ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Jun 20th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Şair ve Yazar Biyografileri Charles Baudelaire


Charles Baudelaire

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Charles BaudelaireCharles Baudelaire, birçok öncü gibi değeri çağdaşları tarafından bilinememiş kitapları yasaklanmış, satmamış, ıstıraplar ile yüzleşmiş, mutluluğu bulamadığı dünyadan erken yaşta mutsuz şekilde ayrılmış bir düşünce adamı…

 

Albatrosları bilir misiniz? Onlara gökyüzünün balinaları derler. Devasa uzunluktaki 4 metreyi bulan kanat açıklıklarıyla gökyüzünde koskocaman ak bir kütle gibidirler.

 

Tayfalar sık sık yakalar, iş olsun diye,

Koca deniz kuşlarını, albatrosları,

Keskin çukurlar üstünden kayan gemiye

Eşlik eden o kaygı bilmez dostları.

 

Onlar ki gökyüzünde gamsız, özgür, korkusuz ve bohemce süzülürler tıpkı yeryüzünde gezinen şairler gibi. Peki Albatros şiirinin şairini bilir misiniz? Charles Baudelaire"i yani.

Charles Baudelaire, birçok öncü gibi değeri çağdaşları tarafından bilinememiş, kitapları yasaklanmış, satmamış, hayatı boyunca acı çekmiş, ıstıraplar ile yüzleşmiş, sefil bir şekilde yaşama göğüs germiş mutluluğu bulamadığı dünyadan erken yaşta mutsuz şekilde ayrılmış düşünce adamı, çevirmen, şair ve devrimcidir.

Ayrıca bugün başyapıtı sayılan Kötülük Çiçekleri 301 adet satınca yayıncısı iflas edip intihar etmiş. Yaşarken öyle eleştiriler almıştır ki kimi eleştirmenler ona “Akli dengesinden şüpheye düşüyorum” demiştir. Kimi eleştirmenler ise başyapıtı Kötülük Çiçekleri için “Bu kitap bütün akli bozukluklarla, kalp çirkinliklerine açık bir hastane sanki” demiştir. Ancak onun dehasının farkına az da olsa varanlar da vardır tabii ki, Sefiller"in büyük yazarı Victor Hugo gibi mesela. O, mutsuz yazar Baudelaire’e  “Siz sanat göğünü yeni bir ürpertiyle titrettiniz” demiştir. Ne denilebilir buna?Belki de bazı büyük beyinleri ancak karşılaştıkları büyük beyinler anlayabiliyor denilmeli.

 

Ama bırakıldılar mı güvertelere,

O gök kralları ne sünepe, ne sarsak

Seriverir koca kanatlarını yere,

Yanlarında sürünen kürekler gibi, ak.

 

Evet Baudelaire bir albatrostur ve çağdaşlarının birçoğunun anlayamayacağı dilin engin yüksekliklerinde gezinmiştir devasa düşünsel imgelem zenginliğiyle... Ancak yüzyıl sonra kitleler tarafından merak edilmeye başlanmıştır. Değerinin anlaşılması ise hâlâ muamma.

Charles Baudelaire 1821’de Paris"de doğdu. Mutsuz bir çocukluk geçirdi. Birçok yazar düşünür gibi oda görmedi anne sevgisini, bu yüzden edebiyatın büyülü atmosferinde, yazıda, çizgide aradı sevgiyi. Babası 1827"de öldü. 1839"da okuduğu okuldan disiplinsizlik yüzünden atıldı. Hukuk öğrenimi görmeye zorlanan Baudelaire, buna başkaldırarak Quartier Latin"de bohem bir hayatı seçti. Burada frengiye yakalandı. 20 Yaşında Hindistan"a gitmek üzere yola çıktı. 1842’de Fransa’ya döndü. Sonradan metresi olan Jeanne Duval ile tanıştı. Sevmediği dünyayı katlanılabilir kılan tek şeydi Jeanne Duval. Onun için “Beynimdeki yaraları saran tek insan” diyordu.

 

O kanatlı yolcu ne miskin, ne sümsüktür!

Ne çirkin, ne gülünçtür o güzel kuş şimdi!

Topallar kimi, uçan sakata öykünür,

Bir pipoyla gagasını dürtükler kimi!

 

Babasının mirasını aldı ancak bu parayı hesapsızca harcadığı için ailesi miras hakkını geri aldı.

1846"dan sonra Kötülük Çiçekleri kitabına girecek şiirlerini yazmaya başladı. 1847"de Amerikalı yazar Edgar Allan Poe"yı keşfetti ve eserlerini Fransızcaya çevirmeye başladı. 1848"de burjuva kral Louis-Philippe deviren devrimcilerin yanında yer aldı. 1857"de Les Fleurs du Mal (Kötülük Çiçekleri) (Elem Çiçekleri) kitap olarak yayınlandı, içindeki altı şiir kamu ahlakına aykırı bulunduğu için Baudelaire hakkında dava açıldı.

1860’da Yapay Cennetleri yayınladı. Bu eserde de uçlarda gezinen bir kişilik sergiledi. Bir tür otobiyografi olan Çırılçıplak Soyulan Yüreğim üzerine çalıştığı ve 1862’de "Paris Sıkıntısı" adıyla düzyazı şiirlerini yayımladığı sırada frenginin yan etkileri giderek kendini daha fazla hissettirmeye başladı. İki yıl kaldığı Belçika’dan dönüşünde felç olan sanatçı 31 Ağustos 1867 tarihinde Paris’te 46 yaşındayken öldü.

 

O bulutlar prensine benzer Ozan da,

Fırtınayla senlibenli, yaylara gülen;

Yere sürülmüştür yuhalar arasında,

Yürüyemez devce kanatları yüzünden.

 

Mezarı Paris Cimetière du Montparnasse"dadır. Yaşadığı dönemde kurulmakta olan modern Paris"in metropol yaşantısı üzerine inşa ettiği edebiyatı ve eleştiri yazıları modernist estetiğin habercisi sayılır. Şiirlerini derlediği Kötülük Çiçekleri (Les Fleurs du Mal-1857) ve Paris Sıkıntısı (Le Spleen de Paris-1869), Rimbaud"dan Mallarmé"ye, Yahya Kemal ve Cahit Sıtkı Tarancı"ya kadar pek çok şairin çarpıldığı, 20. yüzyıl edebiyatının en etkili kılavuzları olur. Gerek klasik geleneğe, gerekse egemen çağdaş zihniyetlere karşı isyanı ve gerçekliğe kafa tuttuğu imgelemi, zamanında şiirlerinin yasaklanmasına kadar varan düşmanlıklar uyandırır. Sonradan bu başkaldırı ve imgelem, avangard sanat ve edebiyatın çekirdeğini oluşturacaktır.

Birgün Gazetesi


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy