ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Sep 30th

Son Guncelleme08:18:06 AM GMT

Nerdesin: Türkiye Coğrafyası Türkiyede Platolar


Türkiyede Platolar

e-Posta Yazdır

Reklamlar

   

 

Ülkemizde Platolar

 Ülkemizin Kuzey ve Güneyinde yer alan dağların ortasında kalan kesimi genelde ortalama yükseltisi 1000 m.'yi bulan plato görünümündedir. Plato alanları ülkemizde geniş sahalar kaplar, hemen her coğrafi bölgemizde farklı şekillerde teşekkül etmiş platolar ile karşılaşılır. III. zaman yerkürenin pek çok yerinde ülkemizde de olduğu gibi bir sükun devresidir. Bu dönemde dış faktörlerin etkisiyle reliyef aşınarak büyük ölçüde düzleşmiş ve alçalmıştır. Neojen sonundan itibaren IV. zamanda başlayan iç kuvvetlerin hareketleri ile ise bu defa Anadolu bloğunda yükselme başlamıştır.

 

İşte bu dönemde ortaya çıkan düzlük alanlar genelde ülkemizdeki plato sahalarını oluşturmuştur.

  

 Plato Çeşitleri

Platoları 4 grupta inceleyebiliriz.

1. Peneplen Platoları

Türkiyedeki PlatolarBu platolar eski kütlelerin aşınım yüzeylerinden oluşurlar. Bu platoların yüzeylerindeki eski kütlelere ait kayaçlar ile tortul kütleleri birlikte görürüz. Bu sahalar genelde Post Neojende dış etmenler neticesinde oluşumlarını tamamlamış şekillerdir.

Bu bakımdan peneplen platoları ülkemizde kimi yerde alçak kimi yerde yüksek sahalar olarak karşımıza çıkarlar. Ülkemizde tipik peneplen platoları olarak KocaeliÇatalca, Menteşe-Uzunyayla, Kula, Denizli, Safranbolu platolarını sayabiliriz.

 

 

2. Karstik Platolar

 Ülkemizde bu tip platoların tipik örneği Toros Dağlarının orta kesiminde yer alan Taşeli Platosudur. Taşeli platosu genelde II. zamana ait Kretase kalkerleri ile Neojen dolgu maddelerinden meydana gelmiştir. Burası deniz seviyesinden 1500-1750 m. yükseltidedir. Plato yüzeyi Ermenek, Dim, Gökdere, Tatlısu-Alamos vadilerin yukarı çığırları tarafından parçalanması yanında kalkerlerin erimesi sonucu ortaya çıkan dolin ve uvalalar ile çok parçalı bir görüntü kazanmıştır. Ancak bazı yerlerde çukurluklar içerisindeki düzlüklerin boyları 3-4 km.'yi bulabilir.

 

 

3. Lav Platoları

Ülkemiz yerkabuğu hareketlerinin en fazla görüldüğü sahalardan biri üzerinde bulunur. III. zaman ve IV. zamanda şiddetli bir volkanizmaya sahne olmuştur. Bu bakımdan genç volkanlar yanında lavların yığılma alanları da ülkemizde çok yaygındır.

Ülkemizde volkanik platoların en fazla geliştiği bölge volkanizmanın en çok görüldüğü Doğu Anadolu Bölgesidir. Bu bölgemizde Nemrut, Süphan, Tendürek, Büyük ve Küçük Ağrı'nın çıkardığı lavlar geniş sahalara yayılmış ve plato düzlükleri meydana getirmiştir. Erzurum, Kars ve Iğdır'ı içine alan saha tamamen bir lav platosu alanıdır. Gene bu bölgemizdeki Bingöl platosu Güneydoğu Anadolu'daki Karacadağ platosu, İç Anadolu'daki Niğde, Kayseri, Nevşehir arasında kalan saha Türkiye'deki lav platolarına örnek alanlardır.

 

 

 

4. Hafif Yarılmış Aşınım Platoları

Ülkemizdeki Neojen arazileri Post-Neojende yükselmeye maruz kalmış ve daha sonra dış kuvvetlerin etkisi ile aşınıp düzleşmiştir. Bu şekilde ortaya çıkan düzlükler genelde hafif yarılmış aşınım platoları olarak anılır ve çoğu kez eski göl ve deniz tabanlarında biriken tortullardan meydana gelirler. Hafif yarılmış olan bu platolar yoğun olarak İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde çoğunlukla görülürler.

Urfa-Viranşehir, Hilvan, Haymana-Cihanbeyli, Yukarı Sakarya platoları bu tipe örnek verilebilirler.

 

 

 

Platoların TÜRKİYE”deki Coğrafi Dağılışı



Kuzey Anadolu Platoları:



Oldukça engebeli olan Kuzey Anadolu `da plato düzlükleri fazla değildir. En önemlileri Batı Kara denizde Safran bolu ve İstanbul boğazının iki yanında yer alan Çatalca-Kocaeli Platolarıdır. Çatalca-Kocaeli platosu, aşındırılarak peneplen hale gelmiş yüzeylerin yükseltisiyle oluşmuştur. Ancak bu yükselme 200-400 m değerleri arasında kaldığından alçak platolara girmektedir. Üzerinde alçak tepelikler mevcuttur. Çatalca sırtları ile Çamlıca tepeleri gibi. Bu plato trakya`da da devam eder.

Batı Karadeniz de yer alan Safranbolu platosu ortalama 500 m yükseltiye sahip peneplen ve alçak platolardandır. Yenice (Filyos) ve kolları Devrek , Araç, Soğanlı ırmaklarıyla parçalanmış olan bu plato kalkerli yapıda olup voklüz kayalıklara sahiptir. Bu kaynaklar sayesinde platodaki vadilerde ileri tarım söz konusudur.

Peneplen platolarının diğer platolardan farkı bunların aşınım yüzeylerinden meydana gelmiş olmalarıdır. Peneplen platoları çoğu kez eski kütleler olduklarından , yüzeyce eski kütlelere ait kayalar yer almakta ve bu eski kütleler içinde altın, gümüş, platin, nikel, krom, çinko, pirit, volfram gibi maden cevherlerine rastlana bilmektedir. Üstelik bu madenler yüzeyde yada yüzeye çok yakın oldukları için kolayca işletile bilmektedirler. Peneplen platoları için diğer bir özellik pınar ve kaynakların bu sahalarda yoğunlaşması ve kaliteli içme sularının özellikle bu sahalarda bulunmasıdır.



Güney Anadolu (Akdeniz) Platoları:



Güney Anadolu`nun en önemli platosu Taşeli platosudur. Toros Dağlarının orta bölümünde yer alan bu plato, karstik etkilerle oluşmuştur. Yüksekliği 2000m yi bulan Taşeli Platosu kalkerli kayalardan oluştuğu için yüzeyinde çok sayıda erime çukurları bulunur. Bu platoda yüzeyde su bulmak güçtür, çünkü yağmur suları kalkerlerin çatlaklarından kırmızı renkli killi topraklar (Terra Rossa) birikmiştir. Bu özelliğe taş çöllerini anımsattığından Taşeli platosu denmiştir. Plato, Ermenek ve Göksu ırmaklarıyla parçalanmıştır.

Taşeli Platosunda sürekli yerleşmeler yoktur: Taşeli platosunun belirtilen özelliklerine göre değerlendirilmesi yapıldığında bu platoda neden yerleşmenin olmadığı kendiliğinden ortaya çıkar. Plato kırsal yaşam bakımından daimi yerleşme sınırları dışında kalmaktadır. Kır yerleşmeleri su kaynaklarına bağlı olarak kenar yamaçlarda yer almıştır. Bu alanda temel uğraş hayvancılıktır. Kışı köylerde geçiren insanlar ilk baharda plato üzerinde karların erimeye ve otsu örtüsünün gelişmeye başladığı tarihte platoya tırmanırlar. Platoya ulaşan sürüler daha çok dolinlerin tabanında gelişmiş ot ve dikenlerle beslenirler. Bu kısıtlı olanaklara karşılık en büyük güçlük hayvanların su gereksiniminin sağlanmasıdır. Yer yer sulu çukurlar ve ilkel sarnıçlar bu problemi kısmen çözümler. Ancak su azlığı , ot örtüsünün yetersizliği arazinin engebeliliği, kaya yüzeylerinin lapyalar yüzünden çok pürüzlü olması gibi nedenlerle plato üzerinde keçiden başka hayvan yetiştirmek mümkün olmaz.

Plato son bahara dek süren yayvancılık bu mevsimde sislerin ve soğukların bastırması ile sona erer, plato adeta kış uykusuna çekilir.

Teke platosu da karstik oluşumlu diğer platodur. Nüfuslanma az ve tarım geridir. Üzerinde çok sayıda erime çukuru bulunur.



Batı Anadolu Platoları:



Hafif dalgalı düzlükler ve tepelikler halinde Saroz körfezi çevresinde, Çanakkale – Balıkesir arasında ve İç Batı Anadolu da yer alırlar.güneyde menteşe eski kütlesi peneplen plato örneği oluşturur. İç Menteşe platosu, Büyük Menderes ve kollarıyla parçalanmış, kimi yerinde vadiler genişleyerek ovaları oluşturmuş (Tavsa,Yatağan,Çine,Bozdoğan) kimi yerinde daralıp dikleşir. Yüzeyi verimsiz toprakla örtülüdür. Su potansiyeli zayıf olduğundan tarım geridir. Son yıllarda seracılık ön plana çıkmıştır. Bu gelişme her şeyden evvel platoyu terk etmeye hazırlanan kır nüfüsunu yeniden toprağa bağlaya bilmiştir.

İç batı Anadolu da Kula platosu volkanik oluşumludur. Yüzeyinde ilginç volkanik şekiller yer almaktadır.



İç Anadolu Platoları:



Burada, hafif yarılmış aşınım platoları olan Yukarı Sakarya, Haymana, Cihanbeyli, Obruk ve Bozok platolarıyla, volkanik yapılı Niğde-Kayseri platoları ve bir peneplen plato olan Uzun yayla vardır.

Yukarı Sakarya platosu ortalama 800m yükseklikte olup Sakarya `nın kollarıyla yarılmıştır. Toprakları verimli, su kaynağı bol olduğu için ileri tarım sahasıdır.

Haymana-Cihanbeyli, 1000-1200m yüksekliğe sahip masa görünüşlü bir platodur. Kuvvetli akarsu olmadığı için fazla parçalanmamıştır. Kuru tarım yaygındır. Burası aynı zamanda tiftik keçisinin vatanıdır.

Obruk platosu tuz gölünün güneyinde yer alır. Güneyde Karaca dağ, Hasan ve Melendiz volkanlarına yaslanır. Fazla parçalı değildir. Platonun güneyinde Konya ovası yer alır.

Bozok platosu Kırşehir eski kütlesinde yer alır. Kızılırmak ve yeşilırmak`ın kollarıyla parçalanmıştır.

Niğde-Kayseri platosunda yüzeye yayılan tüf, lav ve bunların ayrışmasıyla oluşan maddeler, verimli toprakların yer almasına neden olmuştur. Özellikle volkanik dağlardan doğan dere ve çayların getirmiş olduğu topraklar alçak ve çukur alanlarda birikerek kalın alüvyon tabakaları oluşmuşlarıdır. Bu durum tarımsal potansiyeli artırmıştır. Bu plato Toros dağlarının gediklerinden gelen nemli hava kütleleri sayesinde çevreye göre çok yağış alabilmektedir Dağ üzerinde biriken karlar, bölümün su gereksinimini sağlayan depo durumundadır. Dağların eteklerinde ortaya çıkan çok sayıda su kaynağı, su potansiyelini daha da artırarak sulu tarıma elverişli bir zemin hazırlar.

Platoda Jeotermal kaynakların varlığı da tespit edilmiş ancak henüz yararlanmaya geçilmemiştir. Bunların yanı sıra özellikle Nevşehir ve Ürgüp yörelerinde lav ve tüflerin zemine yayılarak erozyona maruz kalmalarıyla peri bacaları oluşmuştur. Bu şekiller turizm açısından değerli olduğu gibi yöre halkına barınak ya da yiyecek deposu olarak yarar sağlar.

Bu platoda vadi içi ovalarında tarım önem kazanmıştır. Tahıl (buğday, Çavdar...) baklagil, şekerpancarı, patates, soğan gibi kültür bitkileri ilk sırada yer alır, elma yetiştiriciliği ve bağ kültürleri ise meyvecilik açısından ileri bir tarımsal etkinlik olarak dikkat çeker. Bu bölümdeki bağlar Ürgüp ve Niğde`yi Türkiye çapında şarapçılık merkezi durumuna getirmişlerdir.

Niğde - Kayseri platosu volkanik oluşumludur. Uzun yayla bir peneplen platodur ancak oldukça yüksektir.



Doğu Anadolu Platoları:



Genellikle volkanik yapılıdırlar. En yüksek plato Erzurum-Kars platosudur. 2000m ye yakın yükseltiye sahiptir. Türkiye” nin en önemli otlak sahasıdır. Diğer volkanik plato Murat platosudur. Murat ve kolları ile parçalanmıştır. Platoda Tunceli ve bir volkanik dağ olan Bingöl dağı yükselir.



Güneydoğu Anadolu Platoları:



Türkiye” nin İç Anadolu”dan sonra, diğer büyük plato sahası Güneydoğuda yer alır.Gaziantep platosundan başlayan platolar serisi Mardin ”e kadar uzanır. Ancak bu plato kuşağı içinde yer alan volkanik engebeler platoyu kesintiye uğratır. Bu nedenle platolar birbirinden ayrı parçalar halinde bulunurlar. Bunların içinde en karakteristik olanı Urfa-Suruç-Hilvan-Siverek- Viranşehir ve Ceylan pınar ; içine alan kısımdır. Urfa-Viranşehir-Hilvan Platosu diye adlandırılan bu plato Fırat ve kolları tarafından hafif yarılmış aşınım platosudur. Platonun yüzey şekilleri Kuzey-Güney yönlü değişir. Güneyde hafif dalgalı ava görünümünde iken kuzeye çıkıldıkça dik yamaçlar halinde devam eder. Bu yamaçlar arasında büyük düzlüklere de rastlanabilir. Kalkerden oluşan plato yüzeyi üzerinde toprak örtüsü geniş ölçüde yitirilmiş olup zemine ince bir toprak tabakası ile taş ve çakıllar hakimdir. Plato yüzeyi üzerinde toprak ve su azlığı nedeniyle bitki örtüsü son derece fakirdir. Buralarda tek bir köye bile çoğu kez rastlanmaz. Geniş plato yüzeyi nacak ilk baharda sürücülere mera hizmeti görebilir. Alanın en büyük sorunu su teminidir. GAP ile devlet bu sorunu çözümleyerek yöreyi ekonomiye kazandırılmaya çalışılmaktadır. Gaziantep platosu batıdan gelen nemli hava kütlelerine açıktır. Fırat`ı hafifçe parçaladığı bu sahada yer alan ova “verimli hilal” olarak anılmaktadır. Doğal bitki örtüsü ve tarım ürünleri çeşitlilik gösteren coğrafi potansiyeli yüksek bir sahadır.

  

 Plato Nedir

Akarsular tarafından derin vadilerle parçalanmış düz veya hafif engebeli yüksek düzlüklere plato denir.

Plato: Fiziki coğrafya terimidir. Yer şeklini ifade eder. Çevresine göre alçakta kalmış, akarsularca parçalanmış dalgalı ve eğimli geniş düzlüklerdir.

 

Platoların Ekonomiye Etkileri


Platoların bir bölümü, geçici yerleşme yerleri olan yayla olarak değerlendirilir. Buralarda hayvancılığa dayalı ekonomik faaliyet sürdürülür.

Alçak platolarda tarım yapılır. Kuru tarım yöntemiyle tahıllar yetiştirilir.

Yerleşim alam için çok elverişli yerler değildir. Bu nedenle tenha yerlerdir.

Ulaşım için engelleyici bir özellik taşımazlar.

Yüzey suları ve toprak örtüsü bakımından fakir yerlerdir.

Sınırlı olarak bağcılık, meyvecilik yapılır.

Yüksek olduklarından kışların genellikle soğuk ve uzun geçtiği yerlerdir.

 

 

 

Cevaplar (21)Add Comment
0

...


yazar GİZLİ BİR DOST, Aralık 20, 2009
EGE BÖLGESİNDEKİ PLAT OLARI NELERDİR BİLEN YOK MUsmilies/angry.gifsmilies/sad.gifsmilies/angry.gif
0

11111


yazar enes, Ocak 02, 2010
kocaelindeki platoları bilen yokmu smilies/smiley.gifsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gif
0

sinirr


yazar ayşe, Ocak 05, 2010
yhaa niyee aradığımı bulamıyorum smilies/angry.gifplatoları niye madde halinde yazmıyorsunuzsmilies/angry.gif
plato, Düşük skorlu yorum [Göster]
Bölgelere Göre Ülkemizdeki Platolar , Düşük skorlu yorum [Göster]
bunlardan insan olmaz, Düşük skorlu yorum [Göster]
..?, Düşük skorlu yorum [Göster]
0

plato


yazar meto, Ocak 20, 2010
platorın en büyüğünden en küçüğüne göre yazın
0

plato


yazar Cengaverrr, Şubat 22, 2010
egedeki yazılıkaya platosu, marmardaki kocaeli platosu, erzurum kars platoları daha büyük sonra yazılıkaya, cihanbeyli bozok obruk ve uzunyayla büyüklüleri aynı diyelim akdenizdekide taşeli ve tekke platosu .
saygılarımla..

0

platolar


yazar Honda Civic, Aralık 04, 2010
ya eynen ayşenin dediği gibi nie madde halinde yazılmıo platolar
platolarımız, Düşük skorlu yorum [Göster]
yazar, Düşük skorlu yorum [Göster]
0

ne ya bu salak sayfa


yazar necip , Aralık 20, 2010
platolar ne ya alla*ını seven yazsın nolurrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr
rrrrrrrrrrrrrrrrrr
0

boş


yazar necip , Aralık 20, 2010
bilen yok mu? nolu gı ufacık şey bari yazın
0

...


yazar Cevap:, Aralık 23, 2010
çevresine göre yüksekte kalmış geniş düzlüklere plato denir.
bu düzlükler akarsular tarafından derince yarılmıştır.
0

...


yazar Cevap:, Aralık 23, 2010
Plato isimleri
haymana
cihanbeyli
obruk uzun yayla
bozok plotoları
yazılıkaya
teşeli platosu
bunların hepsi platodur arkadaşlar..
0

...


yazar uğurr, Ocak 09, 2011
yeterince bilgi var ya becler yetmez miiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii
0

plato


yazar sine, Ocak 10, 2011
valla o platoların adlarını kim yazdıysa çok çok çok teşekür ediyorum onun sayesinde ögretmenden azar işitmicem merak ediyorum nerden biliyo bunları madem biliyo nie buraya girmiş?
0

tam sinirlikk bi konu bu !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


yazar görkem, Ocak 15, 2011
yaaaaa!!:( neden madde madde yazmamaışlar ki? anlatmayı başka yerden buluruz ama bunlar buraya açıklama koymuşlar.Valla bu açıklamaları hiç okumadan geçtim!hiçte okumak istemiyorum.
0

Türkiyede Platolar


yazar beren, Ocak 23, 2011
bence çok güzel açıklamış 1 kişi saol.
0

hahahahahahahahaahhaahhahahahahahahahhahahah


yazar aaaaaaaaaaaaaaaaaaa, Ocak 26, 2011
seni döverim haaaaaaa

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy