ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Apr 24th

Son Guncelleme08:18:06 AM GMT

Nerdesin: Vatandaşlık Bilgisi Örf ve Adet Kuralları


Örf ve Adet Kuralları

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Belirli davranış biçimlerinin toplumda yerleşmesi ve bu davranışların tekrarlanması zorunluluğu inancının yaygınlaşmasıyla örf ve adet kuralları oluşur. Bireylerin alışkanlıklarına benzer şekilde toplumların da örf ve adetleri vardır. Bu kurallar, kaynağının ve yaptırımlarının ilahi olmaması bakımından din kurallarından ayrılır. Ahlak kurallarının temelde bireysel değerler olmasına karşın örf ve adetler, toplumsal değerlerdir. Ayrıca, örf ve adette biçim, görünüş düzenlenir, ahlak ise zihniyeti temel alır. " Bu nedenle iyi niyetten doğmayan bir davranış, örf ve adetin istem ve gereklerine uysa da ahlaksal nitelik kazanamaz. Sözgelimi salt gösteriş için yardımda bulunan bir kimsenin davranışı örfe uygun kabul edilirken, ahlak bakımından bu davranış onanmaz."

Örf kavramı, bilmek ve tanımak anlamına gelmektedir. Adet ise izlene izlene alışkanlık haline gelen davranışları ifade eder. Örfün anlamında iyilik bulunurken adetler kötü alışkanlıklar şeklinde de görülebilir. İki kavram arasında fark bulunmasına rağmen bir arada veya tek başlarına yukarıda belirtilen anlamda kullanılmaktadırlar.

 Örf ve adete yerine töre de denmektedir. Örf ve adet kuralları, genel ve özel olmak üzere iki kategoride ele alınabilir. Toplumdaki herkesi ilgilendiren genel nitelikli kuralların yanısıra, belirli bir meslekle ilgili olan ve bu meslek mensuplarınca benimsenen özel nitelikli örf ve adet kuralları da vardır. Ayrıca, ülkenin belli bir bölgesinde veya ilinde sosyal ilişkileri düzenleyen yerel örf ve adetlerden de söz edilebilir. Bir davranış modelinin örf ve adet kuralı olarak kabul edilebilmesi için bazı şartları taşıması gerekir. Bu koşullar şunlardır:

• Kesinlik
İlk koşul, örf ve adet kuralının anlam ve içeriği konusunda tartışma olmamasıdır. Örf ve adet kuralının anlamı toplum üyeleri tarafından açıkça bilinmeli ve benimsenmelidir.

• Akla uygunluk
İkinci olarak bu kurallar, akla uygun, kabul edilebilir olmalı, saçma olmamalıdır. Hemen belirtmek gerekir ki akla uygunluk ve saçmalık toplumdan topluma değişebilir; ama önemli olan kabul edildiği toplumun değerleridir.

• Süreklilik, eskilik
Bir davranış modelinin örf ve adet kuralı niteliğini taşıması için, sürekli şekilde, kesintisiz ve eskiden beri uygulanması gerekir. "Örf ve adet kuralının çok eski zamandan beri varolması ve uygulanıyor bulunması gereklidir. Öyle ki kuralın ne zaman ortaya çıktığını yaşayan herhangi bir kimse hatırlamamalıdır."

• Genel inanç
Örf ve adet kuralının iyi, doğru olduğu inancının toplum üyelerinin bilincine yerleşmiş olması bir diğer koşuldur. İnsanlar, bu kuralların haklı olduğuna inanmalı, uygulanması zorlamaya dayanmamalıdır.

• Kanuna ve hukuk sisteminin genel esaslarına aykırı olmamak
Toplumsal ilişkileri düzenleyen örf ve adet kurallarının hukuk düzeni ile çelişmemesi gerekir. Yasalara ve hukuk sisteminin genel esaslarına aykırı kuralların örf ve adet kuralı olarak uygulanması söz konusu olamaz.

Yukarıda açıklanan koşulların tümünün birarada olması gerekmemektedir. Ancak süreklilik, genel inanç ve hukuka aykırı olmama koşullarının mutlaka varlığı aranmalıdır. Hukuk düzenine aykırı kuralların örf ve adet olarak kabul görmemesi, korunmaması, bu kuralların hukuka kaynaklık etmesi bakımından da önem taşımaktadır.

Örneğin Medeni Kanunun 1. maddesine göre hakim, kanunda hüküm bulunmayan hallerde örf ve adete uygun karar vermekle yükümlüdür. Örf ve adet kuralı da bulunmuyorsa sonunun çözümü hakimin takdirine bırakılmıştır. Ticaret Kanunu da hakkında ticari bir hüküm bulunmayan işlerde mahkemenin örf ve adete göre karar vereceğini belirtmektedir (m.1).

Ayrıca şu noktayı da vurgulamak gerekiyor: "Toplumda geçerli örf ve adet kurallarına tamamen ters düşen ve toplum tarafından benimsenmeyen yazılı hukukun, örf ve adet kuralları tarafından etkisiz hale getirilmesi, kanunun ölü kanun niteliğini kazanmasına neden olabilir". Özellikle, hukuk düzenini başka ülkelerin yasalarını çevirerek oluşturan ülkemizde, toplumsal yapımıza uymadığı için uygulanmayan bazı yasa hükümleri vardır. Ancak bu durum istisnaidir, devletin koyduğu hukuk kuralları geçerlidir. Hukukun üstünlüğü ilkesini sağlayabilmek için böylesi istisnalara yer vermemek zorunludur. Kanun yaparken toplumsal örf ve adet gözönünde bulundurulmalı ya da yeni kuralın örf ve adete göre daha uygar olduğu, daha yararlı olduğu topluma anlatılmalıdır. Aksi takdirde imam nikahı örneğinde olduğu gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır.

Bir davranış modelinin örf ve adet kuralı olarak kabul edilebilmesi için taşıması gereken şartları açıklayınız.

 

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy