ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Wednesday, Jul 23rd

Son Guncelleme08:18:06 AM GMT

Nerdesin: Felsefe Yazıları Toplum-Birey İlişkisi


Toplum-Birey İlişkisi

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Toplum-Birey İlişkisi

 

İnsanların kişilik özelliklerine doğuştan sahip olduğu söylense de içinde bulunulan toplum, kişiliğin oluşmasında temel belirleyici işlev görmektedir. Bireyin tuvalet alışkanlığından, bilimsel yöntem ilkelerine kadar tüm davranış biçimi, toplumsallaşma denilen süreçte kazanılmaktadır. Kısacası, insan olma ve insan gibi davranmayı öğrenme sürecine toplumsallaşma denmektedir. Toplumsallaşma, bireyin yalnızca biyolojik bir varlık olmaktan çıkıp belli bir toplumla ve belli kümelerle bütünleşmesidir.

"Bu süreç aracılığıyladır ki birey bir kişilik kazanmakta ve belli bir toplumda yaşamasınıolanaklıkılan davranışlar edinmektedir. Toplumsallaşma, en genişanlamında çıraklık ya da eğitim ve öğretim yoluyla olur. Bu çıraklık bireyin dünyaya geldiği andan başlar, yaşamını bitirip öldüğü ana değin sürer."

Freud ve izleyicileri ise, her türlü tutum, değer ve inancın çok küçük yaşlarda belirlendiğini ileri sürerek, toplumsallaşmayı, insanın doğasından kaynaklanan güdü ve itilimlerin sınırlandırılmasından oluşan süreç olarak tanımlamışlardır.

Her iki görüşün de birleştiği nokta, toplumun insanların davranışlarını, değerlerini, inançlarını belirlediğidir. Temel davranış yollarının öğrenilmesi; bireylerde iyi bir anne, baba, çocuk, meslek mensubu... olma gibi belli özlemler oluşması; toplum içindeki rollerin ve yeteneklerin öğrenilmesi, toplumsallaşma sürecinin amaçlarıdır.

Kişilerin siyasal değer, inanç ve tutumları da toplumsallaşma sürecinde şekillenmektedir. Siyasal sistem içinde çeşitli konumlarda olan birey, bu konumların gerektirdiği davranışları ve beklentileri geliştirir, yükümlülükleri öğrenir. Siyasal benliğin oluşması süreci, siyasal toplumsallaşma olarak adlandırılır.

Kişiyi toplum yaşamına hazırlayan bir çok etken vardır ancak bunlar içinde en önemli ve etkili olan sosyalleşme araçları: Aile, arkadaşgrubu, eğitim sistemi ve kitle iletişim araçlarıdır.

• Aile: İstisnaları da bulunmakla beraber, genelde insanlar bir ailenin üyesi olarak dünyaya gelirler. Kişiler inanç ve değerlerini aile içinde edinmeye başlarlar. Birey, siyasal olmasa da ilk otoriteyle aile çevresinde tanışmakta ailedeki otoriteye ilişkin izlenimlerini, siyasal, toplumsal yaşama kısmen ya da tamamen aktarabilmektedir. Ailenin toplumsallaşma sürecine, gerek doğrudan birtakım değerlerin öğretilmesi yoluyla; gerekse ana babanın (veya diğer aile fertlerinin) tutum ve davranışlarının izlenerek etkilenilmesi yoluyla dolaylıolarak katıldığınıgörüyoruz. Çocuğun, aile içinde egemen olan değerleri, beklentileri ve tutumlarıtaklit yoluyla da edindiği bilinmektedir. Bu benimseme bilinçli bir faaliyet olarak yapılabildiği gibi bilinçsiz bir faaliyet olarak da oluşabilir. Topluma egemen olan ve ailede de ortaya çıkan dinsel, toplumsal ve siyasal bazıdeğerlerin çocuk tarafından aynen benimsendiği de gözlemlenmektedir. Aile, kişiliğin oluşmaya başladığı dönemde bireye ulaşabilecek durumda olan hemen tek kaynaktır. Ayrıca insanın aile fertleriyle, özellikle ana-babasıyla arasındaki yoğun duygusal bağ, ailenin etkileme gücünü oluşturmaktadır.

Demokratik, hukuka ve insan haklarına saygılı toplum ve devlet olabilmek için ailelerin bu değerleri benimsemesi gerektiği açıktır. Anne ve babanın kararlarını ortaklaşa aldıkları, çocukların da söz söylemeye yetkili görüldükleri bir aile yapısıiçinden gelen bir birey, daha fazla demokratik siyasal yönelimlere sahip olacaktır. Bu nedenle aile içinde demokrasinin yerleşmesi, toplum düzeni bakımından da önem taşımaktadır.

• Arkadaş grubu: Aile bireyin değerlerini tek başına belirleyen bir kaynak değildir. Başkalarıyla ilişkiye giren birey, topluma uymak için kendisinden neler beklendiğini, başkalarının davranışlarını nasıl kabulleneceğini arkadaş grubu içinde de öğrenmektedir. Yakın çevre olarak da nitelendirilebilecek bu grup, çocukluk, okul, işarkadaşlığınıkapsamaktadır. Çeşitli meslek örgütleri, sendikalar, dernekler de bireyin toplumsallaşmasında önemli rol oynamaktadır.

• Eğitim sistemi: Eğitim kurumları, bireye aile ve arkadaş çevresi içinde öğrenemeyeceği bir çok inancı, davranışıve tutumu öğretir. Bireyin okula başlamasıyla birlikte ailenin rolü önemli ölçüde azalmaya başlar. Devletle, toplumla ve diğer fertlerle ilişkiler eğitim sürecinde öğrenilir. İnsan haklarına saygılı, demokrasiye inanmış, Cumhuriyetin temel ilkelerini benimseyen bir toplum amaçlanıyorsa, eğitim sisteminin buna göre düzenlenmesi gerekir. Ülkemizde karşılaştığımız sorunlar, eğitime gereken önemin verilmemesinden kaynaklanmaktadır.

• Kitle iletişim araçları: Medya olarak da adlandırılan, basın, yayın, televizyon, sinema, radyo gibi araçlar, özellikle basın ve televizyon kuruluşları, günümüzde (yasama, yürütme ve yargıgibi) dördüncü bir kuvvet olarak nitelenecek kadar güç kazanmışlardır. Kitle iletişim araçları da bireylerin düşünce, tutum ve davranışlarını etkilemekte, yönlendirmektedir.

Hemen belirtmek gerekir ki birey toplum ilişkisi tek taraflıdeğildir. Bireyler de topluma katkıda bulunur, toplum davranışlarını etkileyebilir, biçimlendirebilir. Örneğin yetişkinlerin, aile büyüklerinin gençlerin ve çocukların bilgilerinden yararlandığını biliyoruz. Birey, arkadaş grubu içinde etkin, yönlendirici rol oynayabilmektedir.

İki veya daha fazla kişinin biraraya gelmesi lideri ortaya çıkarmaktadır. Bir grup oluşur oluşmaz üyelerden bir kısmının diğerlerinden daha faal bir rol oynaması, diğerlerine tercih edilerek saygı görmesi ve gruba hakim olması kaçınılmazdır. Grubun büyümesiyle liderin rolü grubun faaliyeti bakımından büyük önem kazanır.

Bireyin yaşamınıgrup ilişkileri içinde geçirdiği iddiasının doğruluğu kabul edildiği takdirde bir başka gerçekle karşılaşılacaktır: Birey, liderlerin etkisi altında yaşamaktadır. Kimlerin lider olduğu ve nasıl yönettikleri büyük oranda bireyin ve onun grubunun kaderini tayin etmektedir. Onun için insanın sosyal davranışını anlamak istediğiniz zaman liderliğin dinamiği ile grup değişmelerini anlamanın büyük önemi vardır.

Liderlik niteliğini taşıyan bireyler, toplumu değiştirebilmektedir. Ülkemiz bakımından Atatürk, bir liderin toplumu nasıl etkilediğini gösteren açık örnektir.

Demokratik toplumun oluşmasında ailelerin rolünü belirleyiniz?

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy