ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Apr 20th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Coğrafya Şehir


Şehir

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Şehirler

 

Bugün beşeri eserlerin en görkemlilerinden biri olarak göze çarpan şehirler, çok değişik sosyal, ekonomik ve kültürel fonksiyonları ile kır yerleşmelerinden ayrılırlar. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, şehir teriminin neyi ifade ettiği hususunda bütün araştırıcıların üzerinde hemfikir oldukları bir tanım yapılmış değildir. O halde şehrin tanımı yerine ancak tanımlarından bahsedilebilir ve bunları anlayabilmek için kır ile şehiri birbirinden ayıran kriterleri bilmekte fayda vardır.

1. Kır-Şehir Ayırımında Kullanılan Kriterler

1.1. Yerel Yönetim Kriteri

Yerel yönetim terimi belediye yönetim organizasyonunu ifade eder. Bazı araştırıcılar belediye teşkilatı bulunan yerleşmelerin şehir sayılması gerektiğini kabul ederler. Kuşkusuz belediye hizmetlerin verilmediği bir yerleşme şehir sayılmaz. Bununla birlikte belediye teşkilatının tek başına varlığı bir yerleşmenin şehir olarak kabul edilebilmesi için yeterli değildir.

1.2. Planlama Kriteri

Şehir teriminden aynı zamanda planlı bir yerleşme ve bu yerleşmenin belli bir plan dahilinde gelişmesi, büyümesi anlaşılır. Bu görüş temelde doğrudur. Çünkü dikey ve yatay büyüme planlı olmalıdır. Şehiriçi arazi kullanılışı bakımından konut bölgeleri, ulaşım, park ve yeşil alana ayrılmış sahalar, ihtiyaca uygun olarak planlanmıştır.

Yani bir yerleşmenin planlı gelişmesi de ona şehir niteliği kazandıran faktörlerdendir. Ancak pekçok gelişmekte olan ülkelerle birlikte Türkiye'de de plansız gelişen, gecekondularla apartmanların iç içe bulunduğu şehirler mevcuttur. Diğer taraftan, Türkiye'de ilk gelişme planı 1923 yılında Ankara için yapılmış, bütün belediyelerin imar planı yapma zorunluluğu ise ancak 1930 yılında getirilmiştir. O halde, 1930 öncesinde plansız gelişen (çağdaş anlamda) yerleşmeleri ve bugünün plansız gelişen yerleşmelerini şehir saymayacakmıyız? Böylece anlaşılıyor ki, bir yerleşmenin şehir kabul edilebilmesinde planlama kriteri de tek başına yeterli değildir.

1.3. Nüfus Kriteri

Üzerinde çok durulmuş olan bir kır-şehir ayırımı kriteridir. Ülkemizde 442 sayılı Köy Kanunu, ancak 2000'den fazla nüfuslu yerleşmeleri şehir kabul eder. Oysa nüfusu 2000'i çok aşan, ancak fonksiyonları bakımından şehirsel karakter kazanmamış pekçok yerleşme birimimiz vardır. Bu nedenle pekçok araştırıcının, ortak kanısı, ülkemiz için 10.000 kişilik sınırın kır-şehir ayırımında alt limit olabileceği yönündedir. Nüfus kriteri pratik olması ve karşılaştırma imkanı sağlaması bakımından sık kullanılmaktadır. Buna rağmen tek başına şehir ile kırı ayırmada yeterli olmamaktadır.

1.4. Fonksiyon Kriteri

Bir şehrin büyüklüğü, yani barındırdığı nüfusun giderek artması, onun tarım dışındaki sektörlere daha fazla sahip olmasına zemin hazırlar. Gerçekten 10.000 vedaha fazla nüfuslu şehirlerimizde tarım sektöründe çalışan nüfus, faal nüfusun %10'unu pek aşmazken, nüfusun artmasına bağlı olarak başta sanayi ve genel hizmetler olmak üzere tarım dışı faaliyetler daha fazla önem kazanır. O halde bir yerleşmenin şehir sayılabilmesi için çalışan, faal nüfusun en azından %50'sinden fazlasının geçimini tarım dışı sektörlerden sağlıyor olması beklenir. Başka kelimelerle şehirli nüfus büyük ölçüde topraktan kopmuş olmalıdır.

Sonuçta şehrin genel bir tanımını yapmak gerekirse; "Şehir, bir plan dahilinde kurulmuş ve gelişen, onbinlerce insanı barındıran ve insanların geçiminde tarım dışı kaynakların hakim olduğu, toplu ve en büyük yerleşme birimidir" denilebilir.

2. Şehirlerin Sınıflandırılması

Şehirler, kuruluş dönemi, kapladığı alan, nüfusu veya fonksiyonları gibi pekçok kriter kullanılarak sınıflandırılabilir. Ancak coğrafi yönden yapılan sınıflandırmalarda çoğu kez nüfus ve fonksiyon kriterleri kullanılmaktadır.

2.1. Nüfuslarına Göre Şehirlerin Sınıflandırılması

Nüfus miktarlarına göre ülkemiz şehirleri şu şekilde sınıflandırılabilir;

 

Bu nüfus grupları dikkate alındığında 1990 nüfus sayımı sonuçlarına göre ülkemizde megakent yoktur. Ancak en yakın aday 6.620.000 kişilik nüfusu ile kuşkusuz İstanbul'dur.

Metropolitan şehir sayımız üç olup, bu gruba İstanbul, Ankara ve İzmir girer. Büyük şehir olarak tanımladığımız 100.0001 - 1.000.000 arasında nüfuslu şehir sayımız 40, küçük şehir sayımız ise 407'dir.

 

2.2. Fonksiyonlarına Göre Şehirlerin Sınıflandırılması

Fonksiyon kriterine göre yapılan sınıflandırmada ise tarım, sanayi, kültür, idari yapı ve askeri özelilkler dikkate alınır ve bazen bu özelliklerden (fonksiyonlardan) biri ağır basarken, bazen birden fazla fonksiyon ön plana çıkabilir.

 

Tablo 7. 1: Nüfuslarına Göre Şehirlerin Sınıflandırılması

Şehir Nüfusu Tanımı

10.001 - 100.000 Küçük şehir

100.001 - 1.000.000 Büyük şehir

1.000.001 - 10.000.000 Metropolitan / Metropol (uydu kentleri vard
ır)

10.000.001 + Megakent

 

 

2.2.1. Tarım Şehirleri

Bu şehirler genellikle nüfusu 100.000'i aşmayan, tarımsal etkinliklerin ön plana çıktığı şehirlerdir. Bu şehirlerde çoğunlukta tarıma dayalı küçük sanayi kolları da bulunur.

Örnek olarak; Karadeniz'de Giresun, Rize, Düzce, Bafra, Niksar, Erbaa, Marmara bölgesinde Kırklareli, İnegöl, Lüleburgaz, Ege'de alüvyal ovalarda kurulmuş bulunan Akhisar, Bergama, Turgutlu, Salihli, Alaşehir, Ödemiş, Bayındır, Söke ve Tire, Akdeniz'de Kadirli, Ceyhan, Burdur ve Mut, İç Anadolu'da Karaman, Aksaray, Akşehir, Kırşehir, Nevşehir ve Niğde, Doğu Anadolu'da Iğdır, Bayburt, Erzincan, Ağrı, Kars ve Muş, Güneydoğu Anadolu'da ise hemen hemen tüm şehirlerden bahsedilebilir.

 

2.2.2. Ticaret Şehirleri

Ticaret şehirlerin ana fonksiyonlarından biridir. Ancak ticaretin şehirde baskın bir karakter kazanması için şehrin önemli ulaşım yolları üzerinde de bulunması gerekir. Bunun yanısıra yerleşmede ticari değeri olan üretim de yapılmalıdır. Ülkemizde ana yol güzergahında bulunan ve hinterlandı geniş olan bazı şehirlerimiz ticaret fonksiyonu sayesinde ön plana çıkmışlardır. Örnek olarak İstanbul, İzmir, Trabzon ve Samsun verilebilir. Bu şehirler hem limana sahiptir hem de önemli karayollarının bağlantısı üzerinde bulunurlar.

 

2.2.3. Sanayi Şehirleri

Şehrin gelirinde sanayi ürünlerinin payının önemli olduğu yerleşmeler bu gruba girerler. Söz konusu yerleşmelerdeki sanayi tesisleri, şehire olduğu gibi, aynı zamanda ülke ekonomisine de ciddi katkı sağlarlar. Örnek olarak, İstanbul, İzmit, Adapazarı, Bursa, İzmir, Denizli, Gaziantep, Adana, Batman, Karabük, Karadeniz Ereğlisi, Kırıkkale, Seydişehir ve İskenderun verilebilir.

 

2.2.4. İdari Şehirler

Ülkemizin en büyük idari şehri Ankara'dır. Nitekim Ankara'nın büyüyüp gelişmesinde başşehrimiz olması önemli rol oynamıştır. Şehirde pekçok resmi kuruluşun yanısıra yabancı ülkelerin elçilikleri, konsolosluklar bulunmaktadır. Ankara'da yaşayan yüzbinlerce memur, şehre aynı zamanda kültür ve ticaret fonksiyonlarını da getirmiştir.

 

2.2.5. Askeri Şehirler

Bazı şehirlerimizde veya yakın çevrelerinde büyük askeri birlikler ve binlerce asker bulunmakta ve bu duruma bağlı olarak şehrin üretim ve tüketiminde önemli artışlar olmaktadır. Askeri birlikler aynı zamanda o şehirlerdeki diğer sektörlerin canlanıilerlemesine de sebep olurlar. Sarıkamış, Erzurum, Erzincan, Konya ve Malatya şehirlerinin gelişmelerinde askeri fonksiyonun da çok önemli payı mevcuttur.

 

2.2.6. Kültürel Şehirler

Büyük şehirlerimizden İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Bursa aynı zamanda kültürel faaliyetlerin, çeşitli eğitim ve sağlık kuruluşlarının, basın-yayın tesislerinin de yoğunlaştığı şehirlerdir. Söz konusu kültürel etkinlikler şehrin gelişmesinde önemli rol oynarlar.

 

2.2.7. Turizm Şehirleri

Bazı şehirlerimiz gelirini önemli ölçüde turizmden sağlarlar. Turizm öyle bir sektördür ki, ulaşım, ticaret, inşaat gibi pekçok diğer sektörü de canlandırır. Turizm aynı zamanda şehrin yanısıra bölge ve ülke kalkınmasına da katkı yapar. İstanbul, İzmir, Antalya, Alanya, Kuşadası, Marmaris, Çeşme, Bodrum, Nevşehir, Göreme, Fethiye ve Bursa ülkemizin önemli turistlik şehirleri arasındadır.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy