ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Wednesday, Jul 17th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Osmanlı İmparatorluğu Kadıköy Boğa Heykeli


Kadıköy Boğa Heykeli

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Kadıköy Boğa HeykeliTürkiye’de en bilinen heykel hangisi diye sorulduğunda ilk akla gelen heykeller arasında; İlhan Koman’ın Akdeniz, Canonica’nın Taksim Cumhuriyet Anıtı, Hadi Bara ve Zühtü Müritoğlu’nun beraber yaptıkları Barbaros Heykeli gelebilir ama bunların hiç biri Kadıköy’deki Boğa Heykeli kadar şehirle bütünleşmemiş, hakkında şehir efsaneleri üretilmemiştir. Aslında bakılırsa hakkında üretilen şehir efsanelerinden daha da garip bir öyküye sahip bu heykel. Boğa Heykeli üzerine araştırmalar yaptıkça onun estetik açıdan muhteşemliğinin yanında tarihsel arka planının da ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. 

İlkokuldan beri her sene tarih derslerimizde okuduğumuz ve hepimizin kulağının aşina olduğu ama bizim dünyamızdan çok uzak olan bir bölgeyi nerdeyse bizimmiş gibi öğrendiğimiz Alsas Loren, Kadıköy’deki Boğa Heykeli’nin geçmişinden bir izdir. Almanya ile Fransa arasında 1800’lü yıllarda gidip gelen küçük bir bölge olan Alsas Loren 1860’larda tekrar Fransa’nın eline geçer. Fransızlar Almanları dize getirmenin sevinci ile bu bölgeye bir anıt heykel dikme girişiminde bulunurlar. O dönem Paris’in en önemli heykeltıraşlarından biri olan Isidore Bonheure ve T. Roulliard’a proje verilir. Daha çok hayvan heykelleri yapan bu sanatçılar Fransızların Almanları azgın bir boğa gibi ezip geçtiğini ima etmesi için bu Boğa Heykeli’ni yaparlar. Heykel büyük bir özgüvenle Alsas Loren’e dikildikten birkaç yıl sonra 1870 yılında Almanya tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Bismarck, Alsas Loren için Fransa’ya savaş açar. Alsas Loren’de bulunan maden yatakları onlarca yıl süren ve yüz binlerce insanın ölmesiyle devam eder. Sonuç olarak Almanlar birkaç yılda çok büyük bir ordu toplayıp Fransa’nın üstüne gider ve Alsas Loren’i de topraklarına katar. Fransa’nın Almanları korkutması amacıyla dikilen Boğa Heykeli’ni Almanlar ganimet olarak alıp başkentlerine götürürler. Yaklaşık kırk yıl Almanya’da kalan heykel nereleri süsledi, nerelerde o kızgın bakışlarını etrafa savurdu şu an için bir bilgimiz yok ancak II. Abdülhamit ile başlayan ve İttihat ve Terakki Partisi’nin başa geçmesi ile güçlenen Osmanlı-Alman ilişkileri sırasında Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından heykel İttihat ve Terakki Partisi’nin başındaki Enver Paşa’ya hediye edilir. Heykel böylece İstanbul’a getirilerek Enver Paşa’nın sarayının bahçesine yerleştirilir. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı-Alman birliğinin timsaline dönüşen Boğa Heykeli savaş sonunda yenilgimizle ve Enver Paşa’nın yurt dışına çıkması ile unutulur. 1953 yılında Hilton Oteli’nin yapılmasıyla heykel, duvarlar ardındaki saraylardan çıkarılıp Hilton Oteli’nin bahçesine konur.
 

Burada da çok uzun durmaz veya durdurulmaz. Harbiye’deki Lütfi Kırdar Spor Salonu önüne, çevresine ve kendine umarsız bir vaziyette konur. Kamu ile de ilk karılaşması ve yoğun ilgi görmesi de bu zamana rastlar. Anlaşılan o ki burada da yeri beğenilmez, Taksim Gezi Parkı’na yerleştirilir. Artık bir orda bir buradadır. 1969 yılında Taksim Gezi Parkı’ndan alınarak Kadıköy’e getirilir. Beşiktaş İskelesi’nin arkasındaki eski kaymakamlık binasının önüne yerleştirilir ama o da olmaz. 1987 (ne yazık ki kaynaklarda bu bile net değildir, tarih bazılarında 1976 bazılarında 1990 olarak da geçmektedir) yılında nihayet gerçek yerini bulur; Kadıköy Altıyol. Alsas Loren’den başlayan şanlı şerefli tarihi unutulmuş, belli bir yeri yurdu olmayan, birkaç senede bir taşınan, fotoğraflarının çekildiği, üzerine binme girişimlerinin yaşandığı, üzerinin kazınmaya çalışıldığı, yazıların yazıldığı eğlencelik bir heykel haline dönüştürülür. Halbuki aynı dökümhaneden çıkmış ve heykeltıraşı Thiebaut tarafından yapılan Emirgan’daki Sakıp Sabancı’ya ait Atlı Köşk’ün atı ise halinden çok memnun Picassoları Dalileri karşılamaktadır. Boğa Heykeli’nin bir diğer kardeşi ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önünde bulunan Aslan Heykeli’dir.

Bugün Kadıköy’ün kalabalığının içinde artık görülemeyecek bir hal alan Boğa heykeli, estetik güzelliğinden bahsedilmeyi bırakın yön gösterme aracına dönmüştür. Boğa Heykeli’nden sağa veya sola terimleri Kadıköy Altıyol’da çokça duyabileceğiniz bir cümledir artık. Alsas Loren’in o ürkütücü canavarı artık yaşlanmış, köklerinden uzaklaştırılmış ama hala eski estetiğini üzerinde barındıran bir heykel olarak hala başını eğip çevresine selam veriyor.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy