ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Sunday, Dec 08th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Diğer Düş ve Gerçek


Düş ve Gerçek

e-Posta Yazdır

Reklamlar

1987 sıcağı. Epey bir zamandır hiç bu kadar suskun kalmamıştım. Zaman diyorum fakat ilerleyen akrep veya yelkovandan haberdar değilim. Sadece kımıltısız ve sessizim. Yine bir telaş başladı. Üzerim çıplak. Kolumda bacağımda birilerini hissediyordum. Sularla arınıyorum son günahlarımdan. Ve bundan sonrada günah gelmemesi için bembeyaz kapatılıyorum. Evet, artık hazırım; gidebiliriz. Hop yukarı kaldırıldım. Şimdi gerçek sıcağı daha net duyuyorum çünkü dışarı,güneşe çıktık. Hava garip kokuyor ve herkesle o da üzgün ve ağlamaklı, imkânım olsa, kafamı sıyırıp yukarı baksam tanıdıkları balkonda görebilirim. İyi ki de gelmiyorsunuz diyorum içimden. Kalabalık hazır. Ben gitmeye hazır... Kalabalık arasında süzülüp gidiyorum. İtiyorlar, kaldırıyorlar, yalpalaya yalpalaya uçuyorum adeta. Üzerimde hissettiğim eller sık sık değişiyor.

Sanırım yirmi beş dakika kadar yürüdük. Devamlı bir uğultu ve seçilemeyen konuşmalar. Genelde hüzünlü diyaloglar. Beni hiç tanımayanlar da var aralarında! Huzurlu, sakin ve serin bir yerdeyiz. Biraz sonraki göreve, benimle beraber gelenlere buradakiler de katılacaklar. Ve günahkârlığım biraz daha azalacak. Bir yerde sabit duruyorum. Anlaşılan zemine (ya da bir yere) bırakıldım. Bu iki yanımda duranlar kim? Herkesi tanıyorum ama kimseyi tanımıyorum... Büyük bir sessizlik. Ne oldu da birden bunca insan sükût etti, edebildi. Hayır, biri konuştu. Minik ama koskoca bir sözlü hareket ve tekrar susuş. \'Anadil\' le söylenen sözler. Lider olmalı bu kişi. Onun komutlarıyla koca kalabalık tekrarda...

Anlaşılan görev tamamlandı. Tekrar bir dinamizm yaşanıyor. Hop tekrar yukarıdayım. Zaten anlamıştım. Burası olamazdı. Bu kadar ışıklı ve serin ve huzurlu bir yer olamazdı hak ettiğim. Biten durağım..Yol çok dar.Kısacık mesafeyi uzun bir zamanda kat ediyoruz. Bugün yorulmuş olmalıyım, upuzun bir yalnızlık ve dinlenmeye çekilme vakti geldi. Tamam artık etrafımdan çekilebilirsiniz dedim, aldırış eden olmadı. Hava sıcak ama garip bir serinlik duydum. Şimdi dokunan ellerin etlerini hissediyordum Ama onlarınki benimki gibi değil. Hala görevlerini yapıyorlar. \'İçten\' bir \'hareket\' söz konusu. Yeni hırpalanmış ve taze kokan yere bırakıldım usulca ve sanki canım yanmasın diye gereğinden fazla yavaşça. Alnımdakinden biraz da üzerime atıldı. Biraz daha atıldı. Çok daha atıldı. Artık güneşi hissedemiyorum. Üzerimde yeryüzü kadar ağırlık var. Yuvarlak bir dünya, bir günah gibi üzerime çullanmış sanki. Birden buz kesilip etrafı dinliyorum. Dinlemeye çalışıyorum. Algılayabileceğim hiçbir duyum yok! Korku denemez ama ismini tarif edemediğim bir \'şey\' le baş basayım. Sık sık içimdeki bilinmez \'sıkıntı-şey\' azalıyor. Şu an yukarıda ve/veya başka mekânlarda benim için son görevlerini yerine getiriyorlar. Benim için anadille cümleler kuruyorlar ve ben rahatlıyorum. Göbeğimdeki alnımdaki, kollarım, bacaklarım ve omuzlarımdaki yeryüzü, böylece hafifliyor.

Ahmet ZARİFOĞLU

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy