ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Saturday, Nov 29th

Son Guncelleme07:55:56 PM GMT

Nerdesin: Türk Edebiyatı Servet-i Fünun Döneminde Roman ve Öykü


Servet-i Fünun Döneminde Roman ve Öykü

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Servet-i Fünun Döneminde Roman ve Öykü

Bu dönemin romanlarında olay örgüsünün, konuların, konuşmaların başarılıbir biçimde yer aldığı görülür. Bu nedenle Servet-i Fünun romanı Tanzimat romanından daha sağlam bir tekniğe sahiptir. Servet-i Fünun romancıları dönemin başlarında hem romantizmin etkisindedirler, hem de baskıcı bir siyasal ortam içinde yaşamışlardır. Bu yüzden önceleri daha çok bireysel konuları işlemişlerdir. Sonraları gerçekçiliğe (realizm) yönelmiş, eserlerinde toplum yaşayışını vermeye başlamışlardır. Toplumun nasıl batılılaştığını; batılaşmanın yanlış anlaşıldığını anlatmış; batılı aile ve toplum yaşantısının doğru örneklerini göstermeye çalışmışlardır.

Servet-i Fünun döneminin en başarılı romancısı Halit Ziya Uşaklıgil (1867-1945)'dir. Uşaklıgil, ünlü romanı Aşk-ı Memnu (1900)'da varlıklı bir ailedeki batılı yaşam biçimini anlatır. Mai ve Siyah(1897) adlıromanında ise o dönemin basını, bir Türk ailesinin yaşayış biçimi ve bir şairin dünyası verilmiştir.

Bu dönem roman ve öykücüleri batılaşmadan sonra aşk konusunu işlemişlerdir. Özellikle Mehmet Rauf (1875-1931) romanlarında bireylerin iç dünyasını ve romantik aşklarıkonu edinmiştir. Onda toplumsal ögeler çok az yer alır; ağırlık psikolojik içeriklidir. Mehmet Rauf'un Eylül (1901) adlı eseri Türk edebiyatının en başarılı psikolojik romanıdır.

Dil ve anlatım, Servet-i Fünun roman ve öyküsünün en zayıf yönüdür. Yazarlar sözlüklerden, unutulmuşArapça, Farsça sözcükleri bulup kullanmışlardır. Tanzimatta Namık Kemal'le başlayan sanatlı anlatımı daha da ağırlaştırmışlardır. Bu yüzden yer yer dil anlaşılmaz duruma gelmiştir.

Servet-i Fünun döneminin öteki roman ve öykü yazarlarını ve başlıca eserlerini şöyle sıralayabiliriz:
Hüseyin Cahit Yalçın (Roman: Hayal İçinde. Öykü: Hayat-ı Muhayyel),
Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Roman: Gönül Hanım. Öykü: Haristan ve Gülistan, Çağlayanlar),
Safveti Ziya (Roman: Salon Köşelerinde. Öykü: Bir Tesadüf, Kadın Ruhu).

Cevaplar (5)Add Comment
0

Servet-i Fünun Döneminde Roman ve Öykü


yazar Asuman, Mart 07, 2011
Roman'la hikâye Servet-i Fünûn Edebiyatı'mızm en çok işlediği kom­pozisyonlar olur. «Servet-i Fünûn» dergisindeki yazıların çoğu ya hikâyedir ya romandır. Halit Ziya Uşaklıgil, çevresindekilerden yararlanarak, kişilerin görünen ve görünmeyen dünyalarım gözlemliyerek, gerçekçi bir yol izler. Meh­met Rauf, psikolojik romana girer
.
Servet-i Fünûn hikâyelerindeki halka yaklaşan doğal dil, romanlarda ağırlaşır ve halktan uzaklaşır. Mutlu bir azınlık dili olur. Özellikle romanların tasvir bölümleri söz sanatlarıyla yüklüdür. Hikâyelerin konuşma bölümlerinde mutsuz çoğunluğun diline doğru bir yaklaşım sezilir. Edebiyat-ı Cedide içinde en güçlü romancımız Halit Ziya Uşaklıgil, dışında ise Hüseyin Rahmi Gürpı­nar'dır.

Tanzimat'tan sonra edebiyatımıza giren Batı anlayışında hikâye ile ro­man, Servet-i Fünûn'la gelişir. Servet-i Fünûncuların hikâyelerile romanları genellikle, realist ve natüralist bir özellik taşır. Erkeklerle eşit kadın kahra­manlar büyük şehirler çerçevesinde özellikle İstanbul'da geçen olaylar, Batı romancılığından alınan bir görüşle işlenir. Tanzimat romancılığında kadının odalık, cariye, halayık oluşuna karşın Edebiyat-ı Cedide bizi gerçeğe yak­laşan kadınlarla karşılaştırmaya çalışır. Erkeğin Cinsel sorunlarına uysallıkla yanıt veren kadınların yerini, düşünen, varlığını kişiselliğiyle duyuran güçlü kadın tiplerinin almakta olduğunu görürüz.

Edebiyat-ı Cedide'nin Türk hikâye ve romancılığında yaptığı yeniliklerin başında şunlar gelir: Tanzimatla başlıyan, Ahmet Mithat Efendi ile halka inen, Namık Kemal'le Batılı nitelik kazanan; Recaizade Ekrem - SamiPaşazade Sezai - Nabizade Nazımla gerçekçi yön bulan romancılığımıza güçlü bir tek­nik uygulanır. Romancının kişiliği gizlenir. Konu dışı bilgiler gereksiz tasvir­ler ayıklanır. Olgunun akışı hızlanır. Olaylar çoğunlukla İstanbul'dan, aydın çevrelerden seçilmekle beraber, özellikle hikâyelerde halkın sorunlarına da yer verilir.
0

SERVET-İ FÜNÛN HİKÂYE VE ROMANI :


yazar Asuman, Mart 07, 2011
SERVET-İ FÜNÛN HİKÂYE VE ROMANI :
1. Bu edebî tür, daha Tanzimat yıl­larında bile, yeni şiirin gördüğü ölçüde itiraz görmemiş, bünyesindeki Avrupaî yenilikleri Türk hayat ve edebiyatına daha kolay kabul ettirmiştir. Bunun baş­lıca sebebi, gazeteciliğin kuruluşundan beri edebiyatta nesrin daha geniş bir rağ­bet görmesi, nazmın ise hemen yalnız şiirde kullanılan bir ifade vasıtası haline gelmesidir.
2. Roman, Türk edebiyatında âdeta yepyeni bir edebî tür diye karşı­lanmış, onun, eski ve manzum Şark hikâyelerinin yerini aldığı, muhafazakârlarca fark edilmemiştir. Bu sebeple, önce tercüme eserlerle başlayan Avrupaî Türk ro­manı, kısa zamanda telif eserlerin yazılmasını teşvik eden, geniş bir rağbet gör­müştür.
3. Servet-i Fünûn romancıları arasında ilk öğrenimlerinden beri, Avrupa dillerini ve edebiyatlarını öğrenmiş bulunanlar vardı. Bunlar, roman zevkini ya doğrudan doğruya Batı edebiyatından, yahut yine Batı tesiri altında gelişen Tan­zimat romanından almış bulunuyorlardı. Yeni romancılar, eski Türk edebiyatına zevk, şekil ve edebî anlayış bakımından bağlı bulunmadıkları için, Türkiye'de Av­rupaî roman ve hikâyenin gelişmesi yolunda tam bir cesaretle ve geriye bakma­dan çalışabilmişlerdir.
4.Tanzimat'ın hikâye ve romanı, Fransız romantiklerinden biraz da realistler­den örnek almıştı. Servet-i Fünûn romancılarına örnek olanlar da, genel olarak realist ve natüralist Fransız edebiyatıyle, yine Fransa'da bir psikolojik roman çı­ğırı açan yazarlardır.
5. Batı'ya dönüşün kuvvetli oluşu ve eski Doğu'dan hatıra taşımayışı yüzünden, Servet-i Fünûn romanının yalnız roman mimarîsi değil, hayatı ve kahramanları da biraz Avrupaîdir. Bununla beraber, Edebiyat-ı Cedîde romancılarının roman dünyamıza içinde bulundukları sosyal hayattan bazı kuvvetli tipler ve sahneler getirdikleri inkâr olunamaz. Halid Ziya'nın Mai ve Siyah romanındaki Ahmet Ce­mil tipi, Aşk-ı Memnu'daki Firdevs Hanım, Nihâl ve Bihter, o devir İstanbul'unda yaşamışlardı.
6. Servet-i Fünûn'un küçük hikâyesi, daha çok, Sami Paşazade Sezaî'nin ulaş­tığı merhaleden harekete geçmiş durumdadır. Servet-i Fünûn yazarlarının kitaplar dolusu küçük hikâyeler yazmaları çok önemlidir, Bu yazarların yaşadıkları çağ­lar, Türkiye'de küçük hikâye edebiyatının altın devri sayılır. Küçük hikâyenin, yazarlar ve okuyanlar arasında gördüğü rağbet, Servet-i Fünûn'dan sonra da yeni birtakım küçük hikâyecilerin yetişmesini sağlamıştır.

0

Servet-i Fünûn Romanının Tema/Konu Özellikleri


yazar Asuman, Mart 07, 2011
Tanzimat sanatçıları devrin koşulları gereği dışa dönük sosyal yazarlardır. Yapıtlarında işledikleri konular da yanlış Batılılaşma, görücü usulüyle evlenme, esaret (kölelik) gibi sosyal konulardır. Servet-i Fünûn sanatçıları ise yaşadıkları dönemdeki siyasal baskılar ve sansür nedeniyle bireysel konulara yönelmiştir. Bunun sonucu olarak sosyal içerikli temalardan uzak durmuşlar; eserlerinde hayâl-hakikat çatışması, başarısız aşklar, karamsarlık gibi bireysel temalara yönelmişlerdir.

Yazar yaşadığı toplumdan bağımsız değildir. Onun, yaşadığı toplumun uzak bir şekilde eser vermesi olanaksızdır. Bu açıdan her tema yazıldığı dönemin zihniyetini, sosyal ve kültürel durumlarını yansıtır. Kısacası yaşamın gerçeği ile romanın gerçeği birbiriyle örtüşmez; ancak roman gerçek yaşamdan, içinde yaşadığı toplumsal, ekonomik ve kültürel ortamdan etkilenir. Üretildiği toplumun yansımalarını içerir. Mai ve Siyah'ta romanın yazıldığı dönemin basın hayatı, Aşk-ı Memnu'da Beyoğlundaki yaşam, eğlence merkezleri yer alır. Servet-i Fünûn romanında, konular İstanbul'daki seçkin kişilerin yaşamından, özellikle Batılı çevrelerden alınır. Hayal kırıklığı, üzüntü ve başarısız aşklar romanlara konu olur.

0

Servet-i Fünûn Romancılarının Etkilendiği Akımlar


yazar Asuman, Mart 07, 2011
Roman, temsil ettiği akıma göre romantik roman, natüralist roman, realist roman; konusuna göre aşk romanı, toplumsal roman, polisiye roman, macera romanı gibi isimler alır. Servet-i Fünûn yazarları, yakından takip ettikleri Fransız yazarların etkisiyle realist roman anlayışını benimsemişlerdir. Realist romanlar olayları kişi ve çevreyi gerçekçi bir şekilde anlatır. Yazarlar kendi duygu ve düşüncelerini esere yansıtmazlar. Olaylar ve kişiler karşısında tarafsız kalırlar. Realist romanlarda eserin üslubu yapmacıksızdır. Servet-i Fünûn yazarları, romanda realist ve natüralist yazarları örnek almışlardır. Realist romanda gözlem ve araştırma ön planda, his ve hayal unsurları ise ikinci plandadır. Realist romanlarda gerçekler, görülenler ve incelemelerin ortaya koyduğu sonuçlar önemlidir. Gözlem önemlidir. Yazarlar gerçeğe uygun çevre betimlemeleri yapmıştır. Bu dönem romancıları, esere kendi duygu, düşünce ve hayallerini karıştırmaz, kişiliğini gizler. Bunun için de olayları, kişileri iç ve dış özellikleriyle, psikolojik yönleriyle objektif bir şekilde anlatır. Dil ve üslup olaya ve olayın kahramanının kişiliğine uygun olarak kullanılır. Natüralist romanlarda bilime ve araştırmaya daha çok önem verilir. Natüralistler gerçeğe bağlılıkta ve sosyal meseleleri araştırmada realistlerden çok daha fazla bilimsel metodlara bağlıdır. Toplumu âdeta bir laboratuvar olarak düşünürler ve eserlerini bu laboratuvar içinde, bilimsel verilere bağlı kalarak yazarlar. Servet-i Fünûn yazarlarının romanlarında realizm belirgindir. Sanat sanat içindir anlayışından hareketle sanatçılar dil ve anlatıma önem vermişlerdir.

0

Servet-i Fünûn Romancıları


yazar Asuman, Mart 07, 2011
Bu dönemin romancıları Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf ve Hüseyin Cahit Yalçın'dır.


Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy