıtan anonim ürünlerdir. Sanat masalları ise (toplumda görülen aksaklıkları yermek, bir düşünceyi ortaya koymak gibi) belli bir amaca yönelik olarak yazılan masallardır.

Fabl

Sonunda bir ahlâk dersi vermek amacıyla kaleme alınan, konusu bitkiler, hayvanlar veya cansız varlıklar arasında geçtiği düşünülen ve genellikle manzum olan edebî yazılara fabl denir. Kişilerin veya topumun aksayan yönleri fabl aracılığıyla düzeltilmeye çalışılır. Hayalî varlıklar ve olaylar gerçeğe ne kadar yakın olursa fabl o derecede etkili ve başarılı olur. Teşhis ve intak sanatlarından yararlanılarak anlatıma canlılık ve güzellik katılır.

Fablin sonunda kıssadan hisse alınabilecek bir dersin verilmesi onu masaldan ayıran özelliklerin başında gelir.

Hint filozofu Beydeba’nın Kelile ve Dimne’si ile La Fontaine’in Fabller’i bu türün başarılı örneklerindendir. Orhan Veli’nin La Fontaine’in Masalları adıyla manzum olarak Türkçeye kazandırdığı çalışma da anılmaya değerdir.

Hatıra (Anı)

Toplum hayatında önemli görevler üstlenmiş, toplumu ilgilendiren önemli olayları bizzat yaşamış veya bu olaylara şahit olmuş kişilerin bu olayları duyurmak için sanat değeri taşıyan bir üslûpla yazdıkları yazılara hatıra denir.

Hatıralarda dürüstlük, samimiyet, doğruluk ve tarafsızlık ön plânda olmalıdır. Ancak hatıralar –çoğunlukla- yazanın kendi bakış açısına göre anlatıldığı için aynı olaylar hakkında farklı kimseler tarafından yazılan hatıralar arasında bazı farklılıklar olabilir. Bu sebeple hatıralar -her ne kadar- yaşanmış olaylarla ilgili olsalar da tarihî bir belge olarak doğrudan kullanılamazlar.

Hatıra ile günlük birbirine karıştırılmamalıdır. Günlük adından anlaşıla­cağı üzere yaşanırken, günü gününe yazılır. Hatıralar ise aradan zaman geçtikten sonra yazılır. Hatıra yazarı gerçekleri dile getirmek ve tarafsız olmak anlayışıyla anlattığı döneme ait çeşitli belgelerden, mektuplardan, dergilerden, gazetelerden de yararlanabilir.

Hatıra yazılarını ilginç yapan yönlerden biri de tarihe, topluma, sanata... yön veren insanların özel bilgiler vermiş olmasıdır.

Günlük

Bir kimsenin düzenli olarak, günlük olaylarla ilgili yorumlarını, bunlardan kaynaklanan o günkü anlayışlarını, düşüncelerini, üstüne tarih atarak kaleme aldığı kısa yazılara günlük veya günce denir.

Günlük, bir anlamda günü gününe yazılan hatıralar olarak değerlendirilebilir. Okuyucular dikkate alınmadan yazılan günlükler, özeldir. Duyguların, düşüncelerin yoğun olduğu anlarda sıcağı sıcağına yazılan günlüklerin anlatımı geliştirmede önemli bir yararı vardır.

Günlükler bir deftere yazılabileceği gibi daha kullanışlı olması bakı­mından bir ajandaya da yazılabilir.

Gezi Yazısı (Seyahatname)

Gezi yazısı, yurt içine veya yurt dışına yapılan gezilerde gezilip görülen yerlerin anlatmaya değer ilginç yönlerinin kaleme alındığı edebî yazıdır.

Gezi yazılarında gezginin dikkatini çeken ve farklı bir özellik gösteren insanlar, tarihî ve tabiî güzellikler, farklı kültürler gibi konular güncel olaylarla da bütünleştirilerek edebî bir üslûpla anlatılır.

Günümüzün (ulaşım, haberleşme, radyo, televizyon, bilgisayar, internet VCD gibi) teknik imkânları gezi yazılarının önemini ve ilginçliğini kısmen de olsa azaltmakla birlikte tarihî değeri olan seyahatnameler hâlâ önemini koru­maktadır.

Haber

Haber, bilinen bir zamana ait olayı en kısa sürede muhatabına ileten, geniş bir kitleyi ilgilendiren ve değeri ilgilendirdiği kişi sayısıyla ölçülen yazıdır. Bütün basın dünyasının bildiği Lord Northcliffe’in “Bir köpek, bir adamı ısırırsa bu bir haber değildir; fakat bir adam bir köpeği ısırırsa bu bir haberdir.” sözü haberin ne demek olduğunu veciz bir şekilde ifade eden cümle olarak sıkça kullanılır.

Gazetelerin çıkış sebebi haber verme olduğu için haber, gazetenin ruhu ve temel unsurudur. Dolayısıyla habersiz, gazete olmaz. Fakat radyo, televizyon ve internetin yaygınlaşması gazetecilerin haberi bir an önce verme işini zora sokmuştur. Çünkü gazetedeki en yeni haber bir gün öncesine aittir. Bu yüzden günümüzde gazeteler, bol fotoğraflı, ayrıntılı ve yorumlu haber vermeye yönelmişlerdir.

Haber; gazetede, televizyonda, radyoda veya internette nerede yayınlanırsa yayınlansın sağlam kaynaklardan alınmalı, doğru olmalı, çoğunluğu ilgilendirmeli, özgün olmalı, kişilerin özel hayatına, hürriyetine zarar vermemelidir. Tam bir haberde (gazetecilikte 5 N ilkesi olarak da bilinen) şu beş sorunun cevabı olmalıdır:  Ne (veya kim)? Nerede? Ne zaman? Nasıl? Niçin?

Haberde giriş ve gövde olmak üzere iki bölüm bulunur. Giriş bölümünde birkaç cümle ile olayın kısa bir özeti verilir, haberin ayrıntıları gövde bölümünde yer alır. Okuyucu, seyirci veya dinleyici ilgisini çeken haberlere yöneleceği için haber başlıkları ve bu başlıkların haber metniyle uyumu son derece önemlidir.

Bağlı olduğu basın yayın organları için haber toplayan ve bunları yazan kişilere muhabir denir. İyi bir muhabir, “çabuk ve sessiz hareket eder; kesin sualler sorar; olayları, hareketleri, tepkileri az çok önceden sezinler; günün haberlerini bilir, gazete ve dergileri dikkatle okur, belli başlı yayınları izler; iyi eğitim görmüştür; geniş bilgilidir. Ukalâ değil, uyanıktır; terbiyesiz değil, ısrar eder; sır yoldaşı değil, inandırma yeteneği vardır; falcı değil, ileriyi görür; çekingen değil, dikkatlidir; miskin değil, terbiyelidir; münakaşacı değil, azimlidir.”[1]

Röportaj

Röportaj, gazetecilerin bir yeri, bir kurumu ziyaret ederek, o yerin özelliklerini, orada gördüklerini kişisel düşünceleriyle birleştirip imkânlar ölçüsünde fotoğraflarla belgeleyerek kaleme aldıkları yazılardır. Radyo veya televizyon habercisinin bir araştırma veya soruşturma sonucunda hazırlamış olduğu programa da röportaj denir.

Röportajda esas olan, bir araştırma veya soruşturma sonucunda elde edilen bilgilerin kamuya duyurulmasıdır. Bu yönüyle haberin genişletilmiş biçimi olarak düşünülebilir. Ancak haberde yorum son plândayken, röportajda öne çıkar. Röportajı yapan, kişisel görüşlerini, yorumlarını ve haberlerini bir anlamda belgelemek için fotoğraflardan veya video görüntülerinden yararlanır.

Röportaj; bir yerin, bölgenin veya topluluğun özelliklerini tanıtmak amacıyla yapılabileceği gibi bir alanın uzmanı olan (veya olmayan) kişilerin herhangi bir konudaki düşüncelerini öğrenmek ve bunları kamuya duyurmak amacıyla da yapılabilir. Ancak böyle bir durumda röportajdan bir yarar gözetilecekse soruyu veya konuyu uzmanına sormak gerekir.

Cevaplar (22)Add Comment
0

sdsa.


yazar adsadf., Kasım 26, 2010
ii güsL. :D yrdmcı oldu .. :D
0

Sağol


yazar bURAK76, Ocak 22, 2011
çok faydalandım sağol kardeş
0

olay yazıları


yazar dilara, Ocak 23, 2011
bana çook yardımcı oldunuz
0

teşekkürler


yazar taylan özgür, Nisan 03, 2011
çok yardım oldu sağol
0

...


yazar abbas, Nisan 11, 2011
sağol çokkkkkkkkkkkkkk yardımcı oldun
0

saol


yazar abdurrahman, Nisan 24, 2011
saoulun
0

Olay Yazıları


yazar TeŞeKKüRLeR !!, Mayıs 06, 2011
TeŞeKKüRLeR !!
0

...


yazar cinsosh, Eylül 21, 2011
Saolun çok kısasaymış(!)
0

...


yazar melek kıss, Ekim 27, 2011
çok sagolun
TESEKKÜRLER, Düşük skorlu yorum [Göster]
0

thank you


yazar prancess, Kasım 21, 2011
çok hoşuma gitti bu site çook teşşekkür ederim :)
Seher Rümeysa

Çok Teşkkürler :)


yazar Seher, Aralık 13, 2011
Yarın Yazılım Var Türkçeden Sizin Sayenizde Öğrendim Bunları :)
0

thank you


yazar Lara, Ocak 03, 2012
ya mükemmel saolunnnn XD
0

saolun


yazar qqqqqq, Şubat 17, 2012
teşekkürler ellerinize sağlık
0

...


yazar eliff, Nisan 18, 2012
olay yazıları:hikaye,masal,anı,,roman,efsane,gezi yazısı
düşünce yazıları:söyleşi,biyografi ,otobiyografi,deneme,makale,fıkra,fabl,röportaj.
diye öğrendik
0

...


yazar azra, Eylül 24, 2012
güzel ama anlamları çook fazla uzun biraz kısa olabilirdi yinede güzel
0

...


yazar sağol, Ekim 06, 2012
ebem kayboldu içinde gördünüzmü
suç ve ceza, Düşük skorlu yorum [Göster]
0

thank you


yazar merve, Kasım 13, 2012
thank you
0

Saolun


yazar iyi saolun, Ocak 05, 2014
teşekkürler yazı iyi olmuş
0

...


yazar okey, Mayıs 05, 2014
saolun
0

kuıloı


yazar nejla, Kasım 13, 2014
hakan yazıcı kadar iyi olmasada güzel :)

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy