Â
1950'ye Kadar Türk Tiyatrosu
Cumhuriyetin onuncu yılına değin Türk yurdunu, Türk ulusunu sevmek biçiminde gelişen ülkücülük de oyunlara konu olmuş, yazarlar bu duyguları aşılamak için kimizaman efsanelere, kimi zamanda masallara yönelmişlerdir. Bu oyunlardan Faruk Nafiz'in manzum olarak yazdığı Akın, Türklerdeki herşeyden üstün olan yurtsevgisini verirken, Özyurt Türk'lerinin adaletini, sanat sevgisini, yerleştikleri yerleri bayındır bir duruma getirmek için gösterdikleri çabaları ortaya koymaya çalışır.1930'lu yılların Türk Tiyatrosu'nun özellikleri nelerdir? oyunları Türk'lerin erdemleri ve uygarlığını yansıtmak amacını taşırlar. Kardeş kavgaları yüzünden yıkılan Osmanlı İmparatorluğunun acıklı durumu Yaşar Nabi'nin İnkılap Çocukları'nda ele alınırken hareket noktası Anadolu olmak üzere Türk gücünün övülüşünü de Necip Fazıl'ın Tohum; Faruk Nafiz'in manzum olarak yazdığı Kahraman adlı oyununda buluyoruz. Bu yılların yazarları arasında Selahattin Batu, mitolojiye ve masala yönelişiyle dikkati çeker. Güzel Helena, Oğuzata, Kerem ile Aslı onun mitolojiden yararlanarak yazdığıoyunlardır. Bu oyunlarda daha çok evrensel değerler üzerinde durmuştur. ılında, kişi ve toplumsal sorunları birlikte ele alınmıştır diyebiliriz. 1940'lı yıllara geldiğimizde üzerinde durulabilecek üç yazar görüyoruz. Bunlar Ahmet Kutsi Tecer, Cevat Fehmi Başkurt ve Ahmet Muhip Dıranas'tır.
Â
Â
Â
Çözülen aile yapısına çözüm olarak saÄŸlam temellere dayalı aile tezi savunulur.  ş, maddi deÄŸere önem verdikleri için yanlış yolda giden aileler yanında, yoksul ancak saÄŸlam temellere oturmuÅŸ, düzgün bir yaÅŸayışı olan aileler verilmiÅŸtir.Aile konusunun yanında yine BatılılaÅŸmanın yanlış anlaşılması konusunun da sürdürüldüğü görülüyor. DeÄŸer yargılarının deÄŸiÅŸmesinin ve ekonomik koÅŸulların aileyi etkileyiÅŸi üzerinde durulmu  1940'lı yıllarda Türk tiyatrosunda geleneksel Türk Tiyatrosu'nun izleri görülür. Köşebaşı, Bir Pazar Günü, Satılık Ev adlı oyunlarında ele almıştır. KöroÄŸlu ise, hak ve adalet kavramını bir Türk efsanesinden yararlanarak ortaya koyduÄŸu oyunudur. Ahmet Kutsi Tecer, bu konuları, geleneksel Türk tiyatrosundan da yararlanarak, Â
 Ahmet Muhip Dıranas, toplumumuzdaki geleneksel, ataerkil ailenin, değişen ve modernleşen değerler karşısında ortadan kalktığını ortaya koyduğu Gölgeler adlı oyunuyla tanınmıştır. ğişen toplumumuzdaki paranın gücü ve bu gücün bireylere yaptığı baskı üzerinde durmuştur. Bu sorunları daha çok, büyük kentlerde ve taşra ilçelerindeki yaşam üzerinde durarak yansıtmıştır. Konuyu ahlak yönünden ele alışı kişilerine de yansıyarak, ülkücü, meslek sahibi olan kişilerle, bilgisiz ve çıkarcıolanlar karşılaştırılmıştır.
Bu üç yazar arasında en çok oyunu olan Cevat Fehmi Başkurt'tur. Yazar, ahlâk yönündenele alarak, de
Yaşar Nabi'nin Mete; Behçet Kemal'in Çoban ve Atilla; Necip Fazıl'ın Sabır Taşı adlı
Â
Oyunlarda ele alınan konulara göre bir genelleme yaparsak Cumhuriyetin ilk yirmiy


1950'ye Kadar Türk Tiyatrosu



Bu Yaziyi Siteye Ekleyen Uyemiz
Adi: Angelica
Arkadasi: 1
Uyeye:
Popularite: 1777
Uye su an offline!
Bu yaziya puan ver.. 