ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Dec 23rd

Son Guncelleme07:55:56 PM GMT

Nerdesin: Türk Edebiyatı 1980 Sonrası Türk Şiiri


1980 Sonrası Türk Şiiri

e-Posta Yazdır

Reklamlar

1980'li Yıllarda Türk Şiiri

 

1980’li yıllara geldiğimizde, bu yılların genç şairleri olarak ilk dikkati çekenler Yaşar Miraç, Ozan Telli, Abdülkadir Bulut ve Ahmet Ada oluyor. Bu şairlerin özelliği halk şiirinden, dilinden ve kültüründen yararlanmalarıdır. Yaşar Miraç, Trabzonlu Delikanlı, Ozan Telli, Şahince adlı şiir kitaplarını bu yılların başında yayımlayarak geniş bir okuyucu kitlesini etkileyip, aynı çizgide yazdıkları şiirlerini yayımlamayı sürdürmüşlerdir. Ahmet Ada Taş Plak Gazeller’le günümüze geldiği gibi, Abdülkadir Bulut’un şiirleri ölümünden sonra Ülkemin Şiir Atlası adıyla yayımlanmıştır.

 

80’li yıllarda genelde, değişik bakışaçılarıyla toplumun acılarınıyansıtmakla birlikte, değişik temalara değinen yer yer alaysılama ve gülmeceyi kullanan şairler olarak, Abdülkadir Budak, Ali Cengizhan, Metin Altıok, Ahmet Telli, İsmail Uyaroğlu, Ahmet Erhan, Güven Turan, Tuğrul Tanyol, Erdoğan Alkan, Neşe Yaşın, Nurer Uğurlu, Adnan Özer, Hüseyin Yurttaş, Gültekin Emre, Enis Batur, Hüseyin Atabaş, Metin Demirtaş, Şükrü Erbaş, Salih Bolat, Enver Ercan en çok dikkati çeken şairler arasında yer alıyorlar.

 

 

1990'lı Yıllarda Türk Şiiri

 

 

 

Özet

 

Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki şiirde Milli edebiyat döneminin şairleri etkilidir. Kurtuluş Savaşının acıları, yeni kurulan devletin sorumlulukları şiirde kendini lirik bir idealizm olarak gösterir.

 

 

Şiirde zamana dikkat çekilir, içerik zenginleşirken dış yapı özellikleri yavaş yaşvaş bırakılır.
Önce serbest müstezatla bozulan şiir dizesinde kırılmalar çoğalır. Konular toplumsallaştıkça şiir; ölçü, uyak gibi ögelerden kurtulur.
Cumhuriyet döneminin ilk topluluğu Yedi Meşaleciler'dir. Amaçları şiiri tek düzelikten kurtarmaktır, fakat Ziya Osman Saba dışındakiler pek başarılı olamamışlardır. Cahit Sıtkı Tarancı ile Fazıl Hüsnü Dağlarca çok kendilerine özgüdürler.
Cumhuriyet döneminin ikinci topluluğu; Orhan Veli, Oktay Rıfat ile Melih Cevdet Anday'dan oluşan Birinci Yeniler (Garipçiler)dir. Şiirden ölçü, uyak atılır. Şiir diline konuşma dilinin yakınlığı getirilir. Konunun da şairane olması gerekmez, sokaktaki adam şiire girer.
Garip etkisi bugünkü şiirimizde bile görülür.
1950'lerden sonra toplumsal konulardan uzaklaşan şairler imgeye ya da alaylamaya yönelirler.
Cumhuriyet döneminin üçüncü topluluğu İkinci Yeniler (Maviciler)dir. Birinci Yeniler karşıt olarak yeniden dışyapıda biçime, konuda seçiciliğe ve anlatımda şairaneliğe yönelirler.

 

 

1960'lı yıllarda Nazım Hikmet'in kitaplarının yayınlanmasıyla yeni bir toplumcu şair kuşağı yetişir. Can Yücel şiirin lirizmi içine gülmeceyi sokmayı başarır.

90’lı yıllarda bu şairlere kendilerinden söz ettirenler olarak Turgay Kantürk, Gülsüm Akyüz, Metin Cengiz, Sina Akyol, Sunay Akın, Hulki Aktunç, Güngör Tekçe, Akgün Akova, Muzaffer Erdost, Ali Asker Barut, Melisa Gürpınar, Ersin Salman gibi adlar eklenmiştir.

 

Kuş Çiçek
Geldi mi desem gece yarısı
Gelecek mi desem
Ay ışığı çağların sevgisidir ulaşır
Sana dek mi desem
Özlemden kim ölmüşse korkunç değil
Son solukları kelebek mi desem
Yüz bin parlasalar da seni anlatır hep
Yıldızlar tek mi desem
Kuşmu desem yalnızlığıma şimdi
Çiçek mi desem
Fazıl Hüsnü Dağlarca

 

 

1930 yılından beri şiirleri beğeni ile okunan Fazıl Hüsnü Dağlarca'yıbu başarıya
götüren nedenleri tartışınız.

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy