ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Sep 23rd

Son Guncelleme08:18:06 AM GMT

Nerdesin: Türk Edebiyatı Tanzimat ve Servet-i Fünun Edebiyatı Karşılaştırması


Tanzimat ve Servet-i Fünun Edebiyatı Karşılaştırması

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Servet-i FünunBenzerlikler:
Batı kaynaklı edebi akımlardan etkilenilmesi ve edebi türlerin kullanılması.

Farklılıklar:
Edebi Tür ve Tema
Tanzimat Edebiyatı: Roman hikaye ve şiirde toplumsal ve siyasi konuların işlenmesi.
Servet-i Fünun Edebiyatı: Roman hikaye ve şiirde bireysel konuların işlenmesi.

Edebi Akımlar
Tanzimat Edebiyatı: Klasisizm ve romantizm.
Servet-i Fünun Edebiyatı: Eealizm parnazim ve sembolizm.

Dil ve Anlatım
Tanzimat Edebiyatı: Sade ve edebi sanatlar bakımından zayıf bir dil.
Servet-i Fünun Edebiyatı: ağır süslü ve edebi sanatlar bakımından zengin bir dil.

Cevaplar (4)Add Comment
0

Servet-i Fünun İle Tanzimat Edebiyatının Karşılaştırılması


yazar Asuman, Nisan 03, 2011
•Hem Servet-i Fünun hem de Tanzimat edebiyatı Batı etkisindeki Türk edebiyatının dönemleridir. Bu iki dönemin çok ortak yönü yoktur.
•Her iki dönemde de Fransız edebiyatı örnek alınmıştır.
•Tanzimat döneminde ve Servet-i Fünun döneminde şiirlerde kullanılan asıl vezin aruzdur; sınırlı sayıda şiirde he*ce vezni kullanılmıştır.
•Servet-i Fünun edebiyatı ile Tanzimat dönemi arasında önemli farklılıklar vardır:
•Tanzimat döneminde Batı'dan alınan roman, hikâye, tiyatro gibi türlerde ilk örnekler verilmiştir; ancak bu ilk ör*nekler pek başarılı değildir. Birer deneme olmanın ötesine geçememiştir.
•Servet-i Fünun döneminde yazılan roman ve hikâyeler oldukça başarılıdır, Batılı nitelik taşır.
•Tanzimat dönemindeki eserlerde toplumcu bir anlayış vardır. Kölelik, esir ticareti, yanlış Batılılaşma, görücü usu*lü evlilik roman ve hikâyelerdeki başlıca konulardır.
•Servet-i Fünun döneminde ise romanlarda aşk, hayal-gerçek çatışması, karamsarlık gibi kişisel konular işlen*miştir.
•Tanzimat'ta toplum için sanat düşüncesi, Servet-i Fünun'da sanat için sanat düşüncesi vardır.
•İki dönemin şiirleri ve şiir anlayışı da birbirinden çok farklıdır. Tanzimatçılar Divan edebiyatı nazım biçimlerini kul*lanarak vatan, hak, kanun, medeniyet, hürriyet, adalet gibi siyasi ve sosyal konuları işlemişlerdir. Servet-i Fünuncular eski nazım biçimlerini tümüyle bırakmış, serbest müstezadın yanı sıra Fransız edebiyatından alınan sone, terzarima gibi nazım biçimlerini kullanmışlardır. Şiirlerinde işledikleri başlıca temalar aşk, doğa, üzüntü, umutsuzluktur.
•Tanzimat edebiyatında tiyatro önemli bir yer tutar. Tanzimat yazarları tiyatroyu, toplumu eğitmenin ve yönlendir*menin bir aracı olarak görmüşler, çok sayıda oyun yazmışlardır. Bu oyunlarda halka seslenmek amacıyla sade bir dil kullanmışlardır.
•Servet-i Fünuncular, tiyatro türünü ihmal etmiş, ikinci plana atmış, bu türle pek ilgilenmemişlerdir.
•Tanzimatçılarda toplumcu bir sanat anlayışı vardır. Onlar Batı'dan aldıkları kavram ve görüşleri halka aktarma*ya çalışmışlar; bunun için de dilin sade olması gerektiği düşüncesini benimsemişlerdir. Şiirde kullandıkları dil ağırdır; nesir türündeki eserlerinde sade bir dil kullanmaya çalışmışlardır.
•Servet-i Fünuncuların topluma yönelik bir hedefleri yoktur; sanat anlayışları bireycidir. Servet-i Fünuncular hem şiirde hem de romanda süslü, sanatlı, ağır bir dil kullanmışlardır. Onlar seçkin bir zümre için eser vermişlerdir.
•Tanzimat edebiyatının ilk dönem sanatçıları genel olarak romantizm akımından etkilenmişlerdir. Tanzimat ede*biyatının ikinci döneminde şiirde romantizm, romanda ise realizm akımının etkileri görülür.
•Servet-i Fünun edebiyatında roman ve hikâyede realizm ve natüralizm akımlarının; şiirde ise sembolizm ve parnasizm akımlarının etkisi vardır.
•Tanzimat dönemi yazarları anlatım sırasında öznel davranır, taraf tutar, kişiliğini gizlemez. Okura öğüt verir, yol gösterir; olayın akışına müdahale eder, konu ile ilgisi olmayan gereksiz ayrıntılara girer.
•Anlatılanlar çoğu zaman masal karakteri taşır. Roman ve hikâyelerde, sözlü edebiyat ürünleri olan halk hikâye*si ve masalın etkileri görülür.
•Servet-i Fünun dönemindeki roman ve hikâyeler teknik yönden oldukça başarılıdır. Yazar, kişiliğini gizler, kesin*likle olaya karışmaz, taraf tutmaz. Psikolojik tahliller ve tasvirler başarılıdır.
•Tanzimat dönemi eserlerinde olay ön plana çıkar. Servet-i Fünun'da ise tasvir ve tahlillere de önem verilir.

0

Tanzimat ve Servet-i Fünun Edebiyatı Karşılaştırması


yazar Asuman, Nisan 03, 2011
1. Her ikisi de Fransız edebiyatını örnek alır.
2. Her ikisi de yeni bir edebiyat kurup Divan edebiyatının kalıplaşmış yapısı yıkmak ister.
3. Her ikisini de Batı’yı yakından tanıyan aydınlar tarafınca oluşturur. Halkın tabanından gelmiş bir edebiyattan değildir.
4. Tanzimat’ın birinci döneminde “sanat toplum için ” iken ikinci döneminde “sanat sanat için” olmuş ve ikinci dönemindeki bu durum Servet-i Fünun edebiyatında da devam etmiştir.
5. Tanzimat’ın birinci döneminde dilde sadeleşme çalışmaları başlamış, ikinci döneminde bu çalışmalar gerilemiştir. Servet-i Fünun döneminde ise dilde Arapça, Farsça kelimelerin çokça kullanılması dilin sadeleşmesi engellemiştir. Sadeleşmekten öte dilde oldukça gerileme olmuştur.Hatta Osmanlıca tamlamalar ve ağır kelimeler bakımından Servet-i Fünun dönemindeki karışık dil yapısı Divan şiirini geri bırakmıştır.
6. Tanzimat’ın birinci döneminde romantizmin etkisi varken ikinci döneminde romantizm ve realizm görülür. Servet-i Fünun döneminde realizm, natüralizm, parnasizm ve sembolizm etkileri görülür.
7. Tanzimat’ta döneminde edebiyatımızda ilk defa kullanılan roman ve hikaye alabildiğince kusurluydu. Yani yazar gereksiz betimleme yapar, ayrıntıya çok dalar, akışı keser, okuyucuya talebe gibi bilgi verir, kahramanlar arasında taraf tutar, kişiliğini gizlemezdi. Bu durum Tanzimat’ın ikinci döneminde biraz azalmışken Servet-i Fünun döneminde roman ve hikayenin başarılı şekilleri verilmiştir. Hatta bu alanda olgun eserler verildiği bile söylenebilir.
8. Tanzimat’ın birinci dönemin tiyatro halkı eğitmek için kullanılırken ikinci döneminde özellikle Abdülhak Hamit Tarhan’ın etkisiyle oynansın diye değil, okunsun diye eser verilmiştir. Servet-i Fünun döneminde de tiyatroya fazla önem verilmemiş ve sadece okunsun diye tiyatro yazılmıştır.Bu değişimin nedeni Abdülhamit’in baskıcı rejimidir.
9. Tanzimat döneminin en fazla kullanılan ve hatta Tanzimat’ın başlamasına vesile olan şey gazetedir.Halkı eğitmek isteyen aydınlar; ucuz oluşu, popüler oluşu, çabuk ve kolay okunabilmesi nedeniyle gazete tercih etmişlerdir.Ama Servet-i Fünun yazarları halkı eğitme kaygısı olmadığı için gazete yerine sanatsal eserlere ağırlık verdikleri dergiyi kullanmışlardır.
10. Tanzimat edebiyatında şiirde eskinin izleri görülse de değişim vardır. Bu değişim biçim bakımından eskiye bağlılık ama içerik bakımından daha güncel ve halkın ihtiyaçlarını konu edinmiştir. Yani kaside yazılıyor şekli yine Divan edebiyatındaki gibi ama artık bir devlet büyüğünü övmeyip halk,adalet, özgürlük gibi kavramları işliyor.
Servet-i Fünun edebiyatında ise şekil bakımından tamamen bir değişim söz konusudur. Divan edebiyatının nazım şekilleri bırakılmış onun yerine “sone, terza-rima, triyole ve serbest müstezat” gibi türler kullanılmıştır.Konu noktasında ise tekrar bireysel konulara yönelmişlerdir.
11. Tanzimat ve Servet-i Fünun edebiyatının her ikisinde de aruz kullanılmıştır. Hece vezni ise sadece birkaç yazarın birkaç eserinde görülmektedir
0

Servet-i Fünûn ile Tanzimat Romanının Karşılaştırılması


yazar Asuman, Nisan 03, 2011
Tanzimat Dönemi’nde yazarlar roman türünün ilk örneklerini vermiştir. Bu dönemde yazarlar, romanda belli bir gelişmeyi değil, Doğu ve Batı kültürünü birbirine katarak sosyal yararı gözetmiştir. Halka seslenebilmek için yazmış, bu yolda meddah ağzını kullanmış, öğreticiliği amaçlamıştır. Bu açıdan Tanzimat romanları teknik olarak kusurlu; ama bu türü yaygın hâle getirmesi açısından önemlidir. Yazarlar, romanlarında halkı göz önünde bulundurmuş, görüşleriyle kahramanları üzerinde etkili olmuş, romanlarının olay akışını sık sık keserek okura bilgiler vermiştir. Edebiyatımızda Batılı anlamda esas roman, Servet-i Fünûn’la başlar. Servet-i Fünûncular realist ve natüralist yazarları, psikolojik roman çığırını açan yazarları ve onların roman anlayışlarını örnek almışlardır. Toplumsal yarar içeren sosyal konular (cariyelik, görücü usulüyle evlilik, köle ticareti, yanlış Batılılaşma vs.) gitmiş, kişisel konular, özellikle aşk konusu romanlara hakim olmuştur.

Tanzimat romanlarında kişilerin psikolojik çatışmalarına çok az yer verildiğini, yazarların görüşlerinin roman kahramanları üzerinde etkili olduğunu, romanlarda gösterme tekniği yerine öykülemenin ağır bastığını önceki ünitemizde işlemiştik. Bu dönem roman yazarları daha çok, Doğu edebiyatının etkisindedir. Tanzimat Dönemi romanlarında ne canlı bir psikoloji ne karakter ne de gerçekçi yaşam sahneleri vardır. Bu nedenle yazarlar, tasvir ve tahlilde başarılı olamamışlardır.

Romanlarda ağırlıklı olarak kişilerin yaşamı ve salon hayatı işlenir. Kişilerin ruh çözümlemelerine, tabiat ve çevre betimlemelerine özen gösterilir. Roman kişileri, romantik yönleri olmakla birlikte genellikle modern yaşamın içinden, eğitimli, bazen hırslı, bazen isyankar, geleneğin kalıplarını kıran, ümitle bunalım arası gelgitler yaşayan gerçekçi kişilerdir. Bu kişiler karamsar tipler, çapkın ve macera peşinde olanlar, zengin ve Avrupalı tipler olarak sınıflandırılabilir.

Yazarlar kahramanlarını psikolojik gerçekliklere uygun olarak serbest bırakır, okuru, taraf tutmadan kahramanları anlama ve çözümlemeye yönlendirir. Bunun yanında yazarlar, romanlarda Batı tarzı hayatı ve kahramanları işlemişler, sosyal yaşamdan da kuvvetli tiplere ve sahnelere de yer vermişlerdir. Örneğin Halit Ziya’nın Mai ve Siyah romanındaki Ahmet Cemil, Aşk-ı Memnu’daki Firdevs Hanım, Nihal ve Bihter, o devir İstanbul’unda yaşamış toplumdan kişilerdir.

Tanzimatta sade dile yönelim vardır. Şinasi ile başlayan dilde sadeleşmeyi Ahmet Mithat, uygulamaya çalışır. Fakat özentisiz cümleler kurduğu için bunda başarılı olamaz. Samipaşazâde Sezai dilde sadeleşmeyi savunmakla birlikte sanatlı söz söyleme alışkanlığından bütünüyle kurtulamaz. Bu konuda Nabizade Nazım daha başarılıdır. Servet-i Fünûn roman ve öykülerinde ise sade dil anlayışı bir kenara bırakılmış, son derece süslü ve sanatlı, arapça ve farsça sözcüklerle yüklü bir dil kullanılmıştır.

0

Servet-i Fünûn ile Tanzimat Romanının Karşılaştırılması


yazar abdullahmert, Nisan 19, 2011
Tanzimat Dönemi’nde yazarlar roman türünün ilk örneklerini vermiştir. Bu dönemde yazarlar, romanda belli bir gelişmeyi değil, Doğu ve Batı kültürünü birbirine katarak sosyal yararı gözetmiştir. Halka seslenebilmek için yazmış, bu yolda meddah ağzını kullanmış, öğreticiliği amaçlamıştır. Bu açıdan Tanzimat romanları teknik olarak kusurlu; ama bu türü yaygın hâle getirmesi açısından önemlidir. Yazarlar, romanlarında halkı göz önünde bulundurmuş, görüşleriyle kahramanları üzerinde etkili olmuş, romanlarının olay akışını sık sık keserek okura bilgiler vermiştir. Edebiyatımızda Batılı anlamda esas roman, Servet-i Fünûn’la başlar. Servet-i Fünûncular realist ve natüralist yazarları, psikolojik roman çığırını açan yazarları ve onların roman anlayışlarını örnek almışlardır. Toplumsal yarar içeren sosyal konular (cariyelik, görücü usulüyle evlilik, köle ticareti, yanlış Batılılaşma vs.) gitmiş, kişisel konular, özellikle aşk konusu romanlara hakim olmuştur.

Tanzimat romanlarında kişilerin psikolojik çatışmalarına çok az yer verildiğini, yazarların görüşlerinin roman kahramanları üzerinde etkili olduğunu, romanlarda gösterme tekniği yerine öykülemenin ağır bastığını önceki ünitemizde işlemiştik. Bu dönem roman yazarları daha çok, Doğu edebiyatının etkisindedir. Tanzimat Dönemi romanlarında ne canlı bir psikoloji ne karakter ne de gerçekçi yaşam sahneleri vardır. Bu nedenle yazarlar, tasvir ve tahlilde başarılı olamamışlardır.

Romanlarda ağırlıklı olarak kişilerin yaşamı ve salon hayatı işlenir. Kişilerin ruh çözümlemelerine, tabiat ve çevre betimlemelerine özen gösterilir. Roman kişileri, romantik yönleri olmakla birlikte genellikle modern yaşamın içinden, eğitimli, bazen hırslı, bazen isyankar, geleneğin kalıplarını kıran, ümitle bunalım arası gelgitler yaşayan gerçekçi kişilerdir. Bu kişiler karamsar tipler, çapkın ve macera peşinde olanlar, zengin ve Avrupalı tipler olarak sınıflandırılabilir.

Yazarlar kahramanlarını psikolojik gerçekliklere uygun olarak serbest bırakır, okuru, taraf tutmadan kahramanları anlama ve çözümlemeye yönlendirir. Bunun yanında yazarlar, romanlarda Batı tarzı hayatı ve kahramanları işlemişler, sosyal yaşamdan da kuvvetli tiplere ve sahnelere de yer vermişlerdir. Örneğin Halit Ziya’nın Mai ve Siyah romanındaki Ahmet Cemil, Aşk-ı Memnu’daki Firdevs Hanım, Nihal ve Bihter, o devir İstanbul’unda yaşamış toplumdan kişilerdir.

Tanzimatta sade dile yönelim vardır. Şinasi ile başlayan dilde sadeleşmeyi Ahmet Mithat, uygulamaya çalışır. Fakat özentisiz cümleler kurduğu için bunda başarılı olamaz. Samipaşazâde Sezai dilde sadeleşmeyi savunmakla birlikte sanatlı söz söyleme alışkanlığından bütünüyle kurtulamaz. Bu konuda Nabizade Nazım daha başarılıdır. Servet-i Fünûn roman ve öykülerinde ise sade dil anlayışı bir kenara bırakılmış, son derece süslü ve sanatlı, arapça ve farsça sözcüklerle yüklü bir dil kullanılmıştır.



Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy