ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Sunday, Aug 18th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT



Carl Ebert

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Carl Ebert

(1887- 1980)


Alman tiyatro yönetmeni ve oyuncusu, opera rejisörü Carl Ebert Berlinde Max Reinhardtın Tiyatro Sanatı Okulunda okudu. Sanat hayatına Alman Milli Tiyatrosunda aktör olarak başlayan Carl Ebert, daha sonra Frankfurt ve Berlinde kurduğu tiyatro sanatı okullarında oyuncu ve yönetmen olarak çalıştı. Daha sonra operaya yönelen sanatçı, Berlin Şehir Operasında birçok opera sahneye koydu. Buenos Aireste Teatro Colonda çalıştı (1933 - 1936). 1936da Cumhurbaşkanlığı Flarmoni Orkestrası ile genel sahne işlerinin örgütlendirilmesi konusunda görüşmek ve tavsiyelerinden yararlanmak üzere, Ankaraya getirilen Ebert, daha sonra da konservatuarın tiyatro ve opera bölümlerini kurmak, ders plânlarını saptamak ve gerekli uyarılarda bulunmak üzere 1940a kadar aralıklı olarak Türkiyeye gelip gitti.1935/36 ders yılı döneminde, Almanya'dan ünlü besteci Paul Hindemith ile ünlü tiyatro rejisörü Karl Ebert' in yaptığı incelemeler sonunda verilen raporlara göre, Musiki Muallim Mektebi içinde devlet konservatuarı sınıfları çalışmaya başlamıştır. 1935/36 ders yılında, Musiki Muallim Mektebi'nde kurulmuş bulunan devlet konservatuarı sınıflarında, müzik sanatının bütün dallarında olduğu gibi, tiyatro ve opera alanında da çalışmalara hızla başlanmış ve kısa zamanda uzun mesafeler alınmıştır. Paul Hindemith'in, sürekli görev kabul etmeyerek, zaman zaman Ankara'ya gelip konservatuarı denetlemesi ve rapor vermesi yanında, anlaşmalı uzman olarak Ankara'da kalmış olan Karl Ebert, Devlet Konservatuarı tiyatro tatbikat sahnesi ile opera stüdyosunu, dokuz yıl kesintisiz yönetmiştir. Karl Ebert'in Ankara Devlet Konservatuarı’nın opera stüdyosundaki eğitim öğretimle ilgili çalışmaları, başlangıçta, uluslararası opera literatürünün standart eserlerinden alınan örneklerle, Türkçe metinli denemeler halinde oluşup gelişmiştir ve bu alanda öğrencilerin sahneye koydukları ilk oyun, W. A. Mozart'ın bir perdelik Bastien and Bastienne adlı operası olmuştur.Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın eşliğinde ilk olarak Türkçe metinle oynanmış bulunan bu eser, zamanın basınında geniş ilgi yaratmıştır.Opera konusunda elde edilmiş olan olumlu sonuç, batı operalarından Türkçe librettolu operalar oluşturma çabasına yol açmış ve 1940 yılında Türkiye'de ilk olarak, ünlü besteci G. Puccini'nin Madame Butterfly operasının sadece 2.perdesi, 1941 yılının mayıs ayında da gene Puccini'nin Tosca operasının sadece 2.perdesi, konservatuvarın opera stüdyosu elemanları tarafından, Türkçe librettolarla ve üstün bir başarı ile sahneye konmuş ve bu ilk opera temsilleri, zamanın basınında oldukça ilginç yankılar yaratmıştır. Üç yıllık yoğun çalışma sonunda elde edilen bu büyük başarı, bu konuda gerekli önlemlerin alınması gerektirmiştir. 16 Mayıs 1940 tarihinde yürürlüğe giren bir yasa ile Musiki Muallim Mektebi içinde idareten kurulup faaliyete geçirilmiş olan devlet konservatuvarı sınıflarının: Müzik, Opera, Bale ve Tiyatro bölümlerini içine alan bir Devlet Konservatuvarı'na dönüşmesini sağlamıştır.1947ye kadar Tatbikat Sahnesinde çeşitli oyunların rejisörlüğünü yapan, sayısız öğrenci yetiştiren sanatçının Türkiyede modern tiyatronun kurucuları arasında önemli bir yeri vardır. 1948-1954 yıllarında Los Angelesta tiyatro öğretmeniydi; 1954ten sonra da Berlin Devlet Operasının yönetmenliğini yaptı.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy