ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Friday, May 24th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Ülkeler Yugoslavya ve Özyönetim


Yugoslavya ve Özyönetim

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Yugoslavya ve Özyönetim

1945 yılının son aylarında kurulan Yugoslavya Federatif  Halk Cumhuriyeti çok uluslu bir ülkeyi sosyalizm ve etnik temele dayalı bir federalizm çerçevesinde birarada tutmaya çalışan bir proje olarak düşünülebilir.

Yugoslavya ve Sovyetler Birliği arasındaki ilişkiler nasıl gelişmiştir?

Bu Cumhuriyetin ilk yılları öteki bütün Doğu Avrupa halk demokrasilerinde benimsenen Sovyet modeline yönelen uygulamalarla geçti. Ne var ki Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliğinin, 1947 yılında kurulmuş olan ve komünist partileri biraraya getiren Kominform aracılığıyla Balkanlarda devrimci ve bağımsız bir politika

oluşturmaya çalışan Yugoslavyayı “hizaya” getirmeye çalışması, iki ülke arasındaki ilişkilerin hızla kopmasına yol açmıştır. Bu ise, Nazi işgalinden kurtuluşunu Sovyet ordularına muhtaç olmayan Yugoslavya’da, SSCB ve Doğu Avrupa ülkeleri tarafından uygulanan çok yönlü ambargoya karşın, Tito önderliğinde “Yugoslav modeli sosyalizm” denen yöneliminin yolunu açacaktır. Dış politikada “sosyalist blok” dışında “bağlantısızlar hareketi”nin öncülüğüne soyunan Yugoslavya, iç uygulamalarında ise “özyönetim” olarak adlandırılan bir sosyalist toplum modelini ortaya atmıştır.

Özyönetimci sosyalizm toplumda ne gibi değişiklikler yapmıştır?

Yugoslav yönetiminin, kısmen Sovyet baskısı karşısında toplumsal destek sağlamak amacıyla da bağlantılıolan bu yeni yöneliminde temel ideolojik farklılık noktasını oluşturan “özyönetimci sosyalizm” örneği 1960’ların düşünsel ikliminde, özellikle Batı Avrupa ülkelerinde, cazip bir alternatif olarak algılanmıştır. Ne var ki, işyeri birimlerinde merkezin izin verdiği ölçüde karar almanın çalışanlara devredilmesi biçiminde ortaya çıkan özyönetim uygulaması, 1960’lı yılların ortalarından başlayarak merkezi planlamanın gevşetilmesi ve “piyasa sosyalizmi” denilen bir uygulamaya geçilmesi ile birlikte bir “işletme egoizmine” yol açmaktadır. Yeni uygulamanın ilk yıllarında ciddi üretim artışlarısağlayan Yugoslavya’da, 1970’li yılların başından başlayarak enflasyon ve işsizlik sorunları ön plana çıkmaya başladı. Bunun üzerine Yugoslav Komünistler Birliğinin toplum içindeki rolünü güçlendirmeye yönelen Yugoslavya yönetimi, Tito’nun 1980 yılında ölümünden sonra bir çöküş sarmalına giren ülkedeki denetimi 1985’ten itibaren tamamen yitirdi.

 

Yugoslavya'daki etnik unsurlar arasındaki çatışmanın sonuçlarıneler olmuştur?

Ekonomik bunalım Yugoslavya’yı oluşturan halklar arasında zaten hiç bir zaman yok olmamış olan milliyetçi eğilimlere hız verdi. Sırbistan sınırları içinde bir özerk bölge olan Kosova’da çoğunlukta olan Arnavutlarla yaşanan sorunlar Yugoslavya’da en büyük etnik grup olan Sırplarda milliyetçi-ırkçıeğilimlere güç kazandırdı.

Milliyetçi bir söylemle Sırbistan Cumhurbaşkanlığına Mileşoviç seçilirken, Hırvatistan Cumhurbaşkanlığına da Hırvat Milliyetçisi Tucman seçildi.

Slovenya 1990 Aralığında yapılan bir halkoylaması sonucu 1990-91 yılları içinde Yugoslavya’nın parçalanmasıtamamlandı. Yugoslavya adıKaradağve Sırbistan’ın birlikte oluşturdukları yeni federal devlete miras olarak kaldı.

Bosna-Hersek'te yaşanan olayların Türkiye'yi nasıl etkilediğini tartışınız.

Slovenya dışındaki cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını kazanmaları uzun ve kanlı çatışmaların sonucu gerçekleşti. Hırvatistan ve Bosna-Hersek’te büyük azınlıklar halinde yaşayan Sırplar, Sırbistan’ın da desteğiyle bazıbölgelere hakim olarak etnik temizliği amaçlayan katliamlara başvurdular. Özellikle, Bosna-Hersek toprakları çok yönlü Boşnak-Sırp ve Hırvat çatışmalarına sahne oldu. Müslüman Boşnaklar

Bosna Hersek Cumhurbaşkanı seçilen İzzetbegoviç liderliğinde tüm Sırp ve zaman zaman Hırvat saldırılarına karşı inatla direndiler. Nihayet Avrupa ve özellikle ABD’nin baskısı sonucu iç savaş 1995 yılında sona erdirildi. Aynı yıl sonlarında yapılan Dayton Antlaşması ile Bosna-Hersek Cumhuriyetinin, ülkede yaşayan üç etnik grubun oluşturacağıüç ayrıyönetimin bulunduğu bir yapıiçinde, toprak bütünlüğünün korunması sağlandı. Tüm tarafların kabul ettiği bu anlaşma sonucu 2. Dünya SavaşısonrasıAvrupa’da görülmemişölçüde can kaybına neden olmuş  olan bir iç savaşve bunun doğurduğu uluslararasısorunlar bir çözüme ulaştırılmış oldu.

Yugoslavya Federal Sosyalist Cumhuriyetinin dağılması süreci, bu ülkeyi oluşturan topraklarda sosyalist düzenin tasfiyesiyle birlikte yürüdü. Bağımsızlığını kazanan Cumhuriyetler ve yeni Yugoslavya’da kapitalizme dönüşü amaçlayan uygulamalar ve zaman zaman sancılıda olsa Batı tipi bir demokrasinin kurulmasına yönelik çabalar öncelik kazandı.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy